(5271 S. K. m. 280, 286, 291, 303) (5237 S. K. m. 62, 73, 106) (YCGK 17.12.2002 T. 2002/2-302 E. 2002/428 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümler istinaf edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında yaralama ve silahla tehdit suçundan kurulan hükümlerin istinaf incelemesinde;
Sanığa yükletilen yaralama ve silahla tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaralama suçu yönünden cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
A-Sanığın yaralama suçu yönünden ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Silahla tehdit suçu yönünden ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında TCK'nın 106/2.maddesi gereğince belirlenen 2 yıl hapis cezasından TCK'nın 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucunda 1 yıl 8 ay hapis yerine 20 ay hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanığın istinaf iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, CMK'nın 280/1-a, 303/1.f maddeleri uyarınca bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, istinaf edilen kararın açıklanan noktası ile ilgili olarak 2 nolu hükmün 2. fıkrasındaki "20 ay" ibaresinin çıkarılarak yerine "1 yıl 8 ay" ibaresi yazılmak sureti ile DÜZELTİLMESİNE başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükme yönelik İSTİNAF DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesine gelince; sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddi,
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17/12/2002 tarih ve 2002/2-302 esas, 2002/428 sayılı kararında; "Esasen bir irade beyanı olan şikayetten vazgeçme ve yapılmış şikayetin geri alınması dönülemez nitelikteki yargılama işlemlerindendir. Özgür irade ürünü ve açık olması, kişinin vazgeçme iradesini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyması gereken bu beyan kamu davasının açılmasından sonra vaki olduğu takdirde davaya katılma hakkını düşürür.
Ancak açıklanan bu irade herhangi bir nedenle gerçek maksada uymayabilir. Rızanın fesada uğradığı bu gibi hallerde, irade beyanının hüküm ifade edip etmeyeceği, o kimsenin bu beyandan dönüp dönemeyeceği ve ne şekilde döneceği yargılama hukukunun genel ilkelerine göre çözümlenmeli, bunun için de vazgeçme veya geri almanın açık ve özgür irade ürünü olup olmadığı ve kişinin gerçek iradesini hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyup koymadığı belirtilmelidir."
Somut olayda mağdurun 06/06/2012 tarihli celsede "sanığın, çocuklarına ve başkalarına zarar vereceğinden korktuğu için şikayetini geri almak istediğini" beyan ettiği; bu beyanda her ne kadar sanığın, çocuklarına ve başkalarına zarar verebileceğinden korktuğunu ifade etmiş ise de; buna ilişkin dosyaya yansıyan somut bir verinin olmadığı, sanığın mağdurun çocuklarına ne şekilde zarar vereceğine dair tanımlanan somut bir olayın bulunmadığı, şu hali ile mağdurun, sanığın zarar verebileceğine ilişkin korkusunun soyut derecede kaldığı, somut deliller ile desteklenmediği değerlendirilmekle, mağdurun şikayetten vazgeçme iradesine üstünlük tanımak gerekmesine rağmen sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, mağdurun şikayetinden vazgeçtiği gözönünde bulundurularak şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesi,
Hukuka aykırı ve sanığın istinaf iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a, 303/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, "sanığın eyleminin TCK'nın 125/1. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı hakaret suçu olması ve müştekinin sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle atılı suçtan açılan kamu davasının TCK'nın 73/4, CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, bu suç yönünden yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına" karar verilmek sureti ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, yaralama suçundan verilen onama kararı ile silahla tehdit suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararların CMK'nın 286/2. maddesine göre kesin olmak üzere, hakaret suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararın sanık yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 GÜN içinde Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere bulunulan yer Mahkemelerine verilecek dilekçe yada zabıt katibine verilecek beyanla tutulan tutanakla, CMK'nın 291. maddesine göre YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere (temyiz yasa yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile) 07/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)