(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı SSÇ müdafiisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
SSÇ'nin adli sicil kaydındaki İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 2015/274 esas, Gaziantep 3. Çocuk Mahkemesinin 2014/444, 2015/181 ve 2015/92 esas, Gaziantep 2. Çocuk Mahkemesinin 2015/185 ve 2014/643 esas, Gaziantep 1. Çocuk Mahkemesinin 2014/893 esas sayılı ilamları ile SSÇ hakkında HAGB kararları verildiği, denetim süresi içerisinde yeni suç işlenmesi nedeniyle ilgili mahkemelere ihbarda bulunulması gerektiği halde ihbarda bulunulmadığı anlaşılmış ise de; bu hususta her zaman ihbarda bulunulabileceği değerlendirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının istinaf denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği ve hükümlerin 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermesi gerektiği;
Somut olay değerlendirildiğinde; 06/05/2016 tarihli tutanak ve müşteki beyanına göre; gece vakti müştekiye ait kamyonetten 3 koli bulaşık deterjanı ve 2 koli bebek bezi çalıp olay yerinden ayrılırken yolda kolluk kuvvetlerince karşılaşınca, eşyaları bırakarak kaçan ve sonrasında takip edilerek yakalanan SSÇ ve suç ortağı V. K.'nun, müştekinin olay nedeniyle başvurusu bulunmadan samimi şekilde suçunu ikrar edip, hırsızlık yaptıkları yeri göstermek suretiyle etkin pişmanlık göstererek hırsızlık suçuna konu eşyaların soruşturma aşamasında müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, Yargıtayın yerleşmiş kararlarında belirtildiği gibi SSÇ hakkında TCK'nın 168/1 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, bu açıdan hükmün CMK'nın 230. maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı istinaf talebinin kabulü ile CMK'nın 280/1-b, ve 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere, hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)