(5237 S. K. m. 52, 53, 106, 125) (5271 S. K. m. 231, 268, 280)
Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda:
Gereği düşünüldü:
Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06/05/2016 tarih ve 2016/1977 esas nolu iddianamesiyle; Osmaniye Vali Yardımcısı olarak görev yapmakta olan müştekinin 2001 yılında Bursa İli Keles İlçesinde Kaymakam olarak görevli olduğu sırada katıldığı Akçapınar Köyü Halk Eğitim Kursu sertifika dağıtma töreninde izinsiz olarak görüntü çekildiği ve müştekinin başörtülü halk eğitim kursiyerlerini törene almadığının, onlara sertifika vermediğinin ve zorla başörtülerini açtırma emri verdiğinin iddia edildiği bu görüntülerin 30/10/2015 tarihinde http://haberseyret.com adlı internet sitesinde ve 2015 yılı Ekim-Kasım-Aralık aylarında facebook sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım yapılmak suretiyle yayımlandığı, şüpheli A. T.'ün de video paylaşımı üzerine facebook sayfası üzerinden “o kaymakamı ve o şoförü olacak olan o.....çocukları, ahhh yazdığımı okusanız bi... Yaşı başı ne olursa olsun şu anda süründürürüm” yazdığı, Söz konusu sitelere erişimin Osmaniye Sulh Ceza Hakimliği kararı ile engellendiği, site sahipleri ve suç işleyen ilgili kişiler hakkında vaki şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2015/14791 sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturmanın derdest olduğu, Şüphelinin paylaşım üzerine yorum yaptığı facebook sayfasının ekran çıktılarının tetkikinden şüphelinin, müştekinin görüntü videosu üzerine 31/10/2015 tarihinde “o kaymakamı ve o şoförü olacak olan o.....çocukları, ahhh yazdığımı okusanız bi... Yaşı başı ne olursa olsun şu anda süründürürüm” şeklinde paylaşımda bulunduğunun görüldüğü, Şüphelinin 18/04/2016 tarihinde Kadınhanı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talimat yoluyla alınan ifadesinde "Altınova Tarım İşletmesi'nde şoför olarak çalıştığını, facebook hesabının bulunduğunu, şikayete konu sözlerin kendisine ait olmadığını, hakaret içerikli söz paylaşmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini” beyan ettiği, her ne kadar ABD Ülkesinde bulunan facebook.com adlı hizmet sağlayıcı kuruluşun Türkiye temsilciliği bulunmuyor ve facebook’da işlem yapan bilgisayarların IP adresi hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından doğrulanmıyor ise de, şüphelinin facebook sayfasında yaptığı paylaşımlardan ve kaçamaklı ifadesinden şüphelinin kimliğinin açık olduğu ve savunmasının suçtan ve yaptırımdan kurtulmaya yönelik olduğu, oluşa ve toplanan delillere göre, şüphelinin müştekinin kaymakam olarak görevli olduğu sırada ve bu görevini ifa ederken kaydedilen görüntülerinin yayınlandığı video paylaşımı üzerine yazdığı “o kaymakamı ve o şoförü olacak olan o.....çocukları, ahhh yazdığımı okusanız bi... Yaşı başı ne olursa olsun şu anda süründürürüm” ibaresinin müştekiye yöneldiğinin duraksanmayacak kadar açık olduğu ve TCK m.126 gereğince müştekinin isminin açıklanmış sayıldığı, şüphelinin eylemi ile TCK m.125/2 delaletiyle 125/1,3.a’da düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunu, "Yaşı başı ne olursa olsun şu anda süründürürüm" şeklinde paylaşımda bulunmaktan ibaret olan ve iletme kastı bulunan sözleri ile TCK m.106/1 (2.cümle)'de düzenlenen sair tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla bu sevk maddelerinden cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2017 gün, 2016/344 esas, 2017/231 karar sayılı ilamı ile sanık A. T. hakkında hakaret ve tehdit suçlarından dolayı sanığın belirtilen suçları işlediğine dair inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verildiği, katılan vekilinin süresinde istinaf isteminde bulunduğu ve katılan vekilinin istinaf talebinde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 06/02/2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIĞIN DAİREMİZCE TALİMAT YOLUYLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Benim yıllardır kullandığım trgn70@gmail.com hesabımdan açmış olduğum facebook hesabım vardır. Bunun dışında herhangi bir facebook hesabım yoktur. Şu an huzurda bana göstermiş olduğunuz hesap bana ait değildir. Ancak profil resminde görünen çocuk benim yeğenim olmaktadır. Bu resmi ilk kez şimdi görüyorum. Benim kullanmış olduğum facebook adresimde ismim A. T. şeklindedir. Şu an huzurda bana göstermiş olduğunuz arabaya ilişkin paylaşım bana ait değildir. Ancak fotoğrafta görünen 42 DB. 8. plakalı araç şu an bana aittir. Ben bu aracı 2016 yılının Ocak ayında almıştım. Olayın olduğu tarihte araç bana ait değildi. Arabaya ilişkin paylaşımda yorumları gözüken Y. E. S. B. ve Ramazan Köroğlu isimler benim işten arkadaşımdır. Ancak ben araba fotoğrafı paylaşmadım ve bu kişilerin yaptığı yorumları görmedim. Ben müştekiyi facebook üzerinden hakaret ve tehdit etmedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIĞIN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kabul ediyorum. Benim Facebookta böyle bir paylaşımım olmadı. Benimle birlikte yaklaşık 200 kişiye bu şekilde dava açıldı. Facebook hesabının daha önce benim adıma başkaları tarafından açılmış olabileceğini düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Vekilimin şikayet dilekçesinde belirtmiş olduğu yazılı beyanlara aynen katılıyorum, bu olaylar nedeniyle ailemin ve benim psikolojisi bozuldu, olay nedeni ile şikayetçiyim, uzlaşmak istemiyorum, davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI: "Sanığın olay tarihinde müştekiye yönelik olarak Facebook üzerinden yapılan bir yorumla kamu görevlisi olduğunu bilerek hakaret ettiği ve tehdit etmek suretiyle atılı suçları işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 125/3.a, 125/4, 106/1-2.cümle, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
GEREKÇE:
Dairemizce yapılan yargılama, sanık savunmaları, katılan ve katılan vekilinin beyanları, adli sicil ve nüfus kaydı, sanığın paylaşım üzerine yorum yaptığı facebook sayfasının ekran çıktıları, 18/01/2017 tarihli araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre olay tarihinde Osmaniye Vali Yardımcısı olarak görev yapmakta olan katılanın 2011 yılında Bursa ili Keles ilçesinde Kaymakam olarak görev yaptığı sırada katıldığı Akçapınar Köyü Halk Eğitim Kursu sertifika dağıtma töreninde izinsiz olarak görüntü çekildiği ve katılanın başörtülü halk eğitim kursiyerlerini başörtülerini açtırma emri verdiğinin iddia edildiği görüntülerin 30/10/2015 tarihinde http://haberseyret.com adli internet sitesinde ve 2015 yılı Ekim-Kasım-Aralık aylarında facebook sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım yapılmak suretiyle yayımlandığı, sanık A. T.'ün de video paylaşımı üzerine kendi facebook sayfası üzerinden bu paylaşımla ilgili yorumda bulunarak "o kaymakamı ve o şoförü olacak olan o...çocukları, ahh yazdığımı okusanız bi... Yaşı başı ne olursa olsun şu anda süründürürüm" yazdığı, her ne kadar sanık aşamalarda alınan beyanlarında suçlamaları kabul etmemiş ve kendisinin böyle bir paylaşımda bulunmadığını ileri sürmüş ve ayrıca da ilk derece mahkemesince yapılan yargılamaya bağlı olarak sanığın atılı suçu inkar ettiği, 18/01/2017 tarihli araştırma tutanağına göre facebook hesaplarının başkaları tarafından ele geçirilebileceği ve kişinin rızası dışında kullanılabileceğinin, facebook.com adli hizmet sağlayıcı kuruluşun Türkiye temsilciliğinin bulunmaması ve facebookta işlem yapan bilgisayarların IP adreslerini hizmet sağlayıcı kuruluş tarafından doğrulanmıyor olması gerekçeleri ile sanığın üzerine atılı hakaret ve tehdit suçlarını işlediğine dair inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın beraatına kararı verilmiş ise de; yorum yapılan facebook sosyal paylaşım sitesinin sayfa çıktılarının dosya içerisinde mevcut olduğu ve paylaşım altında sanık adına olan hesap üzerinden yazılan hakaret ve tehdit içerikli yorumun bulunduğu, yorum içeriğinin hakaret ve sair bir kötülük yapacağına dair tehdit suçlarını oluşturacak nitelikte olduğu, sanığın kendisine ait tek bir hesabın olduğu ve yorum yapılan hesabın kendisine ait olmayıp adına sahte olarak açılmış bir hesap olduğunu ileri sürdüğü, ancak sanığın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü hesaptaki profil fotoğrafının yeğenine ait fotoğraf olduğunu kabul ettiği, yine bu hesap üzerinden yapılan bir paylaşımda görülmekte olan aracın da kendisine ait araç olduğunu ve bu paylaşımın altına yorum ekleyen kişilerin de kendi arkadaşları olduğunu, ancak kendisinin ne yeğeninin fotoğrafını ne de aracına ait fotoğraf paylaşımı yapmadığını ileri sürdüğü, sanığın bu paylaşımlarına ilişkin fotoğrafların özelinde kendisine ait ve sadece kendisinin paylaşıma atabileceği türden fotoğraflar olduğu, bu fotoğrafları kendisi dışında birilerinin haksız yere elde ederek adına açılan hesapta profil resmi olarak ya da paylaşım olarak kullanılmış olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki araç fotoğrafına ilişkin paylaşım altında sanığın arkadaşlarının yorumlarının bulunduğu, bir başkasının sırf suç teşkil edecek yorumlarda bulunmak üzere sanığın sosyal medya hesabını ele geçirmiş olduğu iddiasının da tek başına inandırıcı olmadığı, sanığın, sosyal medya hesabının birileri tarafından ele geçirildiğine ve kendisine ait bilgilerin bu hesap üzerinden izinsiz olarak paylaşıldığına yönelik bir başvuruda bulunduğunu da ileri sürmediği, bu hali ile sanığın bu hesabın kendisine ait olmadığına yönelik savunmasının soyut nitelikte ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik bir savunma olduğu ve itibar edilecek nitelikte bulunmadığı, bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediği tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarının kaldırılmasına ve sanığın ayrı ayrı cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş, sanık hakkında temel ceza belirlenirken öncesinde herhangi bir adli sicil kaydı olmayan sanık hakkında takdiren adli para cezasına hükmedilmiş, sanığın eylemini aleni sayılan sosyal paylaşım sitesi üzerinden yapmış olduğu anlaşıldığından TCK'nın 125/4 maddesi gereğince cezasında arttırım yapılmış, sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, giderilecek maddi zararın bulunmaması ve talebinin olması göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat hasıl olduğundan 5271 sayılı CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Sanık hakkında Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2017 gün, 2016/344 esas, 2017/231 karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
1-a-Sanık A. T. 'in üzerine atılı ve sübut bulan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 125/3.a maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, failin kastı ve amacı göz önünde bulundurularak takdiren asgari hadden ve tercihen adli para cezası tercih edilerek sanığın 365 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
b-Sanık eylemini alenen işlediği anlaşılmakla sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı yasanın 125/4 maddesi uyarınca 1/6 oranında arttırılarak sanığın 425 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
c-Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek sanığın 354 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
d-Sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi uyarınca beher günü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek SANIĞIN 7.080 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
e-Sanığın sosyal durumu gözetilerek sanığa verilen para cezasının ödenmesi hususunda takdiren mehil verilmesine yer olmadığına, TCK 52/4 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak verilen adli para cezasının 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde diğer taksitlerin tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına, (ihtarat yapılamadı)
f-5237 sayılı yasanın 52/4-son maddesi uyarınca usulüne uygun ödeme emrine rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar edilemedi)
g-Sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, giderilecek maddi zararın bulunmaması ve talebinin olması göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat hasıl olduğundan 5271 sayılı CMK 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına,
Sanığa denetim süresince herhangi bir yükümlülük getirilmesine taktiren yer olmadığına,
Sanığa 5271 sayılı CMK 231/10 Maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı taktirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edilemedi.)
Sanığa 5271 sayılı CMK 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranması halinde hükmün açıklanacağının ihtarına, (ihtar edilemedi.)
2-a-Sanık A. T. 'in üzerine atılı ve sübut bulan sair kötülük suretiyle tehdit eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 106/1-2.cümle maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, failin kastı ve amacı göz önünde bulundurularak takdiren asgari hadden ve tercihen adli para cezası tercih edilerek sanığın 30 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
b-Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek sanığın 25 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
c-Sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi uyarınca beher günü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek SANIĞIN 500 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
d-TCK 52/4 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak verilen adli para cezasının miktarı göz önünde bulundurularak taksitlendirme yapılmasına ve mehil verilmesine yer olmadığına,
e-5237 sayılı yasanın 52/4-son maddesi uyarınca usulüne uygun ödeme emrine rağmen ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapılamadı)
f-Sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, giderilecek maddi zararın bulunmaması ve talebinin olması göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat hasıl olduğundan 5271 sayılı CMK 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
5271 Sayılı CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına.
Sanığa denetim süresince herhangi bir yükümlülük getirilmesine taktiren yer olmadığına,
Sanığa 5271 sayılı CMK 231/10 Maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı taktirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edilemedi.)
Sanığa 5271 sayılı CMK 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranması halinde hükmün açıklanacağının ihtarına, (ihtar edilemedi.)
İlk derece mahkemesince yapılan 6 adet davetiye gideri 62 TL, 5 adet posta gideri 50,75 TL ile istinaf aşaması sanık aleyhine sonuçlandığından istinaf aşamasında yapılan 5 davetiye gideri 70 TL ile posta gideri 3,80 TL toplamı 186,55 TL den ibaret yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve Yargıtay 19. Ceza Dairesinin uyuşmazlığın giderilmesi hususundaki 2018/3074 Esas 2018/4708 Karar sayılı kararında ilk derece yargılaması ve istinaf yargılaması için ayrı ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönündeki kararı da dikkate alınarak, istinaf mahkemesindeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılamada birden fazla duruşma olması sebebi ile 2.180 TL vekalet ücreti ile ilk derece mahkemesi için yapılan yargılama yönünden ilk derece mahkemesindeki karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
Dair, sanığın, sanık müdafiinin, katılan ve vekilinin yokluğunda Cumhuriyet Savcısı Ertunç Cengiz’in huzuru ile ve mütalasına uygun olarak CMK 268, 231. maddeleri gereğince sanık ve sanık müdafii ile katılan vekili yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde hükmü veren Dairemize veya bulunulan yer mahkemesine ya da bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinden birine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olmak üzere (itiraz edilmemesi halinde kararın kesinleşeceği ihtarı ile ) 22/11/2018 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/11/2018 (¤¤)