10
BU KARAR DANISTAY 13.DAIRESI’NCE IPTAL
EDILMISTIR. REKABET KURULU’NUN AYNI
KONUYA ILISKIN 20.09.2007 TARIH VE 07-76/908-
346 NOLU KARARINA INTERNET
SAYFAMIZDAKI KARAR ARAMA BÖLÜMÜNDEN
ERİŞEBİLİRSİNİZ.
20
30
40
05-05/42-17
2
Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2003-1-67 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 05-05/42-17
Karar Tarihi : 13.1.2005
50
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, A. Ersan GÖKMEN, Murat GENCER,
Prof Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN
B. SORUŞTURMA HEYETİ
Başkan : A. Ersan GÖKMEN 60
Raportörler :Hilal YILMAZ, Özgür BAL, Salim AYDEMİR, M. Oğuzcan
BÜLBÜL, Müge ÖZERCAN
C. ŞİKAYET EDEN :
- Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.
Plevne Cd. 27/A Gülseren-Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR :
70
- Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Mahmut BİRSEL, Av. Çağnur ALP
Cumhuriyet Bulvarı 140/1 Işık Apt.
Kat:8 35210 Alsancak-İzmir
- Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş.,
Temsilcisi: Av. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sok. 8/12 06680, Çankaya-Ankara
- Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş., 80
Temsilcisi: Av. Emre DERMAN, Av. Mehtap Yıldırım ÖZTÜRK, Zeynep İNCE
Piyade Sok. Portakal Çiçeği Apt. No:18 C Blok Ankara
- Denizli Çimento San. A.Ş.
Temsilcisi: Av. Abidin KAYHAN
Aydın sok. No:10 1. Levent-İstanbul
05-05/42-17
3
E. DOSYA KONUSU : Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş.,
Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento San.
A.Ş. ve Denizli Çimento San. A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettikleri 90
iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ : Çimento üreticisi firmaların hammadde (çimento)
pazarındaki hakim durumlarını mamul madde (hazır beton) pazarında arz
boykotu, pazar paylaşımı, müşterileri arasında ayrımcılık yapma, sabit fiyat
belirleme ve yıkıcı fiyatlama gibi eylemler vasıtasıyla kötüye kullanmaları
sonucunda Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’nin büyük zarar gördüğü iddia
edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ 100
- 7.5.2003 tarih, 2021 sayı ve 13.5.2003 tarih, 2124 sayı ile giren şikayet
dilekçeleri üzerine hazırlanan 18.6.2003 tarih ve 2003-1-67/BN-03-AÖ sayılı
Bilgi Notu, 26.6.2003 tarih, 03-45 sayılı Kurul toplantısında görüşülmüş ve
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde
yasaklanmış olan davranışların gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti
amacıyla, aynı Kanun'un 41. maddesi uyarınca, Akdeniz Bölgesi çimento
pazarında faaliyet gösteren aşağıda isimleri yazılı teşebbüsler hakkında
soruşturma açılmasına karar verilmiştir:
110
- Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. (Batıçim)
- Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Çimsa),
- Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Göltaş),
- Denizli Çimento San. A.Ş. (Denizli Çimento)
- 1.7.2003 tarihinde, Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca ilgili teşebbüslere
soruşturma açıldığına dair bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
girmiştir. 120
- Soruşturma süreci içerisinde Kurum kayıtlarına 30.9.2003 tarih, 4714 sayı ile
intikal eden ve Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş. (Özgür Çimento) tarafından
yapılan başvuruda; Özgür Çimento’nun 10 Eylül 2003 tarihinden itibaren
Isparta merkez pazarına torbalı çimento satmaya başlaması üzerine,
kendilerinin tek klinker sağlayıcısı olan ve Isparta’da kurulu Göltaş’ın,
çimentonun en önemli girdisi olan klinker arzını kısıtlamak ve klinker talebini
caydırıcı fiyatlandırma yapmak suretiyle mamul madde olan çimento
pazarındaki rekabeti engellemeye çalıştığının tespit edilmesi ve doğması
muhtemel ciddi ve telafi olunamayacak zararların önlenmesi amacıyla, önceki 130
taahhütlerine uygun olarak Göltaş’ın Özgür Çimento’ya klinker sağlamaya
devam etmesini teminen 4054 sayılı Kanun’un 9/4. maddesi uyarınca geçici
tedbir kararı alınması talep edilmiştir. Söz konusu başvuru üzerine yapılan
inceleme ve tespitler neticesinde hazırlanan rapor, Rekabet Kurulu’nun
9.10.2003 tarih, 03-66 sayılı toplantısında görüşülmüş ve Göltaş’ın Özgür
Çimento’ya uyguladığı ve ekonomik gerekçelerden yoksun olduğu anlaşılan
05-05/42-17
4
klinker arzı kısıtlamasının ciddi ve telafi olunamayacak zararlar doğuracağı
kanaatine varılarak yürütülmekte olan soruşturma sonuçlanıncaya kadar,
Göltaş’ın Özgür Çimento’ya, söz konusu ihlalden önceki duruma uygun ve
durumu koruyucu nitelikte olmak üzere, günlük 300 ton klinkerin satışının 29 140
ABD Doları/Ton fiyat ile sağlanması gerektiğine karar verilmiştir.
Göltaş, Rekabet Kurulu’nun geçici tedbir kararına karşı Danıştay’a itiraz
başvurusunda bulunmuş; söz konusu başvuruya ilişkin olarak 9.3.2004 tarih,
2003/3592 Esas No ile Danıştay 10. Dairesi tarafından yürütmeyi durdurma
kararı verilmiştir. Rekabet Kurumu’nun 5.4.2004 tarihinde bu karara karşı
Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu’na yaptığı itiraz başvurusu, 1.7.2004
tarihinde reddedilmiştir.
- Rekabet Kurulu’nun 25.12.2003 tarih ve 03-83/1016-M sayılı kararı gereği 150
soruşturmanın süresi 26.12.2003 tarihinden itibaren 6 ay uzatılmıştır.
- Soruşturma Heyeti’nce tamamlanan 18.6.2004 tarih ve SR/04-11 sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul Üyeleri ile
soruşturma kapsamındaki teşebbüslere tebliğ edilmiş ve aynı maddenin ikinci
fıkrası gereğince, taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarının gönderilmesi
istenilmiştir. Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum kayıtlarına
girmiştir.
- 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında soruşturma devam ederken, 160
Göltaş ve Denizli Çimento ile ilgili olarak; Antalya bölgesi klinker pazarında
birlikte hakim durumda oldukları yönünde kanaat oluşan her iki teşebbüsün bu
hakimiyetlerini çimento fabrikası olmayan öğütme tesislerine (Ado Çimento ve
Özgür Çimento) mal vermeyi kesmek ve arz boykotu uygulamak suretiyle
kötüye kullandıkları yönündeki iddia yeterli bulunduğundan, Rekabet
Kurulu’nun 25.12.2003 tarih, 03-83 sayılı toplantısında söz konusu
teşebbüsler hakkında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında
soruşturma açılmış ve bu soruşturma yürütülmekte olan soruşturma ile
birleştirilmiştir.
170
- Rekabet Kurulu’nun 14.9.2004 tarih, 04-59/827-M sayılı kararı gereği
tarafların yazılı ikinci savunmalarına ilişkin süreleri 15 gün uzatılmıştır.
- Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı Ek Yazılı Görüş, Kanun'un 45/2. maddesi
uyarınca 30.9.2004 tarihinde tüm Kurul Üyelerine ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Tarafların savunmaları yasal süresi içinde Kurum'a intikal etmiştir.
- 9.12.2004 tarih ve 04-78/1140-M sayılı Kurul kararı ile sözlü savunma
toplantısının 10.1.2005 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir.
180
- 10.1.2005 tarihinde yapılan sözlü savunma toplantısının ardından Kurul,
11.1.2005 tarihinde, Karar’ın 3. maddesindeki Batıçim Batı Anadolu Çimento
San. A.Ş.'nin söz konusu eyleme katılıp katılmadığı hususunda, 4054 sayılı
Kanun’un 51. maddesinde öngörülen karar yeter sayısı oluşmadığından,
anılan maddenin ikinci fıkrasında öngörülen yöntem izlenmek üzere dosya
konusunun Kurul gündeminde incelemede kalmasına 05-04/22-M sayı ile
05-05/42-17
5
karar vermiş; 13.1.2005 tarihinde yapılan ikinci oylama sonucunda ise 05-
05/42-17 sayı ile nihai kararını vermiştir.
- Kurul’un nihai kararı, gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere 190
25.1.2005 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ :
İlgili raporda;
a) 2003 yılında, Göltaş, Çimsa, Batı Grubu (Batıçim Batı Anadolu Çimento
San. A.Ş., Batısöke Söke Çimento Sanayii T.A.Ş.) ve Denizli Çimento’nun,
Antalya Bölgesi’nde, çimento ve hazır beton piyasalarını kontrollerinde tutmak
amacıyla, çimento pazarının üst pazarı olan klinker pazarında, uyumlu eylem 200
halinde çimento ve hazır beton pazarında rakip teşebbüs konumundaki
öğütme tesislerinin piyasa dışına çıkartılması amacıyla boykot uyguladıkları,
bu itibarla anılan teşebbüslere
b) Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikteki söz konusu uyumlu eylem
nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin 2. fıkrası gereğince idari para
cezası verilmesi gerektiği,
c) Kanun’un 10. maddesi gereği bildirilmesi gereken uyumlu eylemin
bildirilmemesi sebebiyle Kanun’un 16(1)(c) maddesi gereğince idari para 210
cezası verilmesi gerektiği,
d) Bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden dolayı, Kanun’un 19.
maddesi gereğince, Göltaş, Çimsa, Batı Grubu ve Denizli Çimento’nun 2003
yılındaki yönetim kurulunda görev yapan bütün üyelere, Kanun’un 16.
maddesinin 3. fıkrası gereğince idari para cezası verilmesi gerektiği,
Ek görüşte ise, Çimsa’nın, Özgür Çimento’ya klinker satmamasının ekonomik
ve rasyonel gerekçelere dayandığının anlaşıldığı,
220
ifade edilmiştir.
İ. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
İ.1. İlgili Pazar
İ.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Şikayete konu olan eylemlerin gerçekleştirildiği sektör, arz ve talep ikamesi
göz önünde bulundurulduğunda, “klinker pazarı” ilgili ürün pazarını 230
oluşturmaktadır.
Klinker, çimento üretim sürecinde bir ara mamüldür. Klinker, çimento
üretiminde ikamesi bulunmayan bir üründür. Çimentonun ana girdisi olan
klinker, kırılmış kalker, kil ve gerekiyorsa demir cevheri ve/veya kumun
öğütülüp toz haline getirildikten sonra, bu malzemenin 1400-1500°C’de döner
05-05/42-17
6
fırınlarda pişirilmesiyle elde edilmektedir. Çimento ise klinkerin katkı
maddeleriyle birlikte öğütülmesi neticesinde elde edilmektedir.
Klinker üretimi için, kil ve kalker gibi ana hammaddeler dışında, ayrıca, ham 240
karışımın kimyasal bileşimini düzeltici yönde etkiye sahip katkı maddeleri
kullanılmaktadır. Bunlara örnek olarak fırınlanmış pirit, düşük tenörlü demir
cevheri, laterit, kuvarslı kum ya da metamorfik kayaçların bozulmasıyla oluşan
kuvarslı materyaller ve boksitler verilebilir.
Klinkerin öğütülmesi esnasında ise, alçı taşı, yapay ve doğal puzolonik
maddeler, yüksek fırın cürufu, silisli ve kalkerli uçucu küller ve silika gibi
maddeler, değişik tip çimento üretimlerinde katkı maddesi olarak
kullanılmaktadır.
250
İ.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Soruşturmaya konu olan eylemlerin gerçekleştirildiği bölge olması ve diğer
bölgelerden farklılıkları nedeniyle, “Antalya-Merkez” ilgili coğrafi pazarı
oluşturmaktadır.
Antalya bölgesi çeşitli nedenlerle, çimento ve hazır beton fiyatlarının ülke
geneline göre düşük olduğu bir pazardır. Antalya çimento pazarındaki düşük
fiyatların, bu ilde çimento fabrikası bulunmayışı, dolayısıyla bölgeye civardaki
pek çok fabrikadan mal getirilmesinden; hazır beton pazarındaki fiyat 260
düşüklüğü1 ise özellikle Antalya’da faaliyet gösteren bağımsız hazır beton
şirketlerinin varlığından kaynaklanmaktadır.
Antalya pazarının önemli diğer özellikleri ise şu şekilde sıralanabilir: Turizm
yatırımlarının ve göçe bağlı nüfus artışının yoğun olduğu bir merkez olması
dolayısıyla bölge, inşaat yapımı açısından oldukça hareketli bir yapıdadır.
Mevsimsel özellikler nedeniyle inşaat sezonu çok uzundur. Bu unsurlar,
Antalya’yı klinker, çimento ve hazır beton tüketiminin yoğun olduğu bir bölge
haline getirmektedir.
270
I.1.3. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
Savunmalarda, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde açılan ilk
soruşturmanın “çimento pazarı”na yönelik olmasına karşın, Kanun’un 6.
maddesi çerçevesinde “klinker pazarı”na yönelik ikinci bir soruşturma açılması
talebinde bulunularak, ilgili ürün pazarının “klinker pazarı” olarak tanımlandığı
bir soruşturmada, söz konusu ürünler arasında bağ bulunduğundan ve
klinkerin çimentonun hammaddesi olduğundan bahisle, ilgili ürün pazarının
keyfi bir şekilde, çimento ve hazır beton pazarlarını da kapsayacak şekilde
genişletilmeye çalışıldığı iddia edilmiştir. 280
İlk soruşturmaya ilişkin teşebbüslere yapılan tebligat metninde, “Antalya
Bölgesi’nde çimento pazarında faaliyette bulunan Göltaş-Göller Bölgesi
1 Antalya, Türkiye’deki hazır beton fiyatlarının en düşük olduğu bölgelerden birisidir.
Antalya’daki hazır beton fiyatları ile genel olarak diğer bölgelerdeki hazır beton fiyatları
arasındaki fark oldukça yüksektir.
05-05/42-17
7
Çimento San. ve Tic. A.Ş., Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş., Batıçim Batı
Anadolu Çimento San. A.Ş. ve Denizli Çimento San. A.Ş.’nin, çimento ve
hazır beton piyasalarını kendi kontrollerinde tutmak amacıyla, çimento üretim
sürecindeki ara mamul olan klinker ürünü için piyasa unsurlarını ve arz
miktarını kontrol ettikleri, arz miktarını piyasa dışında belirledikleri, rakip
teşebbüs konumundaki öğütme tesislerinin faaliyetlerinin zorlaştırılması,
kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer 290
davranışlarla piyasa dışına çıkartılmasına çalıştıkları” iddiasının ciddi ve
yeterli bulunması sebebiyle, 4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca
soruşturma açılmasına karar verildiği ifade edilmektedir.
Söz konusu soruşturma devam ederken, Göltaş ve Denizli Çimento ile ilgili
olarak; Antalya bölgesi klinker pazarında birlikte hakim durumda oldukları
yönünde kanaat oluşan her iki teşebbüsün, bu hakimiyetlerini çimento
fabrikası olmayan öğütme tesislerine (Ado Çimento ve Özgür Çimento) mal
vermeyi kesmek ve arz boykotu uygulamak suretiyle kötüye kullandıkları
yönündeki iddia yeterli bulunduğundan, Rekabet Kurulu’nun 25.12.2003 tarih, 300
03-83 sayılı toplantısında söz konusu teşebbüsler hakkında 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında soruşturma açılmasına ve bu
soruşturmanın da, yürütülmekte olan soruşturma ile birleştirilmesine karar
verilmiştir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan görüleceği üzere, her iki soruşturma da
çimento pazarında faaliyet gösteren üreticilerin klinker pazarında
gerçekleştirdikleri rekabeti engelleyici eylemlere yönelik olarak yürütülmüş
olup, ilk soruşturmanın çimento, ikinci soruşturmanın ise klinker pazarına
yönelik olduğu iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Antalya klinker pazarının 310
yanı sıra, Antalya hazır beton ve çimento pazarlarının da incelenmesinin
nedeni; söz konusu pazarlar arasındaki ilişkinin, Antalya pazarındaki rekabetçi
yapı ve soruşturma konusu eylemlerin açıklanması açısından zaruri olmasıdır.
Hazır beton ve çimento pazarlarına ilişkin bilgilere yer verilmesi, ilgili ürün
pazarının üç pazarı da kapsayacak şekilde genişletildiği anlamına
gelmemektedir. Soruşturma Raporu’nda çimento ve hazır beton pazarlarında
da faaliyet gösteren tarafların, rakipleriyle uyumlu eylem halinde bu
pazarlardaki rakibi konumunda olan öğütme tesislerini pazar dışına çıkarmak
amacıyla klinker vermeyi reddetmesinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında
ihlal olduğuna yer verilmiştir. 320
Savunmalarda ayrıca her iki soruşturma kararı tebligatında ilgili coğrafi pazar
“Antalya Bölgesi” olarak nitelenmekte iken; Soruşturma Raporu’nda ilgili
coğrafi pazarın Antalya Bölgesi’nden daha dar bir şekilde “Antalya-Merkez”
olarak tanımlanmış olduğu ve dolayısıyla, Soruşturma Heyeti tarafından ilgili
coğrafi pazarın haksız bir şekilde daraltıldığı, Soruşturma Raporu’nda yer
verilen “Bu raporda Antalya ya da Antalya bölgesi olarak, Antalya ili Merkez
ilçesi kastedilmektedir.” denilerek iki ifadenin birbirinin yerine
kullanılabileceğine ilişkin açıklamanın soruşturma kararı tebligatlarında yer
verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. 330
Soruşturma tebligatı ve Soruşturma Raporu’nda kullanılan ifadeler farklı
pazarlara işaret etmemektedir. Antalya bölgesi olarak nitelendirilen bölgenin,
05-05/42-17
8
Antalya-Merkez ilçesini ifade ettiği açıklamasına Soruşturma Raporunda da
yer verilmiştir. Ayrıca, bölgede klinker alıcısı konumunda sadece Ado Çimento
ve Özgür Çimento’nun olması nedeniyle, Antalya-Merkez veya Antalya ilinin
tamamı arasında bir fark bulunmamaktadır.
Savunmalarda Göltaş tarafından Antalya-Merkez’den daha geniş bir alana
yayılmış bölgelere sürekli ve düzenli satış yapılıyor olmasının yanı sıra; 1999, 340
2000 ve 2001 yıllarında Karadeniz Ereğlisi’nde bulunan Erdem Ereğli San. ve
Tic. A.Ş.’ye dahi klinker satılmış olmasının, ilgili coğrafi pazar tanımının ne
kadar genişleyebileceğini ortaya koyduğu iddiası dile getirilmektedir.
Bir teşebbüsün faaliyet gösterdiği bölgelerin tamamının ilgili coğrafi pazar
tanımı içinde yer alması gerektiği iddiası yersiz olup; ilgili coğrafi pazar, söz
konusu olayın nitelikleri ve pazar yapısı dikkate alınarak belirlenmiştir.
1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde “...ülkenin önemli bir bölümünden
oluşan coğrafi pazar, teşebbüslerin, mal ve hizmetlerinin arz ve talebi 350
konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede
homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede
farklı olduğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgelerdir. Coğrafi pazar
değerlendirmesi yapılırken, özellikle ilgili mal ve hizmetlerin özellikleri ile
tüketici tercihleri bakımından giriş engellerinin, ilgili bölge ile komşu bölgeler
arasında teşebbüslerin pazar payları veya mal ve hizmetlerin fiyatları
bakımından hissedilir bir farklılığın varlığı gibi unsurlar dikkate alınır.”
düzenlemesine yer verilmektedir. Bu düzenlemeden de görüleceği üzere, ilgili
coğrafi pazarın tespitinde teşebbüsün dile getirdiği hususlar dışında birçok
unsur dikkate alınmakta olup; Antalya bölgesi bu hususlar açısından malın 360
satışının yapıldığı diğer bölgelerden önemli ölçüde farklılık göstermektedir.
Başka bir deyişle, ilgili coğrafi pazar, söz konusu olayın nitelikleri ve pazar
yapısı dikkate alınarak belirlenmiştir.
İ.2. Pazar Hakkında Bilgi
Soruşturma, “klinker” pazarına yönelik olarak açılmış olsa da, klinkerin
çimento ve hazır beton ürünleriyle çok yakın bağının olması nedeniyle, söz
konusu pazarlarda gerçekleşen olaylar birbirini oldukça etkilemektedir. Bu
nedenle, klinkerle birlikte çimento ve hazır beton pazarlarının özelliklerinin de 370
incelenmesi gerekmektedir.
Çimento üretimi iki sınıfa ayrılabilecek tesislerde gerçekleştirilir. Bunlardan ilki,
yüksek yatırım maliyeti gerektiren ve pazara giriş engellerinin göreceli yüksek
olduğu “çimento fabrikaları”dır. Bu tesislerde hem klinker üretimi, hem de bu
klinkerin öğütülmesiyle çimento üretimi gerçekleştirilir. Ülkemizdeki tesislerin
çoğunluğu bu yapıdadır. Diğer yapıda ise, göreceli düşük yatırım gerektiren ve
sadece klinker öğütme işi yapılabilen “öğütme tesisleri” bulunmaktadır.
Öğütme tesisleri, üretim süreçlerinin ana girdisi olan klinkeri, bölgelerindeki
çimento fabrikalarından temin etmektedir. Bu itibarla bakıldığında klinker, bir 380
alt pazarda yer alan çimento gibi yoğun bir biçimde ticarete konu bir ürün
05-05/42-17
9
değildir. Yurt içinde sadece öğütme tesisleri tarafından talep edilmekte2,
ayrıca ihracata da konu olabilmektedir.
Hazır beton ise, son yıllarda özellikle deprem riski altında bulunan bölgelerde
ve büyük şehirlerde kullanımı zorunlu hale gelen ve bu nedenle tüketimi
gittikçe artan bir yapı malzemesidir. Çimentonun3, su, agrega ve çakıl gibi
bazı maddelerle karıştırılması neticesinde elde edilen hazır betonun,
üretiminden itibaren yaklaşık 2 saat içerisinde kullanım zorunluluğu
bulunduğundan, çimentoya göre çok daha kısa mesafeli coğrafi pazarlara 390
hitap etmektedir.
Çimento, dökme ve torba çimento şeklinde pazarlanabilmektedir. Üretim
süreçleri, paketleme hariç, aynı olsa da (arz ikamesinin çok yüksek olması
durumu), kullanım özelikleri ve taşınabilme olanakları farklı olan bu iki tür
çimento, rekabetçi özellikleri birbirinden farklı pazarlarda tüketilmektedir.
Bu bağlamda daha ağır basan, talep yanlı pazar özellikleri açısından
bakıldığında şu tabloyla karşılaşılmaktadır: Dökme çimento bazı istisnalar
hariç sadece hazır beton santralleri tarafından kullanılmaktadır. Nakliyesi özel 400
kamyonlarla yapılmakta ve genellikle büyük hacimlerle satılmaktadır. Dökme
çimento pazarında, üretici – tüketici sayısı açısından bir denge bulunmakla
birlikte, alıcı gücünden söz etmek olanaksızdır. Bunun ana nedeni hazır beton
üreticisi şirketlerin, dökme çimentonun nakliyesinden kaynaklanan maliyetler
nedeniyle, bölgelerindeki hammadde sağlayıcısı çimento üreticilerine bağımlı
olmasından kaynaklanmaktadır. Öte yandan, çimento üreticileri dökme
çimento satışı konusunda hazır beton üreticilerine bağımlı değildir. Çimentoyu
paketleyerek piyasaya arz etmek ya da kendi hazır beton tesislerinde
kullanmak imkanına da sahiptirler. Ayrıca çimento üreticisi şirketler, hazır
beton üreticisi şirketlere göre pek çok bakımdan daha büyük olanaklara 410
(üretim olanakları, finansman kaynakları, vs.) sahiptir. Diğer taraftan, çimento
üreticilerinin aynı zamanda hazır beton pazarında da faaliyet gösteriyor
olması, hazır betoncuların bu pazarda, ana girdi dökme çimento pazarını
kontrol eden çimento şirketleriyle rekabet etmekte zorluklarla karşılaşmasına
yol açmaktadır. Bu durum, ileride değinileceği üzere, klinker-çimento-hazır
beton üretim zinciri ve bu üretim zincirinde yer alan oyuncular bakımından,
özellikle Antalya bölgesinde4 bazı önemli sonuçlar yaratmaktadır. Dökme
çimentodan farklı olarak, özel bir nakliye aracı gerektirmemesinden dolayı, çift
yönlü nakliye gibi olanaklar nedeniyle, daha fazla sayıda fabrikanın torbalı
çimentosunu pazarda bulmak mümkündür. Buna karşılık, tüketim daha küçük 420
tonajlarla ve çok sayıda alıcı tarafından gerçekleştirilmektedir.
Bu kapsamda, Antalya pazarındaki rekabetçi yapının özellikleri ve söz konusu
soruşturmanın seyrine etkisinin değerlendirilmesi için, pazar klinker, dökme
çimento ve hazır beton pazarları bağlamında ayrı ayrı incelenmiştir.
2 Çimento fabrikaları da, kendi üretim süreçlerinde sorunlar yaşanması durumunda çok nadir
de olsa diğer çimento fabrikalarından geçici olarak klinker alımı gerçekleştirebilmektedir.
3 Hazır beton üretiminde esas olarak dökme çimento kullanılmaktadır. Dökme çimento, özel
yapım silolu kamyonlarla hazır beton santrallerine taşınmakta ve üretim sürecine dahil
olmaktadır.
4 Antalya ya da Antalya bölgesi olarak, Antalya ili Merkez ilçesi kastedilmektedir.
05-05/42-17
10
I.2.1. Hazır Beton Pazarı
Antalya’da 7 farklı hazır beton üreticisi faaliyet göstermektedir. Bu şirketler:
430
1. Göltaş Beton
2. Çimsa Beton
3. Çallıoğlu Beton
4. Kadıahmetoğulları Beton
5. Divarcılar Beton
6. Özgür Beton
7. Ado Beton5’dur.
İnceleme konusu açısından bu üreticiler arasında üçlü bir ayrıma gidilmesi
yararlı olacaktır. Göltaş Beton ve Çimsa Beton’un yer aldığı ilk grupta, hazır 440
beton pazarında faaliyet göstermekle birlikte çimento ve klinker üretimi de
yapan üreticiler yer almaktadır. Göltaş, Antalya’ya 130 km. uzaklıkta Isparta
yakınlarında kurulu fabrikasında klinker ve çimento üretimi
gerçekleştirmektedir. Çimsa’nın fabrikası ise Mersin yakınlarında
bulunmaktadır6.
İkinci grupta ise; Ado ve Özgür Beton (Ado Çimento ve Özgür Çimento)
bulunmaktadır. Bu üreticilerin hem çimento öğütme, hem de hazır beton
tesisleri bulunmaktadır. Bir önceki grup şirketlere göre geriye doğru bir adım
daha az dikey entegre olmuş yapıdadırlar. Bu bağlamda söz konusu şirketler, 450
çimento (dökme ve torbalı) ve hazır beton pazarlarının ikisinde de faaliyet
göstermektedir.
Son grupta ise, Çallıoğlu, Divarcılar ve Kadıahmetoğuları Beton
bulunmaktadır. Bu firmalar, “bağımsız hazır betoncu” olarak nitelendirilen ve
klinker-çimento-hazır beton dikey zinciri içerisinde, sadece hazır beton
pazarında faaliyeti bulunan üreticilerdir. Bu itibarla, dökme çimento alımı için
bölgelerindeki fabrikalara bağımlı durumdadırlar.
Antalya hazır beton pazarında, yıllar itibarıyla satışlar ve pazar payları 460
aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir:
5 Ado Çimento San. Tic. A.Ş.
6 Çimsa tarafından, 1996 yılında Antalya Limanı’nda 500,000 ton/yıl kapasiteli bir depolama
ve paketleme tesisi satın alınmıştır. 2003 yılı Mart ayında söz konusu tesis Denizli Çimento’ya
kiralanmıştır. Bu tarihten itibaren Çimsa’nın Antalya çimento pazarındaki faaliyetleri çok düşük
seviyelere gerilemiştir. Kendi hazır beton tesisleri için gerekli dökme çimento ise büyük
oranda Denizli Çimento’dan temin edilmeye başlanmıştır.
05-05/42-17
11
Tablo 1- Antalya Bölgesi Hazır Beton Satışları (m3) 470
2000 2001 2002 20037 Toplam
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Çimsa (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ado (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Özgür (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Divarcılar (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Çallıoğlu (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Kadıahmetoğulları (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 980.212 940.007 1.319.016 1.213.297 4.452.532
Tablo 2- Antalya Bölgesi Hazır Beton Pazar Payları (%)
2000 2001 2002 2003
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..)
Çimsa (……..) (……..) (……..) (……..)
Ado (……..) (……..) (……..) (……..)
Özgür (……..) (……..) (……..) (……..)
Divarcılar (……..) (……..) (……..) (……..)
Çallıoğlu (……..) (……..) (……..) (……..)
Kadıahmetoğulları (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 100 100 100 100
I.2.2. Çimento Pazarı
Antalya bölgesinde, bir kısmı düşük miktarda ve süreklilik arz etmeyen
nitelikte de olsa, dökme ve torbalı olarak 8 farklı çimento üreticisinin ürünleri
satılmaktadır. Bu üreticiler:
1. Göltaş Çimento 480
2. Denizli Çimento
3. Batısöke Çimento
4. Çimsa
5. Konya Çimento
6. Adana Çimento
7. Ado Çimento
8. Özgür Çimento’dur.
Öğütme tesisleri, çimento fabrikalarından klinker alarak çimento/hazır beton
üretimini gerçekleştirebildikleri gibi, çimento üretemedikleri zamanlarda hazır 490
beton üretimleri için çimento fabrikalarından dökme çimento da alabilmektedir.
Bu durum ve torbalı çimentonun taşıma olanaklarının dökme çimentodan
daha fazla olması nedeniyle, değerlendirme yapılırken sadece dökme çimento
7 2003 yılı ilk 9 aylık.
05-05/42-17
12
pazarı dikkate alınmıştır. Bu bağlamda, Antalya Bölgesi dökme çimento
pazarındaki oyuncular ve bu oyuncuların satış hacimlerine göre büyüklükleri
aşağıdaki gibidir:
Tablo 3- Antalya Bölgesi Dökme Çimento Satışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Denizli (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Çimsa (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Batı Grubu (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Özgür Çimento (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Ado Çimento (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 276.375 301.306 441.277 658.182 1.677.140
Tablo 4- Antalya Bölgesi Dökme Çimento Pazar Payları (%) 500
2000 2001 2002 2003
Denizli (……..) (……..) (……..) (……..)
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..)
Çimsa (……..) (……..) (……..) (……..)
Batı Grubu (……..) (……..) (……..) (……..)
Özgür Çimento (……..) (……..) (……..) (……..)
Ado Çimento (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 100 100 100 100
I.2.3. Klinker Pazarı
Klinker, çimento üretim sürecinde kullanılan bir ara mamüldür. Dolayısıyla,
klinker sadece öğütme tesisleri tarafından tüketilmektedir. Bu nedenle,
bölgede faaliyet gösteren Ado Çimento ve Özgür Çimento yegane iki klinker
alıcısıdır. Ado Çimento, 2000-2002 yılları arasında ihtiyacı olan klinkerin
tamamına yakınını Göltaş ve Denizli Çimento’dan8 temin etmiştir. Ado
Çimento 2003 yılında, ihtiyacının tamamına karşılık gelen toplam (………) ton
klinker ithalatı gerçekleştirmiştir. Uzun yıllar boyunca sadece yurt içinden 510
(Göltaş ve Denizli Çimento) klinker temin edilirken, 2003 yılı başından itibaren
tamamen ithalata yönelinmesinin altında yatan neden, Ado Çimento
tarafından, “her iki fabrikanın da mal vermemesinden dolayı ithalata mecbur
kalınması” şeklinde ifade edilmektedir.
Özgür Çimento ise, klinkeri ağırlıklı olarak Göltaş’tan sağlamaktadır. Ancak,
2003 yılında başlayan ve esas itibarıyla bu soruşturmanın konusunu teşkil
eden olaylar nedeniyle, ithalat yoluyla mal temini de denenmiştir. Antalya
8 Bu dönemde Ado Çimento ile Denizli Çimento arasında fason üretim anlaşması mevcuttur.
05-05/42-17
13
klinker pazarındaki sağlayıcıların satış miktarları ve pazar payları şu
şekildedir: 520
Tablo 5- Antalya Bölgesi Klinker Satışları (Ton)
1997 1998 1999 2000 2001 2002 Toplam
Denizli (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İthalat (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 57.829 146.090 229.799 244.455 155.951 289.582 1.123.711
Tablo 6- Antalya Bölgesi Klinker Pazar Payları (%)
1997 1998 1999 2000 2001 2002
Denizli (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Göltaş (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
İthalat (……..) (……..) (……..) (……..) (……..) (……..)
Toplam 100 100 100 100 100 100
I.2.4. Klinker - Dökme Çimento - Hazır Beton İlişkisi
Hazır beton üreticileri dökme çimentoya, öğütme tesisleri ise klinkere
muhtaçtır. Bu nedenle, söz konusu ürünlerin sağlayıcı-alıcı ilişkisindeki güç
dengesi, her durumda sağlayıcıdan yanadır. Bu bağımlılığın esas olarak iki 530
nedeni vardır. Bunlar, söz konusu girdilerin ikamesinin olmaması ve bu
ürünlerin nakliye koşullarından dolayı ekonomik olarak sadece bölgedeki
üreticilerden temin edilmesi zorunluluğudur. Bu özellikler, bölgede faaliyet
gösteren öğütme tesisleriyle (Ado Çimento ve Özgür Çimento), bağımsız hazır
beton üreticileri (Divarcılar, Çallıoğlu ve Kadıahmetoğulları Beton) üzerinde9,
ilgili ürünler bakımından bölgeye hitap eden çimento fabrikalarının baskın
olması durumunu gündeme getirmektedir.
Antalya klinker pazarında 2000-2002 yılları arasında, Denizli Çimento ve
Göltaş’ın pazar payları toplamı yıllar itibarıyla sırasıyla % (…) % (…) ve % (…) 540
olarak gerçekleşmiştir. Bu oranlar, söz konusu dönemde ilgili pazar olarak
belirlenen Antalya bölgesi klinker pazarını, Denizli Çimento ve Göltaş’ın çok
büyük oranda kontrol ettiğini göstermektedir.
Dökme çimento pazarında ise, Göltaş’ın bariz bir üstünlüğü bulunmaktadır.
Özgür ve Ado Çimento’nun % (…)’ler civarında seyreden pazar payları, söz
konusu soruşturma açısından dikkate alınmayacak ölçüdedir. Çünkü, bu
teşebbüslerin dökme çimento üretimlerinin çok büyük bir kısmı, kendi hazır
beton tesislerinde kullanılmaktadır. Ayrıca, bu teşebbüsler dökme çimento
üretimi için klinker temini bakımından Göltaş ve Denizli Çimento’ya bağımlı 550
9 Ado ve Özgür Çimento’nun; hazır beton santrallerinin dökme çimento ihtiyaçları kendi
öğütme tesislerinden karşılandığı için, hazır beton üretimi bağlamında çimento fabrikalarına,
klinker temini bakımından dolaylı bir bağımlılıkları bulunmaktadır.
05-05/42-17
14
durumdadır. Dolayısıyla, burada dikkat edilmesi gereken nokta, hammadde
kaynaklarının kontrolü ve bunun alt pazarlarda bir baskı aracı olarak
kullanılması hususudur.
I.2.5. İthalatın Durumu
Klinker ve çimento ithalatı yapacak firmaların karşı karşıya kaldığı ilk sorun,
ithalatın finansmanına ilişkindir. Kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili
ödeme şekillerine göre yapılan ithalat, %3 oranında “Kaynak Kullanımı
Destekleme Fonu” kesintisine tabi olup; bu durum firmaları, vade farkının yanı 560
sıra yapılan ithalat bedeli üzerinden %3 oranında ekstra bir maliyete
katlanmak durumunda bırakmaktadır. Deniz taşımacılığı yoluyla yapılan
ithalatın ekonomik olabilmesi için, ithalatın yüksek tonajlarda yapılması
gerekmektedir. Yüklü miktarlarda yapılan ithalatın bedelinin peşin olarak
ödenmesi ise, mali açıdan büyük güçlük teşkil ettiğinden, ithalat cazip
görülmemektedir.
Klinker ve çimento ithalatında karşılaşılan bir diğer sorun ise, nakliyeye uygun
geminin temininde yaşanan sıkıntılardır. Türkiye menşeli gemiler genellikle
tonaj ve benzeri nitelikler açısından Avrupa Birliği standartlarında 570
olmadığından, nakliyeyi yabancı menşeli gemiler vasıtasıyla gerçekleştirme
zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Dökme çimento ve klinker ithalatı için en
uygun olan gemiler, “self-discharging” olarak nitelendirilen, ürünü kendi
pompasıyla doğrudan kamyona boşaltan gemilerdir. Ancak, çok pahalı olan
bu gemilerden, Türk armatörlerde bulunmadığı gibi, bu gemiler vasıtasıyla
sadece çok kısa mesafeler arası nakliye yapılmaktadır. Bunun dışında
buğday, demir gibi kuru yük taşımacılığında kullanılan gemiler, çimento ve
klinker taşımacılığı için de kullanılabilmektedir. Ancak, bu tür gemilerle yapılan
ithalatta, limanda yükün boşaltılabilmesi oldukça pahalıya mal olmakta, çevre
sorunları yaratmaktadır. 580
Yukarıda belirtilen unsurlara ilaveten, ülkemiz çevresindeki yoğun ticaret ağı
göz önüne alındığında, istenilen anda ithalata uygun bir gemi temin etmek
oldukça güçtür. Bunun yanı sıra, ithalatın yapılacağı ülkenin limanında ya da
ülkemiz limanlarında çeşitli sebeplerle (limanın yoğunluğu, liman işçilerinin
boykotu, vb.) veya hava koşulları nedeniyle meydana gelebilen beklemeler,
kayıplar ithalatın cazibesini azaltmaktadır.
Çimento ürününün önemli bir özelliği, 2003/1 sayılı “Dış Ticarette
Standardizasyon Tebliği” kapsamında “İthalatta Uygunluk Değerlendirmesine 590
Tabi Ürünler” arasında yer almasıdır. İlgili Tebliğ uyarınca; ithalatçı veya
temsilcisi, ithal ettiği çimentonun, o çimento türünün standardına
uygunluğunun değerlendirilmesi için Türk Standartları Enstitüsü’ne (TSE)
başvurmak mecburiyetindedir. TSE tarafından, ithal edilen üründen numune
alınması suretiyle yapılan uygunluk değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması
halinde ithalatçıya, gümrüklere ibraz edilmek üzere, “Uygunluk Belgesi”
verilerek malın gümrükten çıkışı yapılabilir. Bu işleme ilişkin temel sorun, 28
05-05/42-17
15
günlük değerlendirme süresi10 boyunca ithal edilen çimentonun limanda
bekletilmesi sebebiyle, limanın stok kapasitesinin büyük önem taşımasıdır.
Limanın stok kapasitesinin yetersiz olduğu hallerde, ithalatçı kendisi bir depo 600
kurma yoluna gidebilir. Bununla birlikte, çimentonun çok büyük miktarlarda
ithal edilmesi nedeniyle, stok kapasitesi oldukça yüksek bir depo yatırımına
ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yöntem de oldukça maliyetli olduğundan, firmalar
tarafından tercih edilmemektedir. Limandaki stok probleminin aşıldığı hallerde
dahi, torba çimentonun üst üste depoda beklemesi, çimentonun sertleşerek
kalitesinde ciddi düşüşlere sebep olmaktadır.
TSE tarafından yapılan uygunluk değerlendirmesi sebebiyle, ithal çimentonun
limanda beklemesinden kaynaklanabilecek sıkıntıları aşmanın iki yolu
bulunmaktadır: Bunlardan ilki, ithalat anlaşması yapılan firma için TSE 610
markası almaktır. Bu yolla, TSE uzmanlarının ithalat yapılacak firmanın
ürünlerini yerinde incelemeleri sağlanmaktadır. TSE uzmanlarının
değerlendirmesinin sonunda, ithal edilecek ürünün standardı uygun
bulunursa, üretici firmaya 1 senelik TSE markası kullanma hakkı verilip,
ürünün gümrükten ayrıca bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın geçişi
sağlanır. Bu uygulamaya dair en büyük zorluk, yaklaşık $ 25,000 gibi yüklü bir
maliyeti olmasıdır.
İthal edilecek çimentonun uygunluk değerlendirmesinden muaf tutulmasının
diğer yolu ise; CE işaretli çimento ithalatı yapılmasıdır. CE, bir çeşit Avrupa 620
Birliği standardı olup, bu işarete sahip ürünlerin güvenilirliğini ortaya
koymaktadır. 2003/1 sayılı “Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği”nin 6.
maddesi uyarınca; bu işarete sahip ürünler için, uygunluk beyanı ve ürüne
ilişkin teknik dosyanın, ithalattan önce TSE’ye tevdi edilmesi halinde,
Uygunluk Belgesi yerine geçen ve ilgili gümrük idaresine ibraz edilmek üzere
en çok içinde bulunulan yılın sonuna kadar geçerli olan ve söz konusu
ürünlerin uygunluk değerlendirmesinden muaf olarak ithal edilebileceğine
ilişkin bir yazı verilir.
Klinker ithalatında ise, kritik faktör nihai ürün olan çimentonun standarda 630
uygun olup olmamasıdır. Standarda uygun olmayan klinkerde iyileştirme
yapılarak standarda uygun çimento üretilebilmektedir. Bu nedenle, son 3
yıldır, standarda uygun nihai ürün üretiminde kullanılan klinker için standarda
uygunluk aranmadığı, şirketlere 1 yıl geçerli olan muafiyet belgesi verilerek bu
durumun sağlandığı, TSE tarafından ifade edilmiştir.
İthalatta karşılaşılan diğer bir risk ise, ithalatın yabancı para cinsi ile yapılıyor
olması nedeniyle yaşanabilecek olan kur riskidir. TL’nin yabancı para birimleri
karşısında değer kaybetmesi, ithalatın daha pahalı hale gelmesine neden
olacaktır. Özellikle, TL’de öngörülemeyen bir şekilde yaşanan değer kayıpları, 640
ithalatla mal temininin önündeki en büyük sorunlardan birisidir. Ancak, ülke
olarak dalgalı kur rejimini benimsemiş olmamız, kurların her iki yönde de
hareketini olası kılmaktadır. Bu durumda son dönemlerde yaşadığımız gibi,
TL’nin değer kazanması ile ithalat cazip duruma da gelebilmektedir. Ado
Çimento’nun 2003 yılında ihtiyacı olan klinkeri ithal edebilmesine izin veren
10 Bu süre laboratuvardaki değerlendirme süresini ifade etmektedir. Alındığı takdirde
“Uygunluk Belgesi”nin gümrüklere ulaştırılması daha uzun sürmektedir.
05-05/42-17
16
unsurlardan birisi de budur. Ancak yine de, sadece kur riski bağlamında bile,
ithalatın süreklilik arz edecek bir kaynak olarak görülmemesi gerekir.
Bu koşullar altında, çimento ve klinker ithalatının taşıdığı riskler, zorluklar ve
maliyet dezavantajları sebebiyle, firmalar açısından cazip olmadığı; bu 650
nedenle, en azından kısa vade için veya uzun süreli olarak11 çimento ve
klinker ithalatının yurt içi kaynaklardan temine birebir ikame olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
İ.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
Söz konusu soruşturma, Göltaş, Denizli Çimento, Batı Grubu ve Çimsa’nın
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla
açılmış; daha sonrasında ise süreç, Göltaş ve Denizli Çimento için Kanun’un
6. maddesini de kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Ancak, 6. madde 660
kapsamında bir ihlal tespit edilemediğinden, soruşturma süreci 4. madde
kapsamında yürütülmüştür.
Söz konusu 4 teşebbüsten Göltaş ve Denizli Çimento, Antalya Bölgesi’ne fiili
olarak klinker satışı yapmaktadır. 2003 yılıyla birlikte Denizli Çimento Ado
Çimento’ya mal vermeyi kesmiş; Göltaş ise Mayıs 2003’de, bu soruşturmanın
konusunu oluşturacak şekilde, Özgür Çimento’ya süregelen klinker
sevkiyatında kısıtlamaya gitmiş ve Eylül 2003’te, Rekabet Kurulu’nun “geçici
tedbir kararı” almasını gerektirecek biçimde sevkiyatı tamamıyla durdurma
noktasına getirmiştir. Bu kapsamda, yukarıda özetlenen sürece ve ulaşılan 670
sonuca ilişkin değerlendirmeler aşağıdadır.
I.3.1. Olayların Gelişimi ve Değerlendirme
1997 – 2002 döneminde Göltaş ve Denizli Çimento’nun Antalya klinker
pazardaki payları toplamı, 2000 yılı hariç her yıl % (….) olarak gerçekleşmiştir.
2000 yılında, söz konusu dönem toplamının % (….)’ine karşılık gelen (……)
tonluk klinker ithalatı yapılmıştır.
Öte yandan Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun klinker alışlarının son dört 680
yıllık dağılımına bakıldığında aşağıdaki tabloyla karşılaşılmaktadır.
Tablo 7- Özgür Çimento Klinker Alışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Toplam 48.870 33.803 68.085 95.149 245.907
Tablo 8- Özgür Çimento Klinker Alışlarının Dağılımı (%)
2000 2001 2002 2003
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..)
11 Örneğin bir çimento öğütme tesisinin, ihtiyacı olan klinkeri sadece ithalat yoluyla temin
etmek üzere kurulması durumu.
05-05/42-17
17
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..)
Tablo 9- Ado Çimento Klinker Alışları (Ton)
2000 2001 2002 2003 Toplam
Denizli (…..) (…..) (…..) (…..) (……)
Göltaş (…..) (…..) (…..) (…..) (……)
İthalat (…..) (…..) (…..) (…..) (……)
Toplam 169.296 122.183 229.416 175.541 696.436
Tablo 10- Ado Çimento Klinker Alışlarının Dağılımı (%)
2000 2001 2002 2003
Denizli (……) (……) (……) (……)
Göltaş (……) (……) (……) (……)
İthalat (……) (……) (……) (……)
2003 yılına kadar, klinker pazarına ilişkin kurulan bu sistemde pek de bir 690
aksama yaşanmamıştır. Ancak 2003 yılında, önce Ado Çimento yurt içi temini
tamamen keserek ithalata yönelmiştir. Böylece şirket, 2003 yılındaki tüm
klinker ihtiyacını ithalat yoluyla temin etmiştir. 2000-2002 arasında neredeyse
hiç klinker ithal etmeden tüm gereksinimini Denizli Çimento ve Göltaş’tan
sağlayan Ado Çimento’nun tamamıyla ithalata yönelmesi dikkate değer bir
husustur. Bu durumun nedeni Ado Çimento tarafından, “söz konusu iki
sağlayıcının klinker vermemesinden kaynaklanan zorunluluk” şeklinde ifade
edilmiştir.
Ado Çimento yetkilisi tarafından pazara ilişkin olarak Kurumumuza verilen 700
bilgide; “…Bildiğiniz üzere fabrikamız 2003 yılında tamamen ithalat yapmak
zorunda kalmıştı. 2004 yılı için çevre fabrikalardan klinker talebinde
bulunmuştuk. Veremeyeceklerine dair birbirine benzer cevaplar gelmiştir...”
ifadeleri yer almaktadır.
Ado Çimento’nun yurt içi klinker alış ve ithalat bilgilerinden ve şirket
yetkililerinin yukarıda yer verilen ifadelerinden, 2003 yılı başından itibaren
Denizli Çimento’nun da, Göltaş’ın da, uzun yıllar çalıştıkları Ado Çimento’ya
klinker vermeyi kestikleri anlaşılmaktadır12.
710
Özgür Çimento da, 2003 yılında benzer bir durumla karşılaşmıştır. Yukarıdaki
tablodan da görüleceği üzere, şirketin ilgili döneme ilişkin yurt içi klinker
alışlarının tamamı Göltaş’tan gerçekleştirilmiştir.
12 Ado Çimento’nun 2005 yılında faaliyete geçmesi beklenen çimento fabrikası
tamamlandığında, kendi klinkerini üretebileceğinden, Ado Çimento için klinker ithalatı geçici
bir durumdur. Bu nedenle de yurt içinden klinker temininde Özgür Çimento gibi ısrarcı
olmamıştır.
05-05/42-17
18
Göltaş, Özgür Çimento'nun ihtiyacı olan günlük 300 ton olan klinker sevkiyat
miktarını, 6.5.2003 tarihinden itibaren günlük 100 tona indirmiştir. Özgür
Çimento tarafından 7.5.2003 tarihinde, bu durumun düzeltilmesini talep eden
bir faks gönderilmiş; ancak cevap alınamamıştır. Haziran ayında ise Göltaş,
klinker fiyatını 26,68 USD’dan 29 USD’a yükseltmiştir.
720
Bu süreçte, Özgür Çimento ilk olarak 16.4.2003 tarihinde ve 21.7.2003
tarihinde Göltaş, Çimsa, Denizli Çimento ve Batı Grubu’na (Batısöke) ve
29.12.2003 tarihinde Çimsa, Denizli Çimento ve Batı Grubu’na (Batısöke)
gönderdiği yazılarla aylık (………) ton klinker ve (………) ton PÇ 42,5 dökme
çimento talebinde bulunmuştur. Bu taleplere söz konusu teşebbüslerin verdiği
yanıtlar ve bu teşebbüslerin söz konusu dönemlerde talepleri karşılayabilecek
durumda olup olmadıklarına ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir.
I.3.1.1. Göltaş
730
6.5.2003 tarihinde klinker alımında sorun yaşanması üzerine bu tarihten
itibaren Özgür Çimento, faaliyetini devam ettirmek için Göltaş’tan dökme
çimento alımına başlamış ve bu alışlarını Göltaş Antalya bayisi Delta İnşaat
A.Ş. kanalıyla gerçekleştirmiştir. Ancak, pazardaki PÇ 42,5 dökme
çimentonun ton fiyatı 60 milyon TL iken, Özgür Çimento için bu fiyat 65 milyon
TL/ton seviyesine yükseltilmiştir.
7.5.2003 tarihli faksa cevap gelmemesi üzerine, Özgür Çimento’dan
21.7.2003 tarihinde Göltaş’a gönderilen, dökme çimento alışında yaşanan
sıkıntıları anlatan faksa cevaben, 31.7.2003 günü Göltaş Yönetim Kurulu 740
Başkanı tarafından Özgür Çimento’ya faks gönderilmiş ve Özgür Çimento’ya
yapılan klinker satışlarındaki aksamanın nedeni olarak, Göltaş tarafından
Haziran ayı içinde yapılması planlanan klinker ihracatı sürecinde mamul
darboğazı yaşanması hususu gösterilmiştir.
Ancak, Göltaş’ta yapılan yerinde incelemede alınan, aylık hedef ve satış
miktarlarını gösteren çizelgede; 10 Haziran’da başlayan sevkiyatlarla, ay
içerisinde toplam (………) ton civarında klinker ihraç ettiği anlaşılmıştır.
Göltaş’ın Haziran ayı başı toplam klinker stoğunun (………) ton ve Haziran ayı
sonu stoğunun (………) ton seviyesinde olduğu, fabrikanın günlük klinker 750
üretim kapasitesinin ise (………) ton olduğu dikkate alındığında, günlük 300
ton gibi bir taahhüdün yerine getirilmesinde sıkıntı yaşanması olası
görünmemektedir.
Aynı faks metninde ayrıca; 2003 yılı içinde Özgür Çimento tarafından Göltaş’a
ulaşan herhangi bir dökme çimento talebinin bulunmadığı öne sürülmektedir.
Göltaş tarafından 31.7.2003 tarihinde gönderilen faks metninin devamında,
Özgür Çimento ile Göltaş arasında akdedilen bir satış sözleşmesinden söz
edilmekte ve bu sözleşmenin “D” maddesi esaslarında Özgür Çimento’ya 29 760
$/ton fiyattan günlük 300 ton klinker verilebileceği belirtilmektedir13.1 Ekim
13 Özgür Çimento yetkilileri, bu sözleşmenin kendilerine verilmediğini, şirketin Yönetim Kurulu
Başkanı Cem Özgür tarafından imzalandıktan sonra Göltaş yetkililerine teslim edildiğini
belirtmiştir.
05-05/42-17
19
2003 günü Göltaş’ta yapılan yerinde incelemede söz konusu sözleşme
şifahen istenmiş, ancak Göltaş Genel Müdürü tarafından böyle bir
sözleşmenin bulunmadığı yine şifahen ifade edilmiştir. 3.10.2003 tarihli yazı
ile Göltaş’tan istenen söz konusu sözleşme, Kuruma gönderilmiştir. Göltaş ve
Özgür Çimento arasında klinker alım-satımına ilişkin genel hükümlerin yer
aldığı 5 maddelik sözleşmenin “D” maddesinde, “Müşteri belirtilen ürünlerden
talebi kadar yıl içerisinde alabilir. Özellikle şirketin üretim durum ve miktarına
göre ihracat bağlantılarının olması, resmi sektör taleplerinin artması veya
beklenmedik arızaların meydana gelmesi nedeniyle üretimin yapılamaması 770
hallerinde klinker sevkiyatı sınırlanabilir, askıya alınabilir veya ertelenebilir.”
denilmektedir.
Söz konusu sözleşmenin, soruşturma ile tek bağlantısı, Göltaş tarafından
Özgür Çimento’ya gönderilen faks metninde, söz konusu sözleşmenin “D”
maddesine atıfta bulunularak, ihracat bağlantısı nedeniyle klinker satışlarının
300 ton/gün’e düşürüleceğinin ifade edilmesidir. Zira, soruşturmanın
konusunu, çimento pazarındaki rekabetçi davranışlarına müteakip, çimento ve
hazır beton pazarlarında rakip konumunda bulunan bir öğütme tesisinin pazar
dışına çıkarılması amacıyla klinker temininin zorlaştırılması oluşturmaktadır. 780
Söz konusu sözleşme hiç yapılmamış da olsa, teşebbüsler arasında hiçbir
hukuki bağlantı olmasa dahi, bahsedilen eylemlerin gerçekleştirilmesinin
rekabet ihlali olduğu açıktır. Soruşturmanın konusu, Göltaş’ın hukuki
yükümlülüğünü, sözleşme çerçevesinde yerine getirmemesiyle ilgili olmayıp,
rakibin pazar dışına çıkarılması amacıyla klinker satışının
kısıtlanmasını/durdurulmasını kapsamaktadır.
Ayrıca, daha önce de bahsedildiği üzere, Göltaş’ın 2003 yılı Haziran ayında
gerçekleştirdiği (………) ton’luk ihracatının, Haziran ayı başı klinker stoğunun
(………) ton ve Haziran ayı sonu stoğunun (………) ton civarında olduğu göz 790
önüne alındığında, Özgür Çimento’nun aylık 6.000 tonluk klinker talebinin
karşılanmasında sorun yaratmayacak büyüklükte olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, sözleşmenin “D” maddesine atıfta bulunmayı gerektirecek bir
durum bulunmamaktadır.
Rekabet Kurulu’nun soruşturma kararının tebliğini müteakiben, Göltaş’tan
Özgür Çimento’ya Temmuz, Ağustos ayları ve 15 Eylül’e kadar düzenli olarak
klinker sevkiyatı yapılmıştır.
10.9.2003 tarihinde, (……-……)’de inşaat malzemeleri ticaretiyle uğraşan 800
(………………………) Ltd. Şti.’nin talebi üzerine Özgür Çimento, Isparta’ya
çimento satmaya başlamıştır. Özgür Çimento’nun Kuruma gönderdiği yazıda,
Isparta’ya çimento satmaya başlanmasından sonra, Göltaş’ın Ticaret
Müdürü’nün kendilerini telefonla arayarak Isparta’ya yapılan satışlarını
durdurmaları için baskı yapmaya başladığı ifade edilmiştir. Ayrıca, söz konusu
telefon görüşmelerini müteakiben, Isparta’ya çimento satışındaki kararlı
duruşları sonucunda, kendilerinin tek klinker satıcısı olan Göltaş’ın günlük 300
ton klinker sevkiyatını kısıtlayarak 100 tona düşürdüğü de eklenmiştir.
Göltaş’ın Özgür Çimento’ya klinker satış miktarlarına bakıldığında, Eylül ayı 810
içinde 16.9.2003 tarihinden itibaren ani düşüş görülmektedir:
05-05/42-17
20
Bu konuyla ilgili olarak 1.10.2003 tarihinde, (………………………) Ltd. Şti.
sahibi ile yapılan görüşmede, Özgür Çimento’dan ucuz çimento alıp Isparta’da
satmasından Göltaş bayilerinin rahatsız olduğunu, Göltaş’ın müşterilerine
‘(…………………)’ten çimento almamalarını, aksi takdirde kendilerine çimento
vermeyeceklerini’ söylediklerini duyduğunu belirtmiştir.
Özgür Çimento, Göltaş’a 16.9.2003, 24.9.2003, 27.9.2003 tarihlerinde faks 820
çekerek, daha önce olduğu gibi 300 ton klinker gönderilmesini talep etmiş;
ancak Göltaş 17.9.2003 tarihindeki faksında, kamyonların mesai bitimine
doğru gelmesi nedeniyle klinker yüklemesi yapılamadığını belirtmiştir.
Oysa, (…………………)’nun nakliyecilerinin ifade tutanaklarından, öğle
saatlerinde giden kamyonların da bekletilerek, ertesi gün yükleme yapıldığı
anlaşılmaktadır. Ayrıca Özgür Çimento’nun nakliye işleriyle uğraşan
(………………………….) Ltd. Şti. yetkilisi ile 1.10.2003 tarihinde yapılan
görüşmede, Göltaş’tan kamyonlara mal yükleme işleminin 23:00’a kadar
yapıldığı da ifade edilmiştir. Dolayısıyla kamyonların Göltaş’a mesai saatinin 830
bitimine doğru gelmesinin yükleme yapılmasına mani olmayacağı açıktır.
Göltaş, 23.9.2003 tarihinde çektiği faksta ise, 1.10.2003 tarihinden itibaren
klinkerin fiyatını 29 $’dan 32 $’a çıkardığını bildirmiştir. Göltaş’ın İspanya’ya
Ekim ayı ortasında satacağı klinkerin fabrika teslim fiyatının 17 $ olduğu14 göz
önüne alındığında, Özgür Çimento’ya fabrika çıkış 32 $’lık fiyatın ne kadar
yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Özgür Çimento, Mısır’dan klinkerin gemi
taşıma maliyeti dahil 32 $ fiyatla getirmektedir. Dolayısıyla Göltaş’ın, yurt
içinde klinker sattığı tek firma olan Özgür Çimento’ya klinker satışını
14 24 $ olan liman teslim fiyatından, 7-8 $’lık Isparta-Antalya nakliye ve boşaltım maliyeti
düşüldüğünde fabrika teslim fiyatı 17 $ civarındadır.
E ylü l 2003
M
ik
ta
r
(t
o
n
)
K linker S atış (Ö zgür Ç im ento )
05-05/42-17
21
kısıtlamanın yanı sıra, klinker fiyatını ithal klinkerin fiyatına göre ayarlayarak 840
caydırıcı fiyat uyguladığı da anlaşılmaktadır.
Olayların gelişimi, Özgür Çimento’nun Göltaş’ın fabrika bölgesine çimento
satması nedeniyle, Göltaş’ın klinker satışını kısarak Özgür Çimento’nun
faaliyetlerini zorlaştırmayı amaçladığını göstermektedir.
Göltaş’ın 26.9.2003 tarihli faksında ise, ihracat yüklemeleri nedeniyle klinker
sevkinde aksamalar yaşandığı ifade edilmiştir. Oysa Göltaş’ın, 2003 yılı
içindeki klinker ihracatının tamamı, Temmuz ayından önce gerçekleştirilmiştir
(toplam ……………). Çimento olarak ise, 2003 yılında yapılan (………) ton 850
ihracatın, söz konusu çakışmaya sebep olabilecek kısmı sadece (…….)
tondur. Ayrıca Eylül ayı sonu klinker stoğu ise (………) tondur. Dolayısıyla,
söz konusu dönemde Göltaş’ın ihracat yüklemelerinin, Özgür Çimento’ya
klinker satışını aksatacak büyüklükte olmadığı, klinker satışını kısıtlamasının
sebebinin ihracat yüklemeleri olmadığı anlaşılmıştır.
Bu dönemde, Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB)’nin 26.8.2003
tarihinde Dış Ticaret Müsteşarlığı’na gönderdiği dilekçe dikkat çekicidir. Söz
konusu dilekçedeki, Antalya limanından standartlara uygun olmayan klinker
ithalatı yapıldığı iddiası ve söz konusu ithalatın durdurulması talebi nedeniyle, 860
Özgür Çimento’nun ithal ettiği klinker, 18.9.2003 tarihinde limanda incelenmek
üzere bekletilmiş ve bu nedenle Özgür Çimento, çimento üretimini
durdurmuştur. Özgür Çimento gibi öğütme tesisi ve hazır beton tesisi bulunan
Ado Çimento da, klinker getiren geminin Antalya limanında, söz konusu
uygulamadan dolayı bekletilmesi nedeniyle, öğütme tesisini durdurmak
durumunda kalmıştır.
Oysa, klinker kalitesine göre, kullanılan katkı maddelerinin oranının
ayarlanmasıyla, nihai ürün olan çimentonun kalitesinde standart
yakalanabilmektedir. Bu nedenle klinker, kalite standardı aranan bir ürün 870
değildir. Ayrıca, klinker ihraç eden şirketin, kalitesiz ürün göndermesi
müşterisini kaybetme ve taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle geminin
geri gönderilmesi riski gibi yüksek bir maliyeti göze alabilmesini
gerektireceğinden, böyle bir durum oldukça nadir rastlanır niteliktedir.
Bu durumda, üyeleri çimento fabrikaları olan TÇMB’nin, Antalya limanından
yapılan klinker ithalatını durdurmak için girişimde bulunması, Antalya’daki
öğütme tesislerinin yurt içi klinker temininde sıkıntılar yaşamaları nedeniyle
yöneldikleri ithalat yolunu kesmeye, öğütme tesislerinin faaliyetlerini
zorlaştırmaya yönelik bir girişim olduğu izlenimini uyandırmıştır. 880
Ayrıca, limandaki sorunlar nedeniyle çimento üretiminin durması, şirketin
müşteri kaybetmesi sonucu pazar payı kaybetmesine ve tekrar üretime
başlarsa taahhütlerini yerine getirememiş olmasından kaynaklanan imaj
kaybına neden olarak şirkete zarar verecek niteliktedir. Bu durum, klinkeri
sadece ithal ederek çimento üretmenin çok zor ve yukarıda bahsi geçen
riskler nedeniyle maliyetli olduğunu da göstermektedir.
05-05/42-17
22
Bu değerlendirmeler çerçevesinde, konu, Rekabet Kurulu’nun 9.10.2003 tarih,
03-66 sayılı toplantısında görüşülmüş ve “Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. 890
ve Tic. A.Ş.’nin Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’ye uyguladığı ve ekonomik
gerekçelerden yoksun olduğu anlaşılan klinker arzı kısıtlamasının ciddi ve
telafi olunamayacak zararlar doğuracağı kanaatine varılarak, yürütülmekte
olan soruşturma sonuçlanıncaya kadar, Göltaş Göller Bölgesi Çimento San.
ve Tic. A.Ş.’nin Özgür Çimento ve Beton End. A.Ş.’ye, ihlalden önceki duruma
uygun ve durumu koruyucu nitelikte olmak üzere, günlük 300 ton klinkerin
satışının 29 ABD Doları/Ton fiyat ile sağlanması gerektiğine” ilişkin 4054 sayılı
Kanun’un 9/4. maddesi uyarınca geçici tedbir kararı alınmıştır.
Söz konusu kararın geçerli olduğu, Danıştay 10. Dairesi’nin 9.3.2004 tarihli 900
yürütmeyi durdurma kararına kadar, Özgür Çimento klinker ihtiyacını
Göltaş’tan alarak karşılamıştır15.
I.3.1.2. Denizli Çimento
Denizli Çimento Özgür Çimento’nun klinker talebine, 18.4.2003 tarihli
yazısıyla karşılık vermiştir. Bu yazıda, dökme çimento için ton başına 73,5
milyon + KDV (Özgür Çimento’nun Antalya Aksu ve Belek’teki hazır beton
tesisleri teslimi16), klinker için ise fabrika teslimi olarak ton başına 32 $ + KDV
fiyat verilmiştir. Klinker, kullanım alanı kısıtlı ara bir mamul olması dolayısıyla, 910
bir alt ürünü olan çimentoda olduğu gibi yoğun biçimde ticarete konu değildir.
Ancak yine de, fiyatın oluşmasına baz teşkil edecek maliyet, ihracat fiyatı gibi
bazı objektif unsurlar bulunmaktadır. Bu dönemde Denizli Çimento’nun iç
pazara klinker satışı yoktur. Ado Çimento’ya yaptığı satışlar 2002 yıl sonu
itibarıyla durdurulmuştur.
Öte yandan, Denizli Çimento tarafından 2003 yılında toplam (………) ton
klinker ihracatı gerçekleştirilmiştir. Söz konusu dış satımlara ilişkin bağlantı ve
yükleme tarihlerine bakıldığında, ağırlığın büyük oranda sene sonunda olduğu
görülmektedir. 920
Tablo 11- Denizli Çimento 2003 Yılı Klinker İhracat Bilgileri (Ton)
Firma İsmi Bağlantı
Miktarı
Bağlantı Tarihi Gerçekleşen
İhracat
Yükleme Tarihi
BMM (……..) (……..) (……..) (…..-……)
VVM (……..) (……..) (……..) (…..-……)
WILLCONE (……..) (……-………) (……..) (…..-……)
CEM.LA U. (……..) (………..) (……..) (…..-……)
Toplam 221,820
Bu satışlara ilişkin ortalama FOB fiyat ise ton başına 26,70 $’dır. Bu değerler
FOB cinsi olması dolayısıyla Antalya liman teslimidir. Şirketin bu işten net
kazancını öğrenmek için, ortalama 7,69 $/ton olan Denizli – Antalya nakliye
masrafının, liman giderlerinin ve yükleme maliyetlerinin de hesaba katılması
gerekir. Bu hususlar da dikkate alınarak bakıldığında, Denizli Çimento’nun,
Özgür Çimento’ya yaptığı şekilde, fabrika teslimi ihracat fiyatı ton başına
yaklaşık 19,00 $ civarına gelmektedir. Özgür Çimento’ya verilen 32 $ fiyatla 930
15 Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu, 1.7.2004 tarihinde geçici tedbir kararını bozmuştur.
16 Denizli - Antalya arası yaklaşık 230 km.dir.
05-05/42-17
23
karşılaştırıldığında, arada bu kadar yüksek farkın bulunması ve Denizli
Çimento’nun, örneğin Ado Çimento’ya daha önceden 21,31 $ fiyatla klinker
veriyor olması17, 32,00 $’lık fiyatın mal vermemek için konulduğu izlenimini
uyandırmaktadır.
Şirketin klinkere ilişkin üretim ve kapasite kullanım oranlarına ilişkin bilgiler ise
aşağıdaki şekildedir.
Tablo 12- Denizli Çimento – Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı
( % )
2000 (……….) (……….) (……)
2001 (……….) (……….) (……)
2002 (……….) (……….) (……)
2003 (……….) (……….) (……)
940
Öte yandan Özgür Çimento’nun 29.12.2003 tarihli ikinci klinker talebine
Denizli Çimento, 12.1.2004 yazısında “2004 yılı stok, üretim ve satış
programlarının dolu olması” nedeniyle olumsuz yanıt vermiştir (Dökme
çimento için ise 45 gün vadeli ve bant teslimi olmak üzere ton başına 82
milyon + KDV fiyat verilmiştir).
Grafikteki bilgilerden şirketin, Özgür Çimento tarafından ikinci talebin yapıldığı
Aralık 2003’teki klinker stok miktarının (………) ve Ocak 2004’teki stok
miktarının ise (………) ton olduğu anlaşılmaktadır. Fabrikanın 2003 yılı
kapasitesi kullanım oranının % (…) olduğu da göz önüne alındığında, aylık 950
6.000 tonluk klinker talebinin karşılanmasında sıkıntı olmayacağı kanaati
oluşmaktadır.
17 (………………)’nun (……………….)’yla klinker alım-satımına ilişkin sözleşmede ton başına
(……) $ fiyat tespit edilmiş olmakla birlikte, bu fiyat (……………) tesislerinde kamyon üstü
teslim fiyatıdır. Dolayısıyla (……………….)’nun bu işten net kazancını öğrenmek için nakliye
ve yükleme giderlerinin çıkarılması gerekmektedir. Bu nedenle klinkerin bant teslimi fiyatı
(……..)$’e denk gelmektedir (…….. $ - …… $).
D e n iz l i Ç im e n t o K l in k e r S t o k M ik t a r ı ( T o n ) 2 0 0 3 O c a k -
2 0 0 4 M a y ı s
O c a .0 3 N is . 0 3 T e m .0 3 E k i .0 3 O c a .0 4 N is . 0 4
05-05/42-17
24
Yukarıdaki açıklamalardan görüleceği üzere Denizli Çimento, klinker satma
konusunda uygun durumda bulunmasına rağmen, Özgür Çimento’nun klinker
taleplerinden ilkine yüksek fiyat teklif ederek, diğerine ise üretim-satış-stok
programının doluluğunu sebep göstererek olumsuz yanıt vermiş, Özgür
Çimento’ya klinker vermekten kaçınmıştır.
I.3.1.3. Çimsa 960
Özgür Çimento tarafından, 16.4.2003’te Çimsa’ya gönderilen yazıya makul bir
sürede yazılı cevap alınamaması nedeniyle, şirkete 22.7.2003 tarihinde aynı
içerikli bir başka yazı gönderilmiştir. Yazıda, Mersin limanı teslim18 klinker
talep edilmiştir. Zira, Çimsa’nın Mart 2003’te Antalya Limanı’ndaki tesisini
devretmesi, Özgür Çimento’ya Mersin limanında teslim klinker satmasına
engel olacak nitelikte değildir. Çimsa’nın bu yazıya karşılık olarak 24.7.2003
tarihinde gönderdiği cevapta, klinkere ilişkin tüm bağlantıların 2003 yılbaşı
öncesi yapılmış olması dolayısıyla klinker verilemeyeceği ifade edilmiştir
(Dökme çimento için ise Mersin fabrika bant teslimi olarak ton başına 67,5 970
milyon + KDV fiyat verilmiştir). 29.12.2003 tarihli klinker ve dökme çimento
talebine ilişkin verilen 31.12.2003 tarihli cevapta, çimento için öncekiyle aynı
koşullarda 72,5 milyon + KDV fiyat verilirken, klinkere ilişkin hiçbir ifade
bulunmamaktadır. Söz konusu iki dönem için Çimsa’nın klinker üretim-satış-
stok, kapasite kullanım oranları gibi bilgilerine bakıldığında aşağıdaki tabloyla
karşılaşılmaktadır19.
Tablo 13- Çimsa - Gri Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (………..) (………..) (………..)
2001 (………..) (………..) (………..)
2002 (………..) (………..) (………..)
2003 (………..) (………..) (………..)
980
Tablo 14- Çimsa - Beyaz Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (………..) (………..) (………..)
18 Çimsa’nın klinker ve çimento üretim tesisi Mersin yakınlarındadır. Mersin – Antalya arası
yaklaşık 490 km.dir. Mart 2003’e kadar Çimsa Antalya bölgesine olan sevkiyatını Antalya
Limanı’ndaki tesislerini kullanarak deniz yoluyla yapmaktaydı. Ancak bu tarihten itibaren söz
konusu liman tesislerinin Denizli Çimento’ya kiralanması dolayısıyla bu bölgeye yapılan
sevkiyat iyice azaltılmıştır.
19 Birinci üretim hattı sadece gri klinker üretmektedir. Kuruluş kapasitesi 1.000.000 Ton/Yıl
olup, 1.100.000 Ton/Yıl dolayında üretim yapılabilmektedir. İkinci üretim hattında hem beyaz,
hem de gri klinker üretilebilmektedir. Yalnız gri klinker üretilmesi halinde 600.000 Ton/yıl,
beyaz klinker üretilmesi halinde 460.000 – 480.000 Ton/Yıl üretim kapasitesine
ulaşılmaktadır. Üçüncü hat yalnız beyaz klinker üretimi için dizayn edilmiş olup, yılda 550.000-
570.000 ton beyaz klinker üretebilmektedir. Bu hesaplamalar, beyaz klinker üretiminin sadece
beyaz klinker üretimi yapılan hatta gerçekleştirildiği ve ikinci hatta sadece gri klinker üretildiği
varsayımıyla yapılmıştır.
05-05/42-17
25
2001 (………..) (………..) (………..)
2002 (………..) (………..) (………..)
2003 (………..) (………..) (………..)
Yukarıdaki bilgilerden de görüleceği üzere Çimsa 2003 yılında gri klinker
kapasitesinin % (…..)’ini kullanmıştır.
Çimsa’nın, Özgür Çimento’nun yanıtlanmayan ilk talebinin yapıldığı Nisan
2003 dönemindeki gri klinker stoğu (………) ton seviyesindedir. 22 990
Temmuz’daki talebe karşılık olarak, yoğunluk nedeniyle klinker verilemeyeceği
şeklindeki cevabın verildiği dönemdeki gri klinker stoğu ise (………) tondur.
Özgür Çimento’nun Çimsa’dan ikinci talebini yaptığı Aralık 2003 ve sonrasına
ilişkin Çimsa’nın gri klinker stoklarına ilişkin bilgiler ise aşağıdaki şekildedir.
Yukarıdaki grafikten de görüleceği üzere, Çimsa’nın Aralık 2003’teki gri klinker
stok miktarı yaklaşık (………) tondur.
1000
Öte yandan Çimsa’nın 2003 yılı klinker ihracatı toplamda sadece (……)
tondur. Buna ilişkin aylık bazdaki bilgiler şu şekildedir.
Çimsa Gri Klinker Stok Miktarı (Ton) / 2003 Ocak -
Temmuz
Oca.03 Şub.03 Mar.03 Nis.03 May.03 Haz.03 Tem.03
05-05/42-17
26
I.3.1.4. Batı Grubu
Özgür Çimento tarafından Batısöke’ye yapılan ilk başvuruya herhangi bir
cevap alınamamıştır. Özgür Çimento’nun şirkete 29.12.2003 tarihli yazısıyla
iletilen talebi ise, 7.1.2004 tarihinde yanıtlanmıştır. Batısöke’nin cevabında,
dökme çimento için Söke fabrikası teslimi20 olmak üzere ton başına 82 milyon 1010
TL fiyat verilmiş, klinker talebi ise “ihracat bağlantıları dolayısıyla”
reddedilmiştir. Söz konusu yazıda ayrıca, Batısöke’nin yurt içinde grup
şirketleri haricindeki taraflara klinker satışı yapmadığı belirtilmektedir.
Batısöke Klinker Stok Miktarı (Ton) / 2003 Ocak - 2004 Mart
Oc
a.0
3
Şu
b.0
3
Ma
r.0
3
Ni
s.0
3
Ma
y.0
3
Ha
z.0
3
Te
m.
03
Ağ
u.0
3
Ey
l.0
3
Ek
i.0
3
Ka
s.0
3
Ar
a.0
3
Oc
a.0
4
Şu
b.0
4
Ma
r.0
4
20 Batı Grubu, Antalya il merkezine çimentoyu, 140 km. uzaklıkta bulunan Burdur/Çavdır’daki
öğütme tesisinden getirmektedir. Bu tesisin klinker ihtiyacını sağlayacak en yakın fabrikası ise
buraya 205 km. mesafede olan Aydın/Söke’de kurulu olan Batısöke’dir.
Çim sa 2003 Yılı Klinker İhracatı (Ton)
Oc
a.0
3
Şu
b.0
3
Ma
r.0
3
Ni
s.0
3
Ma
y.0
3
Ha
z.0
3
Te
m
.03
Ağ
u.0
3
Ey
l.0
3
Ek
i.0
3
Ka
s.0
3
Ar
a.0
3
05-05/42-17
27
Grafikten de görüleceği üzere, ilk talebin geldiği Nisan 2003’teki Batısöke’nin
klinker stok miktarı (……) tondur. İkinci talebin yapıldığı Aralık 2004 ve Ocak
2004’e ilişkin klinker stok miktarları ise sırasıyla (…….) ve (…….) tondur.
Batısöke’nin klinker üretim ve kapasite bilgileri ise şu şekildedir. 1020
Tablo 15- Batısöke - Klinker Kapasite Kullanımı
Yıllar Kapasite (Ton) Üretim (Ton) Kapasite Kullanım Oranı ( % )
2000 (………..) (………..) (………..)
2001 (………..) (………..) (………..)
2002 (………..) (………..) (………..)
2003 (………..) (………..) (………..)
Öte yandan 2003 yılında, Batısöke ve Batıçim’den gerçekleştirilen klinker
ihracatına ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir21.
Tablo 16- Batı Grubu 2003 Yılı Klinker İhracat Bilgileri (Ton)
Ülke Bağlantı
Miktarı
Bağlantı Tarihi Gerçekleşen
İhracat
Ortalama Birim
Fiyat
İspanya (………..) (……) Euro
İtalya
(………..) (………..)
(………..) (……) USD
İtalya (………..) (………..) (………..) (……) Euro
Kanarya A. (………..) (………..) (………..) (……) USD
Toplam 626.210
I.3.1.5. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
1030
I.3.1.5.1. Göltaş
Göltaş’ın savunmasında, uyumlu eylemin varlığından söz edebilmek için; a)
En az iki veya daha fazla işletme olması, b) Bilinçli paralellik bulunması, c)Bu
paralel davranışların ekonomik ve rasyonel gerekçelerle açıklanamaması, d)
Rekabetin sınırlanması şartlarının bir arada bulunması gerektiği dile
getirilerek, Göltaş açısından söz konusu şartların gerçekleşmemiş olduğu,
Soruşturma Heyeti tarafından getirilen uyumlu eylem karinesinin hiçbir somut
göstergeye dayanmadığı, soruşturmaya konu teşebbüslerin davranışları
arasında bilinçli paralellik olduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığı, paralel bir 1040
davranışın varlığı kabul edilse dahi, bunun “oligopolistik bağımlılık” kavramının
doğal bir sonucu olduğu ve sonuca esas teşkil eden iddiaların
kanıtlanamadığı bir noktada da karineye başvurulmasının söz konusu
olamayacağı öne sürülmektedir.
Teşebbüsün yukarıda yer verilen iddialarına ilişkin olarak öncelikle, uyumlu
eyleme karine teşkil eden göstergeler ile ilgili pazarın rekabetin engellendiği
piyasalardakine benzerlik gösteren özelliklerine ayrıntılı olarak yer verilmiş ve
karineye dayanak teşkil eden delillerin somut bir şekilde sunulmuş olduğu
ifade edilmelidir. Kanun’un 4. maddesinin son fıkrasında yer aldığı üzere, 1050
uyumlu eylemde bulunmadığını iddia eden teşebbüsün, soruşturma konusu
eylemlerin ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayandığını ispat etme
21 (…………………………)
05-05/42-17
28
yükümlülüğü bulunmaktadır. Savunmada yer verilen, oligopolistik bağımlılık
iddiası ise, mal vermeyi reddetmenin ekonomik ve rasyonel gerekçelere
dayanmaması durumunda geçersiz hale gelecektir.
Göltaş’ın, uyumlu eylem iddiasına konu yapılan davranışının ekonomik ve
rasyonel gerekçelere dayanan ticari bir karar olduğuna ilişkin açıklamalarına
aşağıda yer verilmektedir:
1060
Teşebbüs tarafından öncelikle, Göltaş ile Özgür Çimento arasında klinker
alım-satımına ilişkin olarak 1 Ocak 2003 tarihinde akdedilmiş olan
Sözleşme’de miktar konusuna dair herhangi bir kısıtlama getirilmemiş ve
sayılan haklı ve makul sebeplerin varlığı halinde klinker sevkiyatının
sınırlanabileceğinin açıkça belirtilmiş olduğu ifade edilerek, Eylül 2003
döneminde Özgür Çimento’ya klinker satış miktarında görülen azalmanın,
Göltaş’ın ihracat bağlantılarından kaynaklanmış olması sebebiyle, kısıtlama
veya boykot olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Söz konusu iddiaya karşılık olarak, sözleşmede miktar konusuna dair bir 1070
kısıtlama getirilmemiş olmasının, söz konusu eylemin rekabeti kısıtlayıcı bir
eylem ya da arz boykotu olarak değerlendirilmesinin önünde bir engel teşkil
etmediği ifade edilmelidir. 4054 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan
değerlendirme neticesinde, söz konusu eylemin, rekabeti engelleme amacıyla
ortaya çıktığı ve dolayısıyla bir arz kısıtlaması teşkil ettiği kanaatine
ulaşılmıştır.
Göltaş’ın 2003 yılı içindeki klinker ihracatının tamamının Temmuz ayından
önce gerçekleştirilmiş olması sebebiyle, Eylül ayındaki mal sevkiyatında
meydana gelen azalmanın ihracat bağlantılarından kaynaklanamayacağının 1080
Ek Görüş’te ifade edilmesi üzerine; Göltaş’ın savunmasında, karşı taraftan
kaynaklanan birtakım nedenlerle gerçekleştirilememiş olduğu halde, ilgili
dönemde, Ağustos ayının ortasından başlayarak yıl sonuna kadar
15.000/20.000 metre/ton’luk gemilerle toplam (………) metre/ton çimento
ihracatı yapılması için (……………………………) Limited Şirketi ile anlaşılmış
olduğu ve Göltaş’ın stok miktarını bu doğrultuda şekillendirdiği ifade
edilmektedir.
Söz konusu bağlantıya ilişkin şirketler arasında gerçekleşen yazışmalarda
çimentonun (………………………………) Şirketi’ne teslim edilmesine ilişkin en 1090
geç tarihin, 27.8.2003 tarihli faks mesajında belirtilen 5-15 Ekim 2003 tarihi
olduğu görülmektedir. Bunun yanısıra, teşebbüsler arasındaki son yazışmanın
da 3.9.2003 tarihini taşımakta olduğu göz önüne alındığında, söz konusu
anlaşmanın bu dönemde bozulmuş olduğunu düşünmek yanlış olmayacaktır.
Dolayısıyla, Göltaş’ın söz konusu ihracat bağlantısı, teşebbüsün bu tarihten
sonra Özgür Çimento’ya mal vermeme yönündeki eylemini açıklamamaktadır.
Teşebbüs tarafından, 2003 yılının Eylül, Ekim, Kasım aylarına denk gelen
dönemde klinker kapasite kullanım oranı %(….) civarında iken; 2004 yılının
ikinci çeyreğine denk gelen dönemde kapasite kullanım oranının %(….)’lere 1100
kadar çıkmasına rağmen, stok miktarının yetersiz olması sebebiyle, başka
teşebbüslerden klinker satın alma yoluna gidildiği vurgulanmaktadır. Rekabet
05-05/42-17
29
Kurulu tarafından, Göltaş hakkında Özgür Çimento’ya klinker temin
edilmesine yönelik olarak alınmış olan tedbir kararı ile piyasalarda suni bir
ortam yaratılmış olduğu iddia edilerek, piyasadaki hareketlilik karşısında
mevcut stoklarının yetersiz kalması sebebiyle 18-21 Nisan 2004 tarihleri
arasında Göltaş’ın Set Afyon Çimento’dan klinker almak zorunda kalmış
olmasının söz konusu durumun kanıtı olduğu öne sürülmektedir.
Öncelikle Göltaş’ın başka bir teşebbüsten klinker alma zorunluluğunun, tedbir 1110
kararının yürütmesinin durdurulmuş olduğu dönemden sonraki bir dönemde
ve sadece 4 günlük bir süre için söz konusu olduğu belirtilmelidir. Tedbir
kararının alındığı 2003 yılının Ekim ayından, söz konusu kararın yürütmesinin
durdurulduğu 2004 yılı Mart ayına kadar, teşebbüs başka teşebbüslerden
klinker almak durumunda kalmamış olup, tedbir kararıyla suni bir ortam
yaratılmış olduğu iddiası yersizdir. 2004 yılının ikinci yarısında %(….)
kapasiteyle çalışılmış olmasına rağmen stokların yetersiz kalmasının ise; söz
konusu talep artışının teşebbüs tarafından öngörülememiş olması ve önceki
dönemlerde daha düşük kapasiteyle çalışılmış olmasından kaynaklanması
muhtemeldir. Tedbir kararının uygulanmakta olduğu Ekim 2003- Mart 2004 1120
dönemi ve sonrasındaki klinker stok miktarlarına ilişkin tabloya aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 17- Göltaş Ekim 2003-Mart 2004 Dönemi Klinker Stok Miktarları
AYLAR STOK MİKTARI
Ekim 2003 (………)
Kasım 2003 (………)
Aralık 2003 (………)
Ocak 2004 (………)
Şubat 2004 (………)
Mart 2004 (………)
Nisan 2004 (………)
Mayıs 2004 (………)
Haziran 2004 (………)
Temmuz 2004 (………)
Yukarıda yer verilen tablodan da görüleceği üzere, Göltaş’ın klinker stok
miktarının yetersiz kalmasının tedbir kararıyla bir ilgisi bulunmadığı, söz
konusu tedbir kararının yürütmesinin durdurulduğu Mart 2004 tarihinden sonra
Göltaş’ın stoklarındaki nisbi düşüşten anlaşılmaktadır.
1130
Göltaş tarafından Ado Çimento’ya klinker verilmemesi hususuna ilişkin olarak
ise; Ado Çimento’nun Göltaş’tan klinker satın almamasının kendi tercihi
olduğu öne sürülmektedir.
Oysa, Ado Çimento’nun 12.11.2003 tarihinde Göltaş’tan 2004 yılı için klinker
talebinde bulunmasının yanı sıra, Ado Çimento yetkililerinin ithalata yönelme
sebeplerinin Denizli Çimento ve Göltaş’ın kendilerine klinker sağlamaması
olduğuna ilişkin açıklamaları da dikkate alındığında, Ado Çimento’nun ithalata
yönelmesinin kendi tercihi olduğu iddiasının gerçekçi olmadığı
anlaşılmaktadır. 1140
05-05/42-17
30
Teşebbüs savunmalarında ayrıca, yerinde inceleme sırasında sunulan yetki
belgelerinin ilgili ürün pazarı, coğrafi pazar ve soruşturma konusu ile sınırlı
olması gerekirken, bu belgelerin hiçbir sınırlama içermediğini ifade etmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinin son fıkrasında yer alan düzenleme
“...Uzmanlar yerinde incelemeye giderken konusunu, amacını ve yanlış bilgi
verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi
bulundururlar.” şeklinde olup, yetki belgesinde incelemenin konusu, amacı ve
yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağı hususlarının 1150
bulunması gerektiği belirlenmiştir. İlgili ürün ve coğrafi pazarın belirtilmesi
gereğinden bahsedilmemiştir. Yerinde incelemelerde sunulan yetki
belgelerinde yer alan ifadeler, incelemenin konu, amaç ve para cezalarına
ilişkin açıklayıcı bilgilerin bulunması nedeniyle yeterli görülmüştür.
I.3.1.5.2. Denizli Çimento
Teşebbüs, klinker ve çimento kapasite, stok, ihracat miktarı vs. gibi rakamları
içeren tablolardaki rakamlara itiraz etmemekle beraber, bu tablolarla iddialar
arasında bir bağ bulunmadığını, örneğin Raporda, "Denizli Çimento'da stok 1160
varken klinker talebinin karşılanmasının sıkıntı yaratmayacağı" şeklinde ifade
edilen görüşe katılmadığını; Denizli Çimento'nun klinker üretim kapasitesinin,
asıl ürün olan çimento için gerekli rezervi sağlama hedefine yönelik olup, ana
amacın klinker satışı olmadığını; çimento üreten bir teşebbüsün çimento
üretiminde aksaklık yaşanmaması bakımından çimento üretimi için asgari bir
aylık klinker stoğu bulundurmak zorunda olduğunu; bu stok miktarının da
asgari 100 bin ton civarında bir miktara karşılık geldiğini; bu emniyetli rezervin
stokta bulunmasının teşebbüsün zaten kendi doğal ihtiyacı olduğunu ifade
etmektedir.
1170
Değerlendirmeye esas olan veriler, Denizli Çimento’nun klinker ve çimento
kapasite, stok, ihracat miktar ve fiyatları vs. gibi rakamlarıdır. Söz konusu
verilerden hareketle, Denizli Çimento’nun klinker satmamasının rasyonel bir
gerekçesinin olup olmadığına ilişkin olarak klinker satabilecek durumda
olduğu tespit edilmiş; daha sonra ise öğütme tesislerine klinker satışının ve
ihracatın karlılığı sorgulanarak mal vermemenin rasyonel ve ekonomik bir
gerekçesinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumun, Denizli Çimento ve
Göltaş’ın öğütme tesislerine klinker satışlarını kısarak/durdurarak çimento ve
hazır beton pazarlarında rakibi konumunda olan öğütme tesislerinin
faaliyetlerini zorlaştırmaya çalışmaları dışında bir açıklaması kalmamıştır. 1180
Denizli Çimento savunmalarında, bu durumun aksini ispatlayamamıştır.
Ayrıca, 100 bin tonluk stok miktarı, soruşturma tarafları teşebbüsler tarafından
da çok nadiren bulundurulan bir miktardır. Zira stok bulundurma maliyeti ve
stokların teşebbüse maliyeti göz önünde bulundurulduğunda, fazla stok
bulundurmanın dezavantajı daha iyi anlaşılacaktır.
Teşebbüs savunmalarında, Denizli Çimento`nun 2003 yılından itibaren Ado
Çimento'ya klinker satışı yapmayarak Ado Çimento'yu piyasadan çekilmeye
zorlama amacıyla gerçekleştirildiği iddiasının varit olmadığı; iddianın doğru 1190
olması durumunda Ado Çimento'ya 2003 yılından önce de klinker satışı
05-05/42-17
31
yapılmamış olmasının gerekeceği; oysa karşılıklı ticari ilişkilerin sağlandığı ve
şartların uygun olduğu her dönemde Ado'ya klinker satıldığı; 2003 yılında
böyle bir ilişkinin olmamasının nedeninin, Ado'nun 2002 yılında aldığı klinker
bedelini uygun vade sağlandığı halde, 2003 yılı ortalarına kadar ancak
ödeyebildiği; taraflar arasında vade fiyat gibi konularda tam bir uyum
sağlanmadığı için 2003 yılında mal alışverişinin olmadığı ifade edilmektedir.
Ado Çimento'ya klinker satışı yapılmaması daha önceki yılları kapsamamakla
birlikte, bu durum, Denizli Çimento ve Göltaş'ın uyumlu eylem ile son 1200
dönemlerde uygulamaya koydukları yeni bir strateji olarak
değerlendirilmektedir. Yani daha önceki dönemlerde mal verilmiş olması, hali
hazırda aynı rekabetçi yapının korunmakta olduğunun garantisi değildir.
Denizli Çimento'nun uzun bir dönem gerek fason üretim anlaşmaları, gerekse
mevcut klinker ticareti şeklinde Ado Çimento ile gerçekleştirdiği ticaretin
birden kesilmesi ekonomik gerekçelerle açıklanamamaktadır. İddia edilen Ado
Çimento'dan tahsilatta yaşanan güçlüklere ilişkin belgeler, Ek Görüş’te
teşebbüsten istenmiş, ancak teşebbüs tahsilatta sorun yaşanması durumunda
düzenlenen noter ihtarnamesi gibi belgeler yerine, sadece Ado Çimento’nun 1210
2002 yılında aldığı çimento bedelini 2003 yılı ortalarına kadar ödediğini
gösteren Ado Çimento’nun ödeme planını içeren faks mesajını göndermiştir.
Söz konusu belgeler, ödeme koşullarına ilişkin bir anlaşmazlıktan ziyade, iki
teşebbüsün üzerinde mutabık kaldıkları bir ödeme planını ortaya koymaktadır.
Bununla birlikte, Ado Çimento’nun vade tarihinden birkaç günlük gecikmelerle
ödeme yaptığı görülmekle birlikte, söz konusu gecikmelerin Ado Çimento’ya
klinker satışına son verilmesini gerektirecek boyutlarda olduğu şüphelidir.
I.3.1.5.3. Çimsa
1220
Teşebbüs, yaptığı savunmalarda; Antalya çimento ve hazır beton pazarındaki
payının sürekli azalan bir trend izlemesi ve söz konusu pazarda son derece
küçük bir oyuncu olması itibarıyla, soruşturma kapsamındaki diğer
teşebbüslerle aynı kefeye konulmasının yanlış olduğunu ifade etmektedir.
Soruşturma, Antalya Bölgesi’ne ekonomik olarak klinker satan/satma
kapasitesine sahip olan teşebbüsler hakkında açılmıştır. Çimsa ve diğer
teşebbüslerin pazardaki konumu, değerlendirme yapılırken dikkate alınmıştır.
Ayrıca değerlendirme yapılırken, Çimsa’nın Antalya Limanı’ndaki tesisini
Denizli Çimento’ya kiralaması, Antalya’daki hazır beton tesisleri için gerekli 1230
olan çimentoyu, bölgedeki çimento fabrikalarından temin etmesi dikkate
alınmıştır. Ancak, mevcut haliyle kendi çimentosunu kullanmasa dahi,
Çimsa’nın Antalya hazır beton pazarında faaliyet gösteriyor olması, Özgür
Çimento’nun söz konusu pazarda Çimsa’nın rakibi konumunda bulunduğu da
bir gerçektir.
Teşebbüsün yaptığı savunmada; 2003 yılında beyaz klinker ve beyaz
çimentoya talebin artması nedeniyle, (………………) II. üretim hattında gri
klinker üretiminin durdurularak, (…………………) beyaz klinker üretimine
geçildiği ifade edilmiştir. Bu durum, Tablo 14’te Çimsa’nın beyaz klinker 1240
kapasite kullanım oranının % (……) olmasını da açıklamaktadır. Zira,
05-05/42-17
32
(……..)’nın gönderdiği veriler ile 22. dipnotta yer alan “(………………….……)”
varsayımı düzeltilmiştir. Dolayısıyla gri klinker kapasite kullanım oranının %
(…) görünmesine rağmen, aslında söz konusu hattın beyaz klinker üretmesi
nedeniyle, kapasite kullanım oranının artırılması suretiyle gri klinker üretiminin
artırılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Bunun yanı sıra, gri klinker stoklarının Nisan’dan itibaren iç piyasanın
canlanacağı ve ikinci tesisin uzun süre beyaz çimento üretimine bağlı kalacağı
dikkate alındığında, Çimsa’nın ihtiyacını bile karşılayacağı şüpheli bir stok 1250
olduğu belirtilerek, takip eden aylarda stokların hızla eridiği (………), (…..…)
aylarında gri klinker (……….), Eylül ayında (………) ve Çimsa’nın 2003 yılında
gerek iç gerekse dış klinker satışlarını azaltmasına rağmen ihtiyacı olan gri
klinkeri karşılayamayıp, dışarıdan satın aldığı ifade edilmektedir. Fiyatlar
açısından iç piyasaya yapılan satışların daha karlı olduğuna ilişkin
değerlendirmeye yönelik olarak, Çimsa’nın gri klinker satışını
(………………………) nedenlerle gerçekleştirdiği ve fiyat unsurunun ikinci
planda kaldığı ifade edilmektedir.
Savunmada yer verilen bir diğer husus ise, Çimsa’nın gri klinker alış-satışına 1260
ilişkindir. (………)'nın 2003 yılında Kayseri’deki öğütme tesisine ve ekonomik
birlik içerisinde yer aldığı (…………………………) A.Ş.’nin gri klinker
ihtiyacına yönelik (………) ton gri klinker satışına rağmen, (………….) gri
klinker satın aldığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla, Çimsa’nın Özgür Çimento’nun
klinker taleplerini karşılamalarının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Savunmada gönderilen 2003 yılı kapasite kullanım oranları, klinker alış-satış
miktarları, aylık stok miktarları incelendiğinde, teşebbüsün stoklarının özellikle
yaz aylarında aşırı düştüğü, klinker alışlarının satışlardan daha fazla olduğu,
daha çok klinker alıcısı konumunda bulunduğu görülmüştür. Böyle bir 1270
durumda, klinker alıcısı konumuna gelen bir şirketin, özellikle de stoklarındaki
aşırı düşüş nedeniyle, taahhütlerini yerine getirememe pahasına klinker
satmasını beklemek akılcı olmayacaktır. Bu durumda, ihracat-yurt içi satışların
karlılıklarının karşılaştırılması da anlamsız hale gelmektedir.
Teşebbüsün savunmalarına ilişkin olarak yukarıda yer verilen bilgi ve
değerlendirmeler ışığında, savunmalarda belirtilen hususların, Özgür
Çimento’nun klinker talebinin yapıldığı dönemde, Çimsa’nın klinker satışı
yapabilecek durumda olmadığını, dolayısıyla 2003 yılına ait uyumlu eylem
şeklindeki rekabet ihlaline katılmadığını ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmıştır. 1280
I.3.1.5.4. Batı Grubu
Teşebbüs savunmalarında, Batıçim'e ait olan Çavdır Öğütme ve Paketleme
Tesisi ile Batısöke'nin merkezlerinin soruşturma konusu Antalya-Merkez'e
uzak mesafede bulundukları ve buradan klinkerin taşınmasının ekonomik
bulunmadığı; netice itibari ile bu soruşturma kapsamında Antalya-Merkez
klinker pazarında herhangi bir faaliyeti olmayan Batıçim'in eylemlerinin,
ekonomik ve rasyonel gerçeklerle açıklanabilen; borçlar hukukundaki
"sözleşme serbestisi" ve serbest piyasa ekonomisindeki "teşebbüslerin 1290
serbestçe karar alabilmesi" ilkelerinin bir yansıması olan ve ayrıca tamamen
05-05/42-17
33
bağımsız olarak belirlenen süregelen şirket politikalarına uygun alınmış tek
taraflı kararların sonucu olduğu; Batıçim'in piyasadaki diğer şirketler ile
hareketlerini bilinçli olarak aynı yöne yöneltme iradesinin bulunmadığı, tüm
faaliyetlerini kendi bağımsız kararları ile yönlendirdiği, Özgür Çimento
tarafından yapılan ürün taleplerine bugüne kadar izlenen şirket politikası
sonucu farklı bir yanıtın verilmediği, müvekkilin bugüne kadar gerek şikayetçi
Özgür Çimento'ya, gerekse Ado Çimento'ya hiçbir şekilde klinker satmadığı;
(…………………………………...); şirket eylemlerinin, 4054 sayılı Kanun'un 4.
maddesine uygun olarak ekonomik ve rasyonel gerekçeler ile 1300
açıklanabileceğinin açıkça tespit edileceği; söz konusu klinker talebinin ihracat
bağlantıları dolayısıyla reddedildiği ve bu gerekçenin rasyonel ve diğer
teşebbüslerin benzer davranışlarından tamamen farklı ekonomik dayanakları
olan tek yanlı verilmiş bir karar ile ortaya çıktığı; söz konusu ürün talebine
ilişkin cevabın paralel davranış olarak nitelendirilemeyeceği belirtilmektedir.
Batı Grubu, Çavdır’da bulunan öğütme ve paketleme tesisleri aracılığıyla
bölgeye çimento satışının olması ve Antalya piyasasına olan klinker satma
potansiyeli ve bu doğrultuda kendine yapılan klinker talebini karşılamaması
doğrultusunda soruşturmaya dahil edilmiştir. 1310
Batıçim'in Antalya pazarına klinker satış potansiyeli bulunmakla birlikte,
bölgeye daha önce klinker satışı yapmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, 2003
yılında öğütme tesislerine klinker satmayarak, davranışlarında bir değişiklik
gerçekleştirmemiştir. Ayrıca, Antalya çimento pazarındaki payının çok düşük
olması ve hazır beton pazarında faaliyetinin bulunmaması da dikkate
alındığında; Batı Grubu’nun, Antalya’daki öğütme tesislerine klinker
satmayarak, çimento ve hazır beton pazarlarındaki faaliyetlerini zorlaştırmaya
yönelik uyumlu eyleme katılmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
1320
I.3.2. Uyumlu Eyleme İşaret Eden Diğer Göstergeler
Önceki bölümde detaylı olarak yer verilen, çimento ve hazır beton
pazarlarında rakibi konumunda olan öğütme tesislerine klinker vermeyerek
faaliyetlerini zorlaştırmaya çalıştıkları iddiasına ilişkin olarak öncelikle, bölgeye
klinker satan teşebbüslerin mal vermeyi reddetmelerinin sebebine ilişkin
olarak, teşebbüslerden Göltaş, Denizli Çimento ve Batı Grubu’nun söz konusu
talebi karşılayacak durumda oldukları, Çimsa’nın mal verebilecek durumda
olmadığı tespiti yapılmıştır. Bu durumda, klinker satabilecek teşebbüslerin,
satış yapmama kararının bireysel veya rakiplerle koordineli olarak verilmiş 1330
olması önem kazanmaktadır.
Soruşturma sürecinde yapılan yerinde incelemelerde, ilgili teşebbüsler
arasında anlaşmanın varlığını gösterecek deliller bulunamamıştır. Ancak,
anlaşma ispatlanamamakla birlikte, konuya ilişkin olarak uyumlu eylem
karinesinin getirilebilecektir.
Uyumlu eylem karinesi, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde ifade edildiği
şekliyle, “bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki
fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet 1340
bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu kısıtlandığı piyasalardakine
05-05/42-17
34
benzerlik göstermesi” durumunda kullanılabilecek bir kavramdır. Bir başka
ifadeyle bir teşebbüs, diğer teşebbüslerle birlikte, normal piyasa koşulları
altında kendi çıkarı için doğru olan bir hareketi yapmıyorsa ya da örneğin, fiyat
gibi bazı parametrelerin hareketleri normal koşullarda olması beklenenden
farklılıklar gösteriyorsa, söz konusu pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
uyumlu eylem yoluyla, anılan Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği söylenebilir.
Uyumlu eylem suçlamasıyla karşılaşan teşebbüsler, aksini ispatlayarak bu
sorumluluktan kurtulabilir.
1350
Uyumlu eylem karinesi, yukarıda da açıklandığı üzere ilgili pazar yapısının,
rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine
benzemesi durumunda kullanılabilmektedir. Yani bir pazarda normal şartlarda
ya da pazarın olması gerektiği gibi doğal işleyişi içerisinde teşebbüslerden
beklenen davranışlar gözlenmiyorsa, o pazarda suni bir takım oluşumların
varlığından söz etmek gerekir.
Bu bağlamda Antalya pazarının klinker ithalat – ihracat değerleri, söz konusu
suni oluşumlara işaret eder niteliktedir22.
1360
Tablo 18- Göltaş - İhracat Miktarları (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
T. Çimento (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Klinker (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Toplam (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Tablo 19- Denizli Çimento - İhracat Miktarları (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
T. Çimento (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
D. Çimento (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Klinker (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Toplam (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Tablo 20- Özgür Çimento ve Ado Çimento Klinker İthalatı (Ton)
2000 2001 2002 2003 2004 (5 ay)
Özgür Çimento (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Ado Çimento (…….) (…….) (…….) (…….) (…….)
Yukarıdaki tablolardan görüleceği üzere, Antalya Limanı’ndan 2003 yılı
içerisinde Denizli ve Göltaş tarafından toplam (…….) ton klinker ihracatı
gerçekleştirilmiştir. Öte yandan, söz konusu dönemde Özgür Çimento ve Ado
Çimento aynı limandan toplam (…….) ton klinker ithalatı yapmıştır23. Yani, 1370
aynı limandan iki yüz bin tondan fazla klinker yurtdışına satılırken, yine aynı
limandan iki yüz bin tona yakın klinker yurtdışından satın alınmıştır. Böyle bir
durumu normal koşullarda açıklayacak bir takım nedenler olmalıdır. Bir başka
ifadeyle, Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun, bölgelerinden klinker
almaktansa ithalat yapmalarını gerektirecek bazı nedenleri bulunmalıdır. Bu
nedenlerin ne olabilecekleri sorusuna gelen ilk cevap fiyattır. Eğer ithalat, yurt
22 Özgür Çimento’dan ve Ado Çimento’dan alınan 2003 yılı klinker ithalat bilgisiyle, Ortadoğu
Liman İşletmesi’nin söz konusu şirketlerin ithalat miktarına ilişkin gönderdiği bilgi birbirinden
farklıdır.
23 2000-2002 arasındaki üç yıllık dönemde ise ithalat miktarı çok düşük seviyelerde
gerçekleşmiştir
05-05/42-17
35
içi alıma göre daha hesaplıysa ithalat yapılması mantıklı olabilir. Bu
bağlamda, söz konusu ithalatçı firmaların ithalat fiyatlarıyla yurt içi fiyatlarının
karşılaştırması aşağıdaki gibidir:
1380
Tablo 21- Özgür Çimento 2003 Yılı Klinker İthalat – Yurt İçi Alış Bilgileri
İthalat Miktarı
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)24
Yurt İçi Alışlar
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)25
(…….) (…….) (…….) (…….)
Tablo 22- Ado Çimento 2003 Yılı Klinker İthalat – Yurt İçi Alış Bilgileri
İthalat Miktarı
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)26
Yurt İçi Alışlar
(Ton)
Ortalama Maliyet
($/Ton)
(…….) (…….) (…….) (…….)
Bu bilgilerden de görüleceği üzere, ithalat yapan şirketler açısından, ithalatın
yurt içi temine göre fiyat avantajı bulunmadığı, hatta daha pahalı olduğu
söylenebilir. Ayrıca, dış ticaretin taşıdığı riskler de bu karşılaştırmada göz
önüne alınmalıdır.
Yukarıdaki soruya verilebilecek ikinci yanıt ise, ithal klinkerin daha kaliteli 1390
olabileceği yönündedir. Ancak klinker kalitesinin, çimento üretiminde belirleyici
olduğu söylenemez. Söz konusu klinkerden üretilecek olan çimentonun
kalitesi önemli olup, çimentonun belirli standartlara uygunluğu gerekmektedir.
Nitekim, TSE son üç yıldır ithal edilen klinker için her parti sevkiyatta standart
kontrolü yapılması uygulamasından vazgeçmiştir. Bunun yerine bir yıl geçerli
olan muafiyet belgeleri vermektedir.
İhracat yapan şirketler açısından bakıldığında, söz konusu teşebbüslerin yurt
içi satışlara göre çok daha fazla risk içeren ihracata yönelmelerini gerektirecek
bazı nedenleri olmalıdır. İthalatçı teşebbüsler tarafından yapılan 1400
değerlendirmeye benzer bir şekilde, ihracatın yurt içi satışlara göre daha karlı
olması, bu durumun sebebi olabilecek niteliktedir. Ancak, fiyat karşılaştırması
yapıldığında, ihracat yoluyla elde edilen gelirin, yurt içi satışa göre oldukça
düşük olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, ilgili fiyatlara ilişkin özet bilgi
aşağıdaki şekildedir.
Tablo 23- Göltaş 2003 Yılı Klinker İhracat – Yurt İçi Satış Bilgileri
İhracat Miktarı
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)27
Yurt İçi Satışlar
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)
(…….) (…….) (…….) (…….)
24 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı (…) $, navlun bedeli 10 $ ve diğer
masraflar da (yükleme-boşaltma, liman giderleri, vs.) 5 $ olarak alınmıştır.
25 Özgür Çimento’nun Göltaş’tan olan klinker alış fiyatı ton başına (…) $, nakliye ve diğer
giderler ise 7 $ olarak kabul edilmiştir.
26 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı (…) $ (ithal limanında), navlun
bedeli 10 $ ve diğer masraflar da (yükleme-boşaltma, liman giderleri, vs.) 5 $ olarak
alınmıştır.
27 Bu maliyet hesaplamasında bir ton klinkerin FOB fiyatı, Göltaş’ın 2003 yılı ortalaması olan
(…) $ (Antalya limanında), nakliye bedeli (Isparta – Antalya) ve diğer masraflar 7 $ olarak
alınmıştır. Bu itibarla Göltaş’ın bir ton klinkerin ihracatıyla oluşan net kazancı yaklaşık (…) $
civarındadır.
05-05/42-17
36
Tablo 24- Denizli Çimento 2003 Yılı Klinker İhracat – Yurt İçi Satış Bilgileri
İhracat Miktarı
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)28
Yurt İçi Satışlar
(Ton)
Ortalama Kazanç
($/Ton)
(….…) (….…) (….…) (….…)
1410
İhracat – yurt içi satışlar bilgilerinden de anlaşılacağı üzere, Denizli Çimento
ve Göltaş için, klinkerin yurt içinde satışını yapmak, ihracata göre hem çok
daha kazançlı, hem de daha az risklidir. Örneğin Göltaş, 2003 yılında
ihracatını yaptığı (………) ton klinkeri, başta Özgür Çimento ve Ado Çimento
olmak üzere yurt içi pazarlarda değerlendirseydi, yaklaşık (………..) $ daha
fazla kazanç sağlayabilirdi29. Benzer şekilde Denizli Çimento da, bu yolla
yaklaşık (….) $ bin daha fazla kazanabilirdi. Dolayısıyla, rasyonel bir seçim
yapılması durumunda, ihracat yerine yurt içi pazarlara satış yapılmasının daha
muhtemel olduğu anlaşılmaktadır.
1420
Şirketlerin, yakın bölgelerden temin imkanı varken, fazladan bir takım risklere
katlanarak ve daha fazla bedel ödeyerek ithalat yapmasının makul olmadığı
görülmektedir. Ado Çimento ve Özgür Çimento’nun ithalat yapmasının altında,
diğer bölümlerde de açıklandığı üzere, yurt içi teminin mümkün olmaması
yatmaktadır. Yine benzer şekilde Denizli Çimento ve Göltaş’ın, ihracattan
daha karlı olmasına rağmen, Ado Çimento ve Özgür Çimento’ya klinker
satmaktan kaçınmasının altında yatan nedenin de, klinker sağlayıcılarının
arasındaki bir uyumlu eylem neticesinde, söz konusu teşebbüslerin, özellikle
çimento pazarında rekabetçi davranışlar gösteren Ado Çimento ve Özgür
Çimento’yu zor durumda bırakarak, çimento ve hazır beton pazarı dışına 1430
çıkarma isteği bulunmaktadır. Soruşturma döneminde, Özgür Çimento’nun,
Göltaş’ın kurulu bulunduğu Isparta’ya çimento satması sonucu yaşananlar da
bu durumu doğrulamaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere; Göltaş ve Denizli Çimento arasında
gerçekleştirilen uyumlu eylem yoluyla, Özgür Çimento’dan gelen klinker
taleplerinin çeşitli bahanelerle karşılanmaktan kaçınıldığı tespit edilmiştir. Bu
durumun sebebinin ise, bağımsız çimento ve hazır beton üreticisi öğütme
tesislerinin çimento ve hazır beton pazarlarındaki rekabetçi etkileri olduğu
anlaşılmıştır. Nitekim, Özgür Çimento’nun Göltaş’ın fabrika bölgesi olan 1440
Isparta’ya çimento satması üzerine, Eylül 2003 tarihinde Göltaş’ın Özgür
Çimento’ya klinker satışını durdurma noktasına getirmesine sebep olmuştur.
Yurt içi klinker teminine alternatif olan ithalat ise, en azından kısa vadede yurt
içi temine birebir ikame değildir.
Bu aşamada, bağımsız öğütme tesisi ve hazır betoncuların önemini
vurgulamak yerinde olacaktır. Dikey entegre olmuş çimento üreticilerinin yanı
sıra öğütme tesislerinin varlığının, Antalya gibi talebin yüksek olduğu bir
bölgede pazar dengesinin oluşmasında oldukça yüksek rekabetçi etkisi
bulunmaktadır. Ayrıca öğütme tesisleri, fiyatlar uygun olduğunda, Antalya 1450
yakınındaki diğer illere de (Isparta, Burdur, Denizli gibi) torbalı çimento satışı
28 Denizli Çimento’nun 2003 yılı klinker ihracatının ağırlıklı ortalama ton fiyatı FOB olarak
(…….) $’dır. Şirketin gönderdiği bilgilere göre ihracata ilişkin diğer maliyetlerin toplamı ise
(Denizli – Antalya nakliye, yükleme, gümrükleme ve gözetim) ton başına 7,69 $’a gelmektedir.
Bu itibarla şirketin klinker ihracatından kaynaklanan ortalama kazancı (……) $ seviyesindedir.
29 (………) ton * (….$ - …. $) = (……….) $
05-05/42-17
37
yaparak rekabetçi etkisini söz konusu bölgelerde de göstermektedirler. Bu
durumun pazarda rekabeti artırması sonucunda, çimento üreticisi entegre
tesisleri rahatsız etmesi ise doğaldır. Antalya Bölgesi’ndeki çimento ve hazır
beton fiyatlarının, talebin oldukça yüksek olmasına rağmen, diğer bölgelerdeki
fiyatlardan düşük olması, yukarıdaki değerlendirmeyi doğrular niteliktedir.
I.3.2.2. Savunmalar ve Savunmalara İlişkin Değerlendirmeler
I.3.2.2.1. Göltaş 1460
Göltaş, yurt içi satışların daha karlı olmasına rağmen yurt dışına klinker satışı
yapmasını da uluslararası alandaki müşteri portföyünü kaybetmeme isteğinin
bir neticesi olarak açıklamakta olup, Özgür Çimento ile teminat ve düzenli
ödeme konularında yaşanmış olan sıkıntıların, bu türden sorunların söz
konusu olmadığı yurtdışı bağlantıları daha da rasyonel bir hale getirdiği iddia
edilmektedir.
Göltaş’ın, hem (……………………………………) açısından, hem de Özgür
Çimento’yla yaşanan teminat ve düzenli ödemelere ilişkin sıkıntılar sebebiyle, 1470
klinker ihracatının iç satışa nazaran daha rasyonel olduğu iddiası, Özgür
Çimento’ya yapılan klinker satışlarının 2003 yılı başlarından itibaren neden
daha az rasyonel hale geldiği sorusunu akla getirmektedir. Özgür Çimento’yla
yaşanan teminat ve düzenli ödemelere ilişkin sıkıntıların kanıtı olarak banka
dekontu ya da ihtarname yazısı gibi daha güvenilir kaynaklar istenmiş ancak,
söz konusu belgeler gönderilmemiştir.
Teşebbüs tarafından gerek önaraştırma gerekse soruşturma raporuna
dayanak yapılan bilgi ve belgelerin eksik gönderildiği ve bu şekilde savunma
hakkının ciddi şekilde kısıtlandığını öne sürülmektedir. 1480
Gerek önaraştırma, gerekse soruşturma sonrası gönderilen belgeler,
iddiaların ortaya koyulması bakımından yeterli bulunmaktadır. Ticari sır veya
gizli bilgi niteliğinde olmayan tüm bilgi ve belegeler teşebbüse gönderilmiştir.
I.3.2.2.2. Denizli Çimento
Teşebbüs tarafından; iç piyasa yerine ihracat yoluyla satış yapılmasının
nedenlerinin farklı olduğu; klinkerin çimentodan farklı olarak her zaman
ticarete konu olan bir ürün olmadığı, fabrikanın ana hedefinin çimento üretimi 1490
için gerekli olan rezervi garanti edecek kapasite ile sınırlı bulunduğu; hiçbir
çimento fabrikasının sırf satmak için klinker üretmeyeceği; ana üretimi için şart
olan klinker rezervini elinde bulundurmaya yönelik üretim yapılacağı; ancak
önceden öngöremediği bazı arızi durumlarda ihtiyaç fazlası stok oluştuğunda,
klinkerin uzun süreli stoklanamaması nedeniyle bu stokları eritmek amacıyla
elden çıkarılacağı; böyle bir anda iç piyasadan talep yoksa doğal olarak
ihracat yapılacağı; kaldı ki ihracatın, iddia edildiği gibi iç piyasadan daha az
karlı olmadığı belirtilmektedir.
Daha önceki dönemlerde Denizli Çimento'nun gerçekleştirdiği klinker ticareti 1500
dikkate alındığında stok vb. açılardan bir sıkıntı içinde olmadığı
05-05/42-17
38
söylenebilecektir. (……………………………………………………..). Çimento
ürününün sezonluk özelliği, uzun süre stoklanamaması da dikkate alındığında,
çimento olarak satışı yapılamıyorsa klinker olarak satışın tercih edilmesi, kar
maksimizasyonu amaçlı her şirketin uygulaması beklenen bir stratejidir.
Ayrıca, Özgür Çimento ve Ado Çimento’nun 2003 yılında değişik tarihlerde
klinker talebinde bulundukları dikkate alındığında, iddia edilenin aksine, iç
piyasada talebin bulunduğu, ancak Denizli Çimento’nun ihracatı tercih ettiği
görülmektedir.
1510
Diğer yandan ihracat/ithalat ile iç piyasa satış fiyatlarının karşılaştırılması
sonucu ortaya çıkan tablo oldukça açıktır. Böyle bir durumda gerek öğütme
tesisleri, gerekse çimento fabrikaları açısından makul olan, iç piyasaya
yönelmek iken; çimento fabrikalarının iç piyasadan gelen talepleri
karşılamamalarının ve öğütme tesislerinin ithalat yapmak durumunda
kalmalarının temelinde, Denizli Çimento ve Göltaş’ın öğütme tesislerinin
rekabetçi etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla, uyumlu eylem halinde öğütme
tesislerini pazar dışına çıkarmaya çalışmalarının yattığı sonucuna ulaşılmıştır.
Teşebbüs tarafından, klinker ithalatının her zaman dezavantajlı ve sıkıntılı 1520
olmadığı; esasen, bir malın iç piyasadan temini ile ithalat yoluyla
sağlanmasının tamamen teşebbüslerin tercihi olduğu iddia edilmektedir.
Öğütme tesisleri açısından, nakliye riski (hava koşulları, gemi temini ve liman
sorunları vb.), döviz kuru dalgalanmalarından kaynaklanan kur riski ile birlikte,
uluslar arası yurt dışı klinker sağlayıcılarından istikrarlı olarak klinker ithal
etmenin sıkıntılı olduğu gibi veriler düşünüldüğünde, yurt içinden temin yerine
ithalata yönelten nedenlerin ekonomik gerekçeler olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum, yurt içi klinker tedarikçisi konumdaki teşebbüslerin ortak
tutumundan kaynaklanmaktadır. 1530
Savunmalarda, daha önceki soruşturmalardaki iddiaların yaygın bir tüketici
gurubunun (çimento, hazır beton kullanan inşaatçılar gibi) haklarının
korunması amacına yönelik olmasına karşın, bu soruşturma ile aynı sektörde
faaliyet gösteren iki teşebbüsün çıkarlarının korunmaya çalışıldığı da
belirtilmektedir.
Mevcut soruşturma, iki rakibin uyumlu eylem yoluyla pazardaki diğer rakipleri
pazar dışına çıkarmaya çalışmasıyla ilgili olup, doğrudan öğütme tesislerinin
çıkarını korumaya yönelik değildir. Ayrıca, bazı durumlarda, pazardaki bazı 1540
teşebbüslerin korunmasının, nihai anlamda rekabetin korunmasını sağladığı
da bilinmektedir. Diğer bir ifadeyle, piyasadaki rakipler korunarak, piyasanın
rekabetçi yapısının korunması sağlanmakta ve böylece rekabetten
kaynaklanan faydaların gerçekleşmesi beklenmektedir.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan 1550
teşebbüsler arası anlaşmaların hukuka aykırı ve yasak olduğu”
05-05/42-17
39
düzenlenmiştir. Bu hüküm, bütün teşebbüsler arası anlaşma, karar ve uyumlu
eylemlere geniş bir şekilde uygulanmakta olup, temel amacı, her bir
teşebbüsün kendi ticari politikalarını ve piyasadaki faaliyetlerini tek başına,
diğerlerinden bağımsız olarak belirlemesidir.
Rekabet Hukuku açısından fiyat tespitine yönelik anlaşmalar en ağır rekabete
aykırılık halleri arasında değerlendirilmiş ve çok açık bir biçimde
yasaklanmıştır.
1560
Bir anlaşmada, rekabeti sınırlama amacı açıksa, anlaşmanın kendisi veya en
azından rekabeti bozucu hükümleri, “per se” bir rekabet ihlali oluşturur. Bu
durumda anlaşmanın rekabet üzerindeki etkilerinin incelenmesine gerek
yoktur. Rekabeti bozucu nitelikte olan anlaşmalar, tarafların kendi bağımsız
rekabetçi faaliyetlerini ortak çıkarlar adına gözden çıkardıkları bir yapısal
çerçeve yaratır. Bu sebepten dolayı, sadece rekabete aykırı bir anlaşmaya
taraf olmak, anlaşma etkilerini gerçekleştirmemiş olsa dahi yasaktır.
Öte yandan, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin gerekçesinde, “Bu Kanunun
amacı rekabetin korunması olduğuna göre, rekabeti engelleyici, kısıtlayıcı 1570
veya bozucu teşebbüsler arası anlaşma ve uygulamaların yasaklanması
gerekir. Maddenin amacı bakımından anlaşma, hukuki şekil şartlarına uymasa
bile tarafların kendilerini bağlı hissettikleri her türlü uzlaşma ya da uyuşma
anlamında kullanılmıştır. Anlaşmanın yazılı veya sözlü olmasının önemi
yoktur. Teşebbüsler arasında bir anlaşmanın varlığı tespit edilemese bile
teşebbüsler arasında kendi bağımsız davranışları yerine geçen bir
koordinasyon veya pratik işbirliği sağlayan, doğrudan veya dolaylı ilişkiler de,
eğer aynı sonucu doğuruyorsa, yasaklanmıştır. Böylece teşebbüslerin Kanuna
karşı hile yolu ile rekabeti sınırlayıcı uygulamaları meşru göstermeleri
engellenmek istenmiştir” denilerek, anlaşma kavramının, sözleşmelerden çok 1580
daha geniş bir irade birlikteliği niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Sözleşme
olmaksızın da rekabet ortamını bozan her türlü ilişkinin uygulamaya sokulması
da anlaşma niteliğindedir. Ayrıca, rekabeti kısıtlayıcı, sınırlayıcı, ya da ortadan
kaldırıcı etkileri nedeniyle, "centilmenlik anlaşmaları" ve "sözlü anlaşmalar" da
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.
Ayrıca, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin son fıkrasında; “Bir anlaşmanın
varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya
arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin
engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik 1590
göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder.
Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri
uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.”
hükmü yer almaktadır.
Yine, 4. maddenin son fıkrasına ilişkin olarak, söz konusu maddenin
gerekçesinde; “Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların yasaklandığı bir hukuk
düzeninde genellikle bu tür anlaşmalar gizli yapılmakta ve bunların varlığının
ispatı oldukça güç, bazen de imkansız olmaktadır. Bu nedenle Maddenin
üçüncü fıkrasında belirtilen hallerin varlığı halinde teşebbüslerin uyumlu eylem 1600
içinde oldukları karinesi kabul edilmiştir. Böylelikle uyumlu eylem içinde
05-05/42-17
40
olmadıklarını ispat yükü ilgili teşebbüslere geçirilmiş bulunmakta ve ispat
güçlüğü nedeniyle Kanunun işlemez hale gelmesinin önlenmesi
amaçlanmıştır.” denilerek “uyumlu eylem karinesi”nin amacı ve işleyişi
açıklanmıştır.
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında;
1- Antalya Bölgesi’ne klinker satıcısı konumunda olan Göltaş ve Denizli
Çimento’nun, öğütme tesislerinin klinker talebinin olduğu dönemlerde 1610
kapasite, üretim ve stok bakımından müsait olmalarına rağmen, ihracata
göre fiyat ve taşıdığı riskler bakımından daha avantajlı olan yurt içi satışı
reddetmelerinin,
2- Öğütme tesislerinin de yurt içi temine göre daha riskli ve daha pahalı olan
ithalata yönelmesinin
pazarda etkinsizliğin varlığını ve Antalya Bölgesi klinker pazarında söz konusu
2 teşebbüsün, öğütme tesislerine klinker satmama konusunda uyumlu eylem
içinde olduklarını gösterdiği; bu durumun sebebinin klinker pazarının alt pazarı 1620
olan çimento ve hazır beton pazarında rakip konumunda olan öğütme
tesislerini pazar dışına çıkarmaya çalışmak olduğu sonucuna ulaşılmış ve bu
eylemlerin, 4054 sayılı Kanun’un “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu
Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesinin, “Belirli bir mal veya hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte
olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin
bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır” şeklindeki genel hükmünü
ve özellikle de, “Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması
veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer 1630
davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin
engellenmesi” hükmünü içeren (d) bendini açıkça ihlal eder nitelikli olduğu
görüşüne ulaşılmıştır.
4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası, “bu Kanunun 4 üncü ve 6
ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları gerçekleştirdiği Kurul kararı ile
sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci maddesinin (b) bendinde yazılı
davranışlarda bulunan teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile
teşebbüs birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki mali yıl
sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirinin 1640
yüzde onuna kadar para cezası verilebileceğini” hükme bağlamaktadır. Bu
bağlamda, Kurul tarafından takdir olunan idari para cezasının belirlenmesinde,
ilgili teşebbüslerin, 2002 mali yıl sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri esas
alınmıştır.
4054 sayılı Kanun’un “Anlaşma, Birleşme ve Devralmaların Kurula
Bildirilmesi” başlıklı 10. maddesinde yer alan, “4 üncü madde kapsamına giren
anlaşma, uyumlu eylem ve kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde
Kurula bildirilir” ifadesi, bu tür anlaşmalara bildirim yükümlülüğü getirmekte;
bildirilmemiş anlaşmalara 16. maddenin birinci fıkrası (c) bendi ve üçüncü 1650
fıkrası hükümleri uyarınca para cezası verilmesi öngörülmektedir.
05-05/42-17
41
K. SONUÇ
Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş., Çimsa Çimento San. ve Tic.
A.Ş., Batı Grubu (Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş., Batısöke Söke
Çimento Sanayii T.A.Ş.) ve Denizli Çimento San. A.Ş. hakkında 26.6.2003
tarih, 03-45 sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili olarak
düzenlenen Rapora, toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki
açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre; 1660
1) Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş., Çimsa Çimento San. ve
Tic. A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. ve Denizli Çimento San.
A.Ş.’nin bulunduğu coğrafi alanda, uyumlu eylem halinde mal vermeyi
reddetmek suretiyle, çimento ve hazır beton pazarında rakip konumunda olan
Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.'nin piyasa dışına çıkartılmaya
çalışıldığına OYÇOKLUĞU ile;
2) Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş.'nin söz konusu eyleme katılmaması
nedeniyle anılan teşebbüs için ihlalden söz edilemeyeceğine, dolayısıyla 1670
cezaya yer olmadığına OYÇOKLUĞU ile;
3) Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş.'nin söz konusu eyleme
katılmaması nedeniyle anılan teşebbüs için ihlalden söz edilemeyeceğine,
dolayısıyla cezaya yer olmadığına OYÇOKLUĞU ile,
4) Yukarıda bahsedilen ihlalden dolayı 2002 yılı net satışları üzerinden,
takdiren; Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş.'ne %3'ü olmak
üzere 2.117.033.- YTL. ve Denizli Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.'ne %2'si
olmak üzere 1.766.235.- YTL para cezası ile cezalandırılmalarına 1680
OYÇOKLUĞU ile,
5) Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş. ve Denizli Çimento Sanayii
Ticaret A.Ş.'ne bu eylemlerini bildirmemelerinden dolayı bildirimde
bulunmama cezası verilmesine gerek bulunmadığına OYÇOKLUĞU ile;
6) 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, rekabetin tesisi ve ihlalden
önceki durumun korunmasını teminen, ihlale son verilmesi gereğinin ilgili
teşebbüslere bildirilmesine OYBİRLİĞİ ile,
1690
karar verilmiştir.
05-05/42-17
42
(13.01.2005 Tarihli 05-05/42-17 Sayılı Kurul Kararı’na)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Antalya Bölgesi’ne ekonomik olarak klinker satan/satma kapasitesine
sahip olan;
- Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Göltaş),
- Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Çimsa),
- Batıçim Batı Anadolu Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Batı Grubu),
- Denizli Çimento San. A.Ş. (Denizli Çimento)
hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip, etmediklerini
tespit amacıyla soruşturma açılmıştır.
Yapılan soruşturma sonunda düzenlenen rapor, toplanan deliller ile tüm
bilgi ve belgeler değerlendirilmiş olup, netice olarak uyumlu eylem halinde mal
vermeyi reddetmek suretiyle çimento ve hazır beton pazarında rakip konumda
olan Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’nin(Özgür Çimento) piyasa
dışına çıkartılmaya çalışıldığına oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Çoğunluk kararına göre söz konusu uyumlu eylem sadece Göltaş ile
Denizli Çimento tarafından gerçekleştirilmiş olup, Çimsa ile Batı Grubu uyumlu
eyleme katılmamışlardır.
Aşağıda açıkladığım nedenlerden dolayı çoğunluk görüşüne
katılmıyorum.
Özgür Çimento’ya klinker vermekten kaçınılma uygulaması;
-Göltaş,
-Çimsa,
-Batı Grubu,
-Denizli Çimento,
tarafından hep birlikte gerçekleştirilmiştir.
Çoğunluk görüşünde ve kararın gerekçesinde de yer aldığı üzere söz
konusu uyumlu eyleme Göltaş ve Denizli Çimento’nun katıldığı konusunda
kuşku yoktur. Özgür Çimento’ya klinker vermeyi reddetmek şeklinde
gerçekleşen uyumlu eylem içerisinde Çimsa ile Batı Grubu’nunda mevcut
olduğunu düşünüyorum.
4054 sayılı Kanun “Uyumlu Eylem Karinesi”ne yer vermiştir.
“Uyumlu Eylem Karinesi”, 4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinde
ifade edildiği şekliyle, “bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda
piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da
teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu
kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi” durumunda kullanılabilecek
bir kavramdır. Bir başka ifadeyle bir teşebbüs, diğer teşebbüslerle birlikte,
normal piyasa koşulları altında kendi çıkarı için doğru olan bir hareketi
yapmıyorsa ya da örneğin, fiyat gibi bazı parametrelerin hareketleri normal
koşullarda olması beklenenden farklılıklar gösteriyorsa, söz konusu pazarda
05-05/42-17
43
faaliyet gösteren teşebbüslerin uyumlu eylem yoluyla, anılan Kanun’un 4 üncü
maddesini ihlal ettiği söylenebilir. Uyumlu eylem suçlamasıyla karşılaşan
teşebbüsler, aksini ispatlayarak bu yükten kurtulabilir.
Soruşturma sürecinde yapılan incelemelerde hakkında soruşturma
açılan 4 teşebbüs arasında anlaşmanın varlığını gösterecek deliller
bulunamamıştır. Bu durumda soruşturma raporunda da açıklandığı gibi
teşebbüsler arasında gerçekleştirilen eylemin uyumlu eylem neticesinde
ortaya çıktığını söylemek mümkündür.
Özgür Çimento tarafından, ilk olarak 16.04.2003 tarihinde ve
sonrasında 29.12.2003 tarihinde Çimsa, Denizli Çimento ve Batı Grubu’na
gönderilen yazılarla aylık 6.000 ton klinker ve 4.000 ton PÇ 42,5 dökme
çimento talebinde bulunulmuştur. Her üç teşebbüstende Özgür Çimento’ya
olumsuz yanıt gelmiştir.
ÇİMSA :
Özgür Çimento tarafından, 16.04.2003’te Çimsa’ya gönderilen yazıya
makul bir sürede yazılı cevap alınamaması nedeniyle, şirkete 22.07.2003
tarihinde aynı içerikli bir başka yazı gönderilmiştir. Yazıda, Mersin limanı
teslim klinker talep edilmiştir. Dolayısıyla, Çimsa’nın Mart 2003’te Antalya
Limanı’ndaki tesisini devretmesi, Özgür Çimento’ya Mersin limanında teslim
klinker satmasına engel olacak nitelikte değildir. Çimsa’nın bu yazıya karşılık
olarak 24.07.2003 tarihinde gönderdiği cevapta, klinkere ilişkin tüm
bağlantıların 2003 yılbaşı öncesi yapılmış olması dolayısıyla klinker
verilemeyeceği ifade edilmiştir. (Dökme çimento için ise Mersin fabrika bant
teslimi olarak ton başına 67,5 milyon+KDV fiyat verilmiştir.) 29.12.2003 tarihli
klinker ve dökme çimento talebine ilişkin verilen 31.12.2003 tarihli cevapta
çimento için öncekiyle aynı koşullarda 72,5 milyon+KDV fiyat verilirken,
klinkere ilişkin hiç bir ifade bulunmamaktadır. Söz konusu iki dönem için
Çimsa’nın klinker üretim-satış-stok, kapasite kullanım oranları gibi bilgiler
incelendiğinde , Çimsa 2003 yılında gri klinker kapasitesinin %(….)ini
kullanmıştır. Bir başka anlatımla, şirket 2003 yılına ait tüm yükümlülüklerini
(kendi çimento üretimi için gerekli miktar, ihracat, vs.) yerine getirdikten sonra
dahi, fazladan yaklaşık (………) ton gri klinker üretimi gerçekleştirilebilirdi. Bu
değer, Özgür Çimento’nun aylık 6.000 ton ve yıllık toplamda 72,000 tonluk
talebinin çok üzerindedir.
Kaldı ki Çimsa’nın, Özgür Çimento’nun yanıtlanmayan ilk talebinin
yapıldığı Nisan 2003 dönemindeki gri klinker stoğu (……..) ton seviyesindedir.
22 Temmuz’daki talebe karşılık olarak, yoğunluk nedeniyle klinker
verilemeyeceği şeklindeki cevabın verildiği dönemdeki gri klinker stoğu ise
(………) tondur.
Özgür Çimento’nun Çimsa’dan ikinci talebini yaptığı Aralık 2003
tarihinde Çimsa’nın gri klinker stok miktarı yaklaşık (………) tondur.
Öte yandan Çimsa’nın 2003 yılı klinker ihracatı toplamda sadece
(……..) tondur.
05-05/42-17
44
Yukarıda açıklandığı üzere , Özgür Çimento’nun klinker talebi yaptığı
dönemlerde, Çimsa söz konusu talepleri karşılayacak durumdadır.
BATI GRUBU :
Batısöke’ye yapılan ilk başvuruya herhangi bir cevap alınamamıştır.
Özgür Çimento’nun şirkete, 29.12.2003 tarihli yazısıyla iletilen talebi ise
07.01.2004 tarihinde yanıtlanmıştır. Batısöke’nin, cevabında, dökme çimento
için Söke fabrikası teslimi olmak üzere ton başına 82 milyon fiyat verilmiş,
klinker talebi ise “ihracat bağlantıları dolayısıyla” reddedilmiştir. Söz konusu
yazıda ayrıca, Batısöke’nin yurt içinde grup şirketleri haricindeki taraflara
klinker satışı yapmadığı belirtilmektedir.
Dosya kapsamından da açıkca anlaşılacağı üzere, ilk talebin geldiği
Nisan 2003’teki Batısöke’nin klinker stok miktarı (………) tondur. İkinci talebin
yapıldığı Aralık 2003 ve Ocak 2004’e ilişkin klinker stok miktarları ise sırasıyla
(………) ve (………) tondur.
Bu bilgilere göre, Batı Grubu’nun ilgili dönemlerde aylık 6.000 ton
klinker talebini karşılaması mümkündür.
Göltaş’ın ve Denizli Çimento’nun anılan teşebbüse klinker vermekten
kaçınması uygulamasının, bu iki teşebbüsün Çimsa ve Batı Grubu ile birlikte
4054 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesini ihlal eder nitelikte bir uyumlu
eylemden kaynaklandığı kanaatini taşımaktayım.
Sonuç
Teşebbüslerin kuruluş ve faaliyette bulunmalarının en önemli nedeni kar
elde etmektir. Dolayısıyla, müsait kapasite, uygun fiyat gibi unsurlar da
gözönünde bulundurulduğunda, teşebbüs için karlı olan bir işlemin çeşitli
vasıtalarla geri çevrilmemesi beklenir.
Yukarıda açıklandığı üzere; Göltaş, Denizli Çimento, Çimsa ve Batı
Grubu arasında gerçekleştirilen uyumlu eylem yoluyla Özgür Çimento’dan
gelen klinker taleplerinin çeşitli bahanelerle karşılanmaktan kaçınıldığı dosya
kapsamına göre tespit edilmiştir. Söz konusu uyumlu eylemin; Göltaş ve
Denizli Çimento ile birlikte, Çimsa ve Batı Grubu tarafından hep birlikte
gerçekleştirildiği kanaatını taşıdığımdan sayın çoğunluğun bu yöndeki
kararına katılmıyorum.
Tuncay SONGÖR
İkinci Başkan
05-05/42-17
45
13.01.2005 Tarihli 05-05/42-17 sayılı Kurul kararı’ na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Antalya Bölgesi’ne ekonomik olarak klinker satma kapasitesine sahip olan
-Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic.A.Ş (Göltaş)
-Çima Çimento S Tic.A.Ş (Çimsa)
-Batıçim Batı Anadolu Çimento S Tic.A.Ş (Batı Grubu)
-Denizli Çimento San.A.Ş (Denizli Çimento)
hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip. etmediklerini tesbit
amacıyla soruşturma açılmıştır.
Yapılan soruşturma sonunda düzenlenen rapor, toplanan deliller ile tüm
bilgi ve belgeler değerlendirilmiş olup , netice olarak uyumlu eylem halinde
mal (klinker) vermeyi reddetmek suretiyle çimento ve hazır beton pazarında
rakip konumda olan Özgür çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş’nin (Özgür
Çimento) piyasa dışına çıkartılmaya çalışıldığına oyçokluğu ile karar
verilmiştir.
Çoğunluk kararına göre söz konusu uyumlu eylem sadece Göltaş ile
Denizli Çimento tarafından gerçekleştirilmiş olup Çimsa ve Batı Grubu uyumlu
eyleme katılmamışlardır.
Söz konusu raporda yer alan tespitlerde Antalya Çimento ve hazır beton
pazarlarında rakibi konumunda olan öğütme tesislerine klinker vermeyerek
faaliyetlerini zorlaştırmaya çalıştıkları iddiasına ilişkin olarak öncelikle, bölgeye
klinker satan teşebbüslerin mal vermeyi zorlaştırmaya çalıştıkları iddiasına
ilişkin olarak teşebbüslerden Göltaş, Denizli Çimento ve Batı Grubu’nun söz
konusu talebi karşılayacak durumda oldukları, Çimsa’nın mal verebilecek
durumda olmadığı tesbiti yapılmıştır. Bu durumda klinker satabilecek
teşebbüslerin, satış yapmama kararının bireysel veya rakiplerle koordineli
olarak verilmiş olması önem kazanmaktadır. Soruşturma sürecinde yapılan
yerinde incelemelerde, ilgili teşebbüsler arasında anlaşmanın varlığını
gösterecek deliller bulunamamıştır. Ancak, anlaşma ispatlanamamakla
birlikte, konuya ilişkin olarak uyumlu eylem karinesi getirilmiştir.
Uyumlu eylem karinesi, 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesinde ifade edildiği
şekliyle, “bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki
fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet
bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu, kısıtlandığı piyasalardakine
benzerlik göstermesi” durumunda kullanılabilecek bir kavramdır.Bir başka
ifadeyle bir teşebbüs, diğer teşebbüslerle birlikte, normal piyasa koşulları
altında kendi çıkarı için doğru olan bir hareketi yapmıyorsa ya da örneğin, fiyat
gibi bazı parametrelerin hareketleri normal koşullarda olması beklenenden
farklılıklar gösteriyorsa, söz konusu pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
uyumlu eylem yoluyla, anılan Kanun’un 4. Maddesini ihlal ettiği söylenebilir.
05-05/42-17
46
Uyumlu eylem suçlamasıyla karşılaşan teşebbüsler, aksini ispatlayarak bu
sorumluluktan kurtulabilir.
Göltaş’ın ve Denizli Çimento’nun anılan teşebbüse klinker vermekten
kaçınması uygulamasının, Batı Grubu ile birlikte 4054 sayılı Kanun’un 4.
Maddesini ihlal eder nitelikte bir uyumlu eylemden kaynaklandığı kanaatini
taşımaktayım. Dolayısıyla sözkonusu kararın 3. maddesi’nde belirtilen
çoğunluk kararına katılamıyorum.
4054 sayılı Kanun’un 10.uncu maddesi “ 4 üncü madde kapsamına giren
anlaşma uyumlu eylem ve kararlar yapıldıkları tarihten itibaren bir ay içinde
Kurul’a bildirilir” hükmüne amirdir. Ayrıca sözkonusu Kanun’un 16 . maddenin
c) maddesi “ Birleşme veya devralmanın ya da 4 üncü madde kapsamına
giren anlaşma uyumlu Eylem ve roporların süresi içinde bildirmemesi halinde
…….. milyon lira para cezası verilir” hükmüne amirdir.
Nitekim, yukarıda belirtilen hükümlere uymayan teşebbüslere
Kurul tarafından para cezaları verilmiştir. Dolayısıyla, bu eylemlerini
bildirmemelerinden dolayı bildirimde bulunmama cezası verilmesine gerek
bulunmadığına dair söz konusu kararın 5. Maddesinde yer alan çoğunluk
kararına katılmamaktayım.
A.Ersan GÖKMEN
Kurul üyesi
05-05/42-17
47
Rekabet Kurulu’nun 13.1.2005 Gün ve 05-05/42-17 Sayılı Karar’ına
KARŞI OY GEREKÇESİ
BATIÇİM Batı Anadolu Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin elinde
ihracat bağlantılarını aşan miktarda klinker bulunduğu ve fakat bu malları
Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’ya satmaktan çıkarı bulunduğu halde
bu satıştan imtina ettiği Soruşturma Heyeti tarafından net bir biçimde ortaya
konmuşken; başka bir ifade ile BATIÇİM’in Özgür Çimento’ya mal vermemek
için herhangi bir mantıksal gerekçesi bulunamazken Kurul’un bu teşebbüsün
soruşturma konusu eyleme katılmadığına hükmetmesi yanlıştır.
Rekabet Kurulu’nun başlıkta anılan Karar’ının 3.maddesine bu nedenle
katılmadım.
Murat GENCER
Kurul Üyesi
05-05/42-17
48
(Rekabet Kurulu’nun 13.01.2005 tarih ve 05-05/42-17 sayılı Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet Kurulu’nun Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş.,
Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. ve
Denizli Çimento San. A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiklerine dair
Kararı’nın 1. ve 4.maddelerine aşağıdaki gerekçelerle katılmıyoruz.
İlgili Karar’ın 1.maddesi ile, Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic.
A.Ş. (Göltaş), Çimsa Çimento San. ve Tic. A.Ş.(Çimsa), Batıçim Batı Anadolu
Çimento San. A.Ş.(Batı söke) ve Denizli Çimento San. A.Ş.(Denizli)’nin
bulunduğu coğrafi alanda uyumlu eylem halinde mal vermeyi reddetmek
suretiyle, çimento ve hazır beton pazarında rakip konumda olan Özgür
Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.(Özgür)’ün piyasa dışına çıkartılmaya
çalışıldığına karar verilerek, şikayetçi teşebbüsün faaliyet gösterdiği Antalya
coğrafi pazarına çimentonun yarı mamül ürün olan “klinkeri” satmaları iktisadi
mülazahalar ve soruşturulan dört teşebbüsün fabrika kuruluş yerleri itibariyle
mümkün iken, birlikte pararel davranış sergileyerek uyumlu eylem içinde,
rakibi pazar dışına çıkarmayı amaçlayarak mal vermedikleri kabul edilmiştir.
Bu kabul yapılırken dosya muhtevasından görüleceği üzere,
soruşturulan teşebbüslerin Antalya’ya olan kara yolu ile uzaklıkları esas
alınmış;
Batı Söke’nin 345 km,
Denizli’nin 280 km,
Göltaş’ın 150 km,
Çimsa’nın 487 km,
mesafeden Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’ye klinker satmalarının
mümkün olduğu varsayılmıştır. Bu faraziye bakımından klinker
hammaddesinin 487 km gibi bir mesafeden getirilip Antalya’da öğütülerek
çimento olarak satılabileceği iktisadi gerçek olarak kabul edilmiştir. Bu
faraziyenin doğruluğu kabul edilebilirse demektir ki, Özgür Çimento’ya bu
mesafede veya daha yakın olan; ülkemizin Güneybatı ve Orta Anadolu
bölgelerindeki örneğin, 285 km uzaklıktaki Set Afyon fabrikası ve 340 km
uzaklıktaki Konya Çimento fabrikası gibi klinker üreticisi olan soruşturma
kapsamı dışındaki diğer teşebbüslerde klinker satabilir. Diğer bir deyişle,
uyumlu eylem halinde bulunan klinker üreticisi dört teşebbüsün pazar dışına
çıkarmaya çalıştığı ve ticari olarak zor duruma düşürdüğü şikayetçi teşebbüs,
05-05/42-17
49
Set Afyon ve Konya Çimento gibi diğer üreticilerden iktisadi olarak mal(klinker)
tedarik edebilir ve faaliyetlerini sürdürebilir.
Kurul Kararı’nın 1.maddesinin dayandığı faraziyenin bir diğer gerekçesi
ise; arz kısıtlamasına maruz kalan şikayetçi teşebbüsün, klinker ithalatının Dış
Ticaret Müsteşarlığı tarafından yapılan standarda uygunluk kontrolü ve
limanda boşaltma güçlükleri sebebiyle fiilen imkansız hale geldiği
düşüncesidir.
Bu durum dünyada ve ülkemizde çimento ve klinker gibi nakliye
maliyetlerinin toplam maliyetler içinde yüksek yer tuttuğu üretim sektöründe,
işletmelerin yapılabilirlik etüd çalışmalarında fabrika yeri seçim kriterleri
arasında olan limana yakınlık ve deniz yolu ile hammadde temininin önemli
avantaj olduğu bilimsel, genel kabul görmüş bir kriter ile çelişmektedir.
Ülkemizde de çimento sektörüne bakıldığında, hammadde ve mamul
maddelerinin ithalatı ve ihracatı bakımından özellikle, Ege ve Marmara
bölgesindeki tesislerin deniz kenarına ve limanlara yakınlıklarının fabrika
kuruluş yeri seçiminde önemli etken olduğu ve bu avantajın fabrikaların
ekonomik tesis ömrü süresince işletme maliyetleri bakımından kendilerine
rekabet imkanı yarattığı bir gerçektir.
Diğer taraftan, sınai mamüllerin kalite denetiminde bütün dünyada
olduğu gibi ülkemizde de yapılan, mevcut ürün standardlarına göre ithat
mallar üzerinde gümrüklerde örnekleme yöntemiyle yapılan “Türk
Standardlarına Uygunluk Denetimi” yasaları gereğince Dış Ticaret
Müsteşarlığı’nca (DTM) yapılan rutin kontrollerdir. İthalatı yapılan her parti mal
içinden alınan numuneler üzerinde üniversitelerin ve akredite olmuş özel ve
kamu labaratuvarlarında yapılan, deprem kuşakları üzerinde bulunan ülkemiz
için hayati öneme haiz inşaat malzemelerinin standarda uygunluğunu sınayan
normal, tanımlanmış işlemler olan kontrollerin ithalatı imkansızlaştıran unsur
olması düşünülemez. Ayrıca, denetim ile ilgili Kamu otoritesinin, her hangibir
teşebbüs için diğerlerine göre zorluk çıkarıcı veya uyumlu eylem içinde olan
teşebbüsler adına şikayetçi teşebbüse farklı tasarrufta bulunabilmesi
düşünülmeyecek bir durumdur.
Bu sebeplerden ötürü, klinker ithalatının liman bölgesinde kurulu olan
bir öğütme tesisi için hammadde ithalatınının imkansız olması ve DTM’ce
yapılan standardlara uygunluk denetiminin firma hammadde tedarikini
işletmenin üretimi durdurmak noktasına getirebilecek bir etken olarak kabul
edilmesi tarafımızca makul bulunmamakta olup ayrıca, şikayetçi teşebbüsün
ve ülkemizdeki benzer prosese sahip Ado Çimento’nun bugüne kadar
hammadde ihtiyaçlarını kısmen ithalat yoluyla karşıladıklarını ve şikayetçi
teşebbüsün tesisini kurarken hammadde temin kaynakları arasında ithalat
yolunun ön görmüş olduğunu düşünmenin, konunun değerlendirilmesi
sırasında göz önünde bulundurması gerektiği kanaatindeyiz. Diğer taraftan,
soruşturulan ve uyumlu eylemde bulundukları isnad edilen dört adet
teşebbüsün, 2003 Ocak ayından 2004 Mayıs ayı sonuna kadar olan 17 aylık
05-05/42-17
50
dönem için aylar itibariyle soruşturma dosyası muhtevası bilgiler ışığında;
kapasite, üretim, kapasite kullanım oranları, stok değerleri, kendi üretimlerinde
kullandıkları klinker miktarları ve ihracat miktarları incelendiğinde; şikayetçi
teşebbüsün tesis kuruluş kapasitesi bakımından göreceli olarak çok yüksek
olmayan klinker ihtiyacının, bir üretim planlaması çerçevesinde ithalat
imkanlarının yanı sıra bir teşebbüsten mümkün olmaması halinde
diğerlerinden temin edilebileceği açıkça görülmektedir.
Kurul Kararı’nın 1.maddesinde, rakip dört teşebbüsün uyumlu eylem
halinde, Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’yi mal vermeyi reddederek,
çimento ve hazır beton pazarında piyasa dışına çıkarmaya çalıştığına dair
görüşe katılmayarak belirttiğimiz nedenlerle karşı kalmamız sebebiyle Karar’ın
4.maddesinde ifade edildiği üzere Kurul’ca 1.maddede uyumlu eylem içinde
bulundukları tespiti yapılan “dört” teşebbüsten sadece “iki”sine 2002 yılı net
satışları üzerinden ceza verilmesine, aynı uyumlu eylem isnadına rağmen
farklı oranlarda para cezası verilmesini uygun bulmadığımızdan ve esas
itibariyle, uyumlu eylemin var olduğu görüşüne katılmamamız nedeniyle iştirak
etme imkanımız yoktur.
Yukarıda belirttiğimiz hususlara ilave olarak, dört teşebbüsün şikayetçi
teşebbüse karşı 4054 sayılı Kanun’un 4.maddesini uyumlu eylem halinde ihlal
ettikleri görüşünü Karar’ın 1.maddesinde kabul eden Kurul Üyelerinden
bazılarının Karar’ın 2.maddesinin, bazılarının 3.maddesinin oylamalarının
sonucu itibariyle, dört teşebbüs yerine 2 ve 3 teşebbüsün uyumlu eylem içinde
olduğu görüşüne sahip bulundukları görülmektedir. Sonuç itibariyle, uyumlu
eylemin varlığı açıkça ortaya konulamadığından tarafımızca Kurul Kararı’na
katılma imkanı bulunamamıştır.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ Rıkı ÜNAL Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi Kurul Üyesi Kurul Üyesi
05-05/42-17
51
Rekabet Kurulu’nun 13.01.2005 tarih ve 05-05/42-17 sayılı Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Göltaş Göller Bölgesi Çimento San. ve Tic. A.Ş., Çimsa Çimento San.
ve Tic. A.Ş., Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. ve Denizli Çimento San.
A.Ş.’nin bulunduğu coğrafi alanda, uyumlu eylem halinde mal vermeyi
reddetmek suretiyle, çimento ve hazır beton pazarında rakip konumunda olan
Özgür Çimento ve Beton Endüstrisi A.Ş.’i piyasa dışına çıkardıkları iddiasıyla
soruşturma açılmıştır. Yapılan incelemeler sonunda; Çimsa Çimento San. ve
Tic. A.Ş. ve Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş.’nin ihlalleri sabit
görülmezken Göltaş-Göller Bölgesi Çimento San. ve Denizli Çimento San.
A.Ş.’nin uyumlu eylem yoluyla kendilerine isnad olunan fiilleri
gerçekleştirdikleri kabul edilmiş ve iki teşebbüsün 4054 Sayılı Kanun’un 4. ve
16. maddeleri uyarınca para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Batıçim Batı Anadolu Çimento San. ile ilgili karara, yapılan soruşturma
sonucu toplanan delillere ve dosya içeriğine aykırı gördüğüm için
katılmamaktayım. Şöyle ki :
Batı Söke Söke Çimento San. A.Ş., klinker talebiyle Özgür Çimento ve
Beton End. A.Ş. ne yaptığı ilk başvuruya hiçbir yanıt vermemiş, 29.12.2003
tarihli ikinci talebini ise “ihracaat bağlantılarını” neden göstererek 7.1.2004
tarihinde red etmiştir. Batı Söke Çimento Sanayiinin Nisan 2003 tarihinde
(…….) ton, Aralık 2003 tarihinde (………) ton, Ocak 2004 tarihinde (………)
ton klinker stoğu nazara alındığında Özgür Çimento A.Ş.’nin 6000 ton klinker
talebini karşılayamamasını “ihracaat bağlantıları” ile izahı kabulü mümkün
değildir.
Batıçim Batı Anadolu Çimento San., Göltaş-Göller Bölgesi Çimento
San. ve Denizli Çimento San. ile uyumlu eylemde bulunarak Özgür Çimento
ve Beton End. A.Ş.’ni piyasa dışına çıkarmaya çalışmıştır. 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi, “Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda
piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da
teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya
kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesinin, teşebbüslerin uyumlu
eylem içinde olduklarına karine teşkil edeceğini” öngörmüştür. Uyumlu
eylemle suçlanan teşebbüsler, bu yolla ihlalde bulunmadıklarını ispatlamak
zorundadırlar. Batı Çimento, Göltaş ve Denizli Çimento ile uyumlu eylemde
bulunmadığını kanıtlayamamıştır.
Bu nedenle Batıçim Batı Anadolu Çimento San.A.Ş.’nin de 4054 sayılı
Kanun’un 4 ve 16. maddeleri uyarınca para cezası ile cezalandırılması
gerekirken aksi kanaatla oluşturulan karara katılmamaktayım.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
05-05/42-17
52
Full & Egal Universal Law Academy