(5237 S. K. m. 35) (5271 S. K. m. 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı SSÇ tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
SSÇ hakkında atılı bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, dosyada mevcut 10/03/2012 tarihli tutanak içeriğinde SSÇ'nin suç ortağı ile birlikte at arabası ile seyir halinde iken devriye görevini ifa eden polis ekiplerini görünce kaçtıkları, şahısların kovalamaca sonucu yakalandıkları, at arabasında bulunan suç eşyalarının kime ait olduğunun sorulması üzerine müştekinin ikametini göstererek hırsızlık yaptıkları yeri gösterdikleri, SSÇ ile suç ortağının müştekiye ait suç eşyalarını olay yerinden alıp hakimiyeti alanına geçirdikten sonra yakalanması olayında atılı suç tamamlandığı halde eylem teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle cezasından TCK'nın 35 maddesi gereğince indirim yapılması yasaya aykırı ise de; aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bu husus eleştiri dışında dikkate alınmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Mahkeme Hakiminin takdirine göre; suçların SSÇ tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf talebinde bulunan SSÇ'nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hüküm nedeniyle İSTİNAF TALEBİNİN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, SSÇ hakkında verilen ceza miktarları itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a-son maddesi gereğince kararın temyizi kabil olmadığından kesin olmak üzere, 09/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)