Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-2-179 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 11-45/1034-354
Karar Tarihi : 17.08.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, Dr. Murat ÇETİNKAYA,
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK 10
B. RAPORTÖRLER : Bayram Ali GEÇGİL, Esma TEMEL, Mücteba ALTUN
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır.
- Resen
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş.
İncilipınar Mahallesi Kıbrıs Caddesi Afak İş Merkezi Kat:1 20
Daire:4 Şehitkamil/Gaziantep
- Gaziantep Olay Yayıncılık Reklamcılık ve Ticaret A.Ş.
Mücahitler Mah. Topraklık Mevkii 6 No’lu Cad. 35 No’lu Sok.
No:1 Olay Medya Plaza Şehitkamil/Gaziantep
- Özyay Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Tic. A.Ş.
Mücahitler Mah. Ali Fuat Cebesoy Bulvarı. 59 No’lu Sok.
Basmacı-Vakıf İş Merkezi No:1 Kat:4 Daire:405
Şehitkamil/Gaziantep
- Hisar Radyo TV Yayıncılık A.Ş.
Bey Mahallesi Kısa Sok. Nehir İş Hanı Kat: 4 No:10 30
Şahinbey/Gaziantep
- Kanal 27 TV Radyo Reklam Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş.
Kavaklık Mahallesi Ş. Memik Elbistanlı Sokak No:3
Şahinbey/Gaziantep
- Kanal 5 TV ve Radyo Yayıncılık A.Ş.
Bahçelievler Mah. Kaymakam İsmail Paşa Sok. No:5 27010
Gaziantep
E. DOSYA KONUSU: Gaziantep’te faaliyet gösteren yerel televizyon yayıncılığı
yapan teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; Gaziantep’te yayın yapan 5 yerel 40
televizyon kanalının ortak yayın platformu adı altında bir araya gelerek oluşturdukları
yayın tekeli ile bir TV kanalının diğerlerinden vekâlet almak suretiyle Belediyelerin
canlı yayın ihalelerine tek başına katıldığı ve daha sonra aldığı parayı diğer kanallarla
paylaştığı iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.4.2011 tarih ve 2793 sayı ile giren
başvuru üzerine düzenlenen 25.04.2011 tarihli ve 2011-2-179/İİ-11-325.BAG sayılı İlk
11-45/1034-354
2
İnceleme Raporu, 4.5.2011 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 11-28/542-M sayı
ile önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Yapılan inceleme üzerine hazırlanan 03.08.2011 tarih ve 2011-2-179/ÖA-11-325.BAG
sayılı Önaraştırma Raporu, 05.08.2011 tarih ve REK.0.16.00.00-110.02.02/472 sayılı 50
Başkanlık Önergesi ile 11-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
- Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş., Gaziantep Olay Yayıncılık Reklamcılık ve
Ticaret A.Ş., GRT Radyo ve Televizyon A.Ş., Hisar Radyo TV Yayıncılık A.Ş. ve
Kanal 27 TV Radyo Reklam Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında 4054 sayılı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı,
- Bununla birlikte ilgili teşebbüslere Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, fiyat
tespiti anlamına gelebilecek her türlü ortak faaliyete son vermelerini ve
tekrarlamamalarını belirten görüş yazısı gönderilmesinin yerinde olacağı, 60
- Yanlış-yanıltıcı bilgi verilmesi nedeniyle Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş.’ye
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ve 2011/1 sayılı “4054
Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında
Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31/12/2011 Tarihine Kadar Geçerli Olmak
Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ” kapsamında 12.327,00 TL idari para cezası
verilmesi gerektiği
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
Önaraştırma kapsamında Raportörlerce, Gaziantep Olay Yayıncılık Reklamcılık ve
Ticaret A.Ş. (Olay TV), Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş. (Mega TV) ve Özyay 70
Radyo ve TV Yayıncılık Ticaret A.Ş. (GRT), Hisar Radyo TV Yayıncılık A.Ş. (Hisar
TV)’de yerinde inceleme yapılmış ve TV yayıncılarından son bir yıl içindeki faturaları
talep edilmiştir. Ayrıca 7.7.2011 tarihinde dosya konusu ihalelere ilişkin belgelerin
tespiti amacıyla Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Dış İşler Daire Başkanlığında
bulunan ihale dosyaları incelenmiştir.
TV yayıncılarından talep edilen söz konusu ek bilgiler;
– Kanal 27’den 29.7.2011 tarih ve 5502 sayı,
– Hisar TV’den 29.7.2011 tarih ve 5503 sayı,
– Olay TV’den 29.7.2011 tarih ve 5504 sayı,
– Mega TV’den 1.8.2011 tarih ve 5552 sayı, 80
– GRT’den 2.8.2011 tarih ve 5560 sayı
ile Kurum kayıtlarına girmiştir.
I.1. Hakkında Önaraştırma Yapılan Teşebbüsler
I.1.1. Olay TV
Radyo, televizyon, gazete ve internet yayıncılığı yapan Olay TV’nin hissedarlık yapısı
Tablo 1’de gösterilmektedir.
11-45/1034-354
3
Tablo 1: Olay TV’nin hissedarlık yapısı
Pay Sahibinin Adı Soyadı/Unvanı Hisse Adedi Hisse Oranı
Mehmet Erol MARAŞ 320.000 40
Raci DÖLEK 308.000 38,5
Nevin MARAŞ 80.000 10
Pervin DÖLEK 80.000 10
Turgay ÇALIŞKAN 12.000 1,5
Toplam 800.000 100
Kaynak: Türk Ticaret Sicili Gazetesi 90
I.1.2. Mega TV
Emin Yunus ALTINBAŞ’ın kontrol ettiği Mega TV, Gaziantep’te yerel televizyon, radyo
ve internet yayıncılığı alanlarında faaliyet göstermektedir.
I.1.3. GRT
Radyo, televizyon ve internet yayıncılığı alanlarında faaliyet gösteren GRT’nin
hissedarlık yapısına Tablo 2’de yer verilmektedir.
Tablo 2: GRT’nin hissedarlık yapısı
Pay Sahibinin Adı Soyadı/Unvanı Hisse Oranı
Murat ETOĞRANGİL 20
Emine DÜZKAYA 20
Faruk ÇELİKTÜRK 20
Naime COŞAN 20
Metin SABUNCU 20
Toplam 100
Kaynak: Türk Ticaret Sicili Gazetesi
I.1.4. Hisar TV
Gaziantep’te radyo, televizyon ve internet yayıncılığı yapan Hisar TV’nin hissedarlık 100
yapısına Tablo 3’te yer verilmektedir.
Tablo 3: Hisar TV’nin hissedarlık yapısı
Pay Sahibinin Adı Soyadı/Unvanı Hisse Değeri Hisse Oranı
Hacı Mehmet MİRZAOĞLU 296.000 74
Bayram FISTIKER 4.000 1
Selahaddin KÜLLÜK 12.000 3
Mehmet Cahid BAYRAM 8.000 2
Cuma TAMER 80.000 20
Toplam 400.000 100
Kaynak: Türk Ticaret Sicili Gazetesi
I.1.5. Kanal 27
1998 tarihinde yayın hayatına başlayan Kanal 27 televizyon ve internet yayıncılığı
yapmaktadır. Hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir.
Tablo 4: Kanal 27’nin hissedarlık yapısı
Pay Sahibinin Adı Soyadı/Unvanı Hisse Değeri Hisse Oranı
Muzaffer ATMAZ 122.500 24,5
Ahmet GÖYMEN 150.000 30
Deniz YEMİŞENLİOĞLU 5.000 1
Asım ATMAZ 122.500 24,5
Emrah YAŞAR 100.000 20
Toplam 500.000 100
Kaynak: Türk Ticaret Sicili Gazetesi
11-45/1034-354
4
I.1.6. KANAL 5 TV ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (Kanal 5)
Bölgesel haber kanalı olan Kanal 5 radyo, televizyon ve internet yayıncılığı 110
faaliyetlerinde bulunmaktadır.
Tablo 5: Kanal 5’in hissedarlık yapısı
Pay Sahibinin Adı Soyadı/Unvanı Hisse Değeri Hisse Oranı
Fatma ÜNAL 609.900 45,89
A. Kadir ÜNAL 676.800 50,93
A. Kerim ÜNAL 14.100 1,06
Sermet ATAY 14.100 1,06
Salih EKİNGEN 14.100 1,06
Toplam 1.329.000 100
Kaynak: Türk Ticaret Sicili Gazetesi
I.2. Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler
I.2.1. İlgili Pazar
I.2.1.1. Pazara İlişkin Genel Bilgiler
Televizyon yayıncılığı alanında pazar tanımlaması yapılırken kullanılan başlıca dört
kriter bulunmaktadır. Bu kriterlere göre televizyon yayıncılığı aşağıda yer verildiği
şekilde sınıflandırılabilmektedir:
i. Yayın alanlarının genişliğine göre; ulusal yayın, bölgesel yayın ve yerel yayın, 120
ii. Yayın türlerine göre; genel nitelikte yayın yapan kanallar, tematik yayın yapan
kanallar,
iii. Finansman türlerine göre; açık kanal, paralı (şifreli) kanal,
iv. Yayın şekillerine göre; karasal yayın, kablolu yayın ve uydudan yayın.
I.2.1.2. İlgili Ürün Pazarı
Dosya konusu yerel veya bölgesel televizyon yayıncılığı yapan TV kanalları, haber
içerikli yayın yapan Kanal 5 dışında genel nitelikte yayınlar gerçekleştiren açık
kanallardır. Ayrıca, anılan TV kanallarının genel olarak yayın şeklinin karasal yayın
olduğu, bazılarının uydudan da yayın yaptığı tespit edilmiştir.
Gaziantep’te yerel olarak yayın yapan söz konusu TV kanallarının yayınladığı 130
reklamların hedef kitlesinin, Gaziantep’te yaşayan kişiler olduğu anlaşılmıştır. Bu
çerçevede, dosya konusu açısından daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılmaksızın,
ilgili ürün pazarı “yerel televizyon yayıncılığı pazarı” olarak belirlenmiştir.
Ayrıca, televizyon yayıncılığı faaliyetinin önemli ölçüde reklamveren-yayıncı ilişkisi
çerçevesinde şekillendiği dikkate alındığında, dosya konusunun “yerel TV
kanallarındaki reklam yeri pazarı” açısından da değerlendirilmesi uygun olacaktır.
I.2.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
Televizyon yayıncılığı faaliyeti önemli ölçüde reklamveren-yayıncı ilişkisi
çerçevesinde şekillenmekte ve reklamverenler belirli bir hedef kitlesini gözeterek
reklam harcamalarını yapmaktadır. Bu çerçevede, yerel TV kanalları hitap ettikleri 140
kitle bakımından ulusal yayın yapan TV kanallarından ayrışmaktadır. Bu kapsamda,
ilgili coğrafi pazar “Gaziantep” olarak tespit edilmiştir.
11-45/1034-354
5
I.2.2. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Canlı Yayın İhaleleri Kapsamında
Edinilen Bilgi ve Belgeler Işığında Yapılan Tespit ve Değerlendirmeler
Şikâyet dilekçesinde Gaziantep’te yayın yapan beş yerel TV kanalının Ortak Yayın
Platformu adı altında bir araya gelerek oluşturdukları yayın tekeli ile bir TV kanalının
diğerlerinden vekâlet almak suretiyle belediyelerin canlı yayın ihalelerine tek başına
katıldığı ve daha sonra aldığı parayı diğer kanallarla paylaştığı iddia edilmektedir.
Belediyenin adı geçen ihaleler için hazırladığı teknik şartnamelerde işin yapım 150
şeklinin, Belediye tarafından yapılacak faaliyetlerin, toplantıların, açılışların, ihaleler,
kutlamalar ve benzeri etkinliklerin en az beş yerel TV kanalında ortak veya ayrı ayrı
veya banttan yayınlanması şeklinde olduğu görülmektedir. Gaziantep’te hâlihazırda
faaliyet gösteren altı yerel TV kanalının bulunduğu göz önüne alındığında, bu
kanalların anılan ihale kapsamında anlaşmasını Belediyenin temin ettiği açıktır.
Nitekim ihaleyi alacak olan teşebbüsün yeterli görülebilmesi için diğer dört TV
yayıncısından Belediyenin canlı yayınlarının yayınlanacağına ilişkin taahhüt alması
gerekmektedir. Dolayısıyla, Belediyenin gerçekleştirmiş olduğu canlı yayın ihaleleri
öncesinde tarafların anlaşması ve bir teşebbüsün ihaleye katılmasının ihalelerin
teknik şartnamelerinin gereği olduğu, bu çerçevede 4054 sayılı Kanun’un ihlali 160
anlamında bir anlaşmanın söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
I.2.3. Yapılan İnceleme ve Görüşmelerde Elde Edilen Bilgi ve Belgeler
Raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde teşebbüslerin ilgili pazarda “Ortak Yayın
Platformu” adı altında Belediye ihaleleri dışında, fiyat tespiti ve ortak hareketi içeren
genel bir çerçevede anlaşma yaptıklarına dair birtakım bilgiler teşebbüs yetkililerince
dile getirilmiş ve anlaşmaya işaret eden bazı belgeler bulunmuştur.
Mega TV yetkilisi Arif KURT ile yapılan görüşmede aşağıda yer verilen hususlar
belirtilmiştir:
– “Ortak yayın platformu reklamverenlere karşı tek ses oluşturmak adına Gaziantep
yerel TV’leri (Mega TV, Olay TV, GRT, Kanal 27, Kanal 5 ve Hisar TV) arasında 170
2010 ortası itibarıyla kurulmuştur. Bu platform olmadan önce reklamverenler daha
düşük reklam verme fiyatı verebiliyorlardı… Saniye bazında fiyatların belli bir
miktarın altına düşmemesi yönünde şifahi olarak anlaşmamız vardır… Reklam
alma rakamları ortak yayın platformu üyesi yerel TV’ler arasında şifahi olarak
belirlenmeye çalışılmaktadır. Bununla birlikte gene bu rakamların altında fiyatlar ile
reklam alınmaktadır. Diğer bir ifade ile bu şifahi mutabakat uygulanmamaktadır.
– … Tüm yerel TV’ler ortak yayın platformuna dahildir. Örneğin üniversite bahar
şenliği için stand alan firmaların görüntülerinin alınması için gereken pazarlama
ortak yayın platformu olarak yapılmaktadır.”
GRT yetkilisi Metin SABUNCU, yapılan görüşmede aşağıda yer verilen hususları 180
ifade etmiştir:
– “Ortak yayın Belediyelerin duyuruları ve sosyal tanıtımlarını icra etmek üzere
kuruldu… TV’lerin izlenme oranına göre bölgesel ya da yerel olmasına göre biz
diğer firmalara ortak yayın bedeli olarak ödeme yaptık.
– Reklamverenler kapsamında da ortak yayın yapıp daha kapsamlı yayın
yapılmasını denedik… ama başaramadık.
– Üniversite için de ortak yayın yapmak üzere bahar şenliklerine ortak yayın teklifi
verdik ama kabul edilmedi.
11-45/1034-354
6
– Primer hastanesinin onkoloji tanıtımını da ortak yayın yoluyla duyurmak şeklinde
bir girişimimiz oldu fakat bu konuda da başarısız olundu.” 190
Ayrıca GRT’de yapılan yerinde incelemede alınan belgede, Olay TV, GRT, Kanal 27,
Mega TV ve Hisar TV adına Ortak Yayın Platformu olarak Primer Hospital için teklif
hazırlanmış olduğu görülmüştür.
I.2.4. Ortak Yayın Platformunun Değerlendirilmesi
Şikâyet konusu iddia Belediye canlı yayın ihalelerinde ortak hareket edilmesine ilişkin
olup, bu durum yukarıda yer verilen gerekçelerle 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlâl
olarak değerlendirilmemekle birlikte, söz konusu yapının rakipler arasındaki iletişimi
güçlendirdiği, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında bir ihlâl riskini doğurduğu
kanaatine varılmıştır. Nitekim Belediyenin canlı yayın ihalelerini üstlenen
teşebbüslerin Ortak Yayın Platformu adı altında reklamverenler kapsamında da ortak 200
yayın yapmak istediği tespit edilmiştir. Bu kapsamda Gaziantep Üniversitesi ve Primer
Hospital’a teklif sunulduğu görülmüştür. Ayrıca Mega TV yetkilisinin ifadesi
doğrultusunda, Ortak Yayın Platformu adı altında toplanan teşebbüslerin saniye
bazında fiyatların belli bir miktarın altına düşmemesi yönünde şifahi olarak anlaştığı
kanaatine ulaşılmıştır.
Ancak, Gaziantep’te faaliyet gösteren bir diğer yerel TV yayıncısı olan Kanal 5’in,
Mega TV yetkilisinin Gaziantep’te faaliyet gösteren bütün yerel TV kanallarının
anlaştığını iddia etmesi dışında, anlaşmaya taraf olduğunu gösterecek herhangi bir
bilgi veya delile ulaşılamamıştır. Ayrıca, Belediye ihalelerinde ve Primer Hospital için
hazırlanan teklifte Kanal 5 dışındaki diğer beş teşebbüsün adının geçtiği görülmüştür. 210
I.2.5. Genel Değerlendirme
Şikâyet konusu olan Belediye ihaleleri, anılan yerel televizyon yayıncılarını bir araya
getirerek, ortak hareket etmeyi sağlayan koşulların oluşmasına yol açmış ve
teşebbüsler de bu durumu değerlendirmek istemişlerdir. Bu çerçevede reklam
fiyatlarının belli bir seviyede tutulmak istenmiş olduğu, ayrıca bazı kurum ve
teşebbüslere de ortak teklif sunulduğu tespiti yapılmıştır.
Bu çerçevede ortak teklif sunulan Gaziantep Üniversitesi’yle anlaşma sağlanamamış,
hazırlanmış olsa da Primer Hospital’a teklif sunulmamıştır. Ayrıca teşebbüslerden
istenilen faturalar incelendiğinde1 teşebbüslerin fiyatları belirlediklerini gösterir
belgelere ulaşılamamıştır. Bu doğrultuda, Mega TV yetkilisince dile getirilen “şifahi 220
mutabakatın uygulanmadığı” açıklamasının gerçeği yansıttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca Raportörlerce reklamveren teşebbüs yetkilileri ile yapılan görüşmelerde;
Gaziantep’te söz konusu televizyon kanallarının bir araya gelip bir fiyat belirleyerek
bunu kendilerine dikte etmelerinin mümkün olmadığı, pazarlık gücünün büyük
çoğunlukla reklamveren tarafında olduğu ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmeler ışığında, TV yayıncısı teşebbüsler
arasında yapılan ve reklamverenlere ortak fiyat teklifi sunulmasını öngören şifahi
mutabakatın uygulamaya konulmadığı, piyasaya herhangi bir etkisinin olmadığı ve
başkaca dikkate değer bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığı dikkate alınarak,
önaraştırmaya taraf olan teşebbüsler hakkında bu aşamada 4054 sayılı Kanun’un 41. 230
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına gerek olmadığı, bununla birlikte ilgili
1 Faturaların bazı ajanslara kesilmesi, süre vb. unsurların faturalarda yer almaması nedenleriyle sağlıklı
veri elde edilememiştir.
11-45/1034-354
7
teşebbüslere Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, fiyat tespiti anlamına
gelebilecek her türlü ortak faaliyete son vermelerini ve tekrarlamamalarını belirten
görüş yazısı gönderilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
I.2.6. Yanlış-Yanıltıcı Bilgi Değerlendirmesi
Raportörlerce 6.7.2011 tarihinde Mega TV’de yapılan incelemede Genel Müdür Arif
KURT’la görüşme yapılmıştır. Anılan görüşmede Arif KURT “Ortak Yayın Platformu
reklamverenlere karşı tek ses oluşturmak adına Gaziantep Yerel TV’leri arasında
2010 ortası itibariyle kurulmuştur… Saniye bazında fiyatların belirli bir miktarın altına
düşmemesi yönünde şifahi olarak prensip anlaşmamız vardır.” şeklinde bazı hususlar 240
dile getirilmiş, beyanlarının “Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği
Yapılmasına Dair Yönetmelik” kapsamında değerlendirilmesini talep ettikleri
belirtilmiştir.
Bununla beraber yine 6.7.2011 tarihinde GRT’de yapılan inceleme sırasında; GRT’ye
gelen Mega TV yetkilisi, kendi firmalarında yapılan incelemede tutulan tutanakta yer
alan bazı ifadelerde yoruma açık cümleler kullanıldığı için yanlış anlaşılmasının
mümkün olduğunu, bu nedenle açıklamalarını içeren ek ifade tutanağı yazdığını
belirtmiştir. Anılan açıklamalarda özetle;
– Ortak Yayın Platformu diye bir şeyin söz konusu olmadığı,
– Tutanakta Ortak Platform’la ilgili olarak yapılan açıklamaların yanlış veya tamamen 250
asılsız olduğu,
– Fiyatların belirli bir seviyede tutulması yönünde ne prensip olarak ne şifahi olarak
bir anlaşma bulunmadığı
ifade edilmektedir. Ancak, Mega TV, GRT ve Hisar TV’de Raportörlerce yapılan
görüşmeler ile Mega TV ve GRT’den edinilen belgeler Ortak Yayın Platformu’nun
varlığını açıkça göstermektedir. Bu çerçevede, Mega TV yetkilisinin tutanağa ek
olarak verdiği açıklamalarda Raportörlere yanlış ve yanıltıcı bilgi verdiği kanaatine
varılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde Kanunun 14 ve 15 inci
maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi 260
ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi durumunda
teşebbüslere karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması
mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından
saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında idari para cezası
verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu maddeye göre, Mega TV’nin 2010 yılı yıllık
gayri safi geliri (……..) TL olup, bu gelirin binde biri (……..) TL olarak hesaplanmıştır.
Ancak, belirlenecek ceza miktarının alt sınırı 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arasında
geçerli olmak üzere 2011/1 sayılı “4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanunun 16 ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt
Sınırının 31/12/2011 Tarihine Kadar Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ” 270
hükümleri doğrultusunda düzenlenmiştir. Bu çerçevede, Mega TV’ye uygulanacak
olan idari para cezası 12.327,00 TL olarak belirlenmiştir.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş., Gaziantep Olay Yayıncılık Reklamcılık ve
Tic. A.Ş., Özyay Radyo ve Televizyon Yayıncılığı Tic. A.Ş., Hisar Radyo TV
11-45/1034-354
8
Yayıncılık A.Ş., Kanal 27 TV Radyo Reklam Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş. ve Kanal 5
TV ve Radyo Yayıncılık A.Ş. hakkında 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına gerek olmadığına OYBİRLİĞİ ile,
2- Bununla birlikte, Kanal 5 TV ve Radyo Yayıncılık A.Ş. hariç adı geçen diğer 280
teşebbüslere Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, fiyat tespiti anlamına
gelebilecek her türlü ortak faaliyete son vermeleri ve tekrarlamamalarına ilişkin olarak
görüş bildirilmesini teminen Başkanlığın görevlendirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
3- Yanlış ve yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle Antep Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş.’ye
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 2011/1 sayılı “4054
sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16. Maddesinin Birinci Fıkrasında
Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31/12/2011 tarihine Kadar Geçerli Olmak
Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ” uyarınca 12.327,00 TL idari para cezası verilmesine
OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir. 290
300
310
320
11-45/1034-354
9
Rekabet Kurulu’nun 17.08.2011 Tarih ve 11-45/1034-354 Sayılı Kararına
KARŞI OY GEREKÇESİ 330
Kurulumuz mezkur Kararıyla, yanlış-yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle Antep
Medya Yayıncılık San. Tic. A.Ş.’ye 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi ve 2011/1 sayılı “4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanunun 16. Maddesinin Birinci Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının
31/12/2011 Tarihine Kadar Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ” uyarınca
12.327,00 TL idari para cezası verilmesine karar vermiş bulunmaktadır. Teşebbüs
hakkında verilen bu cezaya aşağıda belirteceğim gerekçelerle katılmıyorum.
340
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6.maddesinde; Adil Yargılanma
Hakkı düzenlenmiş , AİHM ceza davalarında adil yargılama hakkı içinde “suç işlemiş
olmakla itham edilen herkesin...sessiz kalmak ve kendi aleyhine tanıklık etmemek”
hakkı bulunduğunu belirtmiştir.
Yine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, İngiltere aleyhine açılan bir
davada, 19.09.2000 tarihli ve 29522/95 sayılı kararı ile “ … şirket devrini soruşturan
müfettişlere cezai yaptırım tehdidi ile verilen ifadedeki beyanların yargılama sırasında
kullanılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ihlalini oluşturduğuna
hükmetmiştir. Bu karar, susma hakkının idari soruşturma aşamasında da geçerli
olduğunu göstermektedir. 350
A.B Rekabet Hukukuna göre, Adalet Divanının çeşitli kararlarında da
belirtildiği şekilde Komisyonun bilgi isteme konusunda ikrara zorlayıcı, Rekabete
aykırı anlaşma yaptınız mı? ve kartel oluşumuna dahil oldunuz mu gibi benzeri
soruların sorulamayacağı hususu da bu görüşlerimizi desteklemektedir.
T.C Anayasası’nın 38.maddesinin 5.fıkrasında; Hiç kimse kendisini ve
kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil
göstermeye zorlanamaz hükmü bulunmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanun’un da ifade ve sorguya ilişkin kurallar, tanığın
dinlenilmesinden farklı düzenlenmiştir. Şüphelinin veya sanığın, tanıklar gibi doğru
söyleme ve yemin etme yükümlülüğü yoktur. Şüpheli, susma hakkını kullanabileceği 360
gibi, kimliği hariç, yalan da söyleyebilir.(CMKm.147)
Bu hükümlerden sonuç olarak anlaşılan şudur. Ceza tehdidi altında
bulunan, hakkında inceleme veya soruşturma zımnında ifadesi alınan bir kişi,hangi ad
altında olursa olsun, ister ifade densin, ister savunma densin; beyanında, doğruyu
söylemek adına, kendini zor bir konumla karşı karşıya bırakacak, suçlu duruma
sokacak bir beyanda bulunmak zorunda değildir. Sanık kendisine yöneltilen sorulara
karşı yanıt verip vermeme özgürlüğüne sahiptir. Sanık savunmasını gerçeğe aykırı bir
ifade ile yapabileceği, yalana başvurmak suretiyle kendi savunabileceği gibi tamamen
de susabilir. Böyle yaptığı zaman ayrıca ceza görmeyecektir. Zira bu doğru cevap
beklemek susma hakkının ruhuna aykırı olur. Sanıktan doğru cevap beklemek, 370
ardından doğal olarak kendi aleyhindeki şeyleri söylemesini de beklemek olacaktır.
Sanığın susma hakkı bir anlamda ona gerçekliğin gizlenmesi, hatta bunun yanısıra
11-45/1034-354
10
adeta yalan söyleme hakkının da tanınması demektir: Ancak, sanığın yalanı
cezalandırılamaz. Kuşkusuz sanığın susma hakkından yoksun bırakılması
düşünülemez. Kaldı ki; Sanığı doğru söylemeye mecbur etmek insanın yaratılışına da
aykırıdır; çünkü bir kişinin kendisini ceza tehdidi altına sokması doğal değildir.
Kovuşturma ve soruşturma aşamalarında suçunu inkar eden bir sanığa hem işlediği
suçtan hemde yalan beyanından dolayı olmak üzere iki ayrı ceza verilmesi ceza
hukukuna göre mümkün değildir. Ceza hukukunda sanık hakkında yukarıda
belirttiğimiz her husus, kabahatler Kanunu’na göre ceza tehdidi altında bulunan 380
teşebbüs veya teşebbüs yetkilileri içinde aynen geçerlidir.
Zaten, belirtilen hususlar hukukun evrensel ilkeleri olup, demokratik
hukuk düzenini kabul eden sistemlerin vazgeçilmez, uygulanmak zorunda olunan
ilkelerinden birisidir.
4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un Bilgi İsteme başlığı
altındaki 14.maddesinde; ‘’Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine
getirirken, gerekli gördüğü her türlü bilgiyi tüm kamu kurum ve kuruluşlarından,
teşebbüslerden ve teşebbüs birliklerinden isteyebilir. Bu makamlar, teşebbüsler ve
teşebbüs birliklerinin yetkilileri istenen bilgileri Kurulun belirleyeceği süre içinde vermek
zorundadır.” hükmü bulunmaktadır. 390
Yine, aynı Kanun’un 16.maddesinde de ; “Kurul, teşebbüs niteliğindeki
gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine;
a)…………..
b)…………..
c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı
bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç
verilmemesi,
d)………………
hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüsbirlikleri
veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun 400
hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve
Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d)
bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi
gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre
belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz.’’ hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen 14.madde ile Rekabet Kurulu’na bilgiye ulaşma
konusunda ayrıcalıklı bir yetki tanınmış olup, bu yetki, hakkında önaraştırma veya
soruşturma yapılan teşebbüs veya teşebbüslerin, önaraştırma/soruşturma konusu
olayla ilgili savunmaya taalluk eden, beyanlarının dışında kalan konuları 410
kapsamaktadır.(Kamu kurum ve Kuruluşları ile 3.kişi konumundaki teşebbüsler
konumuz dışında olduğundan ayrık tutulmuştur) bundan kastımız şudur. Bir örnekle
açıklarsak; hakkında önaraştırma veya soruşturma yapılan teşebbüsten ciro bilgileri
istendiğinde buna doğru ve eksiksiz yanıt vermesi konusu 14.madde kapsamına giren
bir bilgidir. Ancak, yine aynı teşebbüse, hakkınızda, kartel suçlaması var ne
diyorsunuz? sorusuna, olayın vaki olmasına ve maddi delillerle kanıtlanmış olmasına
rağmen, ‘’hayır böyle bir olay vaki olmadı’’ yönündeki bir yanıt 14.madde kapsamına
giren bir bilgi değildir. Çünkü, taraf teşebbüsün, ihlal olmasına rağmen bunu inkarı,
kendisini koruma refleksi ile, hayatın olağan akışına uygun olarak verdiği bir yanıt olup,
aksi beklenmeyen bir durumdur. Sonuç olarak savunmaya taalluk eden bir konudur. 420
11-45/1034-354
11
Dosya konusu olaya ilişkin; Mega TV de yapılan 06.07.2011 günü
sabah saat: 10.30 da yapılan yerinde inceleme sırasında tutulan tutanakta;
Mega TV yetkilisi Arif Kurt “Ortak yayın platformu reklam verenlere karşı tek ses
oluşturmak adına Gaziantep yerel TV’ leri (Mega TV, Olay TV, GRT, Kanal 27,
Kanal 5 ve Hisar TV) arasında 2010 ortası itibariyle kurulmuştur. Bu platform
olmadan önce reklam verenler daha düşük reklam verme fiyatı verebiliyorlardı.
Bizde Platform kurup reklam fiyatlarının belirli bir seviyede seyretmesini
sağlamaktır. Saniye bazında fiyatların belirli bir miktarın altına düşmemesi
yönünde şifahi prensip anlaşmamız vardır. Burada Basın İlan Kurumu’nun yazılı 430
basın organlarında verilecek resmi ilanlara ilişkin düzenlemesine
benzemektedir.’’ demiş, aynı kişi aynı gün saat 15.05 te yerinde incelemeyi
yapan uzmanlara gelerek, yerinde inceleme sırasında verdiği ifadenin; bazı
bölümlerinde yoruma açık cümleler kullandığı için yanlış anlaşılacağından ek
ifade vermiş ve tutanak altına alınmıştır. Bu tutanakta Arif Kurt “Ortak yayın
platformu reklam verenlere karşı tek ses oluşturmak adına Gaziantep yerel TV’
leri (Mega TV, Olay TV, GRT, Kanal 27, Kanal 5 ve Hisar TV ) arasında 2010
ortası itibariyle kurulmuştur.’’ cümlesinin yanlış olduğunu, Ortak yayın platformu
diye bir şey olmadığını’’ ve bu mealde ifadelerde bulunarak, yerinde inceleme
tutanağında ikrar niteliğindeki tüm ifadelerinden dönmüştür. Olayın varlığının 440
kanıtlanması adına bu ifadelerin, konunun esasına ilişkin olarak
değerlendirilmesi ayrı bir husustur. Kurulumuz olayı esastan inceleyerek,
kararının 1.maddesi ile; 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca soruşturma
açılmasına gerek olmadığına ve yine kararının 2.maddesi ile de; teşebbüslere
Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, fiyat tespiti anlamına gelebilecek
her türlü ortak faaliyete son vermeleri ve tekrarlamamalarına ilişkin olarak görüş
bildirilmesini teminen Başkanlığın görevlendirilmesine karar vermiştir. Burada
konumuz; hakkında yerinde inceleme yapılan bir teşebbüs yetkilisinin, önce
ikrarda bulunup, daha sonra bu ifadelerinden dönmesi bir anlamda inkar etmesi
4045 sayılı Kanun’un 14.maddesi anlamında yanlış-yanıltıcı bilgi verilmesi 450
şeklinde değerlendirilebilir mi? ve bunun sonucu olarak aynı Kanun’un
16.maddesine göre idari para cezası verilir mi?
Gerçekten dosya konusu olayda, teşebbüs yetkilisi yerinde inceleme
sırasında, inceleme konusunda ikrarda bulunmuş ve daha sonra ek ifadesi ile bu
ikrarından dönmüştür. Bu beyanlar etik olarak asla kabul edilemez. İlk bakışta,
Kanun’un bu tür davranış ve beyanları korumayacağı düşünülse bile, teşebbüs
yetkilisinin beyanları savunmaya, daha doğrusu ceza tehdidi altında bulunduğu
bir konudaki olayın varlığına, sahibi bulunduğu teşebbüsün olay inceleme
sonucunda ceza alıp, almamasına ilişkin olması nedeniyle, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi’nin 6.maddesinde öngörülen Adil Yargılanma Hakkı ve yine 460
Anayasa’mızın 38.maddesinin 5.fıkrasında belirtilen hüküm karşısında ceza
verilmesinin mümkün olmadığı inancındayım.
TCK ‘nın 284.maddesinin 4.fıkrasına göre; hakkında tutuklama kararı
verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği hâlde yetkili makamlara
bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı, ancak bu suçların
11-45/1034-354
12
üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi hâlinde, cezaya
hükmolunmayacağı belirtilmiştir. Bu da göstermektedir ki, ceza hukukunun genel
ilkelerine göre bırakın kendini, belli yakınlıkta bulunan bir kişiyi koruma adına beyanda
bulunmama veya yanlış beyanda bulunma yasaca, etik olmamasına rağmen insanın
aile bağı ile bağlı olduğu yakınını koruma içgüdüsü ile hareket edeceği gerçeğinden 470
hareketle Yasa Koyucu tarafından cezasız bırakılmıştır.
Öte yandan, bu ilkelerin Rekabet Hukuku’nda 4054 Sayılı Kanun’un
43.maddesine göre soruşturmaya başlanmasından sonra verilen yazılı savunmalar için
geçerli olacağı, daha önceki taraf ifadelerinin savunma olmadığı, sadece beyan olduğu
ileri sürülebilir. Savunma bir bütündür. İster adı savunma olsun, ister beyan olsun
kişinin veya teşebbüsün kendini ceza tehdidi altında hissettiği her an verdiği ifade veya
beyan savunma hakkı içerisinde düşünülmelidir. Bu nedenle, bu görüşün de hukuksal
bir değeri, olmadığını düşünüyorum.
480
Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, aksine bir görüşün kabulü halinde, tüm
taraf olan teşebbüs veya teşebbüslerin, rekabet ihlalinin varlığının sübut bulduğu
olaylarda, ikrarda bulunmaması başka bir deyişle suçu inkar etmesi halinde rekabet
ihlalinin dışında ayrıca yanlış-yanıltıcı bilgi verdiği gerekçesiyle 4054 sayılı yasanın
14.maddesi delaletiyle 16.maddesine göre cezalandırılması gerekir. Buda ceza
hukukunun yukarıda belirtilen evrensel ilkeleri karşısında asla kabul edilemez bir
durumdur.
Hakkında ceza verilen teşebbüsün 4054 Sayılı Kanun’un 55.maddesine
göre kararımızın iptali için Danıştay nezdinde iptal davası açması halinde mezkur 490
kararın belirtilen ilkelere göre iptal edileceği kanısını taşıyorum.
Yukarıda geniş olarak açıklanan nedenlerle, Antep Medya Yayıncılık San.
Tic. A.Ş.’ye 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 2011/1
sayılı “4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16. Maddesinin Birinci
Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31/12/2011 Tarihine Kadar
Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin Tebliğ” uyarınca 12.327,00 TL idari para
cezası verilmesi yönündeki kurulumuz kararının 3.maddesine katılmıyorum.
500
Reşit GÜRPINAR
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy