Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda, gereği düşünüldü:
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/08/2016 tarih ve 2016/16187 esas numaralı iddianamesiyle; sanık ile müştekinin evli oldukları, olay günü aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın müştekiye eliyle ve ayağıyla vurmak suretiyle alınan doktor raporuna göre; BTM ile düzelebilir düzeyde yaraladığı, ayrıca müştekiye 'evden çıkarsan geri gelme, gelirsen ,evime polis gelirse seni öldürürüm' dediği, her ne kadar sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş sadece eşiyle arasında itiş kakış yaşandığını belirtmiş ise de; doktor raporuyla ve tanık beyanıyla müşteki beyanını uyumlu olduğunun belirlendiği, açıklanan hususlar, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eşine yönelik eyleminin TCK'nun 86/2-3-a maddesinde düzenlenen kasten yaralama ve TCK'nın 106/1/1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna uyduğu anlaşılmakla; sanığın açıklanan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hapis cezasına mahkum edilmesi halinde mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1-2. maddesinde düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/07/2017 gün, 2016/681 esas, 2017/586 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında tehdit suçundan beraatına karar verildiği, O yer Cumhuriyet Savcısının süresinde istinaf isteminde bulunduğu ve tehdit suçundan her ne kadar beraat kararı verilmiş ise de; dosya içerisinde mevcut D. K.'ın kolluk tarafından alınan 07/08/2016 tarihli beyanında sanığın eşi olan müştekiye "evden çıkarsan bir daha geri gelemezsin gelirsen öldürürüm" dediğini belirtmiş olmasına ve bu suretle atılı suçun işlendiğinin sabit olmasına rağmen ceza verilmesi gerekirken beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve olayın tek tanığı olan D. Kılıç'ın dinlenmeden CMK'nın 210.maddesine aykırı davranılarak tehdit suçundan hüküm kurulmuş olması nedeniyle Dairemizin 17/12/2018 tarihli kararı ile 5271 Sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIĞIN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA : "Ben konu hakkında daha önceden ifade vermiştim tekrar etmekle birlikte, müşteki benim eşim olur, olay günü eşim ile aramızda ufak bir tartışma olmuştu, bende sinirlenip kendisine yavaş bir tokat attım, kendisine evden çıkarsan geri gelme, gelirsen evime polis gelirse seni öldürürüm sözlerini sarf etmedim, halen beraber yaşamaktayız, pişmanım beraatimi istiyorum, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIĞIN DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA : "Ben bu konuda kovuşturma ve soruşturma aşamasında vermiş olduğum tüm ifadeleri tekrar ederim, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini talep ederim, sadece bir tokat atmıştım bu çerçevede de tartışmamız oldu, kendisine bağırdım ancak iddia edildiği gibi tehdit etmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
MÜŞTEKİNİN SORUŞTURMA AŞAMASINDAKİ ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Y. D. benim 8 yıllık eşim olur. Eşim ile son iki aydır eşimin benden gizli bir başkasıyla ilişki yaşamasından şüphelendiğimden dolayı eşimin telefonunu ve özel eşyalarını kontrol etmemden dolayı şiddetli olarak tartışmalar yaşamaktayız. Eşim ile tartıştığımız sırada zaman zaman beni darp ettiği de olmuştu. Ben olaylar ile ilgili olarak polis merkezinde ifade vermedim. 07.08.2016 günü saat 13:00 sıralarında yine eşimin telefonunu incelediğim sırada ısrar ettiğimde eşim beni elleri ile darp etti. Kafamı duvara vurdu. Bu sırada eşim beni elimden tutarak evden dışarıya sürüyerek saçlarımdan sürüyerek evden dışarıya attı ve kapıyı kapattı. Beni darp ettiği olaya ev sahibim D. K. şahittir. Eşimin elinden beni ev sahibim kurtarmıştır. Ben tekrar eve girmek istediğimde eşim kapıyı kilitledi ve beni tekrar eve almadı. Ben kapıyı açması için eşime yalvardığım sırada eşim bana sakın beni gidip polise şikayet etme, kapıma polis gelirse seni öldürürüm dedi. 3 çocuğum evde kaldı. Ben eşimden ayrılmak istiyorum. Kadın sığınma evine gitmek istemiyorum. Sığınma talebim yoktur. Ben ikametim olan .... mahallesi 31 sokak no:6/1 Sayılı adreste çocuklarım ile birlikte kalmak istiyorum. Eşim hakkında korunma ve uzaklaştırma talebim vardır. Beni darp ettiği ve tehdit ettiği için eşimden davacı ve şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... OLAYA İLİŞKİN SORUŞTURMA AŞAMASINDA ALINAN BİLGİ, GÖRGÜ VE BEYANINDA: "M. isimli şahıs benim alt kat komşum olur. 07.08.2016 günü saat 12.00 sıralarında evimde bulunduğum sırada alt kat komşum M.'nın imdat dilek yetiş diyerek bağırdığını duydum. Ben hemen eşim A. ile birlikte aşağı indiğimizde Y. isimli şahsın M.'yı ayakları ile tekme attığını gördüm. Ben hemen eşim ile şahsa müdahale ederek M.'yı elinden aldık. M. yarı baygın vaziyette ben evime götürdüğüm sırada Y. M.'ya bu evden çıkarsan bir daha geri gelemezsin gelirsen öldürürüm dedi. M. bunu duyunca tekrar yanımdan ayrıldı ve evine girdi ve öldür beni diyerek bağırmaya başladı. Y. evin kapısını kapattı ve M.'yı darp etmeye devam etti. Bir süre sonra M. kendiliğinden dışarıya çıktı. M.'yı alarak en yakın sağlık kabinine gittik. Benim olay ile ilgili olarak söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... OLAYA İLİŞKİN DAİREMİZCE ALINAN BİLGİ, GÖRGÜ VE BEYANINDA: "Sanık kiracımız ve aynı zamanda alt komşumuz olması sebebiyle tanırım, olay günü evdeyken sanığın evinden gelen tartışma sesleri üzerine eşimle birlikte indik kapıyı açtığımızda M. D. yerde yatıyordu, Y. D.'de ayaktaydı daha sonra kadın kalktığında da eşi kolundan tutup dışarı koydu, istemediğini söyledi hatta ben kadını bizim eve götürdüm sanık sakinleştiğinde konuşuruz dedim, ben kadını döverken görmedim içeri girdiğimizde herhangi bir tehdit cümlesi duymadım," şeklinde beyanda bulunmuş soruşturma evresinde verdiği ifadesi okunarak kısmi çelişki nedeniyle sorulduğunda; "emniyet ifademde sanığın müştekiye yönelik "bu evden çıkarsan bir daha gelemezsin gelirsen öldürürüm" şeklinde bir beyanda bulunmadım biz içeri girdiğimizde müştekinin yüzünde herhangi bir darp izi yoktu ancak omuzunda sol omuz arka tarafında morluklar vardı ben bizzat kontrol ederek gördüm, ben müştekiye de sorduğumda yerde yatarken eşi tarafından tekme ile vurulduğunu söyledi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI : "Her ne kadar ilk derece mahkemesince sanık hakkında tehdit suçundan beraat kararı verilmiş ise de, özellikle soruşturma aşamasında alınan beyanlar nazara alındığında sanığın davaya konu tartışma sırasında eşi olan müştekiyi öldürmekle tehdit etmek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilmiş olan beraat kararının kaldırılarak sanığın TCK 106/1-1. Cümle ve 53. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama neticesinde, sanık savunması, müşteki beyanı, tanık beyanı, adli sicil ve nüfus kaydı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ve müştekinin resmi nikahlı evli oldukları, olay tarihinde aralarında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın müştekiyi darp ettiği ve müştekiye hitaben "evden çıkarsan geri gelme, gelirsen,evime polis gelirse seni öldürürüm" şeklinde sözler söylediği ve sanık tarafından bu sözlerin söylendiğinin tanık D. K.ın hükme esas alınan soruşturma sırasında verdiği beyanı ile doğrulandığı bu itibarla sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği dairemizce kabul edilmiştir. Sanık suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş ise de, Müşteki ve hükme esas alınan tanık beyanı karşısında sanığın kendini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmasına itibar edilmemiştir.
Ancak ilk derece mahkemesince tehdit suçundan delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş olması nedeni ile Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş, yukarıda belirtilen gerekçeler ile O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görülerek ilk derece mahkemesince sanık hakkında müştekiye yönelik tehdit suçundan verilen beraat hükmünün CMK'nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın müştekiye hitaben"evden çıkarsan geri gelme, gelirsen evime polis gelirse seni öldürürüm" şeklinde söyleyerek üzerine atılı tehdit suçunu işlediğinden eylemine uyan TCK'nın 106/1-1.cümlesi gereğince suçun işleniş şekli gözetilerek takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanık hakkında TCK 62. Maddesindeki takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda dairemizce olumlu kanaat hasıl olduğundan 5271 Sayılı CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sanık hakkında Gaziantep 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17/07/2017 tarih, 2016/681 Esas ve 2017/586 Karar sayılı ilamıyla tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün 5271 Sayılı CMK'nın 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına,
1- )Sanık Y. D.'in üzerine atılı tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 106/1-1.cümlesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki gözönünde bulundurularak takdiren alt sınırdan 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmadaki hal ve tavrı lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 Sayılı TCK'nın 62/1. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1., 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı gözetilmek suretiyle UYGULANMASINA,
Sanığın daha önce herhangi bir kasıtlı suçtan mahkum olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri göz önünde bulundurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanı oluştuğundan 5271 Sayılı CMK'nın 231/6-a-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 YIL SÜREYLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
5271 Sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca DENETİM SÜRESİ İÇİNDE SANIK HAKKINDA HERHANGİ BİR YÜKÜMLÜLÜK BELİRLENMESİNE YER OLMADIĞINA,
5271 Sayılı CMK'nın 231/10. maddesi uyarınca denetimli serbestlik süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlememesi ve yüklenen yükümlülüğe uygun davranması durumunda DAVANIN DÜŞMESİNE,
5271 Sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir işlemesi veya yüklenen yükümlülüklere aykırı davranması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının ihtarına (ihtar yapılmadı ).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama giderlerinin daha önce sanığa yükletilmesi sebebiyle yeniden bu konuda karar vermeye yer olmadığına, sanığın istinaf aşamasında sarfına sebebiyet verdiği 3 adet tebligat gideri 48,6 tl nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, sanık ile müştekinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı A. G.'in katılımı ile kararımızın sanığa tebliğ tarihinden itibaren CMK 268 maddesi gereğince 7 gün içerisinde Dairemize vereceği veya göndereceği itiraz dilekçesi ile kararımıza itiraz edebileceğine aksi takdirde kararın bu şekilde kesinleşeceğine dair mütalaaya uygun ve oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05.03.2020 (¤¤)