(5271 S. K. m. 233, 234, 286, 289) (5237 S. K. m. 43, 61, 125)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müşteki Recep Tayyip Erdoğan'ın iddiaya konu hakaret eyleminin suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle ve hüküm tarihinde Sincan F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ve duruşmalardan vareste tutulmayan sanığın duruşmaya cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katılması sağlanmadan hakkında hüküm kurulması sureti ile CMK'nun 289/1-e maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık tarafından söylendiği anlaşılan "riyakar" sözünün Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 14/11/2017 tarih 2015/40207 esas 2017/12908 karar sayılı ilamı karşısında ne şekilde hakaret suçunu oluşturduğunun kabul edildiğinin kararda açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
3-Bir kısım Milletvekillerine yönelik söylendiği anlaşılan "onursuz" sözünün hakaret suçunu oluşturması karşısında yasal olmayan gerekçe ile mağdurun somut olarak belirlenemediğinden bahisle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
4-Sanığın 25/01/2008 tarihinde Dörtyol DTP İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen dayanışma gecesi toplantısında yapmış olduğu konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve bir kısım Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekillerine hakaret sözleri söylediğinin kabulü karşısında, sanığın aynı konuşmada müşteki Recep Tayyip Erdoğan ve milletvekillerine yönelik söylemlerinin bir bütün halinde tek bir fiil ile birden çok müştekiye yönelik zincirleme suç kapsamında tek suç oluşturacağı gözetilmeden kanuna aykırı bir şekilde Adalet ve Kalkınma Partisi Milletvekillerine yönelik ceza verilmesine yer olmadığına ve Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik eylemde atılı suçun aynı suç işleme gayesi ile birden fazla kez işlendiği belirtilerek TCK'nun 43/1. maddesinin uygulanmak sureti ile yazılı şekilde ayrı ayrı hükümler kurulması,
5-125/1-3.a maddesi gereğince doğrudan ceza verilmesi gerekirken önce 125/1 maddesi gereğince ceza verilip daha sonra 125/3.a maddesi uygulanarak TCK 61. Maddesine aykırı olarak hüküm kurulması,
6-Mükerrir olmayan sanık hakkında hakaret suçundan TCK nın 61. Maddesindeki terimler gerekçe gösterilerek alt sınırdan ceza verilmiş olmasına karşın tercihli cezalardan hapis cezasının tercih nedeninin kararda açıklanmayarak TCK'nın 61.maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık İbrahim Binici müdafiinin istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)