© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır. Daha fazla bilgi için, bu belgenin sonunda bulunan yazarın telif hakkı ile ilgili kısmı okuyabilirsiniz.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court. For further information see the full copyright at the end of this document.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund). Elle ne lie pas la Cour. Pour plus de renseignements veuillez lire l’indication de copyright/droits d’auteur à la fin du présent document.
Mahkeme İçtihadına İlişkin Bilgi Notu No. 180
Aralık 2014
H. ve J. -Hollanda (k.k) - 978/09 ve 992/09
Karar 13.11.2014 [Bölüm III]
Madde 6
Ceza Davaları
Madde 6-1
Adil yargılama
İltica başvurusunda gizlilik temelinde verilen beyanların işkence nedeniyle açılan ceza kovuşturmasında kullanılması: kabul edilemez
Olaylar – Afgan vatandaşı olan başvurucular komünist rejimin eski askeri-istihbarat servisinde (KhAD/WAD) üst düzey görevli olarak çalışmışlardır. Bu rejim yıkıldıktan kısa bir süre sonra Hollanda’da iltica talebinde bulunmuşlardır. İltica işlemleri sürerken kendilerinden, KhAD/WAD’taki kariyerleri de dahil olmak üzere, iltica talebinde bulunma gerekçeleri hakkında gerçeği söylemeleri istenmiştir. İltica talepleri reddedilmiş fakat Afganistan’da Sözleşme’nin 3. maddesinde yasaklanan muameleye maruz kalma tehlikeleri bulunduğu için sınırdışı edilmemişlerdir. Bununla birlikte oradayken işlemiş oldukları suçlar nedeniyle yargılanmışlardır. Her ikisi de savaş suçlarından mahkum edilmiştir. H. ayrıca işkenceye iştirakten de mahkum edilmiştir.
Başvurucular Avrupa Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında iltica başvuruları sırasında, baskı altında ve gizlilik taahhüdü karşılığında verdikleri kendilerini suçlandırıcı beyanlar temelinde mahkum edildiklerinden ve ceza soruşturması sırasında bu beyanlarla karşı karşıya bırakıldıklarından şikayetçi olmuşlardır.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 1: Her ne kadar mülteci statüleri reddedilmiş olsa da başvuruculardan hiçbiri sınır dışı veya ihraç edilmemiştir. Bunun yerine, Hollanda’da kalmalarına ve Hollanda Devletinin korumasından de facto yararlanmalarına izin verilmiştir. Hollanda ve Afganistan, her ikisi de 1984 tarihli İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık dışı veya Aşağılayıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’ye ve 1949 tarihli Savaş Zamanında Sivil Kişilerin Korunmasına ilişkin IV No’lu Cenevre Sözleşmesi’ne taraftırlar. Bu sözleşmelerde düzenlenen aut dedere aut iudicare ilkesi* uyarınca, başvurucuları başka bir yerde işlemiş olabilecekleri işkence eylemleri nedeniyle yargılamak Hollanda’nın sadece hakkı değil aynı zamanda görevidir de.
Başvurucuların iltica başvuruları sırasında verdikleri beyanların ceza yargılamalarında kullanılmasına gelinecek olursa, başvurucular Hollanda’ya kendi istekleriyle girmişler ve devletin korumasını talep etmişlerdir. Bunun için Hollanda Hükümetini, beyan etmiş oldukları zulme uğrama tehlikesinin haklı bir temele dayandığına ikna etmeleri istenmiştir. İspat yükü kendileri üzerinde olduğundan Hükümetin başvuruculardan tüm gerçeği anlatmalarını istemesinde bir tutarsızlık bulunmamaktadır. Göçmenlik mercilerine verdikleri beyanların baskı altında alındığı iddiası bu sebeple temelsizdir.
İltica işlemlerinin gizliliği taahhüdü sığınmacıların beyanlarının, kendilerinin korunması gereken kişi ve kurumların bilgisine ulaşmamasının sağlanmasını amaçlar. Öte yandan gizlilik uygulamasının suçluya hak ettiği ceza karşısında bir koruma sağlamaması gerekir. Dolayısıyla başvurucuların beyanları Hükümetin eline geçtikten sonra, Sözleşme’nin 6. maddesi Bakan Yardımcısının bunları bir diğer hükümet birimi olan Başsavcılığa, kendi yetki alanı içinde kullanılmak üzere aktarmasını engellemez.
Son olarak, başvurucuların iltica başvuruları sırasında vermiş oldukları beyanlarla ceza soruşturması sırasında karşı karşıya bırakılmış olmalarının ceza yargılamasının adilliği üzerinde bir etkisi yoktur. Başvurucular ihtar edilerek dinlenmişler ve sessiz kalma hakkından yararlanmışlardır ve hiç bir başvurucu ne iltica başvuruları ne de ceza yargılamaları sırasında işkenceyi veya diğer suçları kabul etmemiştir; dolayısıyla, daha sonra mahkumiyetlerini temellendirmek için kullanılacak bir itirafta bulunmaları yönünde telkin edilmeleri söz konusu değildir. (karşılaştırma için Gäfgen - Almanya [BD], 22978/05, 1 Haziran 2010, Bilgi Notu 131).
Karar: kabul edilemez (açıkça temelden yoksun).
* Devletlerin işkence ya da savaş suçları gibi ağır suçları işlediklerinden şüphelenilen kişileri sınır dışı etme ya da bizzat yargılama yükümlülüğü
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Yazı İşleri tarafından hazırlanmış bu özet Mahkeme’yi bağlamamaktadır.
İçtihat Bilgi Notları için buraya tıklayınız
© Avrupa Konseyi/Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 2015.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin resmi dilleri Fransızca ve İngilizce’dir. Bu çeviri, Avrupa Konseyi’nin insan haklarına destek Fonu’nun desteğiyle hazırlanmıştır (/humanrightstrustfund). Mahkeme’yi bağlamamaktadır ve Mahkeme, kalitesi konusunda herhangi bir sorumluluk kabul etmemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarının veritabanı olan HUDOC üzerinden () veya HUDOC’un bildirdiği başka veritabanları üzerinden yüklenebilir. Davanın isminin tamamen yazılması, yukarıdaki telif hakkıyla ilgili ifadeler kullanılması ve insan haklarına destek Fonu’na referans yapılması şartıyla ticari olmayan amaçlarla kullanılabilir. Bu çevirinin tamamını veya bir kısmını ticari amaçlarla kullanmak isteyen herkesin, bu durumu belirtilen adrese bildirmesi rica olunur: publishing@.
© Council of Europe/European Court of Human Rights, 2015.
The official languages of the European Court of Human Rights are English and French. This translation was commissioned with the support of the Human Rights Trust Fund of the Council of Europe (/humanrightstrustfund). It does not bind the Court, nor does the Court take any responsibility for the quality thereof. It may be downloaded from the HUDOC case-law database of the European Court of Human Rights () or from any other database with which the Court has shared it. It may be reproduced for non-commercial purposes on condition that the full title of the case is cited, together with the above copyright indication and reference to the Human Rights Trust Fund. If it is intended to use any part of this translation for commercial purposes, please contact publishing@.
© Conseil de l’Europe/Cour européenne des droits de l’homme, 2015.
Les langues officielles de la Cour européenne des droits de l’homme sont le français et l’anglais. La présente traduction a été effectuée avec le soutien du Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme du Conseil de l’Europe (/humanrightstrustfund) Elle ne lie pas la Cour, et celle-ci décline toute responsabilité quant à sa qualité. Elle peut être téléchargée à partir de HUDOC, la base de jurisprudence de la Cour européenne des droits de l’homme (), ou toute autre base de données à laquelle HUDOC l’a communiquée. Elle peut être reproduite à des fins non commerciales, sous réserve que le titre de l’affaire soit cité en entier et s’accompagne de l’indication de copyright ci-dessus ainsi que de la référence au Fonds fiduciaire pour les droits de l’homme. Toute personne souhaitant se servir de tout ou partie de la présente traduction à des fins commerciales est invitée à le signaler à l’adresse suivante : publishing@.
Full & Egal Universal Law Academy