(5237 S. K. m. 29, 51, 53, 54, 106, 125, 151, 179) (5271 S. K. m. 231)
Yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya yetkili Dairemizde yukarıda açık kimliği, adresi ve atılı suçu yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan açık duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/05/2016 tarih ve 2016/5350 esas nolu iddianamesiyle; "müşteki şüpheli .... ile müşteki şüpheli ....’ın sevk ve idarelerinde bulunan araçlarla seyir halindeyken ilimiz ...... Bulvarı civarında trafikte yol alıp verme konusunda aralarında tartışmanın çıktığı, müşteki şüpheli .... ifadesinde; ....’ın aşırı alkollü olduğunu, kendisine hitaben “oruspu çocuğu, kundaktaki çocuğunu sinkaf edeyim, karını sinkaf edeyim, seni öldüreceğim” şeklinde konuştuğunu, ....’ın ikide bir elinin aracının torpido gözüne attığını, torpido gözünden silahını çıkarıp kendisine doğrulttuğunu ve seni öldüreceğim dediğini, bunun üzerine sinirlendiğini ve aracından inerek ....’ın aracının camına yumruk vurarak kırdığını belirttiği, müşteki şüpheli .... ifadesinde; ....la tartıştığını ve ....’ın kendisine hitaben “adi şerefsiz ne konuşuyorsun” şeklinde konuştuğunu aracın camını kırdığını, silahının ruhsatlı olduğunu ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirttiği, daha sonra kollukça tutulan tutanakta; ....’ın sevk ve idarelerinde bulunan aracın torpido gözünde adına kayıtlı ruhsatlı tabancasının ele geçirildiği ve alınan doktor raporunda % 0,163 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, böylece şüphelinin Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde belirtilen sınırların üzerinde alkollü olarak emniyetli şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanmaya devam ettiği ve trafikte somut bir tehlike dahi ortaya koyduğu, bununda ötesinde Adli Tıp Kurumunun istikrarlı uygulamalarında; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol miktarının hangi seviyede olursa olsun her sürücü açısından değişen derecelerde trafik güvenliği bakımından risk oluşturduğu, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediğinin somut olaya göre değerlendirileceği, somut olayda şüphelinin alkollü olarak somut bir tehlike ortaya koyduğu, belirtilen nedenlerle müşteki şüphelilerin üzerlerine atılı suçlamaları işledikleri anlaşılmakla, müşteki sanık .... hakkında TCK'nın 125/1,106/2-a,179/3,53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, müşteki sanık .... hakkında TCK'nın 151/1,125/1,53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2017 gün, 2016/369 esas, 2017/303 karar sayılı ilamı ile sanık .... hakkında hakaret suçundan düşme, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkumiyet ,silahla tehdit suçundan beraat kararı verildiği, O yer Cumhuriyet Savcısının süresinde istinaf isteminde bulunduğu ve O yer Cumhuriyet Savcısı istinaf talebinde sanık ....'ın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, olay sırasında alkollü bulunduğu ve müşteki ....'un sanık tarafından kullanıldığı iddia edilen silahın özelliklerini de belirtmiş olması karşısında sanığın üzerine atılı silahla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle sanık aleyhine istinaf isteminde bulunduğu görülmüştür.
Yapılan ön incelemede; O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından istinaf istemleri incelenmiş ve Dairemizin 19/04/2018 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
SANIĞIN DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben bahsettiğimiz olayda daha önce savunmalarımı yapmıştım tekrar ediyorum söz konusu olayda karşı tarafa kesinlikle silahı çekmedim eğer silah çekmiş olsaydım gelip arabamın camını kıramazdı arabamın camını kırdığında dahi silah çekmedim. Olay esnasında silah aracın torpido gözünde idi üzerimde değildi." şeklinde beyanda bulunduğu, Çelişki sebebiyle sorulduğunda "Olay anında silahım arabanın torpido gözünde idi ben silahımı çekmedim, karşı taraf silahımın olduğunu hissetti ama silahın özelliklerini nerden bildiğini bilmiyorum karakolda da torpido gözündeki silahı çıkarıp polise teslim ettim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIĞIN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben aracım ile Turgut Özal bulvarından seyir halindeydim, olay esnasında alkollü değildim, olaydan sonra alkol aldım, .... benim yolumu kesti, ben bunun üzerine kendisine korna çaldım, .... bana el kol hareketi yaptı, direksiyonda karşılıklı tartıştık, ....'un yanında başka bir kişi daha vardı, .... benim üzerime arabaya doğru geldi, elindeki bir cisim ile aracın ön camına vurdu, benim yanımda ruhsatlı silahım vardı, ancak ben ona silah çekmedim, olay günü zarar gören araç oğlum ....'a ait değil bana aittir, ben sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, zararım karşılansın" şeklinde beyanda bulunmuş hazırlık aşamasındaki beyanında ise; aracın sağ ön koltuğunda seyir halinde iken , müştekinin aracının aniden araçlarının önüne çıktığını, kırmızı ışıkta bu aracın sürücüsüne dikkat etmesini söylediğini, tartıştıklarını, müştekinin kendisine hakaret ettiğini, sert bir cisim ile aracının camını kırdığını ve kaçarak uzaklaştığını, kendisinin müştekiye silah çekmediğini, olay sırasında silahının belinde sağ arka tarafta takılı olduğunu, bu sırada silahı gördüğü için silahla tehditte bulunduğunu söylemiş olabileceğini belirttiği anlaşılmıştır.
MÜŞTEKİ .... DAİREMİZCE TALİMAT YOLUYLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim o ifademi tekrar ederim, benim aracımda hasta vardı, dörtlülerimi yanık bir şekilde ilerlediğim sırada kırmızı ışıkta beklediğim esnada diğer sanık .... aracından inerek bana sinkaflı küfür etmeye başladı, bende aracımdan inerek ....'in aracının camına vurdum, şikayetçi değilim, zararın yoktur, davaya katılmak istemiyorum, şikayetten vazgeçme olursa şikayetten vazgeçmeyi kabul ederim, lehime olan yasa hükümlerin uygulanmasını istiyorum"
MÜŞTEKİ .... İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYET VE DELİLLERİNDE: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu hususta daha önce kollukta ifade vermiştim. Benim aracımda hastam vardı. Dörtlüler yanık bir şekilde ilerliyorum. Kırmızı ışıkta beklediğim sırada diğer müşteki sanık .... inerek bana sinkaflı küfürler etmeye başladı. Bende o sinirle üzerine doğru yürürken Sanık .... aracına bindi, ben arabasının camına bi tane vurdum. Bunun üzerine Sanık .... araçtan aldığı silahı arabadan inerken bana doğrulttu. Ben o sıra kaçarak parka gittim kendimi savunmak için sopa almak amacıyla parka doğru gittim bu sırada benim aracımdaki hastayı bir başkası hastaneye götürdü, ben olay yerine geri dönmedim, bu sırada beni arayarak karakolda çağırıldığımı söylediler, ben gidip karakolda ifademi verdim. Ben sanıktan şikayetçi değilim, maddi zararım aracımın camının kırılması şekilde olmuştur anca ben zarar gideriminin yapılmasını istemiyorum, davaya katılma talebim yoktur, üzerime atılı suçlamayı da anlattığım şekliyle kabul ediyorum," şeklinde beyanda bulunmuş hazırlık aşamasındaki beyanında; trafikte hastaneye götürdüğü yolcusu varken sanığın sürekli aracı ile kendisine selektör yaptığını, kırmızı ışıkta durduklarında bu araçta tek başına olan sanığın kendisine sinkaflı küfür ettiğini, aracından inip bu şahsın yanına gittiğinde aşırı alkollü olduğunu anladığını, küfürler etmeye devam ederken elini aracının torpido gözüne sürekli attığını, sanığın aracının torpido gözünden parlak renkli 9 mm çapında bir silah çıkartarak aracından indiğini, silahı kendisine doğrultarak seni öldüreceğim" dediğini, buna öfkelenerek sanığın aracının camına yumruk atarak kırdığını belirttiği anlaşılmıştır.
CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI: "Sanığın olay tarihinde diğer müşteki ....'la aralarında trafikte yol verme meselesi yüzünden meydana gelen tartışma neticesinde kendisine ait silah ile müştekiyi tehdit ettiği ve bu suretle üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nun 106/2-a, 53 ve 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması, olayın kimin başlattığı ve haksız eylemin kimden meydana geldiği tespit edilemediğinden sanık hakkında TCK'nun 29. Maddesi uygulanma suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur. " şeklinde mütalaada bulunmuştur.
GEREKÇE:
Yapılan yargılama neticesinde, müşteki beyanı, sanık savunması, Diyarbakır kriminal polis laboratuvarı müdürlüğünden alınan uzmanlık raporu, Ankara İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığından alınan uzmanlık raporu, sanığa ait silaha ilişkin taşıma ruhsatı, sanığa ait aracın ön torpido gözünden alarak polislere teslim ettiği silahın gri renkli, siyah plastik tutacaklı …. özelliklerinin olduğunun tespit edildiği 12/11/2014 tarihli rızaen teslim alma tutanağı, sanık .... tarafından emniyet görevlilerine ihbar yapıldıktan sonra soruşturma devam ederken müştekinin de başka bir karakola sanığın kendisine silah çektiğini belirterek ihbarda bulunduğunu belirtir olay yakalama ve teslim tutanağı içeriği, adli sicil ve nüfus kaydı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde olay tarihinde sanık .... ile müşteki ....'ın sevk ve idarelerinde bulunan araçlar ile seyir halindeyken trafikte yol verme konusunda aralarında tartışma yaşandığı, tartışmanın devamında sanık ....'ın alkollü bir şekilde diğer müşteki sanığa hitaben sinkaflı küfür ettiği ve sanığın aracının torpido gözüne yönelerek kendi adına taşıma ruhsatlı silahı çıkartarak müştekiye doğrultmak suretiyle silahla tehditte bulunduğu, müştekinin de sanığın aracının camını kırdığı her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmediğini belirtmiş ise de, müştekinin sanığın silah doğrulttuğu hususundaki istikrarlı beyanı ile olaydan sonra emniyet birimine ihbarda bulunmuş olması, şikayetinde de sanığın doğrulttuğunu belirttiği silahın özelliklerini ayrıntılı bir şekilde belirtmiş olması ve belirttiği özelliklerin sanıktan ele geçen silahın özellikleri ile uyumlu olması, sanığın da silahın torpido gözünde olduğunu üzerinde dahi bulunmadığını duruşma sırasında belirtmiş olması karşısında, sanığın çekmediği ve üzerinde taşımadığı bir silahın özelliklerinin müşteki tarafından bilinmesinin mümkün olmaması nedeni ile sanığın silah çekmediğine ilişkin kendini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen savunmasına itibar edilmemiş, ilk derece mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesinden dolayı duruşma açılmasına karar verilmiş, yapılan yargılama neticesinde sanığın müştekiye silah doğrultmak suretiyle üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği ancak olayın sıralaması ve ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak tespit edilememesi nedeni ile yerleşik Yargıtay kararları da dikkate alınarak sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak O yer Cumhuriyet Savcısının istinaf talebi de yerinde görülerek ilk derece mahkemesince verilen beraat ve silahın iadesine ilişkin karar kaldırılarak, sanığın eylemine uyan TCK'nun 106/2-a maddesi gereğince suçun işleniş şekli gözetilerek takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, olayın yaşanmasında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilememesi nedeniyle sanık lehine TCK'nın 29.maddesi gereği cezasından takdiren alt sınırdan indirim yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına, sanığın sabıka kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan yasal engel nedeni ile sanık hakkında TCK'nun 231. madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına ,sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası ile mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaate varıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine, karar kesinleştiğinde sanığın sabıkasına konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar ile ilgili mahkemesine ihbarda bulunulmasına, adli emanetin 2015/3591 sırasında kayıtlı ve suçta kullanılan 9 mm …… marka tabanca ve eklerinin TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A -Sanık hakkında Diyarbakır 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2017 gün, 2016/369 esas, 2017/303 karar sayılı kararın B bendi ile belirtilen silahla tehdit suçundan verilen BERAAT KARARININ KALDIRILMASINA ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına,
B-Sanık ....’ın üzerine atılı ve sübut bulan "Silahla Tehdit" suçundan eylemine uyan TCK.nın 106/2-a Maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, gözönünde bulundurularak alt sınırdan ayrılmadan takdiren2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı kesin olarak tespit edilemediğinden yerleşik Yargıtay uygulaması da dikkate alınarak sanık lehine sanığa verilen cezadan haksız tahrik hükümleri nedeniyle TCK’nun 29. maddesi gereğince takdiren ¼ oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek cezasından takdiren TCK.nun 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunması nedeni ile yasal engel bulunduğundan sanık hakkında CMK’nun 231. madde hükmü gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanığın suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezası ile mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaate varıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesi gereğince ERTELENMESİNE,
TCK'nın 51/3 maddesi uyarınca cezası ertelenen sanığın 1 yıl süre ile denetim altında bulundurulmasına,
Sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önüne alınarak denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden ve uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine,
Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin sanığa ihtaratına,
5237 sayılı TCK'nin 53/1-a, c, d, bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK'nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK'nin 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına, cezası ertelendiğinden sanık hakkında TCK’nun 53/1-e bendinin takdiren uygulanmamasına,
Sanığın adli sicil kaydında gözüken ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/221 Esas, 2013/490 Karar sayılı HAGB verilen ilama ilişkin, bu karar kesinleşince kararla birlikte gereğinin takdir ve ifası için Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulmasına,
Adli emanetin 2015/3591 sırasında kayıtlı ve suçta kullanılan 9 mm ...... marka tabanca ve eklerinin TCK’nun 54/1 maddesi gereğince MÜSADERESİNE
İstinaf aşamasında yapılan 3 davetiye gideri 39 TL nin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına
Dair, sanığın yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısı ....’in huzuru ile mütaalasına uygun olarak sanık .... yönünden tefhim tarihinden itibaren 15 GÜN içinde hükmü veren Dairemize veya bulunulan yer mahkemesine ya da bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinden birine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçirilmesi ve tutanağın hakime onaylattırılması suretiyle CMK’nın 291. maddesine göre YARGITAY TEMYİZ YOLU açık olmak üzere, (temyiz yoluna başvurulmaması halinde kararın kesinleşeceğinin ihtarı ile) oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08.11.2018 (¤¤)