(5271 S. K. m. 253, 254)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-c maddesi uyarınca SSÇler bakımından üst sınırı 3 yılı geçmeyen hapis veya Adli para cezasını gerektiren suçların uzlaşma kapsamına alınması karşısında sanığın üzerine atılı istinaf incelemesine konu ve TCK'nın 125/1-3 maddesinde tanımı yapılan hakaret suçunun uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla, TCK'nın 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Suça Sürüklenen Çocuğun 04/12/2012 tarih ve 2011/9 E, 2012/773 K sayılı ilamla hükümlülüğüne karar verilip, CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine, hükmün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 12/02/2014 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ve sanık hakkında hükmedilen cezanın aynen infazına karar verildiği anlaşılmakla;
Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Seçimlik ceza olarak öngörülen hapis cezası tercih edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmeyerek TCK'nın 61.maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk B.K.'nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)