Gürdeniz / Türkiye – 59715/10 - 18 Mart 2014 tarihli karar [II. Bölüm]
Olaylar – 2010 yılında, savcılık, Balyoz isimli bir suç örgütünün üyelerini, 2002 ve 2003 yıllarında askeri darbe planlayarak hükümeti düşürmeyi planlamakla suçlayarak bu kişiler hakkında ceza soruşturması başlatmıştır. 6 Temmuz 2010 tarihinde, savcılık, başvuran da dahil olmak üzere birçok kişiye ceza davası açmıştır. 11 Şubat 2011 tarihinde Ağır Ceza Mahkemesi başvuranın tutuklanmasını emretmiştir. Başvuranın serbest bırakılmaya yönelik hiçbir talebi kabul edilmemiştir. Başvuran, 21 Eylül 2012 tarihinde 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Yargıtay tarafından, başvuranın temyiz başvurusu reddedilmiştir.
1 Mayıs 2013 tarihinde, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu ("Çalışma Grubu"), - başvuran dahil olmak üzere - Balyoz davası kapsamında tutuklanan 250 kişiye ilişkin görüşünü yayınlamıştır.
Hukuki değerlendirme - Madde 35 § 2: Mahkeme, davayı daha önce zaten Çalışma Grubu önünde incelemiş ve Sözleşme’nin 35 § 2. maddesi uyarınca da bu grubun "uluslararası diğer bir soruşturma veya çözüm mercii" olduğuna karar vermiştir.[1]
Mevcut davada, Çalışma Grubu, başvuranın tutukluluğunun keyfi olup olmadığına ve tutukluluğunun uzunluğuna dair, başvuran aleyhine açılan ceza davasında sunulan deliller başta olmak üzere birçok etkeni göz önünde bulundurarak bir görüş belirtmiştir. Çalışma Grubu, Balyoz davası kapsamında suçlanarak tutuklanan - başvuran dahil olmak üzere - 250 kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’nin 9. ve 14. maddelerine, ve Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesi’nin 9, 10 ve 11. maddelerine aykırı olduğunu belirtmiştir. Çalışma Grubu, bu sonuca varırken, başvuranın davasını adil yargılanma hakkı analizinin bir parçası olarak incelemiştir. Dolayısıyla, Çalışma Grubu’na sunulan şikayet, başvuranın Mahkeme’ye 5. madde kapsamında sunduğu şikayetleri kapsamaktadır. Bu doğrultuda, mevcut davanın koşulları göz önünde bulundurulduğunda, Mahkeme, davanın olaylarının, tarafların ve şikayetlerin birbirinin aynısı olduğuna hükmetmiştir.
Dolayısıyla, Sözleşme’nin 5 §§ 1 ve 3. maddeleri kapsamında Mahkeme’ye sunulan şikayetler, Çalışma Grubu’nun yukarıda belirtilen görüşlerinde konu edilen şikayetler ile temelde aynıdır.
Sonuç: kabul edilemez (şikayetler temelde aynı)
Mahkeme ayrıca, oy çokluğuyla, başvuranın 6. madde kapsamındaki şikayetlerinin de, iç hukuk yollarının tüketilmemesi sebebiyle, kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
[1] Peraldi / Fransa, 2096/05, 7 Nisan 2009, 118 sayılı Bilgi Notu.
Full & Egal Universal Law Academy