(5271 S. K. m. 51, 231, 280) (5237 S. K. m. 50, 51, 53, 58, 62, 106) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
a-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların istinaf denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Hakaret suçu yönünden cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sanık …… müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca tehdit suçundan kurulan hükme yönelik İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b-Tehdit suçu yönünden ise;
Sanığın katılana söylediği "çocuğu alıp bir daha göstermeyeceğim" şeklindeki sözün müştekinin çocuğunun aynı zamanda kendi çocuğu olması nedeni ile TCK'nın 106/1-2 cümlesi kapsamında kalacağı gözetilmeden anılan kanunun 106/1-1.cümle gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin istinaf iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ilk derece mahkemesinin tehdit suçunun yanında hakaret suçundan kurulan hükümde sanığın mükerrir olması nedeni ile hapis cezası verilip, alt sınırdan ceza tayini yoluna gidilmesi ile TCK'nun 50. CMK'nun 231 ve 51. Madde hükümlerinin uygulanmaması yönündeki takdiri ve kabulü de gözetilerek bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a, 303. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, "Sanığın mağdura yönelik basit tehdit eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nun 106/1-2.cümle uyarınca, TCK'nun 58/3 maddesi gözetilerek suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren alt sınırdan ancak zorunlu olarak 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek TCK'nun 62. maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın25 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında geçmişte kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunduğundan CMK 231 maddesi uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığa verilen cezanın yasal engel nedeni ile para cezasına çevrilmesine yer olmadığına ve sanığın suça eğilimli kişiliği ve sosyal durumu gözetilerek sanık hakkında verilen cezanın TCK'nun 50 maddesindeki seçenek tedbirlere çevrilmesine takdiren yer olmadığına,
Sanık hakkında geçmişte 3 aydan fazla süreyle hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkumiyeti bulunduğundan TCK 51 maddesi uygulanmasına yer olmadığına,
Hapis cezası ile cezalandırılan sanık hakkında TCK 53. maddesinin 1.,2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı kararı gözetilmek suretiyle uygulanmasına,
Sanığın sabıka kaydında yer alan İskenderun 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2014 tarih, 2013/455-2014/295 esas karar sayılı ilamı ile Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi suçundan neticeten verilen 5 ay erteli hapis cezasının 20/11/2014 tarihinde kesinleştiği, 1 yıl denetim süresi verilmiş olması nedeni ile 20/11/2015 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı ve böylece sanığın denetim süresi içerisinde yargılamaya konu suçu işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 58/6-7 maddesi uyarınca sanık hakkında ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," karar verilmek sureti ile DÜZELTİLMESİNE, İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN bu bağlamda ONANMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, onama kararları yönünden CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin olmak üzere 15/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)