Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kurtalan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/05/2017 tarih ve 2017/65 esas numaralı iddianamesiyle; 21 Kasım 2016 tarihinde saat 15:30'da önleme aramasına istinaden Gürgöze köyü yol ayrımında yapılan devriye esnasında katlıan E. C. yönetimindeki .... plakalı araç durdurularak aracın içerisinde bulunan M. E. ve N. Z.'in kimlik kontrollerinin yapıldığı, yine aynı yol güzergahında durdurulan sanık Z. D. yönetimindeki .... plakalı araç içerisinde bulunan Z. D., Gıyasettin D., M. N. D., E. D.'in kimlik kontrollerinin yapıldığı esnada aralarında daha önceden alacak verecek meselesi sebebiyle husumet bulunan şahısların araçtan indiği, E. C.'in belinden çıkardığı 1 adet ekmek bıçağı ile Z. D.'i tehdit ettiği, bu esnada Z. D. isimli şahsın da belinden çıkarttığı bulundurma ruhsatlı CZ75 marka 9 mm çapında 177838 seri numaralı tabancaya kimseye doğrultamadan devriye ekipleri tarafından müdahale edildiği, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri, önceden husumetli oldukları, bu sebeple yine tarafların birbirlerini tehdit ettikleri, müşteki şüphelilerin, olaya karışmamakla birlikte olay yerinde bulunan N. Z. ve E. D.'in bilgi sahibi olarak alınan ifadelerinden, devriye görevlilerinin olay anlatımından ve tüm dosya kapsamından üzerilerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından sanık Z. D.'in TCK'nın 125/1, 106/1-2, 106/2-c ve 53. Maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2018 gün, 2017/87 esas, 2018/329 karar sayılı ilamı ile sanık Z. D. hakkında 125/1 ve 106/2 maddeleri gereğince mahkumiyet hükümleri verildiği, sanık ve sanık müdafisinin süresinde istinaf isteminde bulundukları ve sanık istinaf talebinde özetle; meşru savunmada bulunduğunu, atılı suçların şartları oluşmadığını, meşru savunma kapsamında kendisini savunduğunu bu yüzden hakkında verilen mahkumiyet kararlarının kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğini, sanık müdafisi ise istinaf talebinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkumiyet kararının adil yargılama hakkının ihlali niteliğini taşıdığını, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulundukları görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; sanık ve sanık müdafisinin istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 31/01/2020 tarihli kararı ile olay yeri görgü tespit tutanağında katılan-sanık E. C.'ın taraflar arasında çıkan tartışmada bıçak çekmesi üzerine müşteki-sanık Z. D.'in belinde bulunan tabancayı gösterdiğinin belirtilmiş olması karşısında olayda TCK 29 maddesinde belirtilen haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, yine müşteki-sanık Z.'in eyleminin TCK 25. maddesinde belirtilen meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığının kararda tartışılmamış olması nedeni ile kararda hukuka aykırılıklar olabileceği ve yeniden yargılama yapılması gerektiği kanısına ulaşıldığından CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK Z. D. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA :Ben bu konuda daha önce soruşturma evresinde ifade vermiştim. Vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Diğer müşteki sanık E. C.'ın abimden alacağı vardı. Bizde bütün alacaklarını banka yoluyla ödedik. Ancak biz borcu ödememize rağmen bir kaç gün geçmesi sebebiyle bizden borç haricinde 80.000-90.000 TL fazladan para istediler ve borca ilişkin çekleri bizlere vermediler. N. Z. sadece bize aracılık etti. Olay esnasında kendisi olay yerinde bulunmuyordu. E. C. yanında sabıkalı birini yanında koruma olarak bulunduruyor. Olay günü de önce Gözpınar karakoluna giderek daha sonra bizim köye gelmişlerdir. Köyde yşeğenim S. ve bayanlarımıza saldırmışlardır. Biz köye gittiğimiz esnada kendileri ile çevirme noktasında karşılaştık. Olay esnasında Enis'te ve M. E.'de bıçak bulunuyordu. Bu iki şahıs bana saldırdı. E. D. araya girdi. Ancak uzaktan geldikleri için ben geri çekildim. Jandarma ekiplerinin silaha mermiye vermiyene kadar Enis elindeki bıçağı bırakmadı. Bu nedenle beni yaralayamadılar. Olay esnasında yanında taşıma ruhsatlı silahım bulunuyordu. Ancak ben bu silahı kendileri için yanımda bulundurmuyordum. Az öncede söylediğim şekilde taşıma ruhsatlı olması sebebiyle sürekli yanımda bulunuyor. Olay yerinde zaten jandarma ekipleride bulunuyordu ben kesinlikle silahı çıkartmadım ve kimseye silah doğrultmadım. Bizim kefil olduğumuz çekleri ödedik.Ben kimseyi yaralamadım.Kimseyi tehdit etmedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.Ben bana saldıran Enis ve M.'dan şikayetçiyim.E. C. tefecilik yapmaktadır.M. 'de kendisinin korumasıdır.dedi.
KATILAN ENİS C. İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: Bana okumuş olduğunuz iddianameyi anladım. 250,000,00 tl 'lik mal aldılar bizi kefil ettiler. Beş altı kez yanlarına gittik para vermediler. Bizi hep tehdit ettiler. Karakola gittik, bizim can güvenliğimiz yok dedik. Karakoldan dönerken bizim önümüzü kestiler. Bize silah çektiler. O esnada askerler bizim yanımıza geldi. Silahlarını alarak askere teslim ettik. Bende kendimi savunmak için yanımda sebze ve meyve soymak için kullandığım bıçağı çektim. Davacı ve şikayetçiyim. Paramı verdikleri takdirde uzlaşmak isterim. Davaya katılmak istiyorum. Dedi.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hakaret suçundan verilmiş olan cezanın miktar itibari ile kesin olduğundan hakaret suçu ile ilgili istinaf başvurusu yönünden red kararı verilmesi, silahla tehdit suçundan ise, her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık Z. hakkında silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, Jandarma tarafından tutulan olay tutanağına göre her iki tarafın Jandarma uygulama noktasında karşılaştıkları, E. C.'in eline bir bıçak alarak salladığı, karşı tarafa kürtçe bir şeyler söylediği, sanık Z.'in ise o esnada belindeki ruhsatlı tabancayı eline alması üzerine, Jandarma görevlilerinin sanığın elindeki tabancayı aldıkları, sanık Z. ve yanındaki kişilerin beyanlarına göre E. C.'in kendilerine bıçakla saldırdığı, olay tutanağına göre sanık Z.'in tabancayı herhangi bir kişiye doğrultmadığı ve herhangi bir tehdit sözü söylemediği, bu şekildeki eylemin, bir kişinin kendisini koruma pozisyonuna almaktan ibaret olduğu, TCK'nın 25. Maddesi kapsamında meşru müdafa şartlarının oluştuğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince sanık Z. hakkında silahla tehdit suçundan verilmiş olan mahkumiyet kararının kaldırılarak bu suç yönünden beraat kararı verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur dedi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan silahla tehdit suçu yönünden dosya içerisinde mevcut olan olay yeri görgü tespit tutanağında katılan/sanık E. C. taraflar arasında çıkan tartışmada bıçak çekmesi üzerine müşteki-sanık Z. D.'in belinde bulunan tabancayı gösterdiğinin belirtilmiş olması karşısında olayda TCK 29. Maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, müşteki- sanık Z. D.'in TCK 25. Maddesinde belirtilen meşru müdafaa kapsamında kalıp kalmadığının kararda tartışılmamış olması nedeni ile yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir. 21.11.2016 tarihli Jandarma tarafından tutulan olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre her iki tarafın Jandarma uygulama noktasında karşılaştıkları, katılan-sanık E. C.'in eline bir bıçak alarak salladığı, karşı tarafa kürtçe bir şeyler söylediği, müşteki-sanık Z.'in ise o esnada belindeki ruhsatlı tabancayı eline alması üzerine Jandarma görevlilerinin müşteki-sanığın elindeki tabancayı aldıkları, müşteki-sanık Z. ve yanındaki kişilerin beyanlarına göre katılan-sanık E. C.'in kendilerine bıçakla saldırdığı, müşteki-sanık Z. ve yanındaki kişilerin beyanları ile 21.11.2016 tarihli Jandarma tarafından tutulan olay yeri görgü ve tespit tutanağı içeriğinin benzer olduğu, müşteki-sanık Z.'in tabancayı herhangi bir kişiye doğrultmadığı ve herhangi bir tehdit sözü söylemediğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, Katılan -sanık E. C. 'ın bıçak sallamasından sonra müşteki-sanık Z.'in belindeki silahı göstermesi şeklinde gerçekleşen eylemin, bir kişinin kendisini koruma pozisyonuna almaktan ibaret olduğu, müşteki-sanık Z.'in eyleminin katılan-sanık E. C. ın eylemi açısından orantılı olduğunun dairemezce kabul edildiği bu itibarla TCK'nın 25. Maddesi kapsamında meşru müdafa şartlarının oluştuğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince sanık Z. hakkında silahla tehdit suçundan verilmiş olan mahkumiyet kararının kaldırılmasına ve müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.
Sanık hakkındaki hakaret suçu yönünden ise Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olup hükmün istinaf edilemez olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İSTEM GİBİ:
SONUÇ: 1-)Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olup hükmün istinaf edilemez olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca sanık ve sanık müdafiinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-)Kurtalan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2018 tarih ve 2017/87 esas, 2018/329 karar sayılı kararının sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün 5271 Sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına,
Her ne kadar sanık hakkında silahla tehdit suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, Sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK'nin 25/1. maddesi gereğince meşru savunma sınırları içinde kalması nedeni ile, 5271 Sayılı CMK'nın 223/2-d maddesi uyarınca BERAATİNE,
Dair, sanığın ve sanık müdafisinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı A. G.'in huzuru ile mütalaasına uygun olarak, istinaf başvurusunun reddi yönünden kararın sanık müdafisine tebliğinden itibaren 7 GÜN içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer mahkemelerine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine verilecek beyanla tutulan tutanakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279/3. maddesine göre Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere (itiraz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile), beraat kararı yönünden sanık müdafisine kararın tebliğinden itibaren 15 GÜN içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer mahkemelerine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine verilecek beyanla düzenlenen tutanakla, 5271 Sayılı CMK'nın 291. maddesi gereğince YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile) verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2020 (¤¤)