(5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanıklar C. B., H. B., N. B. müdafii ile Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklar C. B. ve N. B. hakkında Herkesin Girebileceği Bir Yerde Bırakılmakla Birlikte Kilitlenmek Suretiyle Hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkeme Hakiminin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık C. B. ile sanık N. B. müdafiisinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanıklar N. B. ile C. B. hakkında Mala Zarar Verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf talebinin incelenmesinde;
Her iki sanık hakkında müştekinin otomobilinin sol arka camı kırılarak zarar verilmesi eyleminden ötürü haklarındaki temel cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinin somut nedenleri, dayanakları ile birlikte açıklanmadan ''suçun işleniş neden ve biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri göz önünde bulundurularak'' biçimindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile TCK'nın 3/1 ve 61. maddelerinde öngörülen fiilin ağırlığı ve diğer ölçütlerle orantısız şekilde alt sınır çok aşılmak suretiyle sanıklar hakkında temel cezanın belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, karardan dolayı sanık C. B. ile sanık N. B. müdafiisinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
3-Sanık H. B. hakkında Suçluyu Kayırma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan istinaf talebinin incelenmesinde;
Sanığın kayırdığı iddia olunan suçlu H. P.'ın söz konusu otomobilin devralındığı tarihte işlediği iddia olunan suça dair araştırma, yakalama, tutuklama veya hükmün infazından kurtulmasına imkan sağlanması gerekmekle; söz konusu suçun ne olduğuna ilişkin gerekçeli kararda her hangi bir açıklama yapılmayıp gerektiğinde buna ilişkin belgelerin denetime olanak verecek şekilde onaylı suretlerinin dosya içerisine konulmaması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında yakalaması olan hakkında tefrik kararı verilen şüpheli H. P.'ın yakalanmasını engellemek amacıyla Halit'in satın aldığı otomobili Halit yerine kendi adına trafik kayıtlarına tescilini sağlaması şeklindeki eyleminden ötürü hakkındaki temel cezanın alt sınırın üzerinde tayin edilmesinin somut nedenleri, dayanakları ile birlikte açıklanmadan ''suçun işlenmesindeki özellikler ve kastının yoğunluğu'' biçimindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile TCK'nın 3/1 ve 61. maddelerinde öngörülen fiilin ağırlığı, tespiti halinde soruşturma, kovuşturma yada infazından kaçılan suçun vasfı ve diğer ölçütlerle orantısız şekilde alt sınır çok aşılmak suretiyle sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan, karardan dolayı sanığın istinaf talebinin kabulü ile hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair,
a) Sanıklar C. B. ve N. B. hakkında mala zarar verme suçundan ve sanık H. B. hakkında suçluyu kayırma suçundan verilen bozma kararları yönünden CMK'nın 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere,
b) Sanıklar C. B. ve N. B. hakkında herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle hırsızlık suçundan verilen ceza miktarı itibari ile 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek bir dilekçe ile veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine beyanda bulunmak ya da dairemize gönderilmek üzere bulunulan yerdeki nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi'ne dilekçe vermek suretiyle;
Tutuklu sanık C. B. yönünden ise; zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek;
Yargıtay ilgili ceza dairesine temyiz yasa yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceği de dikkate alınarak); 26.09.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)