(5271 S. K. m. 34, 223, 230, 276, 280) (5237 S. K. m. 106, 170)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında yaralama suçlarından verilen 15.03.2017 tarihli ek karara ilişkin yapılan istinaf başvurusuna yönelik;
Kararda öngörülen cezaların nitelik ve niceliğine göre, karar tarihi itibariyle hükmün istinaf edilemez olduğu anlaşıldığından,
Yerel Mahkemenin istinaf isteğinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararına yönelik CMK'nın 276, 280/1-a maddeleri uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık R. D. hakkında diğer hükümlere ilişkin yapılan istinaf başvurusuna yönelik incelemede,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek olması karşısında kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/594 Esas 2013/190 Karar sayılı ilk kararında gerekse bu kararın açıklandığı Adana 7. Asliye Ceza mahkemesinin 2017/94 Esas 2017/153 sayılı kararda gerekçe gösterilmeden Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
b-Suç tarihinde sanığın yanında istinaf başvurusuna gelmeyen diğer sanıklar ile birlikte mağdura silah doğrultarak ölümle tehdit ettiği, mağdura doğru birçok kez ateş ettiği ve mağdurun yaralanmadığı olayda sanığın eyleminin TCK'nun 106/2.a, 170/1-c maddelerine uyan tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu ancak, TCK'nun 44. Maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren silahla tehdit suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve kanuni olmayan hukuki nitelendirme ile her iki suçtan mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
c-Tanık O. G.'nin hazırlık beyanı ile yargılama sırasında alınan beyanı arasında çelişki oluşması nedeni ile bu çelişki giderilmeden karar verilmesi,
Kabule göre de;
d-Sanık hakkında TCK 170/1.c ve 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinin uygulanma ihtimali nedeniyle ek savunması alınmaksızın bu maddeler gereğince cezalandırılmasına karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olması,
e-Sanık R. D.'ın sabıkasında görünen Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/685 esas 2008/293 karar, Adana 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/159 Esas 2008/640 Karar sayılı ilamlarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın deneme süresi içinde dosyaya konu suç işlenmesine rağmen mahkemelerine ihbarın yapılmamış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık R. D.'ın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, onama kararı yönünden CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin, bozma hükmü yönünden CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 25.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)