(5271 S. K. m. 34, 232, 253, 254, 273)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, başka suçtan tutuklu bulunan sanık V B. A.'ın yüzüne karşı verilen kararın 28/02/2017 tarihinde sanığa tefhim edildiği ve sanığın süresinden sonra 07/04/2017 tarihinde istinaf dilekçesi sunduğu anlaşılmış ise de; gerek yüze karşı, gerekse yoklukta verilen hüküm ve kararlardan 5271 sayılı CMK'nun 34/2, 232/6,273/1. Maddeleri uyarınca başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmesi gerektiği, sanığın tutuklu olması halinde CMK'nun 273/1. Maddesi yollaması ile 263/1. Maddesi uyarınca ayrıca zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak sureti ile veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin hükümde açıkça gösterilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, kararda bu hususun belirtilmemesi nedeni ile sanık V B. A.'ın istinaf isteminin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü,
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, iddianamede suç tarihi 27/05/2015-25/05/2015 olarak belirtilmiş ise de, iddianamede anlatılan son eylemin 09/06/2015 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından suç tarihinin 09/06/2015 olarak kabulü ile yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesi ile değişik CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK'nın 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35.maddesi ile değişik CMK'nın 254. ve 253/4 maddesi gereğince dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi gerekirken mahkemece taraflar arasında uzlaşma talebi olmadığından bahisle dosyanın uzlaşma bürosuna gönderilmeden uzlaşma sağlanamadığının belirtilerek sanık hakkında hüküm kurulması,
2-Dosyaya konu suç tarihi olan 09/06/2015 tarihinden sonra 17/09/2015 tarihinde sanığın aynı müştekiye yönelik işlediği iddia edilen tehdit suçundan Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/735 Esas sayılı dosyasının bulunduğu ve bu dosyanın henüz derdest olduğu, her iki eylem arasında hukuki kesinti olmadığı anlaşılmakla, ilgili dosyadaki suç tarihi ile mahkeme dosyasındaki suç tarihi dikkate alındığında eylemlerin teselsül edecek şekilde aynı müştekiye yönelik tek eylem olma ihtimali de dikkate alınarak, ilgili dosyanın bir örneği getirilerek eylemlerin teselsül halinde işlendiğinin kabulü halinde söz konusu ikinci eylemin 6763 sayılı yasa gereği uzlaşmaya tabi olması nedeni ile uzlaşma sağlanamaması halinde, dosyaların birleştirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık V B. A.'ın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)