Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında Dairemizde yapılan açık duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/09/2015 tarih ve 2015/20218 esas nolu iddianamesiyle; suç tarihinde …… firmasında çalışan müşteki ile katılanların, sanığın elektrik borcunu ödememesi nedeniyle direğe çıkarak sanığa ait iş yerinin elektriğini kesmek isterlerken sanığın emanette kayıtlı 6136 Sayılı Yasa kapsamındaki ruhsatsız tabanca ile bir el havaya ateş ederek "inin lan aşağıya elektriği kesmeyin, bir gün idare edin, dışarı çıkın" demek suretiyle silahla tehdit, hakaret ve 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçlarını işlediği iddia edilmiş,
Yapılan yargılama sonucunda Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2017 tarih ve 2015/721 esas, 2017/611 karar sayılı ilamı ile sanık …. hakkında atılı tüm suçlardan beraatine karar verilmiştir. Katılanlar vekili süresi içerisinde beraat kararlarına karşı istinaf talebinde bulunarak; yerel mahkemece sanık hakkında atılı suçlardan verilen beraat hükümlerinin kaldırılarak cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan ön incelemede; katılanlar vekilinin başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 07/02/2018 tarihli kararı ile, sanık hakkında hakaret suçu yönünden verilen hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçu yönünden katılanlar vekilinin bu suçun mağduru olmadığından ve bu suç yönünden istinafa hak ve yetkisi olmadığından sıfat yokluğu nedeniyle istinaf başvurusunun reddine, silahla tehdit suçundan verilen hüküm ile ilgili olarak ise katılanlar ve müşteki dinlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK ...'İN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben olay hakkında emniyette ifade vermiştim o ifadem doğrudur olay günü kardeşime ait ... Plastik isimli işyerinde bulunduğumuz gece saat 01.00 sıralarında elektrikler kesikti, işyerinin trafosuna elektrik veren direkte bir kişinin olduğunu bekçinin söylemesi üzerine ben baktığımda yaklaşık 80-100 metre ileride direkte birisi olduğunu gördüm ancak kim olduğunu bilmiyorum, bize işyerine gelerek elektriğin kesileceği yönünde herhangi bir bilgi verilmedi, bu şekilde bir şey söylemediler. Bu nedenle ben bir hafta önce aynı yerde aracımızın da yakılmasından dolayı korkutmak amacıyla kuru sıkı tabancamla havaya bir el ateş ettim. Bu bölgede terör eylemleri de sık sık olmaktadır. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ... DAİREMİZCE ALDIRILAN İFADESİNDE; Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Ben yalnızca korkutmak amacıyla kurusıkı tabancamla havaya l kez ateş ettim. Bulunduğum bölgede terör eylemleri sık sık olmaktaydı. Olay tarihinden 3 gün öncede terör nedeniyle aracım yanmıştı. Suç kastım yoktur beraatimi isterim dedi
KATILAN ...'ÜN DAİREMİZDE ALINAN BEYANINDA: Ben daha önce vermiş olduğu beyanlarımı tekrar ederim. Benim daha önceki beyanlarıma ilave etmek istediğim bir husus yoktur, biz elektriği kesmeye gittiğimizde sanığın işyeri kapısını çaldık. Kapı açılmadı, dışarıya çıkan olmadı. Bizde sanığın işyerinde olmadığını düşünerek yan komşudan izin aldık, komşudan aldığımız izin ile işyerinin bahçesine girdik. Zaten burası bekçi ile korunan bir yerdir. Biz direkte iken silah sesleri geldi. Ve "elektriğimi kesmeyin lan" diye seslendi. Bu arada saat gece 00:30 civarıydı. Bu saatte elektriği kesmeye gitmemizin sebebi fabrikaların bu saatte çalışmıyor olmasından kaynaklıdır. Zira fabrika çalıştığı saatte elektriği kestiğimiz takdirde bir başkasının elektriği kesilebilmektedir. Ben direkte iken bir arkadaşım benim arkamdan direğe çıkmakta idi. Diğer arkadaşımda yüksek gerilim elektriği kesmeye trafoya gitti. Üzerimde fosforlu elbise vardı. Hatta ben direkten indiğimde de sanık bana hitaben "sen misin direğe çıkan" diyerek hitap etti. Ayrıca şahıs izin alarak bahçesine girdiğimiz komşunun da bahçe kapısının önüne geldi. Kapı açılmadı. Dışarıda ateş etti. Ben ateş edeni görmedim. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜŞTEKİ ...'IN DAİREMİZDE ALINAN BEYANINDA: Önceki beyanlarımı tekrar ederim, ben sanıktan şikayetçi değilim, davaya katılma talebim yoktur. Olay günü biz Tedaş görevlileri olarak sanığın elektriğini kesmeye gittik. Sanığa kendimizi tanıttık. Aldığımız emir gereği elektriği keseceğimizi söyledik. Sanık "elektriği kesmeyin, yarın öderim" dedi. Ancak biz kesmek zorunda olduğumuzu kendisine söyledik ve direğe çıkıp elektriği kestiğimiz esnada havaya ateş edildi. Elektriği kesmemizden dolayı ortam karanlıktı. Ateş edeni görmedim ateş edildiği esnada da herhangi bir söz duymadım. Sanığın abonesinin bulunduğu yer kalabalık yer olduğu için başkalarının mağdur olmaması açısından bu tür yerlerde elektriği gece kesiyoruz. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜŞTEKİ ...'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: Olay tarihinde Edaş'da çalışıyordum, gece vardiyasında görevliydim, gece saat 01.00 sıralarında ... mahallesinde bulunan sanığın işyerinin enerjisinin kesilmesi gerektiğini söylediler, biz de kesmek için ... ve ... ile birlikte gittik, ... bizim vardiya amirimizdir olay sırasında o yoktu, enerjiyi kestik, sanıkla aramızda bir tartışma geçmedi, elektrikler birden gidince silah sesi duyduk, terör olayları olabileceğini düşünerek polise haber verdik, polis geldiğinde ateş eden kişinin sanık olduğunu öğrendik, ateş edilen yer ile elektriğin kesildiği yer arasında yaklaşık 50-60 metre vardı, ateş eden kişiyi görmedim, daha sonra polislerden öğrendik, ben "înin lan aşağıya elektriği kesmeyin" şeklinde birinin bağırdığını duymadım, sanık da bizim trafoya tırmandığımızı görünce hırsız sanmış ve o yüzden ateş etmiş sanıktan şikayetim yoktur davaya katılmak istemiyorum. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...'İN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: Ben sanığa ait ... plastik isimli işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalışırım, Olay tarihinde gece saat 02.00 sıralarında bulunduğum yere yaklaşık 50 metre uzaklıkta işleri duvarının elektrik direğine birinin tırmandığını görmem üzerine durumu patrona haber verdim. Ben şahsın kabloları çalabileceğini düşündüm. Sanık işveren yazıhanede bulunmaktaydı. Ben haber vermem üzerine aldığı tüfekle yazıhanenin önünde havaya doğru bir el ateş etti. Ateş ettiği yer ile kişi arasındaki mesafe yaklaşık 50-60 metredir. Ben şahsın direğe çıktığını görmeden önce çevrede elektrikler yanmaktaydı, patrona haber verdikten sonra ateş edilme esnasında da sokak lambaları yanıyordu, ateş edildikten sonra polislerin geldiğini gördük. Polisler geldikten kısa süre sonra elektrikler kesildi. Ben elektriği kimin kestiğini görmedim. Ben sanığın tabancayla mı tüfekle mi ateş ettiğini bilmiyorum, ben sesinden de anlamam, ben haber verdikten sonra bekçi kulübesine doğru gittim, ateş edildiği anda aramızda 60-70 metre mesafe vardı. Ateş ettiği anda sokak lambaları yanmaktaydı. Sanığın ateş etmesinden önce çevreden herhangi bir silah sesi vs. duyulmadı. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ...'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: Ben ... tavukçuluk işyerinde çalışırım. Sanığın işyeriyle aramızda 4 metrelik duvar vardır, komşuyuz, olay tarihinde Tedaş görevlileri bizim avlu içerisindeki elektrik direğine bakım için çıkmışlardı. Bu sırada komşu işyerinin sahibi sanık elektriği kesmemelerini söyledi. Görevliler keseceklerini söylediler. Görevliler ile aralarında tartışma çıktı. Ben kimin ateş ettiğini görmedim ancak bir iki el silah sesi duydum, Aramızda duvar olduğu için ateş edeni görmedim. Sanığa ait işyerinin elektriği kesileceği için sanık karşı çıkıyordu, Bizim işyerinin önüne doğru gelerek Tedaş görevlisi ile tartıştılar. Başlangıçtaki tartışmadan sonra silahla ateş edildi, Daha sonra tekrar tartışma devam etti. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanığın hakkında hakaret suçu nedeni ile verilen beraat kararı yönünden istinaf talebinin esastan reddine,
Sanığın suç tarihinde bulunduğu iş yerine gelen Tedaş yetkililerinin elektriği kesmesinden sonra tehdit eylemini gerçekleştirdiği dosyadaki mevcut deliller ile anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nun 106/2.a maddesi uyarınca cezalandırılmasına eylemin birden fazla kişiye karşı gerçekleştirildiği anlaşıldığından TCK'nun 43/2 delelati ile 43/1 maddesinin tatbikine, suçta kullanılan Adana emanetinin 2015/9485 sırasında kayıtlı tabanca ve eklerinin TCK'nun 54 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
6136 sayılı yasaya muhalefet yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de; bu hususta katılanın sıfatı bulunmadığından istinaf başvuru talebinin reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama toplanan deliller ve alınan beyan içeriklerine göre; sanığın iş yerinin suç tarihi öncesinde ödenmemiş elektrik borcu olduğu, müştekilerin ise elektrik dağıtım şirketinin çalışanları oldukları, suç tarihinde, dağıtım şirketinde şef olarak görevli olan müşteki ...'ın talimatı üzerine müştekiler ... ve ... ile tanık olarak dinlenen ...'in sanığa ait iş yerinin elektriğini kesmek üzere suça konu yere geldikleri, müştekilerin sanık ile görüşüp durumu izah ettikleri ve iş yerinin elektriğini keseceğini söyledikleri, sanığın, borcunu ödeyeceğini söyleyerek iş yerinin elektriğinin kesilmemesini istediği, iş yerine giden müştekilerin, aldıkları talimat gereği işlem yapmak durumunda olduklarını söyledikleri ve iş yerinin elektriğini kesmek için iş yerine yaklaşık 60-70 metre mesafede olan elektrik direğinin yanına geldikleri, tanık ...'in bölgenin yüksek gerilim hattını kesmek için yanlarından ayrılarak trafonun başına gittiği ve yüksek gerilimi kestiği, müştekiler ... ve ...'in ise bölgeye akım veren yüksek gerilim hattındaki elektriğin kesilmesi üzerine elektrik direğine çıkarak sanığın iş yerine giden elektriği kestikleri, her iki müşteki elektriği kestikten sonra daha elektrik direğinin üzerinde iken sanığın iş yerinden çıkarak müştekilerin elektriğini kesmesine kızarak, hedef almaksızın, müştekiler ... ve ...'i korkutmak amacıyla bir el silahla ateş ettiği ve devamında da " inin lan aşağıya elektriği kesmeyin" diye bağırdığı, müştekilerin silah sesini duydukları ancak silahla ateş eden kişinin sanık olduğunu anlayamadıkları ve durumdan endişe ederek hemen silahla ateş edildiğini kolluk görevlilerine bildirdikleri, olay yerine kolluk görevlilerinden önce gelen sanığın müştekilerden ...'a "sen misin direğe çıkan" diye sorduğu, kolluk görevlileri geldiğinde silahla ateş edenin sanık olduğunun belirlendiği ve sanıktan emanette kayıtlı olan silahın elde edildiği anlaşılmış,
Müştekilerin öncesinde sanığın yanına giderek iş yerinin elektriğini keseceklerini söylemiş olmaları, sanığın elektriğinin kesilmemesini rica etmiş olması ve devamında elektriklerin kesilmesi üzerine duruma kızarak hedef gözetmeksizin bir el ateş etmiş olmasına, müştekilerin silah sesini duymuş olmaları ve aynı zamanda sanığın " inin lan aşağıya elektriği kesmeyin" diye bağırmış olması karşısında her ne kadar sanık aşamalarda; iş yerinin elektriğinin kesik olması ve çalışanlarından birisinin de iş yerine yakın elektrik direğinde birilerinin olduğunu söylemesi üzerine bölgedeki terör olaylarından endişe ederek korkutmak amacıyla havaya bir el ateş ettiğini, suç kastıyla hareket etmediğini beyan etmiş ise de; beyan içerikleri ve dosya kapsamına göre sanığın bu savunmasının kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanığın, elektriğin kesilmesi işlemine kızarak, elektriğinin kesilmesinden sonra, işyerine yaklaşık 60-70 metre mesafedeki elektrik direği üzerinde müşteki ve katılanı gördüğü halde ateş edip akabinde de "inin lan aşağıya kesmeyin elektriği" dediği bu halde sanığın elektriğinin kesilmesi işleminin bitiminden sonra müşteki ile katılanı korkutmak amacıyla ateş etmesi nedeni ile eyleminin TCK'nun 265. madde kapsamında olmadığı, sanığın eyleminin zincirleme suç kapsamında silahla tehdit suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesince silahla tehdit suçundan beraat kararı verilmiş olması nedeni ile katılan vekilinin istinaf talebi yerinde görülerek duruşma açılmasına karar verilmiş ve yukarıda açıklanan gerekçeler ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nun 106/2.a maddesi gereğince suçun işleniş şekli gözetilerek takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, silahla tehdit eylemini aynı suç kastıyla birden fazla kişiye karşı işlediği kabul edilerek cezasında TCK 43/2 yollaması ile TCK 43/1 maddesi gereğince cezasından takdiren alt sınırdan artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek sanığın cezasından TCK 62 madde hükmü gereği takdiri indirim yapılmasına, sanığın suçta kullandığı emanette kayıtlı silahın müsaderesine karar vermek gerekmiş,
Her ne kadar ilk derece mahkemesince müşteki ... yönünden de katılma kararı verilmiş ise de; anlatımlar ve oluşa göre müşteki ...'ın doğrudan suçun muhatabı olmadığı, suç işlendiği sırada olay yerinde bulunmadığı, bu müştekinin, elektrik dağıtımı yapan firmanın şefi olup müştekiler ... ve ... ile tanık ...'i olay yerinde görevlendiren kişi olduğu, silahla tehdit ve hakaret suçunun doğrudan müşteki ...'a yönelik işlenmediği ve bu hali ile katılma sıfatı alamayacağı değerlendirilerek, müşteki ...'ın katılan sıfatı kaldırılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Müşteki ... vekilinin tüm suçlar yönünden suçların suçtan zarar göreni olmaması nedeni ile katılma hakkı olmadığından ve müşteki vekili sıfatıyla sanık hakkında "6136 Sayılı Yasaya Muhalefet" ve "hakaret" suçlarından verilen beraat kararlarını istinafa hak ve yetkisi olmadığından, bu suçlarla ilgili olarak müşteki ... vekili olarak yapmış olduğu istinaf talebinin istinafa hak ve yetkisi olmadığından istinaf başvurusunun reddine,
Yine sanık hakkında hakaret suçunu işlediği iddiası ile cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ve bu suç yönünden ilk derece mahkemesince suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmiş ve bu karara karşı katılan ... vekilince istinafa gelinmiş ise de; sanığın müşteki ... ve katılan ...'a yönelik olarak söylediği "lan" sözünün tek başına hakaret içermediği, bu hali ile sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı değerlendirilerek, ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından katılan ... vekilinin istinaf iddiaları yerinde görülmeyerek CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- Müşteki ... Koyuncu vekilinin tüm suçlar yönünden suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından davaya katılma ve davayı istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca müşteki vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
B- Katılan ... vekilinin 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçu yönünden davaya katılma ve davayı istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından, CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
C-Hakaret suçundan verilen kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ... vekilinin istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına,
D- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden yeniden yapılan yargılama sonucunda;
Sanık hakkında Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2017 gün 2015/721 Esas 2017/611 sayılı tehdit suçundan verilen beraat kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1-Sanığın üzerine atılı ve sübut bulan silahla tehdit eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 106/2.a maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, failin kastı ve amacı göz önünde bulundurularak takdiren asgari hadden ceza tayini ile sanığın 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına
2-Sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlemesi sebebi ile TCK 43/2 maddesi yollaması ile TCK'nun 43/1 maddesi gereğince verilen ceza takdiren 1/4 oranında arttırılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak verilen ceza TCK 62/2. mad. uyarınca 1/6 oranında indirilerek sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
4-Sanığın kasten işlediği suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni neticesi olarak 5237 sayılı yasanın 53/2 maddesi uyarıca 5237 sayılı yasanın 53/1 a, d, e maddesinde düzenlenen haklarını verilen hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı yasanın 53/1 c maddesinde düzenlenen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarını kendi alt soyu üzerinde vesayet velayet ve kayyımlık yetkileri açısında koşullu salıverilme tarihine kadar kendi üst soyu ve diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar hakları kullanmaktan men edilmesine,
6-Adli Emanetin 2015/9485 sırasında kayıtlı 1 adet ...12803 seri numaralı kuru sıkı tabanca, 9 adet ses fişeği ve ve 1 adet kovan'ın 5237 sayılı TCK'nun 54. maddesi gereğince müsaderesine,
7-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin uyuşmazlığın giderilmesi hususundaki 2018/3074 Esas 2018/4708 Karar sayılı kararında ilk derece yargılaması ve istinaf yargılaması için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararı da dikkate alınarak, istinaf mahkemesindeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca yargılamada birden fazla duruşma olması sebebi ile 2.725,00 TL vekalet ücreti ile ilk derece mahkemesi için yapılan yargılama yönünden ilk derece mahkemesindeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
8-İstinaf öncesi yapılan yargılama giderinin terkin sınırında kalması sebebi ile kamu üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında yapılan 211,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, sanık, katılan ve katılan vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda ve talebe uygun olarak, müşteki ... ve katılan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi kararlarına yönelik CMK'nın 279/3. maddesi gereğince müşteki ... ve katılan yalçın vekili yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde hükmü veren daireye veya bulunulan yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere (itiraz edilmemesi halinde kararın kesinleşeceği ihtarı ile), tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık, katılan ... ve katılma talebi kaldırılan müşteki ... vekili yönünden kararın tebliğinden itibaren CMK’nun 291. maddesi gereğince 15 gün içinde hükmü veren daireye veya bulunulan yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere (temyiz edilmemesi halinde kararın kesinleşeceği ihtarı ile), hakaret suçundan verilen esastan red kararı yönünden CMK'nun 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2019 (¤¤)