H. ve J. / Hollanda – 978/09 ve 992/09 - 13.11.2014 tarihli Karar [Bölüm III]
Olaylar – Afgan vatandaşı olan başvuranlar, komünist rejimin eski askeri istihbarat servisinde (KhAD/WAD) üst rütbeyle görev yapmışlardır. Başvuranlar, Hollanda’da söz konusu rejim düştükten kısa bir süre sonra iltica başvurusunda bulunmuşlardır. İltica başvurusuna ilişkin işlemler sırasında, KhAD/WAD’daki kariyerleri de dahil olmak üzere, iltica başvurusunda bulunma nedenlerine ilişkin ifade vermeleri istenmiştir. İltica başvuruları reddedilmiştir, ancak Afganistan’da Sözleşme’nin 3. maddesinde yasaklanan bir muameleye maruz kalma riskinden dolayı sınır dışı edilmemişlerdir. Bununla birlikte, orada işledikleri suçlardan haklarında kovuşturma başlatılmıştır. Her iki başvuran da, savaş suçlarından yargılanmışlardır. Ayrıca, H., işkence suçuna yardımdan yargılanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yaptıkları başvuruda, başvuranlar Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca iltica başvurusu sırasında baskı altında ve gizli kalacağı sözüyle verdikleri kendilerini suçlayıcı ifadelere dayanarak yargılandıkları ve ceza soruşturması sırasında verdikleri ifadelerle karşı karşıya kaldıkları konularında şikâyetçi olmuşlardır.
Hukuki Değerlendirme – Madde 6 § 1: İltica başvuruları reddedilmesine rağmen, her iki başvuran da sınır dışı edilmemiş veya ülkesine iade edilmemiştir. Bunun yerine, Hollanda’da kalmalarına izin verilmiş ve böylece fiilen Hollanda Devletinin korumasından faydalanmışlardır. Hollanda ve Afganistan, 1984 İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme’ye ve Savaş Zamanında Sivillerin Korunmasına ilişkin 1949 Cenevre Sözleşmesi’ne taraftırlar. Söz konusu sözleşmelerde öngörülen “aut dedere aut iudicare”[1] (sınır dışı etme veya hakkında kovuşturma yapma) ilkesi uyarınca, bu sadece bir hak değil aynı zamanda başka bir yerde işledikleri işkence suçu nedeniyle başvuranlar hakkında kovuşturma başlatmak Hollanda devletinin zorunlu görevidir.
İltica başvurusuna ilişkin işlemler sırasında başvuranların verdiği ifadelerin cezai yargılama işlemlerinde kullanılmasına ilişkin olarak, başvuranlar kendi istekleriyle Hollanda’ya gelmişler ve korunma talep etmişlerdir. Bu kapsamda, başvuranlardan Hollanda Hükümetini ifadelerinde belirttikleri gibi haklarında kovuşturulma yapılmasına ilişkin korkularının gerekçeli olduğuna ikna etmeleri talep edilmiştir. Bu durum kanıtlama yükümlülüğü doğurduğu için, Hükümet’in başvuranlardan bütün gerçekleri talep etmesinde bir tutarsızlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, başvuranların, göç yetkililerine verdikleri ifadelerin baskı altına alındığı iddiası dayanaksızdır.
İltica başvuru işlemlerinde gizlilik sözünün verilmesinin amacı, iltica başvurusunda bulunan kişilerin ifadelerinden, söz konusu kişilerin kendilerini korumak istedikleri kişi veya kuruluşların bilgisi olmamasını sağlamaktır. Diğer taraftan, iltica başvurusuna ilişkin işlemlere uygun gizlilik uygulaması, suçluların cezalandırılmamasına izin vermemelidir. Sonuç olarak, başvuranların ifadeleri Hükümete ulaştığında, bakan yardımcısı Sözleşme’nin 6. maddesi uyarınca bu ifadeleri, yetkisi dâhilindeki ifadeleri kullanacak başka bir yetkili Hükümet organı olan Cumhuriyet savcılığına aktarmasında sakınca bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, başvuranların iltica başvurusu için verdikleri ifadelerinin cezai yargılama işlemleri sırasında kullanılmasının cezai yargılama işlemlerinin adilliğine halel getirmemiştir. Başvuranların ifadeleri alınırken gerekli uyarılar yapılmıştır ve başvuranlar sessiz kalma haklarını kullanmışlardır. Her iki başvuran da iltica başvurusu ve cezai yargılama işlemleri sırasında, haklarındaki işkence iddialarını veya diğer suçlamaları kabul etmemişlerdir. Bu nedenle, daha sonra, yargılamaları sırasında kullanılmak üzere itirafta bulunmaları için baskıya uğramamışlardır (karşılaştırınız, Gäfgen / Almanya [BD], 22978/05, 1 Haziran 2010, 131 Nolu Bilgi Notu).
Sonuç: Kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
[1] Yargı sınırları dışında işlenen işkence veya savaş suçu gibi ciddi suçları işlediklerinden şüphelenilen kişilerin Devlet tarafından sınır dışı edilmeleri veya haklarında kovuşturma başlatılması.
Full & Egal Universal Law Academy