(5237 S. K. m. 73) (5271 S. K. m. 243, 280, 286)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Katılan Ş. Y.'ın hüküm tarihinden sonra 23/02/2017 tarihinde yerel mahkemeye sunmuş olduğu, şikayetten vazgeçme dilekçesi bulunmakla sanığın bu vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin tespiti ile, kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunun şikayete bağlı suçlardan olması karşısında TCK'nın 73 ve CMK'nın 243. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Tehdit suçundan kurulan hükümde; sözlerin bir kısmının basit tehdit kapsamında kalması halinde eylemin şikayete bağlı suçlardan olması karşısında katılanın şikayetten vazgeçmiş olması da gözetilerek tehdit suçundan TCK 43 maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı açısından sanığın durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
3-Cinsel taciz suçunun oluşabilmesi için söz yazı veya davranışın cinsel amaçlı olarak yapılmasının gerekmesi karşısında, sanığın hangi mesajlarının cinsel taciz, hangi mesajlarının tehdit, hangi mesajlarının kişilerin huzur ve sükununu bozmak suçunu oluşturduğunun kabul edildiğinin kararda ayrıntılı şekilde açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık Ö. Y.'in istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-b maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 20.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)