(5237 S. K. m. 43, 53) (5271 S. K. m. 224, 280, 303)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre; Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının, kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceği göz önüne alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamış olup,
1-Cinsel Taciz suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen cinsel taciz eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık B. K.'ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla,
CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
İleri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana gönderdiği mesajlarda 22/04/2016 tarihinde "ukala" , 24/04/2017 tarihinde "piç" şeklinde sözleri yazdığının anlaşıldığı, bu sözlerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 16/10/2017 tarih ve 2015/41993 esas 2017/10919 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "ukala" şeklindeki sözün katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve ukala sözünün hakaret suçunu oluşturmayacağı ve bu söz nedeniyle sanık hakkında eylemin değişik tarihlerde gerçekleştiğinden bahisle TCK'nın 43/1. madde hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 43/1. maddesi gereğince cezadan arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık B. K.’nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak CMK'nın 280/1-a, 303. maddeleri uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün B fıkrasının 2 nolu bendinin ve 3 nolu bentteki "7 ay 15 gün" ibaresinin hükümden çıkarılarak 3 nolu bende "5 ay" ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükme yönelik İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN bu bağlamda ONANMASINA,
3-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;
Bu suç yönü ile sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddi,
Ancak;
Sanığın katılana gönderdiği mesaj içeriklerindeki "Seni buradan Ankara'ya ...", "Bak kapıdayım Allah'ını ha adam ol" sözlerin tehdit suçunu oluşturmamasına karşın tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı ve sanık B. K.'ın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a, 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, "sanığın atılı sair tehdit suçunun yasal unsurları itibari ile oluşmadığı anlaşıldığından CMK 223/2.a maddesi gereğince atılı suçtan BERAATİNE karar vermek suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin olmak üzere, 18.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)