DAVA: Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KARAR: Beytüşşebap Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/07/2016 tarih ve 2016/29 esas numaralı iddianamesiyle ; şüpheli O. K.'in olay tarihinde daha önceden öğretmen olarak görev yaptığı için tanıdığı müşteki S. K.''nın facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde oluşturduğu hesabına kendi oluşturduğu “O. K.” kullanıcı isimli hesap üzerinden “Sen o milli eğitimin lojmanında 4 katta ne yapıyorsunuz ben hepinizi yakacağım”, “Bunu size soracağım”, “Şerefsiz”, “Piç”, “Kaşar”, “O A. nsl seni güzel skyrmu”, “S. bak bende burda yabancıyım aslen ordu perşembeliyim inan bak zor günler geçirdim seninle arkadaş olmak istiyorum ben burda yalnızım bu durum benim için çok zor bir durum ben sadece kendime beni anlayabilecek benim derdime çare olacak ve beni mutlu edecek bir bayan arkadaş arıyorum hepsi bu senden ricam isteğimi kabul etmen başka bir şey istemiyorum ben seni her gün görüyorum gerçekten çok güzelsin seni çok beğeniyorum hadi bak ekle sninle özelden konuşalım tm”, “Bak S. iki aydır hep seni düşündüm ben senin gözlerine aşık oldum bak sonunda ben senden karşılık görmeyince işte bu hale geldim lütfen beni anlamaya çalış bana biraz değer ver beni daha fazla üzme ve ağlatma yeter artık dayanamıyorum yeter lütfen S.” ve “S. allah aşkına cvp ver lütfen yapma böyle sana yemin ederim ben tam iki aydır hep sana bakıyordum çünkü gerçekten çok güzel gözlerin var rabbim snin o güzel gözlerini bütün nazarlardan korusun inşallah amin” şeklinde mesajlar göndermek suretiyle S.'ya hakaret ve basit tehdit ile cinsel tacizde bulunduğu, cinsel taciz suçunun değişik zaman dilimlerinde birden fazla kez işlendiği, şüphelinin yine müşteki S.'nın arkadaşı diğer müşteki A. Ş.'ın aynı paylaşım sitesinde oluşturduğu hesabına “Ulan seni vrya pert edeceğim az kaldı bekle beni” ve “Senin peşindeyim” şeklinde mesajlar göndermek suretiyle basit tehditte bulunduğu, şüpheli O.'ın savunmasında; müştekilerden A.'ı öğretmen olduğu için ve S.'yı da 2014 yılında aynı öğretmenevinde kaldıkları için tanıdığını ifade ederek S.'dan hoşlandığını ve fakat bu hususu S.'ya söylemediğini, olaya konu mesajları kendisinin gönderdiğini ve pişman olduğunu belirttiği, bu surette tüm soruşturma evrakı kapsamından şüphelinin üzerine atılı suçları işlediği hususunda hakkında kamu davası açılmasını yeterli şüpheye ulaşıldığı anlaşılmakla, sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yapılan yargılama sonucunda Beytüşşebap Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2017 gün, 2016/34 esas, 2017/79 karar sayılı ilamı ile sanık O. K. hakkında katılan S. K.'ya yönelik cinsel taciz, tehdit ve hakaret, katılan A. Ş.'a yönelik ise tehdit suçlarını işlediği kabul edilerek bu suçlardan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verildiği, katılan kurum vekili ve sanığın süresinde istinaf isteminde bulundukları, sanık istinaf talebinde özetle: üzerine atılı suçlardan dolayı pişman olduğunu, psikiyatri tedavisi gördüğünü, Facebook'taki yazıları hangi psikoloji ile yazdığını hatırlamadığını, kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükümlerinin bozulmasını istediğini, katılan vekili ise ; sanık hakkında verilen cezaların yetersiz olduğunu bu nedenle verilen kararın kaldırılarak en üst hadden cezalandırılması gerektiğini belirttikleri görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; sanık ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 26/09/2019 tarihli kararı ile sanık hakkında temel ceza belirlenirken ve artırım oranları uygulanırken TCK'nun 3. maddesi gereğince orantılılık ilkesine aykırı olarak üst hadden temel cezalar belirlenip, yine üst hadlerden artırım oranları uygulanmış olması, ayrıca sanık hakkında cinsel taciz suçu yönünden TCK'nun 105/2.d maddesi gereğince cezada artırım yoluna gidilmemiş olması nedenleriyle 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
KATILAN S. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA ÖZETLE: öğretmen olarak görev yapmakta olduğunu, olay günü arkadaşıyla yürüyüş yaparken faceebook hesabına bir mesaj geldiğini, bu mesajda adının O. K. olduğunu gördüğünü bir isimden bir kaç kez tehdit, hakaret ve cinsel içerikli mesajlar aldığını, İddianamede belirtilen mesaj içeriklerini kendisine sanığın facebooktan yolladığını, ancak sanığı hiç tanımadığını, bu mesajlarda sanık kendisinin Beytüşşebap ta çalıştığını, burada yaşadığını Yazmış olduğundan, kendisinin de Beytüşşebap' ta çalışan öğretmen arkadaşına bu şahsı tanıyıp tanımadığını sorduğunu, onun da aynı şahsın kendisini de rahatsız ettiğini söylediğini, sanığın adliyede memur olduğunu söylediğini, kendisinin de suç duyurusunda bulunacağını söylediğini, bunun üzerine diğer müşteki olan A. Ş.la birlikte suç duyurusunda bulunduklarını, A. Ş.'ın Beytüşşebap' ta kendisinin ise Borçka Cumhuriyet Başsavcılığında şikayette bulunduğunu, olay nedeniyle sanıktan şikayetçi olduğunu, davaya katılma talebinin olduğunu beyan etmiştir.
KATILAN A. Ş. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: S. K. benim kız arkadaşım olur, S. beni akşam üzeri 4-5 civarında aradı, "O. diye birine tanıyor musun " diye sordu. Tanıdığımı ve Adliyede çalıştığını söyledim, O.'ın kendisine Facebook üzerinden mesaj attığını söyledi, S. bana mesajları gösterdi, sanık O. benim de facebook hesabım üzerinden mesaj yoluyla " A. sende görüceksin gününü, senin peşindeyim, seni takip ediyorum " gibi tehdit içerikli mesajlar göndermiştir. Sonrasında şikayetçi olmak için emniyete gittim sonrasında davacı oldum, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK O. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben o dönem psikolojik rahatsızlığımdan dolayı bunları yazdım ancak ne yazdığımı hatırlamıyorum, ben müşteki S. K. ile Öğretmenler evinde kaldığım sürede tanımıştım fakat birbirimizle bir tanışıklığımız yoktur, A. Ş. ise öncelikle beni tehdit etti, ben kendisinde herhangi bir tehditte bulunmadım, kendisi beni yanına çağırarak çay bardağını üzerime doğru fırlattı, bana "şerefsiz, a.... koyarım" gibisinden laflar söyledi, bende kendisinden şikayetçiyim, iddiaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum, şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK O. K. DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA:
Ben iddianamede sözü edilen olayla ilgili hazırlıkta ifade vermiştim, o ifadem geçerlidir, aynen tekrar ederim, ben müşteki S.'yı tanımam, olay tarihinde ben Beytüşşebap Adliyesinde görev yapardım, benim o dönem psikolojim bozuktu, olay tarihinde çay bahçesinde oturduğum sırada A. gelerek beni hem tehdit hem de bana "senin a. Koyarım, seni öldürürüm, şerefsiz, piç" şeklinde hakaret etti ve elindeki çay bardağını yüzüme fırlattı, daha sonra araya girdiler, Beytüşşebap Hastanesine rahatsızlığım nedeniyle gittim, rahatsızlığımdan dolayı ben müştekiye ne yazdığımı bilmiyorum, hatta müşteki bir gün adliyeye gelerek katiplerin yanında beni tehdit etmiş "ben öğretmen olmasaydım, ona bir gecede sıkardım" demiş, buna katipler şahittir, bu olaydan dolayı 2016 yılında mahkeme kararıyla Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde bir süre tedavi gördüm, müştekiler ile uzlaşmak istiyorum, pişmanım, atılı suçtan öncelikle beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatle hakkımda mahkumiyet hükmü kuracaksa hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil tüm lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ederim, ayrıca lehime yönelik şikayetten vazgeçme olursa şimdiden kabul ederim, ayrıca duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ediyorum, şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanığın facebook ortamında müşteki S.'ya gönderdiği mesajlardan "hepinizi yakacağım, bunu size soracağım," gibi sözler söyleyerek müşteki S.'ya karşı basit tehdit suçunu işlediği, "seninle arkadaş olmak istiyorum, çok güzelsin" gibi sözler söylemek suretiyle müşteki S.'ya karşı cinsel taciz suçunu işlediği, yine bu mesajlardan "şerefsiz, kaşar" gibi hakaret içerikli sözler söylemek suretiyle hakaret suçunu işlediği, diğer müşteki A.'a gönderdiği mesajlarda ise "seni pert edeceğim, senin peşindeyim" gibi sözler söylemek suretiyle bu kişiye karşı da basit tehdit suçunu işlediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın kaldırılarak katılan S.'ya yönelik eylemleri nedeniyle TCK'nın 105/1, 105/2-d, 43/1, 53; 106/1-2.cümle, 53; 125/1-2, 53 maddeleri uyarınca, katılan A.'a yönelik eylem nedeniyle TCK'nın 106/1-2.cümle, 53.maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur, demiştir
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
Yapılan yargılama neticesinde, sanık savunmaları, katılanlar beyanları, adli sicil ve nüfus kayıtları, sanığın sağlık kurulu raporu, dosyada mevcut Facebook yazışmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanığın suç tarihinde Beytüşşebap Adliyesinde çalıştığı, katılanların ise arkadaş olup aynı ilçede öğretmen oldukları, sanığın öncesinde görüp hoşlandığı katılan S.'ya, facebook üzerinden kendi adına açtığı profil hesabından mesajlar göndermeye başladığı, mesaj içeriklerinin iddianameye yansıtıldığı gibi katılan S.ya yönelik cinsel taciz, hakaret ve basit tehdit içerikli olduğu, katılanların şikayetçi oldukları, sanığın mesajları kendisinin gönderdiğini kabul ettiği, sanığın akıl ve ruh sağlığının yerinde olduğu ve bu suretle üzerine atılı suçları işlediği dairemizce kabul edilmiş, yine sanığın birden fazla mesaj içeriğinin katılan S.'ya yönelik cinsel taciz içerikli olup bu suç yönünden sanığın zincirleme olarak cinsel taciz suçunu işlediği anlaşılmış, ayrıca sanığın, katılan S. ile arkadaş olduğunu bildiği katılan A.'a da ayrı bir suç işleme kastıyla ve ayrı bir zamanda tek mesaj göndererek mesaj içeriğine göre katılan A.'a yönelik sair bir kötülükte bulunacağını belirtmek şeklinde basit tehdit suçunu işlediği dairemizce kabul edilmiş,
Sanığın farklı mesajlarla katılan S.'ya yönelik "cinsel taciz" suçunu işlemiş olması, tekerüre esas alınamayacak olsa bile cinsel taciz suçundan öncesinde suç kaydının bulunması, suçun işleniş şekli, suçla elde edilmeye çalışılan amaç ve meydana gelen zarara göre sanık hakkında takdiren hapis cezası tercih edilerek yine aynı gerekçelerle sanık hakkında alt sınırdan bir miktar ayrılarak temel ceza belirlenmiş, sanığın eylemini posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediği anlaşıldığından TCK'nın 105/2-d maddesi gereğince cezasında arttırım yoluna gidilmiş, sanığın cinsel taciz suçunu zincirleme olarak aynı katılana karşı birden fazla işlediği anlaşıldığından TCK'nun 43/1 maddesi gereğince cezasında takdiren 1/3 oranında artırım yapılmış, sanığın kişilik özellikleri ve geçmişi ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sabıkalı geçmişi, kişilik ve suç işlemesindeki özellikler ile ilerde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair dairemizce olumlu kanaat edinilemediğinden sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş,
Sanığın üzerine atılı katılan S. ve A.'a yönelik sair tehdit suçlarını katılanlara ayrı zamanlarda gönderdiği tek mesajla işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nın 106/1-2. cümlesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, suçların işleniş şekli, suçla elde edilmeye çalışılan amaç ve meydana gelen zararın ağırlığına göre sanık hakkında takdiren hapis cezaları tercih edilerek yine aynı gerekçelerle sanık hakkında alt sınırdan bir miktar ayrılarak temel cezalar belirlenmiş, sanığın kişilik özellikleri ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın sabıkalı geçmişi, kişilik ve suç işlemesindeki özellikleri ile ilerde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair dairemizce olumlu kanaat edinilemediğinden sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş,
Sanığın üzerine atılı katılan S.'ya yönelik hakaret suçunu da katılana göndermiş olduğu tek mesajla işlediği anlaşıldığından bu suçtan eylemine uyan TCK'nın 125/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş, suçun işleniş şekli, suçla elde edilmeye çalışılan amaç ve meydana gelen zararın ağırlığına göre sanık hakkında takdiren hapis cezası tercih edilerek yine aynı gerekçelerle sanık hakkında alt sınırdan bir miktar ayrılarak temel ceza belirlenmiş, sanığın kişilik özellikleri ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak TCK'nın 62. Maddesi gereği indirim yapılmamış, sanığın sabıkalı geçmişi, kişilik ve suç işlemesindeki özellikleri ile ilerde bir daha suç işlemekten çekineceğine dair dairemizce olumlu kanaat edinilemediğinden sanık hakkında TCK'nın 51 ve CMK'nun 231. Maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve ilk derece mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
SONUÇ : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık hakkında Beytüşşebap Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2017 tarih ve 2016/34 Esas 2017/79 Sayılı Kararının CMK 280/2 Maddesi Gereğince Kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına,
A- )
1- )Sanığın üzerine atılı ve sübut bulan katılan S.'ya yönelik "Cinsel Taciz" suçundan eylemine uyan TCK.nın 105/1.maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, tekerüre esas alınamayacak olsa da sanığın öncesinde benzer suçlardan kaydının bulunmasına göre takdiren hapis cezası tercih edilerek teşdiden 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- )Sanığın eylemini posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlediği anlaşıldığından TCK'nın 105/2-d maddesi gereğince cezasının takdiren yarı oranında arttırılması sonucu 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- )Sanığın eylemini aynı suçu işleme iradesi ile aynı mağdura karşı birden fazla gerçekleştirdiği anlaşıldığından TCK'nın 43/1.maddesi gereğince cezasının takdiren 1/3 oranında arttırılması sonucu 12 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- )Sanığın geçmişi, kişilik özellikleri, suç işleme eğilimi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 62. madde hükmünün sanık lehine uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
5- )Sanığın mahkum olduğu hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlülüğünün yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi değişikliği gözetilerek 5237 Sayılı TCK nun 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına ,
6- )Sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda dairemizce kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231/6.a-b maddeleri gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA, aynı gerekçelerle verilen hapis cezasının ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
7- )Sanığın kişilik özellikleri ve suçu işlemesindeki özellikler göz önünde bulundurularak verilen kısa süresi hapis cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde düzenlenen SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B- )
1- )Sanığın katılan S.'ya yönelik üzerine atılı ve sübut bulan sair tehdit eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 106/1-2.cümlesi gereği sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç birlikte gözetildiğinde sanığın takdiren ve teşdiden ve tercihen hapis cezası tercih edilerek sanığın 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- )Sanığın geçmişi, kişilik özellikleri, suç işleme eğilimi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 62. madde hükmünün sanık lehine uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3- )Sanığın mahkum olduğu hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlülüğünün yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi değişikliği gözetilerek 5237 Sayılı TCK nun 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına ,
4- )Sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda dairemizce kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231/6.a-b maddeleri gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA, aynı gerekçelerle verilen hapis cezasının ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5- )Sanığın kişilik özellikleri ve suçu işlemesindeki özellikler göz önünde bulundurularak verilen kısa süresi hapis cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde düzenlenen SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
C- )
1- )Sanığın katılan S.'ya yönelik üzerine atılı ve sübut bulan hakaret eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 125/2. Delaletiyle 125/1.maddesi gereği sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç birlikte gözetildiğinde sanığın takdiren ve teşdiden ve tercihen hapis cezası tercih edilerek sanığın 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- )Sanığın geçmişi, kişilik özellikleri, suç işleme eğilimi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 62. madde hükmünün sanık lehine uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3- )Sanığın mahkum olduğu hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlülüğünün yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi değişikliği gözetilerek 5237 Sayılı TCK nun 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına ,
4- )Sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda dairemizce kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231/6.a-b maddeleri gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA, aynı gerekçelerle verilen hapis cezasının ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5- )Sanığın kişilik özellikleri ve suçu işlemesindeki özellikler göz önünde bulundurularak verilen kısa süresi hapis cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde düzenlenen SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
D- )
1- )Sanığın katılan A.'a yönelik üzerine atılı ve sübut bulan sair tehdit eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 106/1-2.cümlesi gereği sanığın kişiliği, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın güttüğü amaç birlikte gözetildiğinde sanığın takdiren ve teşdiden ve tercihen hapis cezası tercih edilerek sanığın 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- )Sanığın geçmişi, kişilik özellikleri, suç işleme eğilimi ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 62. madde hükmünün sanık lehine uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
3- )Sanığın mahkum olduğu hürriyeti bağlayıcı ceza ile hükümlülüğünün yasal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi değişikliği gözetilerek 5237 Sayılı TCK nun 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına ,
4- )Sanığın geçmişi, suç işleme eğilimi göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği konusunda dairemizce kanaat edinilemediğinden CMK'nun 231/6.a-b maddeleri gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA YER OLMADIĞINA, aynı gerekçelerle verilen hapis cezasının ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5- )Sanığın kişilik özellikleri ve suçu işlemesindeki özellikler göz önünde bulundurularak verilen kısa süresi hapis cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde düzenlenen SEÇENEK YAPTIRIMLARA ÇEVRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6- )Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 21/02/2019 tarih 2018/7458 Esas 2019/7439 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olması nedeni ile bu kurum lehine vekalet ücreti verilemesine yer olmadığına,
7- )İlk derece mahkemesince yapılan davetiye ve posta gideri olan 100 TL ile istinaf aşamasında yapılan davetiye ve posta gideri olan 248,10 TL olmak üzere toplam 348,10 TL'nin sanıklardan eşit şekilde tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair sanığın ve katılanların yokluğunda Cumhuriyet Savcısı A. G.'in huzuru ile mütalaya uygun ve CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20.02.2020 (¤¤)