Olaylar – Başvuran Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde, diğerlerinin yanı sıra cezaevindeki tutukluluk koşullarından şikâyetçi olmuştur. Hükümet başvuranın iç hukuk yollarını tüketmediği itirazında bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme – 35 § 1 Maddesi: Mahkeme önceki davalarda idare mahkemelerine başvurmanın, uygulamada tutukluların en azından 15 Haziran 2006 tarihine kadar erişemediği bir hukuk yolu olduğuna karar vermiş olmasına rağmen, başvuranın davasında aynı sonuca ulaşması mümkün olmamıştır.
Başvuran en azından bir kısmı tutukluluk konularına ilişkin olan bir taleple idare mahkemelerine başvurmuştur; dolayısıyla idare mahkemelerinin erişilemez olduğu söylenemezdi. Başvuranın talebi başlangıçta kabul edilmemiş olsa da, nihayetinde kabul edilmiş ve idari yargılamalar başlatılmıştır. Ancak başvuranın bir yıl sonra şikâyetini geri çekmesi, yargılamaların sonlandırılmasıyla sonuçlanmıştır. Başvuran, eylemleri için Mahkemeye herhangi bir gerekçe sunmamıştır.
Melnītis kararından itibaren Mahkemeye, tutukluluk koşullarına ilişkin şikâyetlerin idare mahkemeleri tarafından ele alındığı pek çok dava örneği ulaşmış olup, yakın tarihteki Timofejevi davasında yerel mahkemeler, bir idare hukuku kavramı olan “kamu makamlarının eylemlerini” incelemiş, bir tutukevinde en azından mevcut başvuranın şikâyetçi olduğu dönemin belirli bir bölümü boyunca tutukluluk koşullarını tetkik etmiş ve başvurana yaklaşık olarak 11,000 avro (EUR) tutarında tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Başvuran idari yargılamaların, şikâyetiyle ilgili cezaevinden ayrıldıktan sonra başlamasından dolayı, idari yargılamaları önleyici bir hukuk yolu olarak izlediğini ve tazminata ilişkin bir hukuk yolu olarak görülmesi gerektiğini iddia etmemiştir. Mahkemenin önceki davalarda belirttiği üzere, ilkesel olarak, serbest bırakıldıktan sonra tutukluluk koşullarından şikâyetçi olan başvuranlar, iç hukuk yollarını tüketmek için ulusal düzeydeki tazminata ilişkin bir hukuk yolundan yararlanmak zorunda kalabileceklerdir. Dolayısıyla, yerel içtihadın başvuranın tutuklu kaldığı dönemle büyük ölçüde bağlantılı olan süreçteki evrimi göz önünde bulundurulduğunda, başvuran davasını ilk derece idare mahkemesi önünde takip edebilir ve adli inceleme ve temyiz yoluna başvurma olanağına da sahip olabilirdi.
Sonuç: kabul edilemez (iç hukuk yollarının tüketilmemesi).
(Ayrıca bk. Melnītis/Letonya, 30779/05, 28 Şubat 2012; Katajevs/Letonya (k. k.), 1710/06, 11 Eylül 2012 ve Timofejevi/Letonya, 45393/04, 11 Aralık 2012)
Mahkeme ayrıca başvuranın Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına ilişkin şikâyetini iç hukuk yollarının tüketilmemesinden ötürü kabul edilemez olarak nitelendirmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy