(5237 S. K. m. 50, 62, 163) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında atılı suçtan eylemine uyan TCK'nın 163/3, 62/1 maddeleri uygulanıp 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra hükmün 4 maddesi ile "Sanığa verilen kısa süreli hapis cezası sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK'nın 50/1-b maddesi gereğince MAĞDURUN UĞRADIĞI VE BİLİRKİŞİNİN BELİRTTİĞİ 1459,96.TL ZARARINI TAZMİN SURETİYLE GİDERİLMESİ YAPTIRIMINA ÇEVRİLMESİNE," şeklinde seçenek yaptırıma çevrilmiş ise de; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2012/24055 esas, 2013/7948 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği hallerde aynı içeriği kapsayan TCK'nın 50/1-b maddesinin uygulanamayacağı, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı kanunun 50/1 maddesinde öngörülen diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilebileceğini içtihat etmiş olduğu, buna göre mahkemenin TCK'nın 50/1-b maddesi dışındaki diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilip çevrilmeyeceğinin tartışılmaması, böylece hükmün CMK'nın 230 uncu madde gereğince yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle, sair yönleri incelenmeyen karardan dolayı sanığın istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/01/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi. (¤¤)