(5237 S. K. m. 53, 86, 125) (5271 S. K. m. 231, 280)
Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/05/2017 tarih ve 2017/205 esas nolu iddianamesiyle; müştekinin 21/08/2016 günü saat 21:30 sıralarında vefat etmiş olan anne ve babasının İslahiye ilçesindeki ikametinde bulunduğu esnada, kız kardeşi olan şüpheli .... ile tartışma yaşadığı, yaşanan tartışma sırasında şüphelinin kendisine hitaben "sahtekarsın, yalancısın" şeklinde sözlerle hakarette bulunduğu, akabinde ise şüphelinin müştekiyi merdivenlerin demir korkuluklarına vurarak yaralanmasına sebebiyet verdiği, müştekinin alınan doktor raporunda; vücudundaki yaralamanın etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği, bu şekilde şüphelinin üzerine atılı suçu işlemiş olduğu kanaatiyle sanığın TCK'nın 125/1, 125/4, 86/2, 86/3-a, 53.maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27/11/2017 gün, 2017/213 esas, 2017/700 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında yaralama ve hakaret suçlarından beraatına karar verildiği, katılan ....'nın süresinde istinaf isteminde bulunduğu ve istinaf talebinde sanığın mahkumiyetine karar verilmesini talep ettiği, böylece sanık aleyhine istinaf talebinde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; katılan ....'nın istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 16/01/2019 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA : "Ben üzerime atılı olan suçlamayı kabul etmiyorum , ben annem ve babamı belli aralıkla kaybettim. Olayın yaşandığı yıl biz bütün kardeşler vefat eden annem ile babamın ikametinin bulunduğu evde toplanmaya karar verdik. Annem ve badem bahçesi vardır. Ablamız olan .... ve ....'ın dışında ben, Kardeşlerim ...., ...., ...., eşi ...., gelinimiz .... , kızım .... , Yeğenlerim ...., .... ve diğer küçük yegenlerimizle beraber orada toplandık. Amacımız beraber zaman geçirerek fıktık bahçesine gidip fıstık toplamaktı. İki gün boyunca hep beraber gidip topladık. Eğlendik, fotoğraflar çektik. 3. Gün ise Ankara'dan maddi sıkıntılar nedeniyle gelemeyen Ablamız ....'ya fıstık toplamak için .... Bağcının haricinde diğer kardeşlerimle beraber fıstık toplamaya gittik. Döndüğümüzde .... bizi çok kötü karşıladı. Bize hakaretlerde bulundu. Bizim ablamız olan .... fıstık toplamamıza çok bozulmuştu. Kendinin ablamız ile arasının açık olduğu için bizimde ona fıstık toplamamızı istemedi. bize hakaretlerde bulundu. Biz onun bu saldırgan huyunu bildiğimiz için bu davranışlarını önemsemedik. İçeriye geçtik. Oda hışımla arkamızdan gelerek hakaretlerine devam etti. Daha sonra hırsını alamayıp ablam olan .... üzerinden bana hakaret etti. Amacı ben ile Sultanı birbirimize düşürmekti. Huyunu bildiğimiz için önemsemedik. Bende her zamanki gibi bana iftira ediyorsun buna gerek yok dedim. Konumuz fıstık konusu idi konuyu nereye getirdin dedim. Sözlü ağız tartışması yaşandı. Olay daha büyümesin diye ben çocukları yeğenlerimi alıp parka gittik. Olaya başta .... olmak üzere yeğenlerim bunun hepsine tanıktır. Ben üzerime atılı hiç bir suçlamayı kabul etmiyorum. Parktan döndükten sonra Ablam ...., .... :...., .... ve .... hava sıcak olduktan sonra damda yatıyorlardı. Biz aşağıda yatıyorduk. Olay kapanmıştı. Olaydan sonra tekrar bağa gidip fıstık toplanıldı. Hiç bir sorun yoktu. Olaydan 4 gün sonra Hatay'a döndüm hatayda bu konuyu öğrendim. Kızıma burada ifade vereceğimiz söyledik. Ben iddianamede belirtilen basit yaralama ve hakaret olayını kesinlikle yapmadım. Ben kesinlikle .... Bağcıyı yaralamadım. Ona hakaretlerde bulunmadım. Buna da .... yeğenlerim ve kızım da tanıktık. Onların bu hususta dinlenmelerini talep ediyorum. Suçsuzum beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Şikayetten vazgeçme durumu söz konusu şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim. Ben müştekinin bir olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle herhangi bir zararını karşılamak istemiyorum., ben müşteki ile uzlaşmak istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK DAİREMİZCE TALİMAT YOLUYLA ALINAN SAVUNMASINDA : "Annem ve babam vefat ettikten sonra olay günü ağabeyim ....'nın talimatı ile ablam .... hepimizi aradı. Memleketimiz olan İslahiye'de toplandık. Ablam ....'da 20 gün öncesinden oradaydı. Memlekette fıstık topladık. Ankara'da ki ablam ....'ya fıstık toplama mevzusu oldu. Bundan dolayı ben, ...., ...., ...., .... ablam ile hep birlikte bağa gittik. Biraz fıstık ve incir topladık. Daha sonra eve döndük. Eve döndüğümde ablam .... balkonda oturuyordu. Biz içeriye girdiğimizde .... ablam bize "Sahtekarsınız, bana bilgi vermeden önümden kaçıp gittiniz" dedi. Kendisi kavgacı bir yapıya sahip olduğu için biz umursamadık. Daha sonra ben kızım Buse ve ....4'ün yanına çıktım. Oda arkamdan balkona geldi. Bende olayı bu kadar büyütmeye ne gerek var, sen de gelmeseydin sana da aynı şekilde fıstık toplayacaktık, dedim. Daha sonra Ankara'da ki ablam .... için "Nefret ediyorum, çocukluğumdan beri sevmiyorum, gıcık oluyorum, dedi. Bende kendisine "Yazıklar olsun, ayıp ediyorsun, iftira atıyorsun" dedim. Daha sonra Buse "Anne uzatmaya gerek yok" dedi. Daha sonra biz çocuklarla birlikte parka gidip geldik. Eve geldiğimiz de akşam 11 civarıydı. Hepsi uyumuştu. Kesinlikle aramızda yaralama ile ilgili bir olay olmamıştır. Bütün bunlara tanık olan özellikle ablam ....'dır. İlk ifademde belirttiğim gibi ....'nın tekrar ifadesine başvurulmasını istiyorum. Suçsuzum. Ayrıca yazılı ifadelerimi de sunuyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILANİLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE:" İddianamedeki konuyu anladım. Ben 21/08/2016 günü İslahiye'de bulunan annemin ve babamın evine geldim. Annem ve babam hayatta olmadığı için evine gelir her yıl iki ay kalırım. Diğer kardeşlerimde gelir kalırlar. Şüpheli .... benim kardeşim olur. Olay günü evde hiç bir neden yokken bana hitaben sahtekarsın, yalancısın dedi. Bende yalancı değilim, asıl yalancı sensin kime ne yapmışım kanıtla demem üzerine üzerime saldırdı. Ben kaçmak isterken merdivenlerde beni yakaladı. Başıma sırtıma kollarımı merdivenin demir korkuluğuna vurdu. Boğazıma yapıştı beni boğmaya çalıştı. O sırada yardım istedim. Yeğenlerim ...., ....4 ile Yıldırım Beyazıt Bağcı beni elinden zor aldı. Olay nedeniyle şüpheliden şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Ben bu olay nedeniyle Tıp fakültesi hastanesinde fizik tedaviye başlayacağım. Ayrıca olay nedeniyle psikoloğa gittim. Sağlığım bozuldu. manevi tazminat talebimde olacaktır. Bunlara ilişkin maddi manevi tazminat davası açacağım. Maddi zararım henüz karşılanmamıştır. Uzlaşmak istemiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: "Tarafıma anlatılan iddianameyi anladım. Müşteki ile sanık kardeştir. Olay günü arka balkonda çamaşır asıyordum. Zaten kardeş kavgası olduğu için hiç müdehale olmadım, balkondan dahi çıkmadım. Birtakım bağırış çağırış sesleri geliyordu ama kimin kime ne dediğini duymadım. Ancak herhangi bir darpa ilişkin sesler değildi. Ben ....'da da herhangi bir darp izi görmedim. Ben balkondan çıktığımda taraflar ayrılmıştı. Ben sadece ....'in bana iftira atma dediğini duydum . Başka bir şey görmedim de duymadım da. Ben kesinlikle bir kavgaya, tarafların birbirine vurduğuna şahit olmadım. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: "Tarafıma anlatılan iddianameyi anladım. Ben olay günü babannemin evindeydim. Halalarım olan .... ve ....'te oradaydı. Ben oturma odasında oturuyordum. .... ve ....'te balkonda oturuyordu. Balkonda kısa bir sözlü tartışma oldu. .... ile ....'nın birbirlerine ne dediklerini net olarak hatırlamıyorum, ancak hakaret ve tehdit içeren sözler geçmedi. Eminim. ...., ....'y a saldırmadı. Ben .... halamı .... halamın elinden kurtarmadım, .... halamın neden bu şekilde beyanda bulunduğunu bilmiyorum. Ben tarafların birbirlerine vurduğunu görmedim. .... Harp Okulunu kazanarak İstanbula okumaya gitmiştir. .... ise Gaziantep'te Nilüfer kız öğrenci yurdunda kalmaktadır. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA:"Sanık .... benim annem olur annem ile teyzem olan müşteki arasında fıstık paylaşımı arasında tartışma çıktı, biz annem ile teyzem birbiri ile tartışırken çıkan sesler üzerine yanlarına gittik, herhangi bir kavga olayı olmadı, birbirlerine fiili bir harekette bulunmadılar, sadece bir ağız dalaşı oldu onu da biz ayırdık, doktor raporunda çıkan darp izlerinin nasıl oluştuğunu bilmiyorum, ertesi gün tekrar eşi ile birlikte bağa yanımıza geldiler, benim şahit olduğum olayda asla bir fiili müdahale olmadı zaten 1 2 saat sonra eşi geldi teyzemi aldı ve gittiler, ertesi günde eşi ile birlikte bağa yanımıza geldiler, o sırada .... İslahiye'deydi, bağ ise İslahiye Devlet Hastanesinin olduğu taraftaydı, bağda yanımızda bile değildi, o sözlü kavgadan sonra .... ile .... Basğcı hiç karşılaşmadı, .... bir kaç gün sonra Antakya'ya döndü, bu süre içinde de hiç .... ile herhangi bir şekilde bir araya gelmediler, olaya ilişkin bilgim görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur.
CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI :"Sanık hakkında yerel mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi nedeni ile dairemize gönderildiği, yapılan yargılama sırasında elde edilen delillere göre hakaret suçu yönünden eylemin gerçekleşmediği ve mahkemenin bu husustaki kararının uygun olduğu anlaşılmakla, hakaret suçundan verilen istinaf davasının esastan reddine,
Sanığa isnat olunan basit yaralama suçu dosyadaki mevcut deliller ile sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 86/2-3.a, 53 maddeleri gereği cezalandırılmasına karar verimesi kamu adına talep ve mütalaa olunur " şeklinde mütalaada bulunmuştur.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama neticesinde, sanık savunması, katılan beyanı, tanık beyanları, adli sicil ve nüfus kayıtları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanık ile kız kardeşi olan katılan arasında anne ve babalarından kalan bir kısım mallar yüzünden tartışma yaşandığı, tartışma neticesinde sanığın katılanı merdivenlerin demir korkuluklarına vurarak yaralanmasına sebebiyet verdiği, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş ise de, katılanın tüm aşamalarda değişmeyen beyanları ile dosya içerinde bulunan 23/08/2016 tarihli rapor içeriğine göre katılanın yaralanmasının sabit olması karşısında sanığın kendini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmasına itibar edilmemiş, aşamalarda alınan tanık beyanlarına göre katılanın sanık tarafından yaralanmadığı beyan edilmiş ise de tarafların akraba oldukları göz önünde bulundurulduğunda tarafsız beyanda bulunamayacakları değerlendirilmiş olmakla sanığın üzerine atılı yaralama suçunu işlediği, ancak ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı yaralama suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat karar verilmiş olması nedeni ile dairemizce duruşma açılmasına karar verilmiş, yukarıda belirtilen gerekçeler ile katılanın istinaf nedenleri yerinde görülerek ilk derece mahkemesince yaralama suçundan kurulan hükmün CMK'nun 280/2.maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın üzerine atılı yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nın 86/2,3a-son maddesi gereğince suçun işleniş şekli gözetilerek takdiren alt sınırdan ve tercihen para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suç tarihi itibariyle sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, giderilecek maddi zararın bulunmaması ve talebinin olması göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemize olumlu kanaat hasıl olduğundan, 5271 sayılı CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekmiş,
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesinde eyleme, yükletilen suça ve beraat hükmüne yönelik katılan ....'nın istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf davasının esastan reddiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Katılan ....'nın hakaret suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf talebinin incelenmesinde
Eyleme, yükletilen suça ve beraat hükmüne yönelik katılan ....'nın istinaf iddiaları yerinde görülmediğinden, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2017 tarih 2017/213 esas 2017/700 karar sayılı kararın yaralama suçundan verilen beraate ilişkin hükmünün CMK 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına,
1-Sanığın üzerine atılı ve sübut bulan yaralama eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 86/2 maddesi. uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman dilimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zara, failin kastı ve amacı göz önünde bulundurularak takdiren asgari hadden ceza tayini ile 120 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
2-Sanık eylemini eşe karşı işlediği anlaşılmakla sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı yasa nın 86/3a-son maddesi uyarınca yarı oranında arttırılarak sanığın 180 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
4-Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak verilen ceza TCK 62/2. mad. uyarınca 1/6 oranında indirilerek sanığın 150 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
5-Sanığa verilen adli para cezasının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı yasanın 52/2 maddesi uyarınca beher günü takdiren 20 TL den paraya çevrilerek Sanığın 3000 TL ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
6- Sanığın ekonomik ve sosyal durumu, gözetilerek para cezasının ödenmesi hususunda TCK'nun 52. Maddesi gereğince mehil verilmesine takdiren yer olmadığına, ancak sanığın ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak sanığa verilen adli para cezasının TCK 52/4 maddesi gereğince takdiren birer ay ara ile 10 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ile ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edilemedi)
8- Sanığın sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ve yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, giderilecek maddi zararın bulunmaması ve talebinin olması göz önüne alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat hasıl olduğundan 5271 sayılı CMK 231/6-a-b maddeleri gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA.
9- 5271 Sayılı CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına.
10- Sanığa denetim süresince herhangi bir yükümlülük getirilmesine taktiren yer olmadığına.
11- Sanığa 5271 sayılı CMK 231/10 Maddesi gereğince denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davrandığı taktirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edilemedi.)
12- Sanığa 5271 sayılı CMK 231/11 maddesi gereğince denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine aykırı davranması halinde hükmün açıklanacağının ihtarına, (ihtar edilemedi.)
13- Sanığın ilk derece mahkemesinde sarfına sebebiyet verdiği 7 davetiye 84 TL, 41,5 TL posta gideri ile istinaf aşamasında yapılan 2 davetiye gideri 28 TL ile posta gideri 7,40 TL istinaf sanık aleyhine sonuçlandığından dosyanın istinafa gidiş geliş masrafı 29 TL toplamından ibaret 189,90 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair sanığın ve katılanın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ….'nin huzuru ile mütalaasına uygun olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden sanık ve katılan için tebliğden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer Mahkemelerine verilecek dilekçe yada zabıt katibine verilecek beyanla tutulan tutanakla, CMK 268 maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere (itiraz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile), onama kararına yönelik CMK'nın 286/2. maddesine göre KESİN olmak üzere, oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2019 (¤¤)