AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR VE KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru no. 56681/09
Orhan GÜNLEMENÇ ve Diğerleri / Türkiye
(ekte bulunan tabloya bakınız)
Başkan
Branko Lubarda,
Hâkimler
Carlo Ranzoni,
Pauliine Koskelo,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla 21 Ocak 2021 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
16 Ekim 2009 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle davalı Hükümet tarafından gönderilen deklarasyonu göz önüne alarak,
Gerçekleştirdiği müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuranların listesi ekteki tabloda yer almaktadır.
Başvuranlar, Batman Barosuna bağlı Avukat M. İlge tarafından temsil edilmişlerdir.
Somut başvuru Batman’da 3 Mayıs 2004 tarihinde meydana gelen büyük bir yer altı patlaması neticesinde başvuranların mülklerinde meydana gelen hasara ilişkindir. Başvuranların Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında süre sınırı kurallarının yanlış uygulandığı iddiasıyla tazminat talep etmek için hukuk mahkemelerine erişimlerinin olmayışına ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında patlama sebebiyle mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasına ilişkin şikâyetleri Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Hükümet, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında ileri sürülen sorunların çözülmesi amacıyla tek taraflı deklarasyon sunmayı önerdiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet, ayrıca, Mahkemeden, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesini talep etmiştir.
Hükümet, somut başvurunun konusu olan hukuk yargılamalarının, mahkemeye erişim hakkı açısından Sözleşme’nin 6. maddesinde yer alan standartları karşılamadığını kabul etmiştir. Hükümet, ekli tabloda belirtilen miktarların başvuranlara müştereken ödenmesini teklif etmiş ve Mahkemeyi Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca başvurunun düşürülmesine karar vermeye davet etmiştir. Söz konusu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kararın tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, belirtilen miktarlara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmiştir.
Bu ödeme, davayı nihai çözüme kavuşturacaktır.
Bu karardan birkaç hafta önce, Hükümetin tek taraflı deklarasyon şartları başvuranlara gönderilmiştir. Mahkeme, başvuranlardan deklarasyon şartlarını kabul ettiklerine dair bir cevap almamıştır.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesinin, aşağıdaki halde davayı kayıttan düşürmesine imkân verdiğini gözlemlemektedir:
“Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse ...”.
Bu sebeple, Mahkeme, başvuranların davanın incelenmesine devam edilmesini istemelerine rağmen davalı Hükümet tarafından yapılan tek taraflı deklarasyon temelinde başvuruları 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülebilir (bk. özellikle Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003-VI).
Mahkeme, mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikâyetler konusunda açık ve geniş kapsamlı içtihatlar belirlemiştir (bk. örneğin, Kurşun/Türkiye, no. 22677/10, §§ 93-106, 30 Ekim 2018).
Teklif edilen ve benzer davalarda hükmedilen miktarlarla tutarlı olan tazminat miktarının yanı sıra Hükümet deklarasyonu içerisinde bulunulan ikrarların mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda, Mahkeme, başvurunun bu kısmının incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir gerekçe olmadığı kanaatindedir (37 § 1 (c) maddesi).
Yukarıdaki hususlar ışığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun tek taraflı deklarasyon tarafından kapsanan kısmının incelenmeye devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37 § 1 maddesinin son cümlesi).
Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması halinde, başvurunun Sözleşme’nin 37 § 2 maddesi uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (Josipović/Sırbistan (k.k.), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, başvuranların Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamındaki şikâyeti bakımından davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
Ek olarak başvuranların Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında yapmış olduğu şikâyetler aşağıdaki gibidir:
(i) Başvuranlar, Devlet yetkililerinin patlamayı ve bunun sonucunda mülklerine gelen hasarı önlemek için gerekli önlemleri almaya ilişkin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden;
(ii) devam eden sızıntı ve yeni patlamaların meydana gelme riski sebebiyle ilgili tarihte hala yürürlükte olan, patlamadan sonra yetkili makamlar tarafından yapılara ilişkin getirilen kısıtlamaların mülklerinin kullanımını ciddi şekilde kısıtladığından ve
(iii) uzmanlar tarafından tespit edilmesine rağmen gördükleri zararın telafi edilmediğinden şikâyetçi olmuşlardır.
Mahkeme, (i) ve (ii) şikâyetleri incelemiştir ve elindeki tüm materyaller ışığında ve şikâyet edilen hususların yetki alanına girdiği ölçüde, bu şikâyetlerin Sözleşme’nin 34 ve 35. maddesinde belirtilen kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamadığı ve Sözleşme veya Protokollerinde yer alan hakların ve özgürlüklerin ihlal edildiğini göstermediği kanaatindedir (bk. yukarıda anılan Kurşun, §§ 125 ve 129-133).
Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Başvuranların patlama sebebiyle mülklerinde meydana gelen zararın telafi edilmemesine ilişkin yukarıda anılan üçüncü şikâyet (iii) ile ilgili olarak, Mahkeme, Hükümetin söz konusu hukuk yargılamalarındaki eksikliklerle ilgili bir ihlali kabul ettiğini dikkate alarak, somut şikâyete ilişkin kabul edilebilirlik veya esas yönünden ayrı bir değerlendirme yapılmasına gerek olmadığı kanaatindedir (bk. yukarıda anılan Kurşun, § 128; ayrıca bk. Aksis ve Diğerleri/Türkiye, no. 4529/06, § 60, 30 Nisan 2019).
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin sunduğu deklarasyon metninde yer alan koşulların ve yine aynı metin içerisinde sunulan taahhütlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen yöntemleri dikkate alarak;
Başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine;
Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokolün 1. maddesi kapsamında başvuranların patlama sebebiyle uğradıkları maddi hasara ilişkin tazminat alamamalarına yönelik şikâyetin kabul edilebilirliğine ve esasına yönelik incelenme yapılmasına gerek olmadığına;
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğunu karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 11 Şubat 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv TigerstedtBranko Lubarda
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
EK
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ve Sözleşme’ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki şikâyetleri konu alan başvuru
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuranın adı
Doğum Yılı
Hükümetin deklarasyonunun Mahkemeye tebliğ edildiği tarih
Başvuranın deklarasyona ilişkin yorumunun Mahkemeye tebliğ edildiği tarih
Başvuranlara hükmedilen maddi ve manevi tazminat ve masraf ve giderleri karşılamak üzere müştereken ödenecek miktar (avro cinsinden)[1]
56681/09
16.10.2009
(13 başvuran)
Orhan GÜNLEMENÇ
1968
Hasan GÜNLEMENÇ
1978
Faik GÜNLEMENÇ
1981
Halil GÜNLEMENÇ
1989
Muhittin GÜNLEMENÇ
1992
Yıldız TUNG
1973
Türkan YILDIZ
1971
Mesude YILMAZ
1974
Fatma GÖZEL
1983
Ayşe GÜN
1967
Emine TOPTAŞ
1962
Leyla TUNG
1976
Gamze (geçmişte Selime) GÜNLEMENÇ
1985
24.11.2020
27.11.2020
9.000
[1] Başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere
Full & Egal Universal Law Academy