(5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği,
Somut olay değerlendirildiğinde;
Müşteki 09/10/2016 tarihli ifadesinde suça konu eşyayı unuttuğu iş yerine tekrar geldiğinde eşyayı bırakmış olduğu iş yerinin salon kısmından alınmış olduğunu gördüğünü beyan ettiği, duruşma ifadesinde ise suça konu eşyayı düğünün yapıldığı iş yerinde fotoğrafların sergilendiği yerde bulunan masa üzerine bırakmış olduğunu, iş yerinin açık kır düğünü yapılan bir yer olduğunu beyan ettiği, sanığın polis ifadesinde siyah kutuyu giriş kapısının önünde görerek aldığını beyan ettiği, mahkemede ki ifadesinde ise dışarıda ağaç altında kutu gibi bir şey gördüm ve onu aldım dediği, dosya kapsamında olay yeri krokisi ya da fotoğraf bulunmadığı için eşyanın alındığı yerin bina veya eklentisi içerisinde bulunup bulunmadığı konusunda her hangi bir bilgi edinilemediği dikkate alındığında, öncelikle suça konu eşyanın çalınmadan önce nerede olduğu hususu tespit edilerek bulunduğu yerin bina veya eklentisi olup olmadığı hususunda mahallinde keşif yapılıp bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği halde suç yerinin niteliği hususunda her hangi bir araştırma yapmadan sanığın TCK'nın 142/2-h maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kararın bu yönüyle CMK'nın 230 maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)