(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 43, 234) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın müşteki olan eşine 03/06/2015 tarihinde "................., sen ve ailen için tövbemi yeminimi bozacağım bunu sen istedin cümleten feryat edeceksiniz" ve 05/06/2015 tarihinde ise ".................., onu bunu yollayarak erkeklik yapma ben erkekliğimi tek başıma yaparım yoksa senin de ailenin de ağzında dinamit patlatırım......" şeklindeki mesajlar göndererek tehdit eylemini aynı kişiye farklı zaman diliminde gerçekleştirmiş olması ve bu haliyle sanığın eylemlerinin zincirleme tehdit suçunun oluşturduğunun anlaşılmasına karşın, mahkemece sanık hakkında TCK'nun 43/1 maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe istinaf talebi olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış olup, yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesinde;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık Ö. Y.'nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan verilen mahkumiyet hükmünün istinaf incelemesine gelince;
Başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak;
İddianame metnine göre; sanığın geçici velayetleri mahkeme kararı ile müşteki anneye verilen çocukları mahkeme kararına uymadan alıp götürdüğü ileri sürülerek sanık hakkında TCK'nun 234. maddesinde tanımı yapılan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılmasının istendiği, iddianame anlatımı ve dosya kapsamına göre sanık ile müşteki arasındaki boşanma davasının Diyarbakır 1. Aile Mahkemesi'nin 2014/621 Esas sayılı dosyası üzerinden devam etmekte iken aynı mahkemenin 11/11/2014 tarihli ara kararı ile müşterek çocuklar 2005 doğumlu M. ile 2007 doğumlu Z.'in velayetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar müşteki anneye verildiği ve sanığın velayet hakkı geçici olarak kendisinden kaldırılan çocukları olan M. ve Z.'i yanında tutup annelerine vermeyerek her iki mağdura karşı üzerine atılı suçu işlemiş olduğu ve mağdur sayısınca çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun oluşacağının anlaşılmasına karşın, yerel mahkeme gerekçesinde bu suçun hangi mağdura karşı işlendiği ve suçun ne şekilde oluştuğu dahi belirtilmeden, tekil ifadeler kullanılarak sanığın TCK'nun 234. maddesinde tanımı yapılan çocuğun alıkonulması suçunu henüz 12 yaşını bitirmemiş çocuğa karşı işlediğinden bahisle cezasından 1 kat artırım yoluna gidilmiştir denilerek tek bir mahkumiyetten bahsedildiği, hükümde de yine mağdur sayısı gözetilmeden, çocuğun alıkonulması suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilerek TCK 234/1-2 madde gereği sanığın cezalandırılması yoluna gidildiği, mahkeme gerekçesi ve hükümden, suçun tek mağdura yönelik mi işlendiğinin kabul edildiği yoksa her iki mağdura yönelik işlenen eylemlerin tek suç mu kabul edildiğinin anlaşılamadığı,
Hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken ve iddianame metni ile sanık hakkında 2005 ve 2007 doğumlu çocukları kaçırıp alıkoyduğu ileri sürülerek mağdur sayısınca bu suç yönünden kamu davası açılmış olmasına karşın, gerekçe gösterilmeden sanık hakkında tek mahkumiyet hükmü kurularak karışıklığa neden olunarak Anayasanın 141. ve 5271 Sayılı CMK'nın 34 ve 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılmış olması,
SONUÇ: Kanuna aykırı ve sanık Ö. Y.'nın istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, onama kararı yönünden CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin olmak üzere, bozma kararı yönünden CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 20.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)