(213 S. K. m. 359) (5237 S. K. m. 43, 52, 53, 61) (5271 S. K. m. 231, 280)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkındaki dava dosyasının istinaf incelemesi sırasında, yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili dairemizce ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09/01/2017 tarih ve 2017/540 esas nolu iddianamesiyle; şüphelinin Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün ..... vergi kimlik numaralı mükellefi olan ..... Züccaciye Med. Elk. Tur. Oto İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nin yetkilisi olduğu, ..... sayılı adreste belli bir mala tahsis edilmemiş mağazalarda gıda, içecek ve tütün toptan ticareti faaliyetiyle iştigal ettiği, şüphelinin 31/10/2013 tarihinde mükellefiyetini resen terkin edildiği, mükellefin 2011 ve 2012 takvim yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme ve kullanma yönünden incelendiği, yapılan incelemeler sonucu vergi müfettişlerince hazırlanan raporlara göre; mükellefin gerçek bir mal hizmet alım satımına dayalı ticari faaliyetinin olmadığı, komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği, 2011 ve 2012 hesap dönemlerinde düzenlediği faturaların sahte belgeler olduğu, böylece şüphelinin mal satışı veya hizmet ifasında bulunmaksızın komisyon karşılığında aynı suç işleme kararı kapsamında değişik tarihlerde sahte faturalar düzenleyerek vergi kaçakçılığı suçunu işlediği anlaşıldığından, cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05/06/2017 gün, 2017/58 esas ve 2017/597 karar sayılı ilamı ile sanık ..........'ın üzerine atılı vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verildiği, sanık ..........'ın süresinde istinaf isteminde bulunduğu ve istinaf talebinde; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılan kurum vekili istinaf talebinde ise, sanığın üzerine atılı suçun sabit olmasına rağmen alt sınırdan ceza verilmesinin kanun ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemesinin kararının bozularak sanık hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğini belirterek, istinaf talebinde bulundukları görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; sanık .......... ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 11/04/2018 tarihli kararı ile sanık hakkında her yıl için ayrı suç oluşma ihtimali bulunduğu ve bu hususta aleyhe istinaf bulunması nedeniyle kararda hukuka aykırılıklar olabileceği ve yeniden yargılama yapılması gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK ..... İLK DERECE MAHKEMESİNDE 2. CELSEDE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben Adana'da züccaciye işi yapıyordum, vergilerimi düzenli olarak ödüyordum, okununa iddianameyi ve suçlamayı anladım; ancak ben yaptığım iş karşılığı fatura düzenliyor ve kesiyordum, suçsuzum, beraatime karar verilmesini istiyorum. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ..... İLK DERECE MAHKEMESİNDE 3. CELSEDE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben suçlamaları kabul etmiyorum, kesinlikle hiç bir yere fatura vermedim, ben sahte fatura kesmedim, alışveriş karşılığı fatura kesip müşteriye veriyordum, suçlamaları kabul etmiyorum, ben sadece bir kere polis okulunun orada bir işyeri kiraladım, orada da iki üç yıl boyunca kaldım, suçsuzum, beraatime karar verilmesini istiyorum. Şeklinde savunmada bulunmuştur. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ..... DAİREMİZCE TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA: Ben bir önceki duruşmada savunmamı yaptım, temin etmem gereken evraklara ilişkin olarak, ben daha önce şehiriçi merkezinde olan Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda idim, 4 gündür, Şanlıurfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil oldum, ailem köyde ikamet etmektedirler, eşim görüşe geldi, kendisine evrakları bulmasını istedim, ancak benim eşimin okuma yazması yoktur, evraklardan anlamadığı için bulamayacağını söyledi, benim daha önce işlerime bakan muhasebeci Adanada ilindedir, telefonu bende yoktur, ona da ulaşamadım, ben cezaevinde olmasaydım, istenilen evrakları temin ederdim, ancak bu şekilde istenilen evrakları temin etmem mümkün değildir, ben halen Cezaevinde tutukluyum, Mahkemem devam ediyor, ne zaman çıkacağımı bilmiyorum, Haziran ayının ilk haftasında abim görüşe gelecektir, ona da söylerim, eğer temin edebilirse Mahkemeye ibraz edeceğim. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ..... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: Ben suçlamaları kabul etmiyorum. Bilerek sahte fatura kesmedim, muhasebeci hatasından kaynaklanabilir. Ben bu suçları kabul etmiyorum. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: Sanığın ticaret ile uğraştığı dönemde mal alış verişine dayanmayan 2011 yılına ait 19 fatura, 2012 yılında 5 adet fatura tanzim ettiği ve bu şekilde sahte olarak kullanılmasını sağladığı anlaşıldığından eylemine uyan 213 sayılı vergi usul kanunun 359/1-b.maddesinin 2 kez yine aynı yıl içerisinde eylemini birden fazla gerçekleştirmesi nedeniyle TCK'nın 43/1, 53.maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur. Şeklinde mütalaada bulunmuştur.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama, toplanan deliller, sanık savunmaları, vergi suçu raporu, vergi tekniği raporu, bilirkişi raporu, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı, iddianame anlatımı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ..........'ın "..... Züccaciye Medikal Elektrik Elektronik Turizm Otomotiv Gıda İnşaat Giyim Tarım Ürünleri Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin sorumlusu olduğu, mükellef şirketle ilgili olarak yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen vergi suçu raporu içeriğinde sanığın sorumlusu olduğu şirketin kuruluş tarihi olan 10/01/2011 tarihinden adres değişikliğine gittiği 20/07/2012 tarihine kadar gerçek bir faaliyeti olmayıp 2011 takvim yılının tamamında 2012 takvim yılının ise Ocak ve Mart dönemlerinde düzenlediği faturaların sahte olduğunun belirtildiği, bu vergi suçu raporuna göre sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan komisyon olumlu mütalaası verilerek suç duyurusunda bulunulduğu ve her iki takvim yılında belirtilen suçların işlendiği iddiası ile sanık hakkında kamu davası açıldığı, Vergi suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden bağımsız suçları oluşturduğu ve aynı takvim yılı içerisinde düzenlenen birden fazla fatura bulunması halinde de her yıl için ayrı ayrı zincirleme suç hükümlerine göre cezada artırım yoluna gidilmesi gerekmesine karşın yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında tak suç üzerinden mahkumiyet hükmü kurulup TCK 43/1 artırımı yapılmadığı ve kurulan tek hükümde farklı yıllarda işlenen suçlar tek eylem kabul edilip TCK 43/1 artırımının ise sehven unutulduğunun gerekçede belirtildiği anlaşılmış, yerel mahkemece kurulan hükme karşı katılan kurum vekilinin aleyhe istinafı bulunduğundan yeniden yargılama yapılmasına karar verilerek dairemizce duruşma açılıp yeniden yargılama yapılmıştır.
Yeniden toplanan defter, belge, raporlar ve karşıt incelemeler üzerinden bilirkişi heyetinden rapor aldırıldığı, bilirkişi heyet raporunda; sanığın sorumlusu olduğu şirket tarafından 2011 takvim yılında 8 firmaya 19 adet sahte fatura düzenlediğinin, 2012 yılında ise 4 firmaya 5 adet sahte fatura düzenlendiği belirlendiğinden bu raporun, vergi incelemesi sonucu düzenlenen vergi suçu raporunu doğrular nitelikte olduğu anlaşılarak karara esas alınmış, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları 2011 ve 2012 takvim yıllarında işlediği kabul edilmiş, her ne kadar sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş ise de; beyanlarının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı ve kendisini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlar olduğu değerlendirilmiş, Dairemizce sanığa 213 Sayılı Vergi Usum Kanunu 359/b, 43/1 maddelerinin iki kez ayrı ayrı uygulanmasına yönelik ek savunma hakkı tanınmış, sanığın üzerine atılı suçtan eylemine uyan 213 Sayılı VUK'nun 359/b maddesi gereğince iki kez ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş, temel ceza belirlenirken takdiren alt sınırdan cezalar belirlenip, sanık tarafından her takvim yılında düzenlenen fatura sayısı dikkate alınarak cezalarda TCK 43/1 maddesi gereğince cezalarında takdiren 1/4 oranında arttırım yoluna gidilmiş, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönünde bulunurularak sanık hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş, cezaların miktarı itibarıyla yasal engel bulunduğundan sanık hakkında CMK'nın 231. madde ve TCK 51 madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek yerel mahkeme kararı kaldırılıp aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/58 esas 2017/597 sayılı kararının CMK 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına;
1-Sanığın üzerine atılı ve sübut bulan 2011 ve 2012 yıllarında sahte belge düzenleme eylemlerine uyan 231 sayılı yasanın 359/b-1 mad. uyarınca suçun işleniş biçimi ,suçun işlenmesinde kullanılan araçlar,suçun işlendiği yer ve zaman dilimi,suç konusunun önem ve değeri,meydana gelen zara,failin kastı ve amacı göz önünde bulundurularak takdiren asgari hadden ceza tayini ile sanığın İKİ KEZ 3 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanık her vergilendirme döneminde aynı suçu işlemek kararı kapsamında birden fazla belge düzenlemek suretiyle değişik zamanda aynı suçu birden fazla kez işlemesi sebebiyle CMK 43/1 maddesi gereğince verilen ceza takdiren 1/4 oranında artırılarak sanığın İKİ KEZ 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın geçmişi,sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak verilen ceza TCK 62/2. mad. uyarınca 1/6 oranında indirilerek sanığınİKİ KEZ 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın kasten işlediği suçtan dolayı verilen hapis cezasının kanuni neticesi olarak 5237 sayılı yasanın 53/2 maddesi uyarıca 5237 sayılı yasanın 53/1 a,d,e maddesinde düzenlenen haklarını verilen hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 5237 sayılı yasanın 53/1 c maddesinde düzenlenen velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarını kendi alt soyu üzerinde vesayet velayet ve kayyımlık yetkileri açısında koşullu salıverilme tarihine kadar kendi üst soyu ve diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar HAKLARI KULLANMAKTAN İKİ KEZ MEN EDİLMESİNE,
6-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden avukatlık asgari ücret tarifesine göre ilk derece yargılamasından dolayı 1.980,00 TL, istinaf yargılamasında 1.362,00 TL avukatlık asgari ücret tarifesine göre sanıktan alınarak katılana verilmesine,
7-Sanığın ilk derece yargılamasında sarfına sebebiyet verdiği 29,5 Tl, istinaf aşamasında 2 adet zarf gideri 20,70 TL, 3 adet sarf gideri 945 TL toplam 995,2 Tl yargılama giderinin sanıktan tahsiliyle HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, karar katılanın yokluğunda, sanığın yüzüne karşı CMK 291 maddesi gereğince kararımızın katılana tebliğ tarihinden itibaren sanığa ise tefhim tarihinden itibaren 15 GÜN içerisinde sanığın cezaevi vasıtasıyla Dairemize göndereceği temyiz dilekçesi ile, katılanın aynı süre içerisinde dairemize göndereceği dilekçe ile veya zabıt katibine tutturacağı beyan ile kararımızı temyiz edebilecekleri aksi takdirde kararın bu şekilde kesinleşeceği Cumhuriyet Savcısı .....'nin (.....) katılımıyla, oybirliğiyle ve mütalaaya uygun verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2019 (¤¤)