(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 223, 230, 231, 237, 268, 289) (5237 S. K. m. 53) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hüküm istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre müşteki S. K.'in mahkemece alınan 03/12/2007 tarihli ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmesi karşısında, mahkemece müşteki hakkında katılma kararı verilmediği anlaşılmakla CMK'nın 268, 237/2. maddeleri uyarınca müşteki S. K.'in davaya katılmasına karar verilerek, dosya görüşüldü;
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-)Yerel mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası çıkarılan duruşma gününü bildirir davetiyenin duruşma günü olan 05/06/2017 tarihinden sonra 06/06/2017 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine karşın duruşma gününü bildirir yeni bir davetiye çıkarılıp duruşma gününden haberdar edilmeden duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişi olan sanığın yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verilmek sureti ile CMK'nun 289/1.e maddesine aykırı davranılması,
2-)Sanığın 16/06/2008 tarih ve 2007/591 E, 2008/427 K sayılı ilamla hükümlülüğüne karar verilip, CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetim süresi içinde yükümlülük yüklenmemesine, hükmün kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde 19/05/2012 tarihinde yeniden kasıtlı suç işlediğinden, hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ve sanık hakkında hükmedilen cezanın aynen infazına karar verildiği anlaşılmakla;
Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün istinaf incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle Anayasanın 141. ve 5271 Sayılı CMK'nın 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
3-)Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık A. S. müdafiinin istinaf nedenlerine uygun olarak, CMK'nın 280/1-d maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, CMK'nın 286/1. maddesine göre kesin olmak üzere, 26/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)