(213 S. K. m. 227, 230) (5271 S. K. m. 280, 286) (11.CD. 17.05.2017 T. 2017/3593 E. 2017/3799 K.)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanığın 2013 yılına ait defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemek suretiyle Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın niteliğine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı; yalnızca itiraz yolu açık olup itirazın reddi kararı ile bu kanun yolunun tüketildiği, kesin nitelikteki itirazın reddi kararının istinaf yoluna tabi olmadığı,
Anlaşıldığından, sanık A. K.'nın bu suç yönünden yapmış olduğu istinaf isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Sahte belge kullanmak suçu yönünden yapılan incelemede;
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A-Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, şirketi kurduktan sonra trafik kazası geçirdiğinden şirketin herhangi bir faaliyeti olmadan şirketi geri kapattığını ileri sürmüş olması karşısında cezaların şahsiliği ilkesi de gözetilerek gerçeğin ve sanığın sahte fatura kullanıp kullanmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, vergi tekniği raporunda isimleri olan sahte fatura düzenledikleri ileri sürülen kişiler ve şirket sorumluları tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenerek, ticari ilişkiyi kiminle gerçekleştirdikleri hususunda bilgilerinin sorulması, sanığın iş yeri ile alışverişi olduğu belirlenen ve sanığa fatura veren kişi ve şirketler hakkında karşıt inceleme yapılıp yapılmadığı sorularak varsa karşıt inceleme raporları getirtilip yoksa karşıt inceleme yapılması sağlanıp bu karşıt inceleme raporlarına bağlı olarak açılmış dava dosyaları olup olmadığının belirlenmesi, sahte fatura düzenleyicisi oldukları vergi tekniği raporunda belirtilen kişiler ve şirketlerle ilgili dava dosyalarının sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden öncelikli olarak bu davaların sonuçlarının beklenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
B-Sanığın 2013 yılı içerisinde kullanmış olduğu faturaların sahte olduğu iddia olunan davada, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 17/05/2017 tarih 2017/3593 esas 2017/3799 karar, 16/11/2016 tarih 2016/2529 esas 2016/7564 karar, 16/01/2017 tarih 2016/12159 esas 2017/247 karar, 27/02/2017 tarih 2016/4555 esas 2017/1397 karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi suçların maddi konusunun fatura olması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. Maddesinin 3. fıkrasındaki “Bu Kanun'a göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır” şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi, sahte olduğu iddia olunan faturaların dosya içine konulmadığının anlaşılması karşısında; sahte fatura kullanma suçunda suç tarihinin kullanılan son fatura tarihi olduğu da gözetilerek gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, suçun işlendiği 2013 takvim yılı açısından suça konu fatura asılları ya da onaylı suretlerinin kanaat oluşturacak sayıda temin edilip duruşmada incelenmesi, kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken mahkemece bu hususta bir inceleme ve tespitte bulunulmaksızın eksik araştırma ile yetinilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
C- Vergi suçu raporu ve mütaala ile uyumlu olan iddianamede sahte fatura kullanma suçunun işlendiği takvim yılının 2013 olduğu belirtilmesine, mahkeme gerekçesinde de suçun işlendiği takvim yılının 2013 yılı olarak kabul edilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2015 olarak gösterilerek çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı ve sanık A. K.'nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)