(5271 S. K. m. 150, 188, 210, 230, 235, 280, 289) (5237 S. K. m. 142, 149, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanıklar müdafiileri tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında gece vakti birden fazla kişi ile birlikte silahla yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama neticesinde yerel mahkemece verilen karar dairemizin 08/06/2017 gün ve 2017/1509 esas, 2017/1641 karar sayılı ilamı ile aynen;
"Sanıkların üzerlerine atılı suçları kabul etmemeleri karşısında; müştekinin polis ifadesindeki iddialarına göre müsnet suçun tek delilinin olayın tek görgü tanığı olan müştekinin beyanlarından ibaret olduğu, CMK'nın 210/1 maddesi "olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçmez." şeklindeki düzenlemesi, CMK'nın 235/4 maddesinde "bu kimselerin beyanın alınması zorunlu görüldüğü hallerde üçüncü fıkra uygulanmaz" düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde sanıkların inkara yönelik savunmaları karşısında, savunmalarının denetlenmesi bakımından olayın tek görgü tanığı olan müştekinin beyanının alınmasının yasal zorunlu olduğu halde beyanına başvurulmadan sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yağma suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 1429/1-a,c,h maddesi gereğince temel ceza 12 yıl hapis olarak belirlendikten sonra cezadan TCK'nın 168/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapıldığında 8 yıl hapis, 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 6 yıl 8 ay hapis olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 6 yıl 4 ay hapis şeklinde eksik ceza tayin edilmesi yasa aykırı, sanıkların aleyhine istinaf başvurusu olmadığından sanıkların ceza miktarına yönelik kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiği,
Mahkeme kararının CMK'nın 230 maddesi gereğince yeterli gerekçeyi içermediği değerlendirilmekle; bu hususlar bozmayı gerektirmiş olduğundan, karardan dolayı sanık Bekir Yazgan ile sanıklar müdafilerinin istinaf taleplerinin kabulüyle CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA," şeklindeki gerekçe ile bozulmasına karar verildiği;
Yerel mahkemece bozma kararından sonra yaptığı yargılama sırasında olayın tek görgü tanığı ve tarafı olan müştekinin beyanının esasa etkili olması dikkate alınarak dinlenilmesi gerektiği belirtildiği halde yine müştekiyi dinlemeden karar verdiği, oysa daha öncede belirtildiği gibi müştekinin beyanı esasa etkili olduğu, müştekinin Gaziantep E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, 04/04/2019 tarihli dilekçe sunduğu, müştekinin mahkemece temin edilerek, olayın oluşu ve delil durumuna göre müştekinin ayrıntılı bir şekilde beyanının alınması gerektiği halde yeterli araştırma yapılmadan sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği,
Ayrıca dairemizin bozma kararından sonra sanık Bekir Yazgan'a yüklenen TCK'nın 149/1-a-c-h maddesinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 Sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması, karar duruşmasının yapıldığı 27/02/2018 tarihinde cezaevinde bulunan sanığın getirtilip Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmaları alınmadan CMK'nın 188/1 maddesine aykırı olarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Böylece CMK'nın 289/1-e maddesinde düzenlenen "Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" amir hükmüne muhalefet edilerek müşteki ifadesi alınmadan ve cezaevinde bulunan sanık Bekir Yazgan müdafiisi ile birlikte hazır edilip savunmaları alınmadan karar verildiğinden sanıklar müdafiilerinin istinaf talebinin bu yönüyle kabulüyle hükmün CMK'nın 289/1-e maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, CMK'nın 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 15/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)