Olaylar ve Olgular: Başvuranın, üç kişilik ailesinin bir üyesi bir caminin bahçesindeki havuzun su motorunda meydana gelen elektrik kaçağı nedeniyle elektrik çarpmasına bağlı olarak hayatını kaybetmiştir. Başvuranlar Sözleşme’nin 2. maddesinin ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuş ve ayrıca 6. maddeye dayanarak, havuzun bakımından sorumlu belediye çalışanı aleyhine yürütülen ceza yargılamalarının uzunluğundan şikayetçi olmuşlardır.
Hukuksal Değerlendirme – 35 § 1 Maddesi: Başvuranlar, tazminat talebiyle idare mahkemesine başvurmamışlardır. Bu yola başvurmuş olsalardı, başvuranlar yetkililere uğradıkları iddia edilen zararı iç hukuk içerisinde tazmin etme olanağı ve idari makamlara, aile yakınlarının ölümüyle sonuçlanan, altyapı bakım ve denetiminde yasaya aykırı şekilde ihmalkâr davrandıklarını kabul etme olanağı vermiş olurlardı. Bu bağlamda, mevcut olayda hukuk davasının, ceza yargılamalarının sonucuna bağlı olmadığı kaydedilmelidir. Perez / Fransa ([BD], no. 47287/99, 12 Şubat 2004) başvurusunda incelenen ve “Hukuk yargılamaları ceza yargılamaların sonuçlanmasını beklemelidir” ilkesini kabul eden Fransız hukukundan farklı olarak, Türk hukuku uyarınca mağdurlar ceza davalarıyla aynı anda ve hatta sonrasında da hem hukuk mahkemeleri, hem de idare mahkemeleri önünde tazminat davası açabilmektedir. İdari mahkemeler ve hukuk mahkemeleri bir kişinin sorumluluğuna ilişkin karar verirken ceza hukuku değerlendirmeleri ile bağlı değildir. idare mahkemelerinin ve hukuk mahkemelerinin, ceza hukuku kurallarına veya hukuk yargılamalarının merkezinde yer alan bir eylemden kişiyi beraat ettirmeye yönelik bir ceza mahkemesi kararına riayet etme veya kusurun varlığına ve ciddiyetine ilişkin ceza mahkemesi bulgularını kabul etme yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla, eğer başvuranlar idare mahkemelerine tazminat talebinde bulunmuş olsalardı, bu mahkemeler kararlarını ceza hukuku değerlendirmelerine değil, idari makamların sorumluluklarına ilişkin idari hukuk ilkelerine dayandırırlardı.
Sonuç: kabul edilemez (iç hukuk yollarının tüketilmemesi).
35 § 3 Maddesi: Ceza mahkemesi önünde üçüncü bir taraf aleyhine başlatılan ceza yargılamalarının makul olmadığı iddiasına ilişkin olarak Mahkeme, başvuranların müdahil sivil taraf olarak yargılamalara katılma talebinde bulunmuş olsalar da ceza yargılamaları önünde kayıpları için açıkça tazminat talebinde bulunmamış ve herhangi bir nicel tazminat davası açmamışlardır. Başka bir deyişle, başvuranlar müdahil sivil taraf olarak yargılamalara sadece cezalandırmaya yönelik amaçlarla katılmışlardır. Dolayısıyla başvuranların ceza yargılamalarına müdahil sivil taraf olarak katılmış olmaları Sözleşme’nin 6. maddesinin kapsamına girmemiştir.
Sonuç: kabul edilemez (konu bakımından bağdaşmazlık (ratione materiae)).
Full & Egal Universal Law Academy