(6284 S. K. m. 2, 20) (5271 S. K. m. 233, 234) (5237 S. K. m. 58, 107)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Üst Cumhuriyet Savcısının istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
İstinaf edilen kararın Uyap kayıtlarından 03/05/2017 tarihinde mahkeme hakimince onaylandığı ve görüldüye gittiği, bu şekilde Üst Cumhuriyet Savcısı ekranında da görünmesine karşın Üst Cumhuriyet Savcısının 10/07/2017 tarihinde CMK 273/3 maddesi gereğince belirlenen yasal süreden sonra istinaf dilekçesi verdiği böylece, başvurunun süresi içerisinde yapılmadığı anlaşıldığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca Üst Cumhuriyet Savcısının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-O yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafinin istinaf talepleri ile ilgili olarak;
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-6284 Sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kadına, çocuğa ya da aile bireylerine karşı işlenen suçların, suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 289/1-e maddesine aykırı davranılması,
b-Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmediğini belirtmiş olması, sanık tarafından müştekiye gönderilen iki ayrı mesaj içeriğinde, müştekinin almaktan vazgeçtiği ürünün bedelinin değil kargo bedelinin ödenmesi, aksi halde yasal yollara başvurulacağının belirtildiği, müştekinin iddia ettiği tehdit sözlerinin söylendiğine dair müşteki iddiası dışında delil olmadığı gibi müştekinin beyanlarında geçen sözlerin varlığının kabulü halinde de, bedelin ödenmemesi halinde avukat kanalı ile icra yoluna başvurulacağının ve bu halde rezil olacağının anlatılmış olması karşısında, mağdurun aleyhine adli yollara başvurularak hukuk sınırları içerisinde hakkın aranacağı anlamına geldiği gözetilmeden, bu ifadelerin, şantaj kapsamında değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
c-Şantaj suçunun düzenlendiği TCK'nun 107/1. maddesi gereğince sanığa hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında ayrıca para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek eksik ceza tayin edilmesi,
d-İddianamede sanık hakkında uygulanması istenen sevk maddeleri içerisinde "58. madde" ibaresinin el yazısı ile yazıldığı ancak bu hususun uyap kayıtlarında olmadığı anlaşılmakla, CMK 308/A-5 maddesinde " elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belge ile çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir " şeklindeki düzenleme karşısında Uyapta kayıtlı güvenli elektronik imzalı belge esas alınarak iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı Yasa'nın 58. maddesinin uygulanılması istenmediği halde kendisine adli sicil kaydı okunmayan sanık hakkında anılan yasa maddesinin uygulanma ihtimali nedeniyle ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanık U. Ö. ve O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer Mahkemelerine verilecek dilekçe ya da zabıt katibine verilecek beyanla tutulan tutanakla, CMK'nın 279/3. maddesine göre Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere (itiraz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile) bozma kararı yönünden CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)