Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2018-1-7 (Devralma)
Karar Sayısı : 18-11/197-93
Karar Tarihi : 18.04.2018
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Dr. Metin ARSLAN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER : Emine TOKGÖZ, Dilan TOPRAK, Ahmet YALÇIN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Gemsat Gaz Ekipmanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Murat YAZICI, Av. Yunus Emre BAKİLER
Piyade Sok. No:18/10 Çankaya/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Gemsat Gaz Ekipmanları Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisselerinin
tamamının ve tek kontrolünün Pietro Fiorentini S.p.A. tarafından devralınması
işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına en son 04.04.2018 tarihinde giren yazıyla
tamamlanan bildirim üzerine düzenlenen 06.04.2018 tarih ve 2018-1-7/Öİ sayılı
Devralma Ön İnceleme Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirim konusu işleme izin verilmesinde
sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Bildirim konusu işlem; Gemsat Gaz Ekipmanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Gemsat)
hisselerinin ve tek kontrolünün Pietro Fiorentini S.p.A. (Fiorentini) tarafından
devralınmasına ilişkindir.
G.1. Taraflar
G.1.1. Devreden: Ünper İhsan TUĞCU, Aytün KUĞU ve Nihat UÇAR
(5) Devre konu Gemsat’ın hisseleri Ünper İhsan TUĞCU (%(…..)), Aytün KUĞU (%(…..)) ve
Nihat UÇAR’a (%(…..)) aittir. TUĞCU Ailesi doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm
istasyonları (Regulation and Measuring Stations - RMS) kurulumu alanında faaliyet
gösteren Fio Gaz Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Fio Gaz) tek kontrolüne sahiptir. Bildirim
konusu işlemde devralan konumunda bulunan Fiorentini, Fio Gaz’ın %(…..) ile azınlık
hissedarıdır. Diğer yandan Aytün KUĞU, Fio Gaz’ın yönetiminde yer almaktadır.
(6) TUĞCU Ailesi ayrıca doğal gaz üretim ve dağıtım şirketleri için malzeme alım ve satımı
ile iştigal eden Fio-Tek Teknik Malzeme Alım Satım Ltd. Şti.’ni (Fio Tek) kontrol
etmektedir. Fio-Tek, doğal gaz basınç ve ölçüm düşürme istasyonlarının kurulumunda
aktif olmayıp, kurulum yapan şirketlere kurulum sırasında kullanılabilecek ürünleri
pazarlamaktadır.
(7) Nihat UÇAR ise N.U. Uçar Doğalgaz Isı Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin (Uçar
Gaz) tek kontrolüne sahiptir. Bursa’da kurulu Uçar Gaz, doğal gaz basınç düşürme ve
ölçüm istasyonlarının kurulumu ve şebekeye entegrasyonu için danışmanlık hizmetleri
alanında faaldir.
18-11/197-93
2/9
G.1.2. Devre Konu: Gemsat
(8) Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarının imalatı ile iştigal eden Gemsat, bu
amaçla 1998 yılında Bursa’da kurulmuştur. İmalatını Fiorentini’den sağladığı ürünler ile
gerçekleştirmektedir. Gemsat, istasyonların yalnızca üretimini gerçekleştirmekte,
kurulumunu yapmamaktadır. Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarının imalatı
için ülkemizin iletim sistem operatörü olarak Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş.’den
(BOTAŞ) ve ilgili dağıtım şirketlerinden onay ve lisans belgeleri; ayrıca EPDK’dan “doğal
gaz piyasası yapım ve hizmet sertifikası” almak gerekmektedir. Gemsat, bu izinlere
sahip olup ayrıca Gemsat’ın ürünleri ISO 9001, 14000 ve 18000 belgelerine sahiptir.
Gemsat, yukarıda bahsedilen ve TUĞCU ailesinin kontrolündeki Fio Gaz’a da ürün
temin etmektedir.
(9) Gemsat’ın işlem öncesinde yönetim kurulu başkanlığını yürüten Nihat UÇAR, işlem
sonrasında da altı aylığına bu görevi sürdürecek olup, geçiş dönemi sonunda görevini
bırakacaktır.
G.1.3. Devralan: Fiorentini
(10) 1938 yılında İtalya’da kurulan Fiorentini, ulusal ve uluslararası ölçekte doğal gaz ve
petrolün aranması, üretimi, iletimi ve dağıtımı için gereken ürünlerin üretimi, satışı ve
gerekli hizmetlerin sağlanması ile iştigal etmektedir. Fiorentini, bu kapsamda
müşterilerine ekipman temin etmekte, istasyonlar kurmakta ve “tam çözüm” hizmeti
sunmaktadır. Teşebbüs Türkiye’ye doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları
ekipmanı/girdisi tedarik etmektedir.
(11) Fiorentini’nin 12 adet iştirakinden ülkemizde faal olanı bulunmamaktadır. Fiorentini’nin
Türkiye’deki hissedarlık anlamında varlığı Fio Gaz üzerindendir. Teşebbüs aynı
zamanda Fio Gaz, Gemsat ve Fio Tek’e girdi temin etmektedir. Fio Gaz ile Fiorentini
arasında herhangi bir distribütörlük anlaşması ya da sözleşmesel bir münhasırlık ilişkisi
bulunmamaktadır.
G.2. Sektöre İlişkin Bilgi
(12) Bildirim konusu işlem; doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları için gerekli
girdilerin temini ve doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları üretimi alanlarında
faal olan teşebbüsler arasında gerçekleşmektedir. Bahse konu istasyonlar bina önüne
konulacak kadar küçük kapasitedeki basınç (6 sm3/h)1 servis kutularından şehir besleme
enerji istasyonları gibi büyük kapasitelere (300.000 sm3/h) kadar yapılan imalatları
kapsamaktadır. Bu istasyonların doğal gaz iletim ve dağıtım hatlarına kurulması teknik
gerekliliklerden kaynaklanmaktadır. Dosyadaki bilgilere göre, istasyonlar, yapım tarz ve
stilleri patentle veya fikri mülkiyet hakları ile korunmamaktadır. Söz konusu ürünler
bakımından üretici şirketin tecrübe, know-how ve kapasitesi önemli olmaktadır. Ayrıca
dosyada, iletim ve dağıtım şirketlerinin bu istasyonların parçalarını temin ettikten sonra
kurulum ve yan hizmetlerini kendilerinin tamamlayabileceği ya da bunu tercih etmezlerse
“anahtar teslim” olarak bir tedarikçiden alabilecekleri de belirtilmiştir. Bahse konu
istasyonların üretilmesi için gerekli parçalar olan vanalar, sayaçlar, filtreler, ısıtıcılar,
regülatörler, transmitterler, göstergeler, borular ve tesisat, müşterilerce üçüncü kişilerden
temin edilmektedir. İstasyon girdilerini temin eden yabancı menşeli (Itron Türkiye,
Tartarini Türkiye, Karl Dungs Türkiye, RM Gaz Tormene AG, Francell Türkiye,
Honeywell Process-Gorter) pek çok firma olup, yerli olarak da GAZTEK Doğal Gaz
1 Doğal gazda miktarla ilgili olarak genelde referanslarda standart metre küp ve saat birimleri
kullanılmaktadır. Normal metre küp ile standart metre küpün esas farkı ilkinin sıfır santigrat derecede,
ikincisinin ise 15 santigrat derecede referans alınmasıdır.
18-11/197-93
3/9
Sistemleri Ticaret A.Ş. (Gaz-Tek), RM Gaz Kontrol Sistemleri İth. İhr. ve San. Ltd. Şti.
(RM Gaz) ve FRS Gaz İmalat Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nin (FRS Gaz) bu girdilerin üretimini
gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
(13) Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarının müşterileri ise ağırlıklı olarak
BOTAŞ ve dağıtıcılardır. BOTAŞ, iletimde doğal ve yasal tekel olup alt akış toptan satış
piyasasında ise yaklaşık %80 pazar payına sahiptir. Dağıtım faaliyeti ise 2016 sonu
itibarıyla 76 dağıtım bölgesine ayrılmış olup her bir dağıtıcı bölgesinde şebeke ve
perakende satış faaliyetleri açısından tekel konumundadır. Bu bağlamda dosya konusu
istasyonların üretim ve satışı pazarında faal olan şirketler, pazar gücüne sahip alıcıları
karşısında fiyat rekabeti içine girmektedirler. Bununla beraber güvenlik ve kalite de
bahse konu istasyonların arz ve talep parametrelerinde önemli yere sahiptir.
(14) Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları alanında faal olan tüm teşebbüsler,
EPDK tarafından 25.09.2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olan
Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliği’ne (Sertifika Yönetmeliği) tabidir. Dosya
konusu teşebbüslerin sertifikaları günceldir. Doğal gaz altyapısıyla ilgili tesislere yönelik
ayrıca yine EPDK tarafından 26 Ekim 2002 tarihli ve 24918 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmış olan Doğal Gaz Piyasası Tesisler Yönetmeliği geçerli olup bu
düzenlemenin “Standartlar” başlıklı 5. maddesi şöyledir:
“Doğal gaz piyasa faaliyetlerinin gerçekleştirileceği tüm doğal gaz tesislerinin tasarımı,
yapım ve montajı, test ve kontrolü, işletmeye alma ve işletilmesi, bakımı, onarımı ve
tesislerde asgari emniyetin sağlanması ile ilgili olarak; TS, EN, ISO, IEC
standartlarından herhangi birine, bu standartlarda yoksa, TSE tarafından kabul gören
diğer standartlara ve/veya dokümanlara uyulması zorunludur. Standartlarda değişiklik
olması halinde, değişiklik getiren standart, uygulanan standardın iptal edilmesi veya
yürürlükten kaldırılması halinde ise yeni standart geçerli olur. Tesislerde, hiçbir şekilde
standart dışı malzeme ve ekipman kullanılamaz. Ancak standardı bulunmayan malzeme
ve ekipman için kalite uygunluk belgesine sahip olma şartı aranır.”
(15) Bu madde ile Sertifika Yönetmeliği’nde yer verilen “Yapım ve Hizmet Sertifikası” almak
üzere BOTAŞ ve/veya dağıtım şirketlerinden yeterlik belgesi alma şartı ve istasyon
alıcılarının ihale şartnameleri bir arada düşünüldüğünde doğal gaz basınç düşürme ve
ölçüm istasyonlarının üretim ve satış piyasasının kamu güvenliği ve kalite standartları
sebepleriyle birtakım yasal giriş engellerine tabi olduğu görülmektedir. BOTAŞ’ın
istasyon alımları “BOTAŞ Ham Petrol ve Doğal Gaz Boru Hattı Tesislerinin Yapımı ve
İşletilmesine Dair Teknik Emniyet ve Çevre Yönetmeliği” çerçevesinde ihale usulü ile
gerçekleşmektedir.
(16) Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, bu istasyonların hem teknik özellikleri hem de
değer bazında azalan şekilde üçe ayrıldığı belirlenmiştir: i) A tipi (RMS-A) ii) B tipi (RMS-
B) iii) C tipi (RMS-C). Bunların hepsi basınç düşürme ve ölçüm yapmalarına rağmen
düşürdükleri basınç değerleri ve karmaşıklıkları farklılaşmaktadır. RMS-A istasyonları,
çok yüksek basınçlı iletim hattındaki doğal gazı daha düşük basınca düşüren ve ölçüm
yapan istasyonlardır. Diğer taraftan B tipi istasyonlar orta derecedeki basınçlarda
(mahallelerde); C tipi istasyonlar ise çok düşük basınçlarda (AVM ve sitelerde)
kullanılmaktadır. BOTAŞ’tan temin edilen “RMS A tipi ve B tipi” yeterliğine sahip
firmaların listesinde hâlihazırda 14 teşebbüsün bulunduğu görülmüştür.
18-11/197-93
4/9
(17) RM Gaz tarafından gönderilen cevabi yazıda, istasyonların özellikle şebeke genişlemesi
ve yenilenmesi durumlarında temin edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mevcut şebekenin
genişlemesinde B (orta basınç) ve C (düşük basınç) tipi istasyonlara ihtiyaç duyulurken,
yeni şebeke yapımında ilave olarak yüksek basınç istasyonlarına yani A tipi istasyonlara
ihtiyaç duyulduğu ifade edilmiştir. Önümüzdeki dönemde 220 beldeye daha gaz arzı
sağlanacağı, bu hedefin hâlihazırda %20’sinin gerçekleştirilmiş olduğu belirtilmiştir. Aynı
yazıda, atölye tarzı işletmelerin daha çok B ve C tipi istasyonları yaptığı ve dağıtıcılarla
çalıştığı; A tipi istasyonlar için ise BOTAŞ tarafından denetlenmiş ve yetkilendirilmiş
olmanın şart olduğu belirtilmiştir. Genel olarak ilgili piyasalarda faaliyet gösteren
teşebbüslerin orta ve küçük ölçekli işletmeler olduğu da belirtilmiştir.
(18) Gemsat tarafından gönderilen yazıda; A ve B tipi istasyonların “endüstriyel,” C tipi
istasyonların ise “domestik” olarak sınıflandırıldığı ifade edilmiştir. A tipi için basınç
aralığı 12-80 BarG2, B tipi için basınç aralığı 6-25, C tipi için ise 300 mbar-6 BarG olarak
verilmiştir. Ancak tam basınç değerleri alıcılara göre yani BOTAŞ ve ilgili dağıtım
şirketleri, santraller ve tesislerin ihtiyaçlarına göre nihai olarak şekillenmektedir. Aynı
yazıdan anlaşıldığı üzere; A ve B tipi istasyonların kar marjı daha yüksek olup her üç
istasyon da aynı sertifikalandırma sürecinden geçmektedir. Bu bağlamda, her üç
istasyon arasında arz ikamesi mümkündür. Diğer bir deyişle cazip gelmesi halinde
herhangi bir istasyonu üreten firmanın makul maliyetlere katlanarak diğer istasyonları da
üretebileceği belirtilmiştir. Bunların yanında sertifikasız ve atölye tipi firmaların
sertifikasız ve standartsız domestik istasyon üretimi yapabildiği belirtilmiştir.
(19) Doğal gazın iletimini gerçekleştiren BOTAŞ’ın doğal gazı müşterilerine teslim noktası
olan A tipi istasyonlar; i) şehir girişlerinde dağıtım şirketlerinin talebini ii) yüksek basınçlı
gaz ile çalışan elektrik santrallerindeki talebi iii) dağıtım hatlarının bulunmadığı
tesislerdeki talebi karşılamak için kullanılmaktadır. Bu istasyonların giriş basıncı BOTAŞ
tarafından belli basınç aralığında (35-75 BarG) garanti edilmektedir. İstasyonların çıkış
basıncı (19-25 BarG) ise dağıtım şirketleri ve tesislerin ihtiyaç duydukları basınca göre
değişmektedir.
(20) Altay Proje Danışmanlık Mühendislik Makine Tesisat İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. (Altay
Proje) tarafından gönderilen cevabi yazıda, B ve C tipi istasyonların üretim ve satış işine
girmenin A tipine göre daha kolay olduğu belirtilmiştir. Her türlü bürokratik engellerin ve
müşteriler nezdinde iki yıl deneme süresinin söz konusu olduğu, bu anlamda
yerleşiklerin -özellikle yabancı girdi sağlayıcılarının bilinirlikleri sebebiyle- önemli rekabet
avantajına sahip olduğu ifade edilmiştir. Tüm bu bilgi ve belgelerden, üç istasyon tipinin
arz ve talep bakımından farklılaştığı anlaşılmaktadır.
(21) Bildirim sahibi tarafından gönderilen yazıda, istasyonların kritik değer girdilerinin, basınç
düşürme ve ölçüm istasyonlarının sahaya kurulacağı yerin görüntüleme ve izleme
merkezleri, elektronik aksamın endüstriyel süreç otomasyonu ve istasyonların boru
hatları ile entegre olmasını sağlayacak regülatörler olduğu ifade edilmiştir. Bu ekipman
ve süreçlere ilişkin talepler müşterilerin (BOTAŞ ve dağıtıcılar ile sanayi tesisleri ve
santraller) teknik şartnamelerinde yer almaktadır. GAZBİR Türkiye Doğal Gaz
Dağıtıcıları Birliği (GAZBİR) tarafından gönderilen bilgilendirmede dağıtım şirketlerinin
ihale usulü ile istasyonları temin ettikleri belirtilmiştir.
2 Bar gauge.
18-11/197-93
5/9
G.3. İlgili Pazar
(22) Dosya mevcudu bilgi ve belgelere göre işlem taraflarının ve diğer ilişkili şirketlerin
faaliyet alanları ve bunlar arasındaki yatay-dikey ilişkiler aşağıdaki tabloda
sunulmaktadır.
Tablo-1: Tarafların Faaliyetleri ve İlişkileri
Teşebbüs Faaliyet ve Coğrafya İlişkili Olduğu Faaliyet ve İlişkinin Niteliği
Fiorentini (devralan) Doğal gaz basınç düşürme ölçüm
istasyonları ekipmanı üreticisi,
marka sahibi, İtalya ve dünya
İstasyonların ülkemizdeki üretimi, satışı,
kurulumu ve ilgili hizmetler-dikey
Gemsat (devre konu) Doğal gaz basınç düşürme ve
ölçüm istasyonlarının üretim ve
satışı, Türkiye
-Ekipman girdilerinin üretim ve tedariki-
dikey
-İstasyonların kurulumu ve ilgili hizmetler-
dikey
(23) “Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmalar Hakkında Kılavuz”da (Kılavuz) da belirtildiği
üzere dikey birleşmeler, tedarik zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren
teşebbüsler arasında gerçekleştirilen işlemleri ifade etmektedir. Bu tür işlemlerin
değerlendirilmesinde birleşme tarafı olan teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri pazarlar
genel olarak alt pazar ve üst pazar olarak ayrıma tabi tutulmaktadır. Üst pazarda faaliyet
gösteren teşebbüslerin, alt pazarda faaliyet gösteren teşebbüslere girdi sağladıkları
kabul edilmektedir. Ayrıca, dikey ticari ilişkiler bağlamında bir ürün veya hizmetin üretimi,
dağıtımı ve perakende satışı seviyelerinde faaliyet gösteren teşebbüslerin aralarında
gerçekleşecek olan birleşmeler de dikey birleşmeler kapsamında değerlendirilecektir.
(24) Dosya konusu işlemde ana sağlayıcı olan Fiorentini üst pazarda; Gemsat ise
Fiorentini’den sağladığı girdilerle üretim yaptığından onun alt pazarında faaldir.
Dolayısıyla Fiorentini’nin Gemsat’ı devralması tipik bir dikey yoğunlaşma işlemidir.
(25) Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında ilgili ürün pazarlarının aşağıdaki başlıklar altında
incelenmesi mümkündür:
-Doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonları girdilerinin üretim ve satışı,
-A, B ve C tipi doğal gaz basınç düşürme ve ölçüm istasyonlarının üretim ve satışı.
(26) Dosya kapsamında, yapılacak rekabetçi değerlendirmeyi etkilemeyecek olması
bakımından istasyon tipleri bazında bir ayrıma gidilmesine gerek görülmemiştir. İlgili
coğrafi pazar ise istasyonların ülkemiz doğal gaz altyapısına dahil olduğu ve tüm ülkede
kullanıldığı dikkate alındığında, “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.4. Yapılan Tespit ve Değerlendirmeler
(27) Bildirim konusu işlem sonucunda devre konu Gemsat’ın tüm payları ve tek kontrolü
Fiorentini’ye geçeceğinden kontrol yapısında kalıcı olarak değişiklik meydana gelecektir.
Bu bağlamda bildirim konusu işlem, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması
Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesi
çerçevesinde bir devralma işlemidir. Ayrıca, tarafların ciroları incelendiğinde, aynı
Tebliğ’in 7. maddesinde yer alan eşiklerin aşıldığı, dolayısıyla işlemin izne tabi olduğu
anlaşılmıştır.
(28) 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde rekabetin önemli ölçüde azalması sonucunu
doğuracak şekilde hâkim durum yaratan ya da var olan bir hâkim durumu güçlendiren
yoğunlaşmalar yasaklanmaktadır. Hâkim durum kavramı ise, Kanun’un 3. maddesinde,
“Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden
bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri
belirleyebilme gücü” olarak tanımlanmaktadır.
18-11/197-93
6/9
(29) İşlem esas itibarıyla, dikey ilişkili teşebbüsler arasında gerçekleşmektedir. Hâlihazırda
aralarında tedarik ilişkisi bulunan teşebbüsler ilişkilerini sürekli kılmak niyetindedirler.
Fiorentini, işlem sonucunda hem istasyon girdilerinin sağlayıcısı olmaya devam edecek
hem de ülkemizde Gemsat üzerinden istasyon üretimi yapacaktır.
(30) Rekabet hukukunda dikey yoğunlaşmalar, işlem maliyetlerinin azaltılması, etkinlik
kazanımları, ilişkili pazarlarda tekelci kar marjının içselleştirilmesi suretiyle fiyatların
düşmesi, piyasa faaliyetlerinin eşgüdümünü kolaylaştırması (tasarım, üretim, satış ve
dağıtım süreçlerinin organizasyonun kolaylaşması), tüketiciye tek duraklı alışveriş
sağlama gibi olumlu yanlarının ağır olduğu kabul görmektedir. Diğer taraftan, bazı
durumlarda dikey yoğunlaşmalar pazar kapamaya yol açabilmekte ve bu yolla etkin
rekabeti engelleyebilmektedir.
(31) Pazar kapama, birleşme sonucu meydana gelen teşebbüsün, mevcut ve potansiyel
rakiplerinin tedarik kaynaklarına ya da pazarlara (müşteri kanallarına) erişimini
engelleme kabiliyeti ve güdüsüne (birlikte koşul) sahip olması halinde gerçekleşebilecek
bir olgudur. Pazar kapama iki şekilde ortaya çıkabilmektedir: i) girdi kısıtlaması ii)
müşteri kısıtlaması. Girdi kısıtlaması, birleşik teşebbüsün, alt pazardaki rakiplerinin
ihtiyacı olan önemli girdilere erişimini kısıtlaması ve bu yolla rakiplerin maliyetlerini
artırabilmesidir. Müşteri kısıtlaması, birleşik teşebbüsün üst pazardaki rakiplerinin ilgili
pazarda sağlıklı rekabet edebilmeye yeterli müşteri tabanına erişimini kısıtlamasıdır.
(32) Girdi kısıtlaması değerlendirmesinde esas alınacak husus, artan girdi maliyetlerinin
tüketicilere daha yüksek fiyat uygulamasına sebep olup olmayacağıdır. Girdi kısıtlaması
değerlendirilirken öncelikle birleşik teşebbüsün bu imkana sahip olup olmadığı
irdelenmektedir. Şayet üst pazarda pazar gücü söz konusu ise bu imkanın var olduğu
söylenebilecektir. Girdi kısıtlaması güdüsü ise kısıtlamanın ne ölçüde karlı olacağına
bağlı olarak değerlendirilen bir husustur. Girdi temininin hem üst hem de alt pazarda
elde edilecek karlar üzerindeki etkileri dikkate alınmaktadır. Müşteri kısıtlaması ise
esasen üst pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün alt pazarda önemli yer tutan
(yüksek pazar payına sahip) bir teşebbüs ile birleşmesi halinde ortaya çıkmaktadır.
(33) Son olarak dikey bütünleşmeler etkin rekabet üzerindeki toplam/genel etkiler açısından
incelenmektedir. Burada özellikle nihai tüketiciler üzerindeki etkilere bakılmaktadır.
Birleşme sonucu üst pazarda hâkim durum yaratılması/güçlendirilmesi yoluyla rekabetin
önemli ölçüde azaldığının söylenebilmesi için üst pazardaki önemli miktardaki çıktı
miktarının söz konusu birleşmeden etkilendiğinin ortaya konması gerekmektedir. Üst
pazarda dikey birleşmeden etkilenmeyen rakiplerin varlığı halinde girdi fiyatları ve
dolayısıyla alt pazardaki fiyatlar etkilenmeyebilecektir. Bunun yanında potansiyel
rakiplerin alt ya da üst piyasada etkin şekilde rekabet edebilmesi için her iki pazara da
girmesi gerekiyorsa potansiyel rekabet baskısı azalmış olacaktır. Bununla birlikte, alıcı
gücü ve üst/alt pazarlara gerçekleşecek olan girişlerin etkin rekabeti sağlayabilme gibi
dengeleyici ihtimaller de değerlendirmelerde dikkate alınmaktadır.
(34) Fiorentini ve Gemsat ile rakiplerin pazar paylarına aşağıdaki tablolarda yer verilmektedir.
Tablo-2: Tarafların Türkiye’deki Pazar Payları (%, 2017)
Pazar (Yatay/ Dikey) Fiorentini Gemsat
İstasyonlar için girdi temini Dikey (…..) (…..)
İstasyonların üretimi Dikey (…..) (…..)
18-11/197-93
7/9
Tablo-3: Türkiye Doğal Gaz Ölçüm ve Basınç İstasyonları Üretimi ve Satışı Pazarı Pazar Payları (%, 2017)
Teşebbüs Pazar Payı
Gemsat (…..)
RM Gaz (…..)
FRS Gaz (…..)
ISYSTEMS Petrol ve Doğalgaz Mühendislik A.Ş.
(ISYSTEMS)
(…..)
Fet-Gaz (…..)
Kalekalıp Makina ve Kalıp Sanayi A.Ş. (…..)
(35) Fiorentini’nin Türkiye’ye tedarik ettiği girdiler (ki Gemsat, Uçar Gaz ve Fio Gaz’a da ürün
temin etmektedir3) üzerinden pazar payı yaklaşık %(…..) düzeyindedir. Girdi kısıtlaması
ile pazar kapamadan söz edilebilmesi için hem imkan hem de güdü koşulları birlikte
gerçekleşmelidir. Piyasada yabancı menşeli girdiler esas olup Fiorentini’nin yanında
Itron Türkiye, Tartarini Türkiye, Karl Dungs Türkiye, RM Gaz Tormene AG, Francell
Türkiye, Honeywell Process-Gorter gibi uluslararası firmalar da girdi sağlayıcı olarak
aktiftir. Diğer bir deyişle, Fiorentini gibi istasyonların esaslı girdilerini sağlayan
uluslararası marka bilinirliği yüksek firmalar mevcuttur. Bu uluslararası girdi
sağlayıcılarıyla çalışan ve dosya konusu teşebbüsler dışında 10 adet şirket daha
BOTAŞ’tan yeterlik almış vaziyettedir. Diğer yandan, FRS Gaz tarafından yerli
regülatörlerin üretilmeye başlandığı ifade edilmiştir. Ayrıca istasyonlar bazı girdileri yerli
olarak üretilebilmektedir. Alıcıların tekel konumunda bulunması ve ihale yoluyla alım
yapmaları dolayısıyla dikey bütünleşik şirketin fiyatın temel parametre olduğu rekabet
ortamında fiyatları yükseltmesi ya da bu sonucu doğuracak şekilde girdi kısıtlamasına
gitmesi makul görünmemektedir.
(36) Dosya konusu işlem aralarında pratikte tedarik ilişkisi olan iki şirketin hukuki olarak
birleşmesine ilişkindir. Diğer bir deyişle Gemsat, önceden olduğu gibi Fiorentini girdileri
ile üretim yapmaya devam edecektir. Dolayısıyla fiili olarak piyasada var olan mevcut
durum kısa dönemde değişmemektedir. Uzun dönemde ise Fiorentini’nin uluslararası
rakipleri ve yılda %3-5 oranında büyüyen (doğal gaz ulaşan belde sayısının artırılması
politikası) dinamik Türkiye piyasası bir arada düşünüldüğünde girdi kapama stratejisi
imkanı ya da güdüsünün söz konusu olmayacağı değerlendirilmektedir.
(37) Müşteri kısıtlaması açısından dosya konusu işleme bakıldığında, aynı şekilde birleşik
teşebbüsün üst pazardaki rakiplerin yeterli müşteri tabanına erişimini kısıtlaması
stratejisinin makul olmayacağı değerlendirilmektedir. Şöyle ki; hâlihazırda 10 civarı firma
ilgili pazarlarda aktiftir ve uluslararası bilinirliği olan firmalardan girdi sağlamaktadır.
Planlanan işlem ilgili pazarlarda fiili bir durumun hukuki bir duruma dönüşmesinden
ibarettir. Dolayısıyla dikey bütünleşik teşebbüs, alt pazardaki istasyon üretim, kurulum ve
yan hizmetlerle ilgili piyasalara erişimi kısıtlama imkanına ya da güdüsüne sahip değildir.
3 Gemsat’ın istasyon üretiminde kullandığı girdilerin büyük çoğunluğu Fiorentini’den alınmaktadır. Gemsat,
Fio Gaz, Uçar Gaz ve Fio-Tek birbirleri ile dikey ilişkili pazarlarda faal olmakla beraber, yeterlik
sertifikasına sahip olmaları hasebiyle potansiyel olarak birbirlerinin rakibi oldukları da söylenebilecektir.
Gemsat, işlerini Fio Gaz’a taşere edebilmektedir.
18-11/197-93
8/9
(38) İşlemle ilgili olarak gündeme gelebilecek iki husus bulunmaktadır. Bunlar; i) İlgili
piyasaya girişlerde söz konusu olan mevzuat engelleri ii) İlgili piyasalara girmek için
uluslararası firmalarla kurulması gerekli tedarik ilişkileridir. Bu durumlardan ilki doğal
gazın güvenlik ve kamu hizmeti gereklilikleri sebebiyle makuldür. İkinci durumla ilgili
olarak ise FRS Gaz dışındaki şirketlerin uluslararası sağlayıcılarla çalışmakta oldukları
belirtilmelidir. FRS Gaz son dönemde yerli üretim çalışmalarına başlamıştır. Yerli üretim
çalışmalarının da başladığı ve ayrıca gerek BOTAŞ’ın gerekse dağıtım şirketlerinin ihale
ile ve fiyat rekabeti temelli alım yaptığı dikkate alındığında, giriş engelleri anlamında
önemli bir rekabet endişesinin söz konusu olmadığı değerlendirilmektedir.
(39) Özetle işlem ile önemli bir rakip ortadan kalkmamakta, piyasa yoğunlaşma oranlarında
bir değişim yaşanmamakta ve nihai alıcılar olan BOTAŞ ve dağıtım şirketlerinin tercihleri
kısıtlanmamaktadır. Planlanan işlem pazar yapısında da işlem öncesine göre ciddi bir
değişiklik meydana getirmemektedir. Piyasada hâlihazırda 14 civarında firma faal olup
bu sayı C tipi istasyonlarda daha da artmaktadır. Yerel teşebbüslerin ana girdilerinden
bazıları uluslararası şirketlerden sağlanmakta olup bu durum, koordinasyonu zorlaştırıcı
niteliktedir. Diğer yandan, piyasa yapısı da koordinasyonu kolaylaştırıcı şekilde şeffaflık
arz eden bir niteliği haiz değildir. Bu bağlamda, bütüncül olarak bakıldığında planlanan
işlemin ilgili pazarlardaki rekabeti önemli ölçüde azaltmasının söz konusu olmadığı
anlaşılmıştır.
(40) Tüm bu bilgi, belge ve değerlendirmeler ışığında, planlanan işlem ile herhangi bir
pazarda hâkim durum yaratılmasının ya da mevcut bir hâkim durumun
güçlendirilmesinin söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(41) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan
nitelikte hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme
izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Dr. Metin ARSLAN’ın 18.04.2018 tarih ve 18-11/197-93 sayılı Kararın Toplantı
Tutanağında Yer Alan Karşı Oy Gerekçesi
18.04.2018 tarih ve 18-11/197-93 sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin kısa karar
tutanağında Dr. Metin ARSLAN karşı oy gerekçesini;
“Kurul toplantılarına ait görüşmelerin Rekabet Kurumunun çalışma ilkelerinden olan
şeffaflık ve açıklık ilkeleri doğrultusunda kayıt altına alınması gerekirken, bu yapılmadan
alınan kararlara usul yönünden karşıyım.”
şeklinde ifade ederek imzalamıştır.
KARŞI GÖRÜŞ
30.07.2018
(18.10 ve 18.11 Sayılı Toplantılar)
Şeffaflık ve hesap verilebilirlik kamu adına denetim ve gözetim görevini yerine getiren
kurumların temel çalışma esaslarındandır. Söz konusu prensiplerin Rekabet Kurulu
tarafından sıklıkla göz ardı edilmek suretiyle ülke ekonomisi ve kamu menfaatleri
açısından telafi edilemez tahribatlara yol açtığı müşahade edilmektedir.
Görev yaptığım gerek Nurettin Kaldırımcı gerekse de Ömer Torlak’ın başkanlık
dönemleri boyunca, enflasyon, kurum organizasyonu ve FETÖ ile ilgili ısrarla dile
getirdiğim hususlar dikkate alınmamıştır. Hatta 15 Temmuz akabinde dahi, FETÖ’nün
Kurum ve Kurul içindeki mensupları hakkında gerekli işlemlerin yapılmamış olması
nedeniyle Kurul toplantılarının meşru bir zeminde devam edemeyeceği ve bu kapsamda
süreç tamamlanıncaya kadar Kurul toplantılarına katılmayacağım hususunda başkanlık
makamına verdiğim 09.08.2016 tarihli dilekçem üzerine dahi konuyla ilgili gerekli adımlar
atılmamıştır.
Serdettiğim görüşlerden duyulan rahatsızlık sebebiyle, Ömer Torlak’ın başkanlığı
döneminde Kuruldaki görev süremi tüketmeyi amaçlayan bir buçuk yıla kadar uzanan bir
yargı tuzağı kurulmuştur. Söz konusu yargı tuzağına zemin hazırlamak amacıyla, milletin
temsilcisi olan Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı’nın uhdesinde olan bir yetkiyi
pervasızca ve aleni bir şekilde gasp ederek, şahsımın kurul üyeliğini sona erdirme
zehabıyla Kurul tarafından utanç verici bir karar alınmıştır.
Bahse konu hazin kararla ilgili olarak, Kalkınma Bakanlığı’nın yoklukla muallel olduğunu
belirten cevabi yazısı (11.11.2016) ve Devlet Personel Başkanlığı’nın yetki gaspı
yapıldığı şeklindeki tespiti (24.01.2017) kale alınmamıştır.
Mahkeme kayıtlarına girmiş ekteki 05.12.2016 tarihli kendi tutanağımda tafsilatıyla
açıklandığı üzere, Ömer Torlak tarafından Kurula davet edilmem ve şahsımın söz
konusu davete icabet etmesi kapsamında yapılan görüşmede 09.08.2016 tarihli
dilekçemi geri çekmem durumunda kurul toplantılarına katılabileceğim tarafıma
bildirilmiştir. Söz konusu dilekçeyi geri çekmeyi reddetmem üzerine, Kurul tarafından o
gün yaşananlarla ilgili olarak yalan beyan niteliğinde bir tutanak tutulmuştur.
Diğer taraftan, eski bir Kurul üyesinin de ortağı olduğu FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı
avukatlık şirketinin Kurul içindeki uzantısı gibi faaliyet gösteren Fevzi Özkan’ın, oğlunun
Bank Asya’da üst düzey yönetici olması hasebiyle gözaltına alınması akabinde, olayın
üzerini örtmek maksadıyla hakkında gerekli işlem yapılmaksızın Temmuz/2017’de
emekli edilmesine müsaade edilmiştir. Bir önceki yönetimin son iki promosyonunda işe
alınan 30 uzman yardımcısından 25’inin by-lock gerekçesiyle Kurumdan
uzaklaştırılmasına rağmen, bunları planlı bir biçimde işe alan Kurumun eski yöneticileri
hakkında da herhangi bir işlem tesis edilmemiştir.
Kurumun varlık sebebi olan rekabeti bozucu eylemlerin engellenmesi ve sonuçta tüketici
refahının artırılması amacı çerçevesinde, 2016 yılı başında enflasyon henüz %8
düzeyinde iken enerji ve tarım sektörüne yapılacak müdahalelerle %5’lere çekilmesinin
mümkün olduğunu, aksi takdirde yıl içinde %10’u geçme tehlikesinin bulunduğunu dile
18-11/197-93
getiren ikaz ve önerilerim Kurul gündemine alınmamıştır. Nitekim, tarım sektörüne dahi
müdahale edemeyen, sadece bir ön araştırma yaptırmakla yetinen aciz durumdaki
Rekabet Kurulu mevcut durumda enflasyonun %15 bandına dayanmasından mesuldür.
Kasıtlı bir şekilde işlenen ve çoğu da esasında ceza hukukunun kapsamına giren hukuk
ihlallerine ilaveten, Kurul çarpık mantığı ile istifa ettiğimi varsaymasına rağmen,
Kurumdan ayrılmam ile ilgili SGK Hizmet Takip Programına (HİTAP) “İstifa nedeniyle
ilişiğin kesilmesi” yönünde bilgi girişi yapılmamış, sicilimi bozma anlamına gelen
“Mahkeme Kararı Gereği İlişik Kesme” şeklinde gerçeğe aykırı bildirimde bulunulmuştur.
Ne hazindir ki, tüm bu süreçlerden haberdar olan sözde ilişkili Bakanlık, hakemlik
görevini yerine getireceğine, Cumhurbaşkanı’nın ve Bakanlar Kurulu’nun iradesini hiçe
sayan, yalancı şahitlik yapan, gerçeğe aykırı yazılı beyanda bulunan ve karakter katliamı
yapan Rekabet Kuruluyla beraber hukuk ihallerinin tarafı olmuştur.
Asli amacına hizmet etmeyen, gelecek nesillere de maliyetler yükleyen, görevlerini ihmal
eden ve kötüye kullanan sorumluların, kamuoyu nezdinde sorgulanıp hesap vermeleri
gerekir. Bürokrasi tarihinde benzeri görülmeyen bu hukuk rezaletinin tekrarının
yaşanmaması için Kurumda şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi
elzemdir. Bu anlamda Rekabet Kurulu toplantılarının kayıt altına alınması
gerekmektedir.
Dr. Metin ARSLAN
Kurul Üyesi
Ek : 05.12.2016 Tarihli Kendi Tutanağım
Full & Egal Universal Law Academy