Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-41 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-34/339-121
Karar Tarihi : 24.4.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr.Nurettin KALDIRIMCI,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Çağlar Deniz ATA
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : TC Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı
Başbakanlık Merkez Bina Bakanlıklar 06573 Ankara
20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN: -
E. DOSYA KONUSU: Gübre fiyatlarında son 1 yılda, özellikle son aylarda ortaya
çıkan artış.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuru dilekçesinde özetle; Türkiye Ziraat Odaları Birliği
Başkanlığı (TZOB) tarafından ilgili Bakanlığa gönderilen yazıda, tarımsal üretimin
temel girdilerinden biri olan gübrenin fiyatlarında son 1 yılda aşırı artışlar olduğunun
belirtildiği ifade edilerek, TZOB’un anılan yazısı ilgisi nedeniyle başvurunun ekinde
Kurumumuza gönderilmiştir. 30
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 19.3.2007 tarih, 2152 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 12.4.2007 tarih ve 2007-3-41/İİ-07-YY
sayılı İlk İnceleme Raporu 16.4.2007 tarih, REK.0.07.00.00-110/80 sayılı Başkanlık
Önergesi ile 07-34 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; gübre fiyatlarındaki artışın ulusal ve
uluslararası piyasalardaki gelişmelerden kaynaklı rasyonel ve ekonomik
açıklamalarının olduğu göz önünde bulundurulduğunda, gübre sektöründe 4054 40
sayılı Kanun’un ihlal edilmesi suretiyle bu fiyat artışlarına neden olunduğuna dair bu
aşamada önaraştırma açılmasını gerektirecek emarenin bulunmaması nedeniyle,
4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir işlem yapmaya gerek olmadığı sonucuna
ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
TZOB tarafından Devlet Bakanlığına gönderilen yazıda, gübre fiyatlarındaki artışların,
gübre kullanımını dolayısıyla üretimi olumsuz etkileyeceği belirtilerek, bu durum
karşısında çiftçilerin beklentileri konusunda TZOB’un değerlendirmeleri sunulmuştur. 50
07-34/339-121
2
Söz konusu değerlendirmeleri içeren çalışmada gübre fiyatlarında son 1 yılda ortaya
çıkan artışlar ile Mart ayında ortaya çıkan artışları gösteren iki tabloya yer verilmiştir.
Bu bilgiler sırasıyla Tablo-1 ve Tablo-2’de sunulmaktadır:
Tablo-1: 2006-2007 Yılı Gübre Fiyatları Artışı1
Gübre Fiyatları (YTL/Kg)
Gübre Türü Mart 2006 Mart 2007 Artış (%)
Amonyum Sülfat (% 21N) 0,28 0,35 25,0
Amonyum Nitrat (% 26N) 0,31 0,38 22,6
Amonyum Nitrat (% 33N) 0,36 0,48 33,3
Üre 0,47 0,70 48,9
DAP 0,51 0,68 33,3
Kompoze 20-20-0 0,37 0,50 35,1
Ortalama Artış Oranı 33,0
Tablo-2: 2007 Yılı Gübre Fiyatları (Bir Aylık Değişim)
Gübre Fiyatları (YTL/Kg)
Gübre Türü Şubat 2007 Mart 2007 Artış (%)
Amonyum Sülfat (% 21N) 0,33 0,35 6,1
Amonyum Nitrat (% 26N) 0,35 0,38 8,6
Amonyum Nitrat (% 33N) 0,44 0,48 9,1
Üre 0,58 0,70 20,7
DAP 0,62 0,68 9,7
Kompoze 20-20-0 0,48 0,50 4,2
Ortalama Artış Oranı 9,7
I.1.Sektörün Genel Yapısı
60
Kimyasal gübreler, bitkilerin besin ihtiyacını karşılamak amacıyla mevsimsel olarak
kullanılan, tarımsal üretimde tek başına % 40 verim artışı sağlayan tarım girdileridir.
Kimyasal gübreler, öncelikle tek besinli ve çok besinli olmak üzere iki gruba
ayrılmaktadır. Tek besinli gübreler; içerisinde bitki besin maddelerinden azot, fosfor
veya potasyum elementlerinden yalnızca birisini bulunduran, içerdiği bu elementlere
göre de azotlu, fosforlu ve potasyumlu şeklinde adlandırılan gübrelerdir. Kompoze
gübreler ise, bu üç elementten birden fazlasını ihtiva eden gübrelerdir.
Gübre cinslerinden üre, amonyum nitrat (AN) ve amonyum sülfat (AS) sadece azot
içeren, tekli ve üçlü süperfosfatlar ise sadece fosfor içeren gübrelerdir. Potasyum 70
sülfat sadece potas içerirken; kompoze gübreler, azot, fosfor ve potastan iki veya
üçünü farklı desenlerde içeren gübrelerdir.
Türkiye gübre piyasasında üretici olarak 7 kuruluş faaliyet göstermektedir. Bu 7
kuruluş toplam 5 sermaye grubuna ait bulunmaktadır. Sektörde yer alan kamuya ait
kuruluşların (TÜGSAŞ’ın bağlı ortaklığı Gemlik Gübre ve Samsun Gübre ile İGSAŞ)
özleştirilmesi 2005 yılında tamamlanmış ve kamunun üretici olarak varlığı sona
ermiştir. Özelleştirmeler sonrası 2 yeni grup, Yılyak Yakıt Pazarlama Tic. A.Ş. Gemlik
Gübre hisselerini, Yıldız Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş. İGSAŞ hisselerini ve
Kütahya Gübre varlıklarını satın alarak sektöre girmiş, sektörde yer alan Toros Gübre 80
Samsun Gübre hisselerini alarak kurulu üretim kapasitesini artırmıştır.
1 TZOB yetkililerinden alınan bilgilere göre bu fiyatlar Ankara’da faaliyet gösteren bir gübre bayiinin perakende
satış fiyatıdır.
07-34/339-121
3
Türkiye gübre endüstrisi iç pazara yönelik kurulmuş olup iki ana mal, kompoze ve
TSP dışında kurulu kapasitesi iç talebi karşılayamaz durumdadır. Türkiye’deki
üreticilerin toplam gübre üretim kapasitesi 5.341.000 Ton/Yıl’dır. 2000-2005
döneminde ortalama kapasite kullanım oranı %602 civarında gerçekleşmiştir.
Türkiye kimyevi gübre ihtiyacının yaklaşık %60’ı yerli üretimle karşılanırken %40’ı ise
ithalatla karşılanmaktadır. İthalatın bu payının gübre cinslerine göre sebepleri
değişmekle birlikte, kapasite yetersizliği ve ekonomik üretim yapılamaması ana 90
sebepler olarak sıralanabilecektir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden Türkiye’de
300 civarında kayıtlı ithalatçının bulunduğu bununla birlikte, fiilen ithalat yapan firma
sayısının 15 civarında olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yerli gübre üreticileri de
üretmedikleri gübre cinslerini, ya da üretebilmekle birlikte ithal etmeyi daha ekonomik
buldukları gübreleri ithal etmektedirler. Toplam kimyevi gübre ithalatı içinde yerli
üreticiler tarafından gerçekleştirilen ithalat önemli bir pay almaktadır. Gübre
ithalatının menşelerine göre dağılımı incelendiğinde; ithalatın yaklaşık % 65’inin BDT
ülkelerinden, kalan %35’inin ise AB, Kuzey Afrika, ABD, Romanya ve Bulgaristan’dan
yapıldığı görülmektedir. Gübre talebinin mevsimsel olması, gübre satışlarının kısa
sürelere sıkışması nedeniyle malın sağlanması, taşınması ve satış/dağıtım 100
noktalarına ulaştırılmasının planlı ve etkin bir şekilde yapılmasını zorunlu kılmaktadır.
Bu zorunluluk, dışalımlarda ağırlıklı olarak yakın bölgelerdeki üreticilerin tercih
edilmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda gübre ithalatının tamamına yakını
Rusya Federasyonu, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan gibi yakın bölgelerdeki
ülkelerden yapılmaktadır.
Gübre, bayi ve kooperatifler kanalıyla ülkenin çeşitli bölgelerindeki çiftçilere
ulaştırılmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TKKMB), Pankobirlik,
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., Tariş’in tarım satış kooperatif birlikleri ve benzeri
kooperatifler çiftçilerine gübre dağıtımı yapmak üzere, toplu alım yapmaktadırlar. 110
Gübrenin tarım alanında nihai kullanıcısı olan çiftçilerin ülkenin hemen her noktasına
yayılmış olmaları ve taşıma maliyetleri, sağlayıcılar arasındaki rekabette yaygın bayi
ağına sahip olmayı önemli bir avantaj haline getirmektedir. Toplu satışlar yoluyla
gübrenin fiziki toplamda yaklaşık %30’unun kooperatifler kanalıyla çiftçiye
ulaşmasına karşın, satışların büyük kısmını oluşturan bayi satışlarında fazla sayıda
ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmış bayilerle çalışmak önem taşımaktadır.
Gübre büyük ölçekli, sermaye yoğun, sürekli üretim yapan, entegre tesislerde
üretilmektedir. Son yıllarda ekonomik tesis büyüklüğündeki artış yatırım maliyetini
daha da yukarıya çekmiştir. Yeni bir üretim tesisi kurma maliyeti 300-400 milyon ABD 120
Doları’nın üzerindedir. Gelişmiş teknolojiler kullanılmasına karşın ana üretim
proseslerinde değişiklik yoktur.
Pazara giriş engelleri potansiyel üretici ve ithalatçılar için yüksektir. Üretim için
yatırım maliyetinin yüksekliğinin yanı sıra, ülkenin tüm bölgelerine yayılmış ve sayıca
fazla çiftçinin ihtiyacının karşılanmasının yaygın bir dağıtım ağı ve satış sistemi
gerektirmesi sağlayıcı olarak faaliyet gösterebilmenin zorluğunu artırmaktadır. Yaygın
bir dağıtım ağına sahip olmaksızın sınırlı bir bölgede ve küçük ölçekli satışlarda
bulunarak etkinliği sürdürebilmek ise, gübrenin özellikle deniz yoluyla taşınmasında
ölçek ekonomilerinin geçerliliği nedeniyle oldukça güçtür. 130
2 Toplam üretimin (fiziki), toplam kapasiteye (fiziki) oranı.
07-34/339-121
4
Gübre pazarında ithalatçı olarak etkinlik göstermenin ön koşulu uygun koşullarda
iskele kullanabilmektir. Yurt içi ve özellikle yurt dışı taşıma maliyetleri açısından deniz
yolunun kara yoluna göre -mamül gübre ve ham maddenin uygun fiyatla temini
açısından- daha avantajlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, iskele
tesislerinden faydalanabilmenin önemi anlaşılmaktadır. Ayrıca liman yakınında
depoya sahip olunması, hem üretilen veya ithal edilen ürünlerin stoklanması hem de
talebin yoğunlaştığı dönemlerde bayi ve kooperatiflere ürünün kısa sürede
ulaştırılması açısından önemlidir. Bu itibarla, iskele kullanabilmek ve iskele yakınında
bir depoya sahip olmak da, pazarda uzun süredir faal olan ve iskele tesislerine sahip
üreticilere karşı ithalatçı firmaların rekabet edebilmesinin bir unsurudur. 140
27.11.1997 tarih ve 23183 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tarımda Kullanılan
Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve
Desteklenmesi Hakkında Karar”da, gübre türlerine göre sabit değerler halinde
destekleme miktarları belirlenmiştir. Daha sonra destekleme uygulamasının amacına
ulaştığı düşünülerek, 2001 yılı Ekim ayında kaldırılmıştır. 2005 yılı Eylül ayında
Bakanlar Kurulu kararı ile gübre desteği adı altında ekilen alan üzerinden sebze,
meyve, süs bitkileri, özel çayır, mera, orman emvali ürün alanları için 1, hububat, yem
bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler alanları için 1,6 ve yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri
bitkileri alanları için 3 YTL/dekar çiftçiye ödeme yapılması uygulamaya konulmuştur. 150
7.1.2007 tarihli Resmi Gazete’de ise, “Tarımsal Faaliyette Kullanılan Mazot ve
Kimyevi Gübre için Çiftçilere Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu
Kararı” yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu karara göre ürünler yine 3 ana grupta
toplanmıştır. Gübre destekleme tutarları; sebze, meyve, süs bitkileri, özel çayır, mera
ve orman emvali ürün alanları için 1,43 YTL/dekar, hububat, yem bitkileri, baklagiller
ve yumru bitki alanları için 2,13 YTL/dekar, yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitki
alanları için ise 2,13 YTL/dekar şeklinde belirlenmiştir.
Tarım Bakanı tarafından yapılan açıklamalara göre kimyevi gübre desteği olarak 160
çiftçiye 2005 yılında 271 milyon YTL ödenmiştir. 2007 yılında ise, 363 milyon YTL
gübre desteği ödenmesi öngörülmektedir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
TZOB tarafından Devlet Bakanlığı’na gönderilen “Gübre Fiyatlarındaki Aşırı Artışlar
Karşısında Çiftçilerimizin Beklentileri” başlıklı metinde gübre fiyatlarının son 1 yılda
%23 ila % 49 oranında artış gösterdiği, son bir ayda üre gübresindeki fiyat artışının
yaklaşık % 21 olduğu belirtilerek, gübre fiyatlarındaki bu artışın anlaşılmasının güç
olduğu ve bu durumun gübre kullanımını dolayısıyla üretimi olumsuz etkileyeceği 170
belirtilmektedir. Metinde tarım ürünleri fiyatlarında %2,23 oranında artış olan, yıllık
enflasyonun %10 olarak açıklandığı bir dönemde gübre fiyatlarındaki artışın ve
verilen desteğin gübreye ödenecek toplam tutarın küçük bir kısmını karşılayacak
olmasının çiftçileri olumsuz etkileyeceği belirtilmektedir.
Konuya ilişkin olarak 28.3.2007 tarihinde Raportörlerce TZOB yetkilileri ve
danışmanlardan oluşan bir heyetle yapılan görüşmeden gübre için hazırladıkları söz
konusu metin benzeri metinleri tüm tarımsal girdiler için hazırladıkları ve bu
çalışmaları zaman zaman devletin ilgili kuruluşlarına gönderdikleri, böylelikle çiftçinin
karşılaştığı zorluklara dikkat çekmek istedikleri ve ilgili kuruluşların çözüm arayışına 180
07-34/339-121
5
girmelerini umdukları öğrenilmiştir. Çiftçinin özellikle son aylardaki fiyat artışlarından
rahatsız olduğunu belirten TZOB yetkililerinin, gübre fiyatlarındaki artışın, sağlayıcı
firmaların fiyat tespit etmek, pazar paylaşmak gibi eylemlerinden kaynaklandığına
dair herhangi bir duyum, bilgi ya da delillerinin olmadığını, zaten söz konusu metinde
de herhangi bir suçlamada bulunmadıklarını ifade ettikleri dosya mevcudu bilgi ve
belgeden anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, kimyasal gübre fiyatlarında son bir yılda, özellikle 2007
yılının ilk 3 ayında ortaya çıkan artışların piyasa ekonomisinin işleyişinden kaynaklı
gerekçelerinin bulunup bulunmadığı aşağıda değerlendirilmektedir. 190
I.2.1. Arz ve Talep Durumu
Gübre talebi mevsimsel bir taleptir ve bu talebin ilkbahar ve sonbahar aylarında;
ancak özellikle Mart, Nisan aylarında yoğunlaştığı görülmektedir. Bu bilgi
çerçevesinde gübre fiyatlarındaki artışın boyutu bir yana olmakla birlikte, gübre
fiyatlarında bir artışın ortaya çıkmasının gerektiği durumda bu artışın gübre talebinin
en fazla olduğu Mart, Nisan aylarına denk gelmesinin piyasa ve talep dinamiklerinin
işleyişi bakımından makul karşılanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
200
Türkiye’de gübre tüketimi yıllık ortalama 5-5,5 milyon ton arasında sabitlenmiştir.
2003 yılında yaklaşık 5 milyon ton düzeyinde olan gübre tüketimi ilerleyen yıllarda
ufak artışlar göstermiş ve 2006 yılında ise yaklaşık 5,4 milyon ton düzeyine
ulaşmıştır. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere toplam gübre
üretiminde 2006 yılında dikkate değer bir azalma olmadığı, bu dönemde de üretici
kuruluşların kapasite kullanım oranlarının 2000-2005 dönemi ortalaması olan
yaklaşık %60 seviyesinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. 2006’da meydana gelen
yaklaşık %3 düzeyindeki tüketim artışının ithalatla karşılandığı görülmektedir. Bu
çerçevede Türkiye gübre üretim ve tüketim rakamlarında ve kapasite kullanım
oranlarında toplam rakamlar dikkate alındığında, 2006 yılında, önceki yıllara göre 210
önemli değişikliklerin meydana gelmediği görülmektedir.
Bununla birlikte Türkiye’deki üretim, tüketim ve kapasite kullanımındaki son
gelişmeler bakımından ele alınması gereken bir konu da Türkiye’de üre gübresinin
tek üreticisi olan İGSAŞ’ın İzmit’teki fabrikasının doğalgaz fiyatlarındaki artış
nedeniyle 2006 yılının Haziran ayında üretimini durdurmasıdır. Nitekim 2003 yılından
itibaren 380 bin-390 bin ton aralığında gerçekleşen yıllık üre üretimi 2006 yılında 147
bin ton’a gerilemiştir. TZOB ve TÜGEM yetkililerinden alınan bilgilere göre İGSAŞ
halen üretime başlamamıştır.
220
2004 yılında 862 bin ton, 2005 yılında 836 bin ton düzeyinde olan üre tüketimi, 2006
yılında 807 bin ton düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu çerçevede yerli üretimde önemli bir
düşüşün yaşandığı 2006 yılında üre tüketiminde önemli bir düşüşten bahsetmek
mümkün değildir. Dolayısıyla 2006 yılında üre gübresi bakımından kısıtlı bir yerli
arzla, İGSAŞ’ın halen üretime başlamamış olması nedeniyle 2007 yılının şimdiye
kadar olan döneminde ise yerli arzın tamamen durması durumuyla karşı karşıya
bulunulmaktadır. Yerli üretimdeki düşüş ise ithalattaki artışla karşılanmaktadır.
230
07-34/339-121
6
I.2.2. Uluslararası Girdi ve Gübre Fiyatları
Gübrenin başlangıç hammaddeleri doğal gaz, fosfat kayası ve potas tuzu; ara
maddeleri amonyak, nitrik asit, sülfürik asit, fosforik asittir. Maliyetlerin %65-80’i
hammadde maliyetidir ve yukarıda sayılan girdilerin büyük kısmı, yaklaşık %80-85’i,
ithalat yoluyla tedarik edilmektedir. Bunun nedeni ne azotlu gübrelerin ne de fosfatlı
gübrelerin Türkiye’de hammaddesinin olmasıdır. Dolayısıyla Türkiye gübre sanayinin
ithal girdilere bağımlı bir endüstri olduğu görülmektedir.
Diğer yandan Türkiye, gübre ihtiyacının yaklaşık % 40’ını nihai ürün olarak gübre 240
ithal ederek karşıladığından, dünya piyasalarında gübrenin arz ve talebinde ortaya
çıkan gelişmeler hem doğrudan hem de girdi fiyatlarını etkileyerek dolaylı olarak
Türkiye’deki gübre fiyatlarını etkilemektedir. Dolayısıyla Türkiye gübre piyasasının
uluslararası piyasalardaki gelişmelerden ayrı düşünülemeyeceği görülmektedir.
Hammadde, ara madde ve mamül gübre yönüyle yabancı sağlayıcılarla ilişki içinde
olunan pazarda, fiyat ve üretime ilişkin firma kararları dünya çapındaki rekabet
koşulları ve dış piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu
çerçevede, DPT Gübre Raporu’nda da belirtildiği üzere, iç piyasadaki gübre fiyat
değişimlerini uluslararası gübre ve uluslararası hammadde fiyatları ile döviz kur
artışlarının belirlediği anlaşılmaktadır. 250
Bu nedenle öncelikle gübre fiyatlarındaki artışı, ithal hammadde fiyatlarını dolayısıyla
gübrenin maliyet ve fiyatını etkileyen döviz kurundaki değişimlerin ne kadar
açıkladığının değerlendirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu amaçla ABD Doları’nın
1.3.2006 ile 31.3.2007 tarihleri arasındaki seyri Grafik-1’de incelenmiştir.
Grafik-1: Mart 2006 - Mart 2007 ABD Doları Kuru
1,200
1,300
1,400
1,500
1,600
1,700
1,800
01
.0
3.
20
06
01
.0
4.
20
06
01
.0
5.
20
06
01
.0
6.
20
06
01
.0
7.
20
06
01
.0
8.
20
06
01
.0
9.
20
06
01
.1
0.
20
06
01
.1
1.
20
06
01
.1
2.
20
06
01
.0
1.
20
07
01
.0
2.
20
07
01
.0
3.
20
07
Y
T
L
Grafikten Dolar kurunun 2007 yılının ilk üç ayında dalgalanmalar olmakla birlikte
yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Bununla birlikte 2006 yılı Mart ayı ortalaması, 260
2007 yılı Mart ayı ortalamasıyla karşılaştırıldığında, Dolar kurunun bu bir yıllık
dönemde % 5,58 oranında yükseldiği görülmektedir. Avro kuru ise aynı dönemde
07-34/339-121
7
%16,04 oranında yükselmiştir. Gübre ve girdilerinin ithalatının çoğunlukla ABD Doları
üzerinden yapıldığı dikkate alındığında, Dolar kurundaki artış gübre fiyatlarındaki
artışın kabaca % 5,58’lik kısmını açıklamaktadır. Bununla birlikte 2006 yılı Mart ayı
ortalaması 2007 Ocak ayı ortalaması ile karşılaştırıldığında döviz kurundaki artış %
6,85 düzeyindedir. Ancak incelenen dönem içinde özellikle 2006 Haziran ve Temmuz
aylarında dolar kurunun çok daha yüksek seviyelerde seyrettiği görülmektedir.
TZOB’un gübre fiyatlarına ilişkin verilerine göre ise gübre fiyatlarında 2006 yılı Mart
ayından 2007 Ocak ayına kadar olan dönemdeki ortalama artış ise %21,28 270
düzeyindedir. Dolayısıyla 2006 yılındaki bu fiyat artışının %6,85’lik kısmının döviz
kurundaki artıştan kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.
Azotlu gübrelerin başlıca girdisi amonyaktır. AN türü gübreler temel olarak amonyak
ve nitrik asitten üretilmekte, bunun yanı sıra üretim sürecinde kireç taşı ve dolomit
gibi bir takım dolgu malzemeleri de kullanılmaktadır. Ayrıca üretim sürecinde elektrik
ve buhar gibi enerji girdileri de bulunmaktadır. Bir tür azotlu gübre olan üre’nin üretimi
ise amonyak, doğal gaz ve sudan gerçekleştirilmektedir. Amonyak ise sadece doğal
gaz ve elektrik kullanılarak üretilen bir ara girdidir. DAP, NPK gibi kompoze
gübrelerde de girdi olarak amonyak kullanıldığı görülmektedir. AS türü gübreler ise 280
temel olarak amonyak ve sülfürik asitten üretilmektedirler. Dolayısıyla azotlu
gübrelerin üretiminde ara girdi olarak amonyağın, amonyağın hammaddesinin
doğalgaz olması dolayısıyla hammadde olarak doğal gazın önemli bir ağırlığı
bulunmaktadır. Dünya amonyak üretiminin yaklaşık %80’i doğal gazdan
yapıldığından, bu ürünün üretim merkezi ise Rusya ve Ukrayna’dır. Dolayısıyla dünya
amonyak fiyatları Rusya ve Ukrayna tarafından belirlenmektedir. Üre gübresinde
doğal gazın toplam maliyetler içindeki payı ise % 80’i bulmaktadır.
Türkiye de azotlu gübreyi amonyaktan veya doğalgazdan elde etmektedir. Türkiye
uluslararası gübre ve girdi fiyatlarının daha ekonomik olmaları durumunda, nihai ürün 290
olarak gübreyi ya da ara girdi olarak amonyağı ithal edebilmektedir. Türkiye amonyak
kurulu kapasitesinin hammadde olarak yılda yaklaşık 750 milyon m3 doğal gaza
ihtiyacı bulunmaktadır. Dolayısıyla azotlu gübre (üre ve AN) fiyatlarının en önemli
belirleyicisi olan doğalgaz fiyatlarına bakmak gerekmektedir. Türkiye’de BOTAŞ
tarafından dağıtım şirketlerine uygulanan KDV hariç doğal gaz satış fiyatlarının
1.2.2006-1.3.2007 tarihleri arasındaki seyri BOTAŞ’dan elde edilen veriler
çerçevesinde Tablo-3’de sunulmaktadır.
300
310
07-34/339-121
8
Tablo-3: Doğal Gaz Fiyatları
Yürürlük Tarihi Fiyat3 (YTL/Sm3) Artış Oranı (%)
1.3.2007 0,45025 0,00
1.2.2007 0,45025 0,00
1.1.2007 0,45025 0,00
1.12.2006 0,45025 0,00
1.11.2006 0,45025 5,54
1.10.2006 0,42661 0,00
1.9.2006 0,42661 0,00
1.8.2006 0,42661 6,86
1.7.2006 0,39919 0,00
1.6.2006 0,39919 5,74
1.5.2006 0,37751 0,00
1.4.2006 0,37751 0,00
1.3.2006 0,37751 5,83
1.2.2006 0,35670 0,00
Tablodan da anlaşılacağı üzere, 2007 yılının ilk 3 ayında doğal gaz fiyatlarında
herhangi bir artış gözlenmemektedir. Bununla birlikte konu yıllık bazda
değerlendirildiğinde, 1.3.2006-1.3.2007 tarihleri arasında doğal gaz fiyatında %26,22
oranında artış olduğu görülmektedir. Bu durum Türkiye’deki amonyak üretim
maliyetlerini dolayısıyla özellikle azotlu gübreler olmak üzere gübre maliyetlerini 2006
yılında arttıran, dolayısıyla 2006 yılındaki fiyat artışlarını kısmen açıklayan bir 320
unsurdur.
Doğal gaz fiyatlarındaki bu artışın İGSAŞ’ın üretimini ekonomik olmaktan çıkardığı ve
dolayısıyla bu teşebbüsün üretimini durdurmasına yol açtığı anlaşılmaktadır. Bunun
sonucu ise üre ve amonyağın yurt içi arzının kısıtlanmasıdır. Bu durum bir taraftan
üre ve amonyak fiyatlarında yukarı yönde bir baskı oluştururken, bir yandan da üre
ve amonyak bakımından Türkiye’nin ithalata olan bağımlılığını artırmıştır. Bu
ürünlerin daha fazla oranda ithal edilmesi sonucu fiyatlarda gümrük vergilerinden
kaynaklanan bir artışın da ortaya çıkmış olabileceği söylenebilecektir4.
330
Diğer yandan gübrenin iç piyasa fiyatları aynı zamanda uluslararası piyasa fiyatları
tarafından belirlenmektedir. Gübrenin uluslararası piyasalardaki arz talep dengesinde
ortaya çıkan değişiklikler hem nihai ürün olarak gübrenin, hem de girdilerinin
fiyatlarını etkileyerek, iç piyasadaki fiyat değişimlerinin belirleyicisi olmaktadır.
Uluslararası gübre fiyatları değerlendirildiğinde ise, dünya gübre fiyatlarında son 3
ayda ciddi artışların olduğuna dair bilgiler edinilmiştir. Raportörlerce TZOB yetkilileri
ile yapılan görüşme sırasında TÜGEM yetkililerinden telefonla alınan bilgilere göre,
bioenerji amaçlı bitkisel üretimdeki artış, dünya piyasalarında gübreye olan talebi
artırmıştır. ABD, Çin, Brezilya gibi ülkeler dünya piyasalarından yüklü miktarlarda
3 Dağıtım şirketi serbest tüketici ÖTV dahil fiyattır.
4 Rusya ve Ukrayna gibi ülkelerden yapılan üre ithalatı için gümrük vergisi oranı % 7,4, amonyak içinse %6,6
(geçici olarak %3 uygulanmaktadır) dır.
07-34/339-121
9
gübre çekmeye başlamışlar ve bunun sonucunda son üç ayda uluslararası gübre 340
fiyatlarında önemli artışlar ortaya çıkmıştır.
Gübreye olan bu talep artışının nedeni ethanol talebinin artmasıdır. Brezilya’da şeker
kamışı, ABD’de mısır ve soya fasulyesi, Güney Asya’da palmiye yağı, Avrupa’da
keten tohumu ethonol üretiminde kullanılmaktadır. ABD’de mısırdan elde edilen
ethanol nedeniyle mısır fiyatları 2006 yılında % 80 oranında yükselmiştir. 2007 yılına
çok düşük düzeyde mısır stoklarıyla girilmiştir. Dosya mevcudu nilgi ve belgeden
Ethanol endüstrisinin patlayan talebini karşılamak üzere ABD Tarım Bakanlığı’nın
(USDA) tahminlerine göre; ihtiyaç duyulan mısırın elde edilebilesi için 2007 yılında
ABD’de mısır ekilen alanların 12.1 million acre5 (2006 yılına göre %15) artarak, 350
1944’den itibaren en yüksek seviyesi olan 90.5 milyon acre’ye ulaşmasının
beklendiği anlaşılmaktadır.
22.2.2007 tarihli ve Reuters kaynaklı bir habere göre ABD’de gübre fiyatlarının ciddi
oranda artması beklenmektedir. Çiftçilerin ethanol endüstrisinin güçlü talebini
karşılayabilmek için son 60 yılın en fazla mısır üretimine başladıkları ifade edilen
haberde, Illinois Gübre ve Kimya Birliği Başkanı bunun sonucunda bu baharda azot,
potasyum ve fosfor fiyatlarının geçen bahara göre ortalama % 10-15 oranında
arttığını dile getirmektedir. 16.3.2007 tarihli bir başka habere göre ise üre, ve DAP
gibi gübrelerin ton başına fiyatlarında şimdiden 80 ABD Doları artış olmuştur. Bu 360
artışın, TZOB verilerine göre Türkiye’deki üre fiyatlarında 2007 yılı Ocak ayından
Mart ayına kadar olan dönemde ortaya çıkan 0,12 YTL/Kg’lık artışla uyumlu olduğu,
DAP fiyatlarındaki 0,06 YTL/Kg’lık artışın ise üzerinde olduğu görülmektedir.
The Journal News’de yayınlanan 25.3.2007 tarihli bir haberde ise dünyanın mısıra
ihtiyacı olduğu ve çiftçilerin mısır talebini karşılayabilmek için harekete geçtikleri
belirtilmektedir. Mısırın azotlu gübrelerin (AN ve üre) en önemli tüketicisi olması
nedeniyle, gübre talebinin çok arttığı, gübre firmalarının artan talebi karşılayabilmek
için tam kapasite üretime geçtikleri belirtilmektedir. Gübre fiyatlarındaki artış
nedeniyle Amerikalı gübre üreticilerinin karlarının arttığı ve hisselerinin Amerikan 370
borsalarındaki fiyatlarının geçen yaz olduğu seviyenin 2 katına çıktığı belirtilmektedir.
Rusya’nın Sen Petersburg şehrinde 18-20 Temmuz 2007 tarihinde yapılacak olan 5.
FMB Doğu Avrupa Gübre Konferansı ve Fuarı’na ilişkin broşürde dünya
piyasalarında üre fiyatlarının 2007 yılında rekor seviyelere yükseldiği belirtilerek, bu
durum konferansta ele alınacak konular arasında sayılmıştır.
Nisan 2007 tarihli çeşitli yayın organlarında yayınlanan haberlerde ise, Avustralya’da
bir ziraat odasının gübre fiyatlarındaki aşırı artışlar nedeniyle federal hükümete
araştırma başlatması talebinde bulunduğu, MAP (Mono amonyum fosfat) ve DAP (Di-380
amonyum fosfat) fiyatlarının % 50 artışla 400 ABD Doları/ton sınırını zorladığı
belirtilmekte, bu durumun Avustralya çiftçilerinin bir 6 hafta daha gübre bulmakta
sıkıntıyla karşılaşmalarına yol açacağı ileri sürüldüğü, haberde sağlayıcıların bu
artışın gerekçesini gübreye olan beklenmeyen talebin artışı olarak açıkladıkları; diğer
bir haberde ise, gübre üreticilerinin girdi olarak kullandıkları amonyağa olan talebinin
artması nedeniyle amonyak fiyatlarının bir anda önemli ölçüde yükseldiği, bu
durumun geniş kullanım alanı olan dizanteri ilaçlarını üreten ilaç firmalarının üretim
5 1 acre 4050 metre karelik bir alanı ifade etmektedir.
07-34/339-121
10
maliyetlerini yükselttiği; bir başkasında ise çiftçilerin, Ocak ayında üre gübresinin (46-
0-0- nitrogen) bir tonu için 350 ABD Doları ödediği, bu hafta ise aynı gübreyi 400
ABD Doları/ton fiyattan aldığı, bazı gübre çeşitlerine son 1 ayda 5, 6 kez zam 390
yapıldığı, Brezilya ve Malezya gibi ülkelerin gübre taleplerinin arttığı belirtilmektedir.
ABD Ticaret Bakanlığı’nın6 (USDC) web sayfasında ise Rusya’dan ithal edilen AN
gübresinin FOB fiyatlarına yer verilmiştir. ABD Ticaret Bakanlığı tarafından
yayımlanan referans AN fiyatları 2007 yılında istikrarlı bir şekilde yükselmiş ve
4.1.2007 tarihindeki 223,63 ABD Doları düzeyinden, % 21’lik bir artışla 3.4.2007
tarihinde 270,52 ABD Doları düzeyine yükselmiştir.
Konuya ilişkin olarak TÜGEM yetkilisinden de bilgi alınmıştır. Bu bilgilere göre azotlu
gübrelerin fiyatları doğal gaz kaynaklarına sahip olmaları nedeniyle Rusya ve 400
Ukrayna tarafından belirlenmektedir. Uluslararası piyasalarda son 2-3 ayda gübre
fiyatları yaklaşık % 15 oranında artmıştır. Bu artışın nedeni ABD, Brezilya, Çin,
Hindistan gibi ülkelerin gübre taleplerindeki artıştır. Gübreye olan talep artışı, gübre
üretiminde kullanılan girdilere olan talebi de artırmıştır. Uluslararası fiyatlar, hem
Türkiye gübre ihtiyacının % 40’ının ithalatla karşılanması, hem de yerli gübre
üretiminin % 80-85 oranında ithal girdiye bağımlı olması nedeniyle, yurt içi fiyatları
belirlemektedir. TÜGEM yetkililerine göre, uluslararası gübre fiyatlarında ortaya çıkan
artışlar iç piyasaya çok daha az bir şekilde yansımıştır.
Yukarıda verilen bilgiler çerçevesinde, özellikle 2007 yılında dünya piyasalarında 410
gübre talebinin önemli miktarda artmasıyla birlikte gübre fiyatlarında ciddi artışların
ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Gübre talebinde ortaya çıkan bu artışın, fiyat artışına
dönüşmesinin, gübrenin, tüketimi ve satışları belli aylara sıkışan bir ürün olması
nedeniyle çok daha hızlı olduğu söylenebilecektir. Gübre talebindeki artışla bağlantılı
olarak üretimde kullanılan amonyak gibi girdilere olan talebin ve dolayısıyla girdi
fiyatlarının artmaya başladığı anlaşılmaktadır. Dünya piyasalarında ortaya çıkan bu
gelişmelerin, gübre ihtiyacının % 40’ını ithalatla karşılayan ve %80-85 oranında ithal
girdi kullanan Türkiye’de de fiyatların artmasına neden olması makul
karşılanabilecektir. Ayrıca TZOB verilerine göre Ocak 2007’den Mart 2007’ye
ortalama %9,7 oranında olan Türkiye gübre fiyatlarındaki artışın, dünya piyasalarında 420
son 3 aylık dönemde ortaya çıktığı belirtilen % 15 düzeyindeki artışın altında kaldığı
görülmektedir. 2006 yılında görülen ortalama % 21’lik artışın ise daha önceki
bölümlerde değinildiği gibi hem döviz kurunda hem de doğalgaz fiyatlarında meydana
gelen artıştan etkilendiği, bu dönemde İGSAŞ’ın üretimini durdurmasının üre
fiyatlarında ortalamanın üzerindeki artışı tetiklediği söylenebilecektir.
Ağırlıklı olarak 2007 yılının Şubat ayından sonra olmak üzere, Mart 2006 - Mart 2007
döneminde gübre fiyatlarında ortaya çıkan ortalama %33’lük artışta, yukarıda
açıklanan ve uluslararası piyasalarda gözlenen gelişmelerin yanı sıra, 2006 yılındaki
doğalgaz fiyat artışının ve kısmen döviz kurundaki artışların etkili olmuş olabileceği 430
sonucuna ulaşılmıştır.
Bu çerçevede gübre fiyatlarındaki artışın ulusal ve uluslararası piyasalardaki
gelişmelerden kaynaklı açıklamalarının olabileceği, söz konusu fiyat artışlarının bu
gelişmelerden kaynaklanması ihtimalinin, gübre sağlayıcısı teşebbüslerin 4054 sayılı
6
07-34/339-121
11
Kanun’u ihlal etmelerinden kaynaklanma ihtimalinden çok daha yüksek göründüğü,
söz konusu firmaların 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmek suretiyle bu fiyat artışlarına
neden olduklarına yönelik herhangi bir iddiayı içeren bir başvurunun söz konusu
olmadığı bir durumda, önaraştırma açılmasını gerektirecek emare de bulunmamıştır.
440
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, başvuru konusuna yönelik
olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma
açılmasına gerek olmadığına, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy