(2709 S. K. m. 141) (213 S. K. m. 359) (5271 S. K. m. 34, 223, 225, 230, 280)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, katılan kurum vekili Av. ......'in 31/12/2015 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunmasına ve yine müşteki kurum vekili Av. ......'ın istinaf dilekçesini vermesine karşın mahkemece bu hususlarda herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından CMK’nın 268, 237/2. maddeleri uyarınca suçtan zarar gören Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının davaya katılan, Av. ...... ve Av. ......'ın katılan kurum vekilleri olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Vergi suçlarında sahte belge düzenlemek ve sahte belge kullanmak suçlarının birbirinden farklı ve birbirine dönüşemeyecek suçlar olduğu, bu suçlar yönünden olumlu komisyon mütalaasının kovuşturma şartı olduğu ve yine sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme ya da sahte fatura kullanma suçlarını oluşturacağı,
Sanıkların sorumlusu oldukları mükellef şirketle ilgili olarak yapılan vergi incelemesine bağlı olarak Vergi Müfettişi ...... tarafından 21/07/2014 tarihli vergi tekniği raporu ve aynı tarihli vergi suçu raporu düzenlendiği ve düzenlenen bu raporlara dayanılarak Diyarbakır Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığınca 23/07/2014 tarihli mütalaa verilerek, mükellef şirketin ortakları olan sanıklar hakkında suç ihbarında bulunulduğu, yapılan vergi incelemesine bağlı olarak düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi suçu raporunda açıkça her iki sanığın şirketin faaliyetine başladığı tarihten itibaren "sahte belge düzenleme" eylemlerinden bahsedilmiş iken verilen olumlu komisyon mütalaasında suç yılları dahi belirtilmeden mükellef şirketin kanuni temsilcileri olan sanıkların "sahte belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle 213 Sayılı Yasanın 359/b maddesindeki fiili işlediklerinin" belirtilerek, mütalaa ile vergi suçu raporları arasında çelişki yaratıldığı,
Vergi suçu raporları ile çelişkili olan bu mütalaaya bağlı olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 30/06/2015 tarih 2014/24559 soruşturma numaralı iddianamesi ile iddianamenin başlık kısmında suç tarihi olarak 2009 yılı gösterilip, açıklama kısmında suç tarihleri açıkça belirtilmeden sanıklar hakkında "sahte belge kullanmak" suçundan kamu davası açıldığı, iddianame anlatımında 213 Sayılı Yasanın 359/b maddesinde tanımlanan "sahte belge düzenleme" suçunun anlatılmadığı,
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanık ...... hakkında "sahte belge düzenlemek" suçundan sanığın 2009 yılında sahte belge düzenlediğine ilişkin bir tespitin olmadığı ve bu gerekçe ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilip, sanık ...... yönünden ise gerekçede; 2009 ve 2010 dönemleri için düzenlemiş olduğu faturaların sahte olduğundan bahisle vergi incelemesi yapıldığından ve vergi suçu raporu düzenlendiğinden bahsedilip devamında da sanık ......'in 2009 yılında sahte fatura kullanmak suçunu işlediğinin kabul edilerek, hüküm kısmında ise "sanık ......'in üzerine atılı vergi kanunları gereği tutulan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği sabit olduğundan" denilmek suretiyle mahkumiyet kararı verildiği,
Mahkemece, sanık ...... hakkında "2009 takvim yılında sahte belge düzenlemek" suçundan açılmış bir dava bulunmamasına rağmen iddianame kapsamı aşılmak suretiyle bu suçtan hüküm kurularak CMK'nun 225. Maddesine aykırı davranıldığı, sanık ......hakkında ise hangi takvim yılındaki hangi suçların işlendiği hususunda gerekçe ile hüküm arasında karışıklığa ve çelişkiye neden olunup, bu sanık yönünden de sahte belge düzenlemek suçundan açılmış bir dava bulunmamasına rağmen, sanığın "sahte belge düzenlemek ve bu belgeleri kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği" belirtilerek, iddianame kapsamında olmayan sahte belge düzenleme suçundan da hüküm kurularak CMK'nun 225 maddesine aykırı davranıldığı ve suçların birbirine karıştırıldığı,
Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanıklar hakkında "sahte belge kullanmak" suçundan yapılan bir vergi incelemesi olmamasına karşın mütalaada incelemesi yapılan asıl suç olan "sahte belge düzenlemek" suçu ile birlikte "sahte belge kullanmak" suçundan da bahsedilerek karışıklığa neden olunması, iddianame ile de sanıklar hakkında asıl incelemesi yapılan sahte belge düzenlemek suçundan dava açılmayıp "sahte belge kullanmak" suçundan dava açılmış ve iddianame içeriğine göre sanıklar hakkında sadece 2009 takvim yılına ilişkin "sahte belge kullanmak" eyleminden dava açılmış olmasına karşın, mahkemece öncelikli olarak vergi suçu raporları ile mütalaa arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik Diyarbakır Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığından sanıkların hangi takvim yıllarında hangi suçları işlediklerine ve hangi suçlara yönelik olarak mütalaa verildiğine dair yeniden görüş sorularak çelişkinin giderilmesi ve gerekirse yeniden vergi suçu raporuna uyumlu mütalaa istenip yeniden verilecek olan mütalaaya uygun olarak daha öncesinde açılmış davalar bulunmaması halinde gerekirse suç duyurularında bulunularak, verilecek yeni mütalaaya uygun olarak açılacak olan davalarla bu dava dosyasının birleştirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirmesi gerekmesine karşın, bu çelişkiler giderilmeden yargılamaya devamla hükümler kurulduğu,
Hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, olumlu mütalaa ile iki ayrı takvim yılında sanıkların "sahte belge düzenlemek ve kullanmak fillerini işledikleri" belirtilmesine, sanıklar hakkında sadece 2009 takvim yılında "sahte belge kullanma" suçundan kamu davası açılmasına rağmen, mahkemece verilen kararda sanık ...... yönünden açılmayan davadan beraat kararı verilerek, sanık ...... yönünden ise birbirinden farklı suçlar olan ve bu sanık yönünden iddianamede anlatılmayan sahte belge düzenlemek suçu ile iddianamede sadece 2009 takvim yılı için dava açılan sahte belge kullanmak suçu birlikte tek suç olarak değerlendirilerek mahkumiyet hükmü kurularak denetime imkan vermeyecek şekilde hükümler kurulup Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223,225, 230. maddelerine aykırı davranılmış olması,
Kanuna aykırı ve katılan kurum vekili ile sanık ......'nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere,07/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)