(5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşıldığından, sanık K. İ.'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçuna yönelik istinafa gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın tüm aşamalarda suçlamaları reddetmesi karşısında Müşteki A.’ın olay günü yanına İ.i de alarak beraber sanığın ikametine gittiği, İ.’in dışarda kaldığı ve A.’n içeri girdiği ve burada tartıştıkları, sanığın müştekiye kaleşnikof marka silah çektiği ve tehdit ettiği, bu sırada diğer müştekinin de içeri girmek istediği ve sanığın silahı ona da doğrultarak yanına çağırdığı ve bir süre tartıştıkları anlaşılmakla müştekilerin ne şekilde zorla alıkonulduğuna ilişkin deliller yeterince tartışılıp açıklanmadan yasal olmayan yetersiz ve eksik gerekçe ile mahkumiyet hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık Kemal İlter'in istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, onama kararı yönünden CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin, bozma hükmü yönünden CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 08/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)