Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-3-188 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 08-08/82-24
Karar Tarihi : 24.1.2008
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Tuncay SONGÖR, M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, Mehmet
Akif ERSİN, İsmail Hakkı KARAKELLE
B. RAPORTÖRLER: Neşe Nur ONUKLU, Osman Tan ÇATALCALI
C. ŞİKAYET
EDEN : Adana Çiftçiler Birliği
Abidinpaşa Cad No:162 Seyhan Adana
20
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILAN:
Gübre Üreticileri
E. DOSYA KONUSU: Gübre fiyatlarında son bir yılda, özellikle son aylarda
ortaya çıkan artış.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel
Müdürlüğü’nün kurum kayıtlarına 13.12.2007 tarih ve 8217 sayı ile intikal eden,
10.12.2007 tarih ve B.14.0.TGM.0.12.00.03/2289 sayılı yazısında, tarımsal üretimin
en önemli girdilerinden biri olan gübrenin fiyatında 2007 yılı içerisinde önemli boyutta 30
artışlar olduğu ifade edilmiş ve yazı ekinde yer alan, Adana Çiftçiler Birliği tarafından
yapılan başvurunun incelenerek Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na bilgi verilmesi
istenmiştir.
Adana Çiftçiler Birliği tarafından Bakanlığa gönderilen dilekçede, aylık bazda 2007
yılı gübre fiyatlarına yer verilerek 2007 yılı içerisinde çeşitli gübre ürünlerine ortalama
%47 oranında zam yapıldığı, söz konusu artışın enflasyondan veya kurlarda yaşanan
bir hareketlilikten değil, gübre satıcılarının keyfi politikalarından kaynaklandığı iddia
edilerek Rekabet Kurumu’nun konuyla ilgili araştırma yapması gerektiği ifade
edilmektedir. 40
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.12.2007 tarih, 8217 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi
uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 17.1.2008 tarih ve 2007-3-188/İİ-08-
NNO sayılı İlk İnceleme Raporu 21.1.2008 tarih, REK.0.07.00.00-110/13 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 08-08 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara
bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; gübre fiyatlarındaki artışın
uluslararası piyasalardaki gelişmelerden kaynaklı açıklamalarının olduğu göz önünde 50
08-08/82-24
2
bulundurulduğunda, gübre sektöründe 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilmesi suretiyle
anormal fiyat artışlarının ortaya çıktığına dair herhangi bir emarenin bulunmaması
nedeniyle, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir işlem yapmaya gerek olmadığı sonuç
ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Sektörün Genel Yapısı
Kimyasal gübreler, bitkilerin besin ihtiyacını karşılamak amacıyla mevsimsel olarak 60
kullanılan, tarımsal üretimde tek başına % 40 verim artışı sağlayan tarım girdileridir.
Kimyasal gübreler, öncelikle tek besinli ve çok besinli olmak üzere iki gruba
ayrılmaktadır. Tek besinli gübreler; içerisinde bitki besin maddelerinden azot, fosfor
veya potasyum elementlerinden yalnızca birisini bulunduran, içerdiği bu elementlere
göre de azotlu, fosforlu ve potasyumlu şeklinde adlandırılan gübrelerdir. Kompoze
gübreler ise, bu üç elementten birden fazlasını ihtiva eden gübrelerdir.
Gübre cinslerinden üre, amonyum nitrat (AN) ve amonyum sülfat (AS) sadece azot
içeren, tekli ve üçlü süperfosfatlar ise sadece fosfor içeren gübrelerdir. Potasyum
sülfat sadece potas içerirken; kompoze gübreler, azot, fosfor ve potastan iki veya 70
üçünü farklı desenlerde içeren gübrelerdir.
Türkiye gübre piyasasında üretici olarak 7 kuruluş faaliyet göstermektedir. Bu 7
kuruluş toplam 5 sermaye grubuna ait bulunmaktadır. Sektörde yer alan kamuya ait
kuruluşların (TÜGSAŞ’ın bağlı ortaklığı Gemlik Gübre ve Samsun Gübre ile İGSAŞ)
özleştirilmesi 2005 yılında tamamlanmış ve kamunun üretici olarak varlığı sona
ermiştir. Özelleştirmeler sonrası 2 yeni grup, Yılyak Yakıt Pazarlama Tic. A.Ş. Gemlik
Gübre hisselerini, Yıldız Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş. İGSAŞ hisselerini ve
Kütahya Gübre varlıklarını satın alarak sektöre girmiş, sektörde yer alan Toros Gübre
Samsun Gübre hisselerini alarak kurulu üretim kapasitesini artırmıştır. 80
Türkiye gübre endüstrisi iç pazara yönelik kurulmuş olup iki ana mal, kompoze ve
TSP dışında kurulu kapasitesi iç talebi karşılayamaz durumdadır. Türkiye’deki
üreticilerin toplam gübre üretim kapasitesi 5.341.000 Ton/Yıl’dır. 2000-2005
döneminde ortalama kapasite kullanım oranı %601 civarında gerçekleşmiştir.
Türkiye kimyevi gübre ihtiyacının yaklaşık %60’ı yerli üretimle karşılanırken %40’ı ise
ithalatla karşılanmaktadır. İthalatın bu payının gübre cinslerine göre sebepleri
değişmekle birlikte, kapasite yetersizliği ve ekonomik üretim yapılamaması ana
sebepler olarak sıralanabilecektir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden Türkiye’de 90
300 civarında kayıtlı ithalatçının bulunduğu bununla birlikte, fiilen ithalat yapan firma
sayısının 15 civarında olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yerli gübre üreticileri de
üretmedikleri gübre cinslerini, ya da üretebilmekle birlikte ithal etmeyi daha ekonomik
buldukları gübreleri ithal etmektedirler. Toplam kimyevi gübre ithalatı içinde yerli
üreticiler tarafından gerçekleştirilen ithalat önemli bir pay almaktadır. Gübre
ithalatının menşelerine göre dağılımı incelendiğinde; ithalatın yaklaşık % 65’inin BDT
ülkelerinden, kalan %35’inin ise AB, Kuzey Afrika, ABD, Romanya ve Bulgaristan’dan
yapıldığı görülmektedir. Gübre talebinin mevsimsel olması, gübre satışlarının kısa
1 Toplam üretimin (fiziki), toplam kapasiteye (fiziki) oranı.
08-08/82-24
3
sürelere sıkışması nedeniyle malın sağlanması, taşınması ve satış/dağıtım
noktalarına ulaştırılmasının planlı ve etkin bir şekilde yapılmasını zorunlu kılmaktadır. 100
Bu zorunluluk, dışalımlarda ağırlıklı olarak yakın bölgelerdeki üreticilerin tercih
edilmesine neden olmaktadır. Bunun sonucunda gübre ithalatının tamamına yakını
Rusya Federasyonu, Ukrayna, Romanya ve Bulgaristan gibi yakın bölgelerdeki
ülkelerden yapılmaktadır.
Gübre, bayi ve kooperatifler kanalıyla ülkenin çeşitli bölgelerindeki çiftçilere
ulaştırılmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (TKKMB), Pankobirlik,
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., Tariş’in tarım satış kooperatif birlikleri ve benzeri
kooperatifler çiftçilerine gübre dağıtımı yapmak üzere, toplu alım yapmaktadırlar.
Gübrenin tarım alanında nihai kullanıcısı olan çiftçilerin ülkenin hemen her noktasına 110
yayılmış olmaları ve taşıma maliyetleri, sağlayıcılar arasındaki rekabette yaygın bayi
ağına sahip olmayı önemli bir avantaj haline getirmektedir. Toplu satışlar yoluyla
gübrenin fiziki toplamda yaklaşık %30’unun kooperatifler kanalıyla çiftçiye
ulaşmasına karşın, satışların büyük kısmını oluşturan bayi satışlarında fazla sayıda
ve ülkenin çeşitli bölgelerine yayılmış bayilerle çalışmak önem taşımaktadır.
Gübre büyük ölçekli, sermaye yoğun, sürekli üretim yapan, entegre tesislerde
üretilmektedir. Son yıllarda ekonomik tesis büyüklüğündeki artış yatırım maliyetini
daha da yukarıya çekmiştir. Yeni bir üretim tesisi kurma maliyeti 300-400 milyon ABD
Doları’nın üzerindedir. Gelişmiş teknolojiler kullanılmasına karşın ana üretim 120
proseslerinde değişiklik yoktur.
Pazara giriş engelleri potansiyel üretici ve ithalatçılar için yüksektir. Üretim için
yatırım maliyetinin yüksekliğinin yanı sıra, ülkenin tüm bölgelerine yayılmış ve sayıca
fazla çiftçinin ihtiyacının karşılanmasının yaygın bir dağıtım ağı ve satış sistemi
gerektirmesi sağlayıcı olarak faaliyet gösterebilmenin zorluğunu artırmaktadır. Yaygın
bir dağıtım ağına sahip olmaksızın sınırlı bir bölgede ve küçük ölçekli satışlarda
bulunarak etkinliği sürdürebilmek ise, gübrenin özellikle deniz yoluyla taşınmasında
ölçek ekonomilerinin geçerliliği nedeniyle oldukça güçtür.
130
Gübre pazarında ithalatçı olarak etkinlik göstermenin ön koşulu uygun koşullarda
iskele kullanabilmektir. Yurt içi ve özellikle yurt dışı taşıma maliyetleri açısından deniz
yolunun kara yoluna göre -mamül gübre ve ham maddenin uygun fiyatla temini
açısından- daha avantajlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda, iskele
tesislerinden faydalanabilmenin önemi anlaşılmaktadır. Ayrıca liman yakınında
depoya sahip olunması, hem üretilen veya ithal edilen ürünlerin stoklanması hem de
talebin yoğunlaştığı dönemlerde bayi ve kooperatiflere ürünün kısa sürede
ulaştırılması açısından önemlidir. Bu itibarla, iskele kullanabilmek ve iskele yakınında
bir depoya sahip olmak da, pazarda uzun süredir faal olan ve iskele tesislerine sahip
üreticilere karşı ithalatçı firmaların rekabet edebilmesinin bir unsurudur. 140
27.11.1997 tarih ve 23183 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tarımda Kullanılan
Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve
Desteklenmesi Hakkında Karar”da, gübre türlerine göre sabit değerler halinde
destekleme miktarları belirlenmiştir. Daha sonra destekleme uygulamasının amacına
ulaştığı düşünülerek, 2001 yılı Ekim ayında kaldırılmıştır. 2005 yılı Eylül ayında
Bakanlar Kurulu kararı ile gübre desteği adı altında ekilen alan üzerinden sebze,
meyve, süs bitkileri, özel çayır, mera, orman emvali ürün alanları için 1, hububat, yem
08-08/82-24
4
bitkileri, baklagiller, yumru bitkiler alanları için 1,6 ve yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri
bitkileri alanları için 3 YTL/dekar çiftçiye ödeme yapılması uygulamaya konulmuştur. 150
7.1.2007 tarihli Resmi Gazete’de ise, “Tarımsal Faaliyette Kullanılan Mazot ve
Kimyevi Gübre için Çiftçilere Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Bakanlar Kurulu
Kararı” yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu karara göre ürünler yine 3 ana grupta
toplanmıştır. Gübre destekleme tutarları; sebze, meyve, süs bitkileri, özel çayır, mera
ve orman emvali ürün alanları için 1,43 YTL/dekar, hububat, yem bitkileri, baklagiller
ve yumru bitki alanları için 2,13 YTL/dekar, yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitki
alanları için ise 2,13 YTL/dekar şeklinde belirlenmiştir.
Tarım Bakanı tarafından yapılan açıklamalara göre kimyevi gübre desteği olarak 160
çiftçiye 2005 yılında 271 milyon YTL ödenmiştir. 2007 yılında ise, 363 milyon YTL
gübre desteği ödenmesi öngörülmektedir.
I.2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.2.1. 24.4.2007 tarih ve 07-34/339-121 sayılı Kurul Kararı
ilk inceleme konusuna benzer nitelikte bir yazı TC Devlet Bakanlığı ve Başbakan
Yardımcılığı tarafından Kurumumuza 19.3.2007 tarih ve 2152 sayı ile intikal etmiştir.
Söz konusu yazı ve ekinde yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel 170
Başkanı Şemsi Bayraktar tarafından ilgili Bakanlığa yapılan başvurunun konusu,
tarımsal üretimin temel girdilerinden biri olan gübrenin fiyatlarında son 1 yılda
yaşanan aşırı artışlardır. Anılan başvuru üzerine hazırlanan ilk inceleme raporu,
Kurul’un 24.4.2007 tarihli toplantısında değerlendirilmiş ve 07-34/339-121 sayılı karar
alınmıştır. Söz konusu kararda,
“… gübre fiyatlarındaki artışın ulusal ve uluslararası piyasalardaki gelişmelerden
kaynaklı açıklamalarının olabileceği, söz konusu fiyat artışlarının bu gelişmelerden
kaynaklanması ihtimalinin, gübre sağlayıcısı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u ihlal
etmelerinden kaynaklanma ihtimalinden çok daha yüksek göründüğü, söz konusu 180
firmaların 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmek suretiyle bu fiyat artışlarına neden
olduklarına yönelik herhangi bir iddiayı içeren bir başvurunun söz konusu olmadığı bir
durumda, ön araştırma açılmasını gerektirecek emare de bulunmamıştır.”
değerlendirmesi yapılarak ön araştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına
gerek olmadığına oybirliği ile karar verilmiştir.
Söz konusu kararın alınmasına gerekçe olarak gübre piyasasının aşağıda yer verilen
özellikleri verilmiştir:
190
Türkiye gübre endüstrisi kompoze ve TSP tipi gübreler dışında iç talebi
karşılayamaz durumdadır.
Türkiye kimyevi gübre ihtiyacının yaklaşık % 60’ı yerli üretimle karşılanırken %
40’ı ise ithalatla karşılanmaktadır.
Ne azotlu gübrelerin ne de fosfatlı gübrenin Türkiye’de hammaddesi
bulunmaktadır.
08-08/82-24
5
Gübre üretim maliyetinin % 65-80’inin hammadde maliyeti olduğu ve bu
girdilerin %80-85’inin ithalat yoluyla karşılanması nedeniyle bu sektör ithal
girdilerine bağımlı bir endüstridir.
Pazarda önemli bir oyuncu olan İGSAŞ doğalgaz fiyatlarındaki artış nedeniyle 200
2006 yılında üretimini durdurmuştur.
İç piyasadaki gübre fiyat değişimleri uluslararası gübre ve hammadde fiyatları
ile döviz kur artışları tarafından belirlenmektedir.
Şikayete ilişkin dönemde hem dolar kurunda hem de doğalgaz fiyatlarında
yükselme olmuştur. Bu artışlar gübre fiyatlarındaki yükselişin bir kısmını
açıklamaktadır.
Bioenerji amaçlı bitkisel üretimdeki artış dünya piyasalarında gübreye olan
talebi arttırmıştır ve bu durum neticesinde gübre fiyatlarında 2007 yılının ilk 3
ayında ciddi bir yükselme yaşanmıştır.
210
Yukarıda değinilen 24.4.2007 tarihli karardan günümüze kadar geçen sürede gübre
piyasasında herhangi bir değişiklik olup olmadığının, oldu ise bu gelişmelerin neler
olduğunun incelenmesi gerekmektedir.
I.2.2. Gübre Piyasasının Güncel Durumu
Gübre fiyatlarında son aylarda yaşanan artışları konu alan inceleme konusu başvuru,
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Cumali Doğru tarafından yapılmıştır. Başvuruya ilişkin
detaylı bilgi almak amacıyla Raportörlerce yapılan telefon görüşmesinde Cumali
Doğru, gübre üreticilerinin bir araya gelerek rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma ya da 220
eylem içerisinde olduklarına ilişkin duyumları olmadığını ancak son aylarda gübre
fiyatlarındaki önemli artışlar sebebiyle önlem alınması için Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı’na başvurduklarını ifade etmiştir. Söz konusu başvuruda yer alan gübre
fiyatlarına ilişkin tabloya aşağıda yer verilmektedir.
Tablo-1: 2007 Yılı Gübre Satış Fiyatları (YTL/ton)
Gübre
Cinsi Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım
Yıllık
Artış
Oranı
20-20-0 400 420 470 500 485 475 475 500 510 530 605 % 51
15-15-15 415 430 500 500 485 465 465 500 510 530 635 %53
Üre 550 560 670 640 625 605 605 605 605 600 680 %29
A.Sülfat 270 285 320 360 360 340 340 360 360 380 435 %64
Ca %23 310 320 350 320 315 310 310 310 310 320 430 %40
AN %33 365 380 420 410 385 345 345 375 375 405 530 %45
DaP 545 570 680 710 700 710 710 750 770 735 800 %45
Ortalama %47
Kaynak: Adana Çiftçiler Birliği
Cumali Doğru’dan alınan bilgiye göre söz konusu fiyatlar Adana’da faaliyet gösteren
bir gübre bayisinin satış fiyatlarıdır. Tablodan görülebileceği üzere fiyatlar genel 230
olarak gübre atım dönemleri olan ilkbahar ve sonbahar aylarında artış göstermekte
yaz aylarında ise düşüşe geçmektedir. Sektörde gübreleme döneminde fiyatların
artmasının arz talep dengesi bakımından normal olduğu kanaatine varılmıştır..
24.4.2007 tarihli kurul kararında belirtildiği üzere, iç piyasadaki gübre fiyat değişimleri
uluslararası gübre ve uluslararası hammadde fiyatları ile döviz kuruna bağlı olarak
08-08/82-24
6
gerçekleşmektedir. Nitekim Kasım 2005 tarihli TC Başbakanlık Devlet Planlama
Teşkilatı 9. Kalkınma Planı Kimya Sanayi Özel İhtisas Komisyonu, Gübre Çalışma
Grubu Raporu’nda bu durum;
240
“Maliyetlerin yüzde 65-80’inin hammadde maliyeti olduğu, hammaddelerin büyük
kısmının ithal yoluyla tedarik edildiği, uluslararası hammadde fiyatlarının ve döviz
kurlarındaki değişimlerin gübre maliyetleri üzerinde kritik öneme sahip olduğu
bilinmektedir.”
şeklinde ifade edilmektedir. Bu çerçevede inceleme konusu başvuru, önceki ilk
incelemeye paralel olarak, uluslararası fiyatlar ve döviz kuru değişimleri bakımından
ele alınacaktır.
Tablo 2’de, 2007 yılında ülkemizde ABD Dolar kurunun seyrine yer verilmiştir.
Tablo-2: 2007 yılı ABD Doları Kuru 250
2007 Yılı Azalış
Oranı %17,13
04.01.2007;
1,4056
31.12.07;
1,1647
1,1000
1,2000
1,3000
1,4000
1,5000
Oc
a.0
7
Şu
b.0
7
Ma
r.0
7
Ni
s.0
7
Ma
y.0
7
Ha
z.0
7
Te
m.
07
Ağ
u.0
7
Ey
l.0
7
Ek
i.0
7
Ka
s.0
7
Ar
a.0
7
Kaynak: TCMB Efektif Döviz Alış Kuru
Tablodan Ocak-Şubat aylarındaki artışın dışında genel olarak dolar kurunun düşüş
eğilimi içinde olduğu görülmektedir. Bu durumun özellikle iç tüketimin %40’ının ve
hammaddenin neredeyse tamamının ithalatla karşılandığı dikkate alındığında gübre
ithalatçılarının alım gücünü arttırıcı etkisi olduğu söylenebilecektir. Ancak, ABD Doları
küresel anlamda güç kaybetmektedir. Genel olarak Euro karşısında zayıflayan ABD
Doları’nın düşüş trendi uluslararası piyasalar tarafından da gözlenmektedir. Bu
çerçevede ülkemizde dolar kurundaki düşüş eğiliminin, özellikle aşağıda
detaylandırılan uluslararası fiyatlardaki artışlarla birlikte değerlendirildiğinde gübrenin 260
iç piyasadaki fiyat seyri üzerinde mevcut durumda önemli bir etkisi olmadığı
kanaatine ulaşılmaktadır.
Dolar kuruna ilişkin açıklamanın ardından uluslararası piyasalarda gübre fiyatlarının
değişiminin incelenmesi gereklidir. İlk inceleme sürecinde gübre piyasasına ilişkin
bilgi elde etmek amacıyla, piyasaya ilişkin veri toplayan ve sektördeki oyunculara
lisans ve tescil belgesi sağlama görevini yürüten Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü’nden (TÜGEM) bilgi talep edilmiştir.
TÜGEM tarafından gönderilen yazıda gübre fiyat artışlarına ilişkin olarak,
270
“Ülkemizde kimyevi gübre fiyatları; dünya gübre fiyatları, gemi navlun fiyatları, ithal
edilen ülkeye uygulanan gümrük vergisi, gübre kullanım mevsimine ve dolar kuruna
göre belirlenmektedir. … Ülkemizdeki kimyevi gübre fiyat artışlarının başlıca nedeni
yurt dışı fiyatlarda meydana gelen artışlardır.”
08-08/82-24
7
değerlendirilmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Esasen bu durum ülkemizde gübre
tüketiminin %40’ının ithalatla karşılanması ve üretimin ise yine ithal hammaddeye
bağımlı olarak gerçekleştirilebilmesinden kaynaklanmaktadır. Aşağıda uluslararası
gübre fiyatlarına ilişkin veriler ve değerlendirmelere yer verilmektedir.
Tablo-3: Amonyum Nitrat Bazlı Gübre Rusya Limanı FOB Fiyatlarının Seyri (Dolar/Ton) 280
09.01.2007; 224,71
2007 YILI ARTIŞ
ORANI % 61,53
08.01.2008; 362,97
04.01.2006; 238,49
0,00
50,00
100,00
150,00
200,00
250,00
300,00
350,00
400,00
04
.01
.20
06
04
.03
.2
00
6
04
.05
.20
06
04
.07
.20
06
04
.09
.20
06
04
.11
.20
06
04
.01
.2
00
7
04
.03
.20
07
04
.05
.20
07
04
.07
.20
07
04
.09
.20
07
04
.11
.20
07
04
.01
.20
08
Kaynak: ABD Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret Birimi2
Tablo 3, amonyum nitrat cinsi katı gübrenin ABD Ticaret Bakanlığı tarafından
yayınlanan Rusya limanı çıkış fiyatı değişikliklerini yansıtmaktadır. Görüldüğü üzere
Mayıs-Kasım 2007 ayları arasında 250 ABD Doları/ton olan gübre fiyatı, Kasım ayı
sonlarına doğru ciddi artış göstermiş ve 8.1.2008 itibarıyla 362 ABD Doları
seviyesine yükselmiştir. 2007 yılında gübre fiyatındaki artış oranı %61,53 olarak
gerçekleşmiştir. Bu yükselişin olası etkilerine değinmeden önce uluslararası piyasada
gübre fiyatlarının durumuna ilişkin olarak TÜGEM tarafından gönderilen bilgilere yer
verilecektir. 290
Tablo-4: Uluslararası Piyasalarda 2007 yılı Gübre Fiyatları3 (Dolar/Ton)
Üre As %21 DaP AN %33
Ocak 265 125 273 170
Şubat 292 138 303 183
Mart 313 152 391 210
Nisan 290 153 429 198
Mayıs 296 136 428 162
Haziran 287 128 432 159
Temmuz 265 125 432 166
Ağustos 267 128 459 182
Eylül 312 164 459 207
Ekim 331 193 476 220
Kasım 370 217 519 274
Aralık 391 245 570 314
Ortalama Artış 48% 96% 109% 85%
Kaynak: TÜGEM
2
3 TÜGEM’den alınan bilgiye göre bu fiyatlar gübreye ilişkin uluslararası yayınlarda yer alan istatistiksel FOB
fiyatlarını yansıtmaktadır. FOB fiyatı tedarikçinin ürünü, nakliyesini gerçekleştirecek gemiye kadar ulaştırması
maliyetini içerir. Ürün güverteye çıktıktan sonraki maliyet müşteriye aittir.
08-08/82-24
8
TÜGEM tarafından gönderilen bilgiler incelendiğinde özellikle 2007 yılının son
aylarında uluslararası gübre fiyatlarında çok ciddi artışlar olduğu görülmektedir.
TÜGEM verilerine göre 2007 yılı içinde AN 33 %85, AS 21 %96, DAP %109 ve Üre
%48 daha pahalı hale gelmiştir. Gerek ABD Ticaret Bakanlığı gerekse TÜGEM
verileri uluslararası gübre fiyatlarında önemli ölçüde artışlar olduğunu
doğrulamaktadır. 300
Bu kapsamda uluslararası piyasalarda gübre fiyatlarında yaşanan artış ile
ülkemizdeki fiyat artışı oranlarının kıyaslanması iç piyasada uluslararası piyasalardan
farklı olarak bir yükseliş gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması
bakımından gereklidir.
Tablo-5: Ocak –Kasım 2007 dönemi Türkiye ve Uluslararası Piyasa Fiyatı Artış Oranları
Gübre cinsi Veri kaynağı Artış Oranı(%)
Türkiye (Şikayetçi) 24
Türkiye (TUGEM) 27 Üre
Dünya (FOB) 40
Türkiye (Şikayetçi) 61
Türkiye (TUGEM) 66 A.Sülfat
Dünya (FOB) 74
Türkiye (Şikayetçi) 47
Türkiye (TUGEM) 48 DaP
Dünya (FOB) 90
Türkiye (Şikayetçi) 45
Türkiye (TUGEM) 43 AN %33
Dünya (FOB) 61
Türkiye (Şikayetçi) 44
Türkiye (TUGEM) 46 Ortalama
Dünya (FOB) 66
Tablodan görülebileceği üzere üre cinsi gübrede dünyada %40 seviyesinde 310
gerçekleşen fiyat artış oranı, Türkiye’de TÜGEM ve şikayetçiden sağlanan verilere
göre %24-27’dir. Benzer bir şekilde amonyum sülfat, DAP ve amonyum nitrat %33’de
de uluslararası fiyat artışları ülkemizdeki fiyat artışlarının çok üzerinde
gerçekleşmiştir. Ortalamada Türkiye fiyatları %45 seviyesinde artarken, dünya
piyasalarında artış %66’yı bulmuştur. Daha önceki bölümlerde değinildiği üzere, ABD
Doları genel olarak global düzeyde güç kaybetmektedir. Dolayısıyla dolar bazındaki
uluslararası gübre fiyatlarındaki artışın bir kısmının, doların değer kaybı karşısında
gübre ihracatçısı ülkelerin fiyatlarını yukarı çekmelerinden kaynaklandığı söylenebilir.
Bu kapsamda, 2007 yılı içinde çeşitli ülke paraları karşısında doların %2-10 değer
kaybettiği dikkate alındığında, tabloda %66 olarak belirtilen ortalama artış oranının, 320
dolardaki değer kaybı arındırıldıktan sonra %56-64 seviyelerinde olacağı
görülmektedir. Bu çerçevede, ülkemizde uluslararası piyasalardan bağımsız olarak
fiyat artışları gerçekleştiğini ifade etmek mümkün görünmemektedir.
Yukarıdaki veriler ülkemizde gübre fiyatındaki artışların uluslararası piyasalara
bağımlı olarak gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, uluslararası
fiyatların FOB fiyatı olması nedeniyle yurt içi satış fiyatlarının söz konusu FOB
08-08/82-24
9
fiyatından ne ölçüde farklılaştığının ortaya konulması ülkemiz gübre fiyatlarının genel
seviyesi hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlayacaktır.
330
Tablo 6’da çeşitli gübre cinslerine ilişkin olarak şikayetçi ve TÜGEM tarafından
sağlanan yurt içi satış fiyatları ile yine TÜGEM tarafından gönderilen uluslararası
FOB fiyatları karşılaştırılmıştır. İç fiyatlar ile dış fiyatlar oranlandığında genel olarak,
iç fiyatların uluslararası fiyatların 1,5-1,9 katı olduğu görülmektedir. TÜGEM
tarafından gönderilen yazıda, ülkemize girişte yurt içi KDV hariç gübre fiyatının FOB
fiyatı üzerine navlun, sigorta, gemi tahliye, gümrük vergisi, depolama, torba,
torbalama eklenmesi suretiyle oluştuğu, bu maliyetlerin de ortalama olarak FOB
fiyatının %35’ine denk geldiği ifade edilmektedir. Gübrenin çiftçiye satış fiyatı ise, bu
miktar üzerine KDV, yurt içi satış ve dağıtım maliyetleri ile ithalatçı/aracı kârının
eklenmesiyle oluşmaktadır. 340
Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, Uluslararası piyasalarda gübre fiyatlarının
seyrine ilişkin farklı kaynaklardan bilgi almak amacıyla internette araştırma yapıldığı
anlaşılmıştır. Ulaşılan kaynaklardan ilki olan ABD Tarım Bakanlığı, Ekonomik
Araştırmalar Merkezi’nin yayını olan Amber Waves Dergisi’dir. Bu derginin Kasım
2007 sayısında4 “Arz Sıkışıklığı ve Talep Yoğunluğu Birleşik Devletler Azotlu Gübre
Fiyatlarını Arttırabilir” başlıklı makalede özetle, mısır ekiminin azotlu gübre
kullanımında en büyük paya sahip olduğu, 2007 yılında mısır ekili alanların %19
oranında arttığı, dünyada da genel olarak azotlu gübre talebinin artmakta olduğu göz
önünde bulundurulduğunda ABD’nin azotlu gübre ithalatının giderek daha pahalı hale 350
geleceği ifade edilmektedir. Ayrıca doğalgazın azotlu gübre üretimi için gerekli olan
amonyak sentezinin ana hammaddesi olduğu, ülke içinde doğalgaz fiyatlarındaki
yükselme eğiliminin amonyak üretim kapasitesini %35 ölçüsünde azalttığı ve
amonyak ithalatını arttırdığı belirtilmektedir.
Dosya mevcudu bilgi ve belgeden DAP cinsi gübrede, 2007 yılının başından itibaren
fiyatların çok hızlı bir şekilde arttığı, gübre kullanımının azaldığı yaz aylarında yatay
bir seyir izlediği ve yıl sonuna doğru tekrar büyük bir artış gösterdiği anlaşılmıştır.
Ulaşılan çeşitli kaynaklarda5 özetle, dünyada genel olarak tarımsal ürünlere talebin 360
artması ve özellikle ABD’de tarım alanlarının büyük ölçüde etanol6 üretimi amaçlı
ekimlere ayrılması nedeniyle tahıl fiyatlarının artmakta olduğu, iklimsel sorunlar
nedeniyle ürün getirisinin azaldığı bu dönemde, talebin artmasının dünya tahıl
stoğunu azalttığı ve hatta mevcut stoğun dünyanın ancak 40 günlük tüketimini
karşılayabildiği, ayrıca global düzeydeki bu durumun ne kadar süreceğinin
bilinmediği, bununla birlikte fiyatlarda yaşanan artışların önemli ölçüde kalıcı olduğu
ve geçmiş fiyat seviyelerine dönüşün gerçekleşmesinin beklenmediği ifade
edilmektedir. Tarım ürünleri fiyatlarındaki artış ile Hindistan ve Çin’deki teşvik
politikaları nedeniyle dünya gübre talebinin arttığı, mevcut durumda hammaddelerde
yaşanan kıtlık ve tarımsal ürün stoğundaki azalma nedeniyle gübre piyasasının uzun 370
süre daha bu şekilde kalacağı belirtilmektedir.
4
5
6 Tahıldan üretilen bir cins alkol olan etanol, tek başına ya da benzinle karıştırılarak yakıt olarak
kullanılabilmektedir.
08-08/82-24
10
Tablo 6: Türkiye Gübre Satış ve Uluslararası FOB Fiyatları (YTL/Ton)
Tür/2007
Ay Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım
Türkiye (Şikayetçi) 550 560 670 640 625 605 605 605 605 600 680
Türkiye (TÜGEM) 541 568 632 620 618 590 577 563 565 593 685
Dünya (FOB YTL) 372 413 442 400 403 378 346 340 403 399 433
Şikayetçi/Dünya (YTL) 1,48 1,36 1,51 1,60 1,55 1,60 1,75 1,78 1,50 1,50 1,57
Üre
TÜGEM/Dünya (YTL) 1,45 1,38 1,43 1,55 1,53 1,56 1,67 1,65 1,40 1,49 1,58
Türkiye (Şikayetçi) 270 285 320 360 360 340 340 360 360 380 435
Türkiye (TUGEM) 269 282 331 348 337 324 322 353 341 356 446
Dünya (FOB YTL) 175,7 195 215 211 185 169 163 163 212 233 254
Şikayetçi/Dünya (YTL) 1,54 1,46 1,49 1,70 1,95 2,02 2,08 2,21 1,70 1,63 1,71
A.Sülfat
TÜGEM/Dünya (YTL) 1,53 1,45 1,54 1,65 1,82 1,92 1,97 2,16 1,61 1,53 1,75
Türkiye (Şikayetçi) 545 570 680 710 700 710 710 750 770 735 800
Türkiye (TUGEM) 540 565 651 686 700 705 715 738 760 738 800
Dünya (FOB) 273 303 391 429 428 432 432 459 459 476 519
Dünya (FOB YTL) 384 428 552 592 582 569 564 585 593 573 608
Şikayetçi/Dünya (YTL) 1,42 1,33 1,23 1,20 1,20 1,25 1,26 1,28 1,30 1,28 1,32
DaP
TÜGEM/Dünya (YTL) 1,41 1,32 1,18 1,16 1,20 1,24 1,27 1,26 1,28 1,29 1,32
Türkiye (Şikayetçi) 365 380 420 410 385 345 345 375 375 405 530
Türkiye (TUGEM) 374 382 422 423 381 358 364 377 379 369 535
Dünya (FOB) 170 183 210 198 162 159 166 182 207 220 274
Dünya (FOB YTL) 238,95 258,67 296,73 273,26 220,43 209,34 216,56 231,98 267,32 265,06 321,02
Şikayetçi/Dünya (YTL) 1,53 1,47 1,42 1,50 1,75 1,65 1,59 1,62 1,40 1,53 1,65
AN %33
TÜGEM/Dünya (YTL) 1,57 1,48 1,42 1,55 1,73 1,71 1,68 1,63 1,42 1,39 1,95
08-08/82-24
11
Diğer bir kaynakta7, Güney Amerika, Çin ve Hindistan’ın tüketimindeki artış nedeniyle
dünya gübre talebinin %14 arttığı, gübre maliyetinin ise 2006 kışından itibaren %20
yükseldiği ve 2008 yılında da hızla artmaya devam edeceğinin ifade edildiği
anlaşılmıştır.
Daha önce de değinildiği üzere gübre maliyetinin %65-80’inin hammadde
maliyetinden oluşması nedeniyle gübre fiyatları hammaddeler olan amonyak, fosfat 380
ve potasyum fiyatlarına aşırı duyarlıdır. Amonyağın elde edilmesi sürecinde doğalgaz
kullanılması gübre fiyatlarını doğalgaz fiyatlarına ve genel olarak enerji fiyatlarına
bağımlı hale getirmektedir. Bu durum DPT gübre raporunda;
“Azotlu gübrelerde rekabet gücünü belirleyen doğal gaz fiyatıdır. Doğal gaz fiyatları
aynı seviyede olduğundan bu gübrelerde AB ve ABD ile rahatlıkla rekabet
edilebilirken BDT Ülkeleri ile rekabet şansımız yoktur. AB ve ABD için de aynı durum
geçerlidir. Çünkü BDT ülkeleri doğal gazı sübvansiyonlu fiyatla (ihraç fiyatının beşte
biri) üreticilerine vererek haksız rekabet yapmaktadırlar”
390
şeklinde ifade edilmektedir. İGSAŞ’ın 2006 yılı Mart ayında doğalgaz fiyatlarının
yüksekliği sebebiyle üretimini durdurmuş olması bu konuya dikkat çekici bir örnek
teşkil etmektedir.
Dünyada genel olarak enerji fiyatlarında, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarında artış
eğilimi söz konusudur. Bu durumun da üretiminde doğalgaz kullanılan gübre
fiyatlarını etkileyeceği açıktır.
ABD, etanol üretimini Ortadoğu petrolüne bağımlılığına son verebilmek amacıyla
teşvik etmektedir. Bu teşvik daha fazla mısır ekimi ve daha fazla gübre kullanımı 400
anlamına geldiğinden bu durumun gübre fiyatlarının son dönemdeki artışında etkisi
olduğu gözlenmektedir.
Yukarıda yer verilen tüm bilgiler bir arada değerlendirildiğinde gübre piyasasının
yapısal bir değişim süreci içinde olduğu görülmektedir. Bu değişimin nedenleri ise;
- etanol üretimi amaçlı bitki ekiminin ve tahıl ürünlerine yönelik talebin
güçlenmesi,
- iklimsel sorunlar sebebiyle dünyada tarımsal ürün getirilerinin azalması,
- enerji fiyatlarının genel olarak artış eğilimi içinde bulunması,
- Çin ve Hindistan’ın tarımsal teşvik politikaları,
- bir çok ülkede amonyağın elde edilmesi için gerekli olan doğalgazın pahalı 410
olması nedeniyle üretime son verilmiş olması,
- bu durumun doğalgaz rezervine sahip ülkeler lehine gübre arzını
zayıflatmasıdır.
Hem gübre talebinde hem de gübre üretim maliyetlerinde yaşanan artış, uluslararası
gübre ticaretini olumsuz yönde etkileyerek gübre fiyatlarının artmasına neden
olmaktadır. Küresel anlamda tarımsal ürünlere ve dolayısıyla gübreye yönelik talebin
artması, gübre hammaddelerinden özellikle doğalgazın genel olarak enerji
fiyatlarındaki artışlara bağımlı olması, Türkiye gibi ithalatın iç tüketimin %40’ını teşkil
ettiği ve üretim için de ithal hammaddeye bağımlı olan ülkelerde uluslararası fiyatların 420
7
08-08/82-24
12
iç fiyatların en önemli belirleyicisi olması sonucunu doğurmaktadır. Bu çerçevede
halihazırda Adana Çiftçiler Birliği ve TÜGEM’den alınan bilgiler çerçevesinde
sektörde rekabeti sınırlayıcı nitelikte bir anlaşma olduğuna işaret edecek herhangi bir
olgunun bulunmaması da göz önünde bulundurularak, gübre fiyatlarındaki artışların
uluslararası fiyatlardaki artışlardan kaynaklandığı sonucuna ulaşlmıştır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
430
Dosya konusu şikayet ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir
işlem yapılmasına gerek olmadığına, şikayetin reddine OYBİRLİĞİ ile karar
verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy