(5237 S. K. m. 125, 131) (5271 S. K. m. 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre suça sürüklenen çocuk müdafisinin istinaf talebinin sanık hakkında verilen tüm hükümlere yönelik olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35/1 maddesi uyarınca hakkında sosyal inceleme yaptırılmadığı ve sosyal inceleme raporu aldırılmama nedeninin gerekçeli kararda belirtilmediği anlaşılmış ise de, istinaf inceleme tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlayan suça sürüklenen çocuğun yaşı itibariyle belirtilen eksikliğin telafisi mümkün olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk D. B. K. hakkında tehdit suçundan verilen hükmün istinafında;
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk D. B. K. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk D. B. K. hakkında hakaret suçundan verilen hükmün istinaf incelemesine gelince;
İleri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamış olup, suça sürüklenen çocuk D. B. K. müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davası açılan TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun TCK'nın 131/1. maddesi uyarınca takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu ve müştekinin 29/11/2016 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiği ve suça sürüklenen çocuğun vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşılmakla, hakaret suçu yönünden şikayet yokluğu nedeniyle "düşme" kararı verilmesi gerekirken "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi,
Hukuka aykırı ve suça sürüklenen çocuk D. B. K. müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a, 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, "sanığın üzerine atılı hakaret suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK 73, 131 ve CMK 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, hakaret suçu yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" karar verilmek sureti ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin olmak üzere, 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)