188 No’lu (Ağustos-Eylü 2015) Bilgi Notu’ndan alıntıdır
Gherghina / Romanya – 42219/07 - 9.7.2015 tarihli Karar [Büyük Daire]
Olaylar – Ağır yürüme bozukluğu bulunan başvuran, üniversite binalarının inşasının kendisinin durumuna uygun bir biçimde yapılmamış olması sebebiyle, yükseköğrenim görmesinin mümkün olmadığını iddia etmiştir. Başvuran, erişilebilirlik konusunda içtihat eksikliğinin olduğunu, yasaların kamu binalarında erişilebilirlik imkânlarının geliştirilmesinin tamamlanmasına yönelik hiçbir süre sınırı öngörmemiş olduğunu ve son olarak, söz konusu mahkemelerin bulunduğu binaların kendilerinin dahi erişilebilir olmadıklarını iddia ederek, bu durumun çözüme kavuşturulması için uygun mahkemelere başvurmamıştır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 35 § 1: Somut davada atıf yapılan iç hukuk yollarının etkili olduklarının kabul edilmesi için, başvuranın ilgili üniversitelerin engelli bireyler için uygun imkânları kurmalarını veya başvuranın çalışmalarına devam edebilmesini sağlayacak makul imkânları tesis etmelerini gerektiren kararların hızlı bir şekilde alınmasını sağlayabilecek hukuk yollarına erişiminin olması gerekirdi. Uygun mahkemelere başvurunun da, başvurana diğer öğrencilerle aynı koşullar altında üniversite eğitimine devam edememesi sebebiyle uğradığı her türlü maddi veya manevi zararların tazmini için makul bir imkân sağlaması gerekirdi.
Somut davada, başvuran, ilgili üniversitelerin bir giriş rampası kurmasını ve kendisinin ihtiyaçlarını karşılayacak diğer vasıtaları tesis etmesini gerektiren bir karara hükmedilmesi için hukuk mahkemelerine başvurabilirdi ya da ilgili üniversitelerin kendisinin uğramış olduğu her türlü zararı gidermeleri için, uygun olduğu hallerde, bir mahkeme kararı elde etmek amacıyla bir haksız fiil davası açabilirdi veya söz konusu bazı üniversitelerin kendisini kabul etmemeye ilişkin kararlarına karşı idari temyiz başvurularında bulunabilirdi.
Bu alanda verilmiş mahkeme kararlarının sayısının çok az olması ve iç hukukta somut davadaki başvuru öncesinde mevcut olan yerleşmiş bir içtihadın bulunmaması hususları, engelli bireylerin haklarının korunması konusunun iç hukukta, engelli haklarına ilişkin uluslararası hukuk ve uygulamalarının yanı sıra gelişen nispeten yeni bir alan olması ile açıklanabilir. Başvuran, ilgili mahkemeye başvurarak, bu konuda yerel hukuk içtihatlarının geliştirilmesine yönelik bir fırsat yaratabilir ve bu da, kendisine benzer veya mukayese edilebilir durumdaki herkesin yararına olabilirdi.
Söz konusu mahkemelerin bulunduğu binaların erişebilir nitelikte olmaması, başvuranı yazılı olarak veya bir temsilci vasıtasıyla başvuruda bulunmaktan alıkoymuş olamaz, zira kendisi başka konulara ilişkin olarak bu yolla başvurularda bulunmuştur. Başvuran, somut davanın konusunu teşkil eden şikayetleri ile ilgili olarak benzer şekilde hareket etmemesini haklı gösterecek herhangi bir iddia ileri sürmemiştir.
Son olarak, başvuranın kamu binalarının erişilebilir hale getirilebilmesi için bireylerin birçok kamu hizmeti sağlayıcısına karşı dava açmaları gerekliliğinin makul olmadığı yönündeki iddiasıyla ilgili olarak, kamu harcaması yapılması gerektiren ekonomik ve sosyal politika konuları üzerinde karar vermek için en iyi konumda olanlar ulusal makamlardır.
Sonuç: kabul edilemez (iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle).
Full & Egal Universal Law Academy