(5464 S. K. m. 36) (5237 S. K. m. 44) (5271 S. K. m. 283, 286)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, vergi suçlarında komisyon mütalaasının dava şartı olduğu, istinaf kapsamı dışında olan diğer sanıklar ..... ve ..... haklarında olumlu komisyon mütalaası alınmadan kamu davası açılıp kovuşturma şartı olmadan yargılamaya devamla hükümler kurulmuş ise de; bu sanıklar tarafından istinafa gelinmediğinden bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmekle sanık .....hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede,
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sahte belge düzenlemek ve sahte belge kullanmak suçlarında her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız, birbirine dönüşemez suçları oluşturduğu, ancak aynı takvim yılı içerisinde farklı zamanlarda düzenlenen sahte fatura eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme sahte fatura düzenleme yada sahte fatura kullanma suçlarını oluşturacağı,
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09/12/2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında "sahte belge kullanmak" ve "sahte belge düzenlemek" suçları ile aynı yıllarda "tefecilik" ve "5464 Sayılı Yasaya Muhalefet" suçlarını işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; sanık .....'un üzerine atılı "tefecilik" suçunu zincirleme olarak işlemiş olduğunun kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği, sanığın aynı zamanda 5464 Sayılı Yasanın 36. Maddesine de muhalefet ettiği ancak sanık hakkında tefecilik suçundan cezalandırma yoluna gidildiğinden TCK 44. maddesi gereğince 5464 sayılı yasaya muhalefet suçu yönünden "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verildiği, yine sanığın üzerine atılı "vergi usul kanununa muhalefet" suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasına karar verildiği,
Mahkemece verilen hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken ve iddianame ile sanık hakkında 2011 ve 2012 yıllarında 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesinde belirtilen "sahte belge düzenleme" ve "sahte belge kullanma" suçlarından kamu davası açılmış olmasına karşın mahkemece verilen kararda tekil ifadeler kullanılarak tek bir ceza verilmiş olması ve verilen cezanın hangi tarihteki hangi suç için verildiğinin denetime olanak verecek şekilde açıklanmamış olması nedeni ile Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Aslanbey Vergi Dairesinin 494 046 2308 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve sahte fatura kullandığı, ayrıca aynı takvim yıllarında tefecilik yapıp 5464 sayılı yasanın 36 maddesine aykırı davrandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, işyerinin fiilen kız kardeşinin eşi olan ..... ve onun arkadaşı ..... tarafından işletilmekte olduğunu, kendisinin eniştesi olan .....'ye yardımcı olmak amacıyla iş yerinin kendisi adına açılmasına rıza gösterdiğini, işyerinin işlemleri ile ilgisinin olmadığını savunması, sanığın bu savunmasını doğrular tanık anlatımlarının dosya kapsamında bulunması, özellikle beyanda adı geçen sanığın eniştesi .....'nin de iş yeri ile sanık .....'un alakası olmayıp iş yerini onun adına açtıklarını ancak iş yerini arkadaşı olan ..... ile birlikte işlettiklerini kabul etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi bakımından, 2011 ve 2012 yıllarında sanıktan mal alımı yapan ve sanığa mal satımında bulunan yani suça konu faturaları kullanan ve düzenleyen mükellef veya şirket temsilcilerinin belirlenerek tanık sıfatıyla dinlenip alışverişleri kiminle yaptıklarının, faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları yada faturaları kime hangi ticari ilişkiye bağlı olarak verdikleri, sanığı tanıyıp tanımadıkları konusunda beyanları da alınarak, suça konu faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti yönünden gerekirse uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması ve sonucuna göre tüm suçlar yönünden sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık .....'ın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğündenHÜKÜMLERİN BOZULMASINA, sanık ..... yönünden CMK283/1 maddesi gereği aleyhe istinaf talebi olmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulması koşulu ileyargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere,07/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)