(5271 S. K. m. 253, 254) (5237 S. K. m. 7, 125)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mahkemece verilen hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken ve iddianame ile sanık hakkında TCK 125/1-4 maddesinde düzenlenen hakaret suçundan kamu davası açılmış olmasına karşın mahkemece gerekçesi belirtilmeksizin TCK 125/3-a maddesi gereğince ceza verilerek, bu madde gereğince ceza verilme sebebinin denetime olanak verecek şekilde açıklanmamış olması nedeni ile Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Sanık hakkında TCK 125/3-a maddesinin uygulanma ihtimali nedeniyle ek savunması alınmaksızın bu madde gereğince ceza verilmek suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olması,
3-Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan ve suç tarihinde onsekiz yaşını tamamlamadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında seçimlik cezalardan tercih edilen (yedi ay yirmi üç gün )kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
4-SSÇ'nin suç tarihi itibari ile 15-18 yaş grubunda olması nedeni ile TCK 31/3 maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerekirken TCK 31/2 maddesi gereğince indirim yapıldığının belirtilerek ancak TCK 31/3 maddesinde belirlenen oran üzerinden indirim yapılarak kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
5-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 53/4. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6-02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34.maddesi ile değişik CMK'nın 253/1.c maddesi ile mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşulu ile, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların uzlaşma kapsamına alınmış olması ve SSÇ'nin suç tarihi itibari ile 18 yaşından küçük olması nedeni ile istinaf incelemesine konu ve TCK'nın 125/3-a maddesinde tanımı yapılan SSÇ tarafından işlenen hakaret suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35.maddesi ile değişik CMK'nın 254.maddesi gereğince SSÇ'nin hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık A. S.’nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 22.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)