Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : D3/A.Ç.-99/7 (Menfi Tespit/Muafiyet)
Karar Sayısı : 99-44/465-294
Karar Tarihi : 28. 9.1999
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan: Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU.
Üyeler: Sadık KUTLU, İsmet CANTÜRK, Nejdet KARACEHENNEM,
Mustafa PARLAK, A. Ersan GÖKMEN, R. Müfit SONBAY, Kubilay
ATASAYAR, Murat GENCER.
B- RAPORTÖRLER: Aydın ÇELEN, Ali İhsan ÇAĞLAYAN
C- BAŞVURUDA BULUNAN: Has Gıda San. ve Tic. A.Ş. temsilcisi
Ömer Aybey AKSU Petrolofisi Cad. Avcılar/İSTANBUL
D- TARAFLAR: - Has Gıda San. ve Tic. A.Ş.
Petrolofisi Cad., Avcılar/ İSTANBUL
- Has Gıda San. ve Tic. A.Ş.'nin 26 adet distribütörü
E- DOSYA KONUSU: Has Gıda San. ve Tic. A.Ş.(Has Gıda)'nın 26 adet
distribütör ile akdetmiş olduğu standart distribütörlük sözlemelerine menfi tespit
belgesi verilmesi veya muafiyet tanınması talebi.
F- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 4.5.1998 tarih, 1060 sayı ile giren
başvuru üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4, 5
ve 8. maddeleri uyarınca düzenlenen 22.9.1999 tarih, D3/A.Ç.-99/7 sayılı
Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 23.9.1999 tarih,
REK.0.07.00.00/80 sayılı Başkanlık önergesi ile 99-44 sayılı Kurul gündemine
alınarak karara bağlanmıştır.
G- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: Bildirimde bulunulan distribütörlük
sözleşmelerine menfi tespit verilemeyeceği, grup muafiyetinden
yararlanamayan sözleşmelerin bireysel muafiyet de alamayacağı, 4054 sayılı
Kanun'un 16. maddesinin son fıkrası uyarınca para cezası uygulanmasına
gerek olmadığı ve yeniden satış fiyatının belirlenmesine yönelik hükmün
sözleşmelerden çıkarılması halinde grup muafiyetinden yararlanılabileceği
düşünülmektedir.
H- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
1. İlgili Pazar
Ürün Pazarı: Has Gıda'nın faaliyet gösterdiği alan olan "dondurma pazarı"
ilgili ürün pazarı olarak belirlenmiştir.
(99-44/465-294)
2
Coğrafi Pazar: Endüstriyel dondurma üreticisi konumunda olan Has Gıda,
ürünlerini kurmuş olduğu distribütörlük ağı ile tüm Türkiye'de dağıtmakta ve
bildirime konu olan distribütörlük sözleşmesini tüm distribütörler ile ayrı ayrı
akdetmektedir. Bu yüzden Türkiye Cumhuriyeti sınırları ilgili coğrafi pazar
olarak belirlenmiştir.
2. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
2.1. Menfi Tespit Değerlendirmesi
Has Gıda tarafından yapılan 4.5.1999 tarihli başvuruda, distribütörlerle
akdedilen standart dağıtım anlaşmaları için menfi tespit talebinde
bulunulmaktadır.
Bilindiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 8. maddesinde menfi tespit ile ilgili
düzenlemelere yer verilmekte ve teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin
başvurusu üzerine, Kurul’un elinde bulunan bilgiler çerçevesinde bir
anlaşmanın, eylemin veya birleşme ve devralmanın Kanun’un 4, 6 ve 7.
maddelerine aykırı olmadığını gösteren menfi tespit belgesi verebileceği
hükmü yeralmaktadır.
Menfi tespit talebinde bulunulan dağıtım anlaşmaları incelendiğinde, menfi
tespit verilmesini engelleyecek bazı ihlal niteliğindeki hükümlere yer verildiği
görülmüştür. İhlal niteliğindeki bu hükümlerden bazıları şunlardır:
2.1.1. Distribütörlere Belirli Münhasır Bölgeler Verilmesi
Dağıtım anlaşmalarının giriş paragrafının (A) bendinde distribütörlerin faaliyet
gösterecekleri bölgelere ilişkin olarak aynen aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“Şirket (Has Gıda), Madde1 ve ekli Liste’de belirlenen satış yerleri
vasıtasıyla, belirli Şirket ürünlerinin, işbu Sözleşme’de tanımlanan Bölge
sınırları dahilindeki satışında, Distribütörü dağıtıcı olarak tayin etmekte;
Distribütör ise, işbu Sözleşme’nin şartları çerçevesinde bu görevi kabul
etmektedir.”
Yine, dağıtım anlaşmalarının “Tayin” başlıklı 2. maddesinin birinci
paragrafında, bölge sınırları dahilinde belirlenmiş olan "Satış Yerleri"ne
distribütörün ayrıcalıklı satıcı olarak atandığı şu ifadelerle belirtilmektedir:
“İşbu sözleşmenin şartları çerçevesinde, Şirket, Distribütörü ürünlerin,
Bölge sınırları dahilindeki Satış Yerleri’ne ayrıcalıklı satıcısı olarak tayin
eder. Distribütör, Şirket’in Bölge sınırları dahilinde, başka kişileri, Satış
Yerleri’nden başka noktalara, ürünlerin dağıtıcısı olarak tayin etmeye hakkı
olduğunu kabul eder.”
Yukarıda yer verilen iki sözleşme hükmünden de anlaşılacağı üzere,
distribütörlere belirli bölgeler içerisindeki Satış Yerleri’ne tek dağıtıcı olarak
satış yapma hakkı tanınmaktadır. Bu noktalara Has Gıda ürünlerini o
bölgeden sorumlu distribütörden başka bir dağıtıcı satamamaktadır.
Distribütörler ile akdedilen dağıtım anlaşmalarında her bir distribütöre bu tip
bir tek dağıtıcılık hakkı verildiği gözönünde bulundurulduğunda, coğrafi
pazarın distribütörler arasında Has Gıda tarafından paylaştırıldığı görülecektir.
(99-44/465-294)
3
Dolayısıyla, Has Gıda’nın distribütörleri ile akdetmiş olduğu dağıtım
anlaşmalarındaki sözkonusu hükümler, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin
“Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının
veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü” şeklindeki (b) bendi
kapsamında olup, hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
2.1.2. Distribütörlerin Satış Fiyatlarının Has Gıda Tarafından Belirlenmesi
Has Gıda ile distribütörler arasında akdedilen dağıtım anlaşmalarındaki ihlal
niteliğindeki diğer bir hüküm de distribütörlerin satış fiyatlarına ilişkindir.
Anlaşmanın “Fiyatlar ve Ödemeler” başlıklı 9. maddesinin dört ve beşinci
bendlerinde bu konuda şu hükümlere yer verilmektedir:
“4.Distribütör ürünleri Şirket tarafından verilen fiyat listesine uygun olarak
Satış Yerleri’ne satacaktır.
5.Şirket, herhangi bir zamanda, Distribütör’ün muvafakatını almaksızın
Madde 9.4’de tarif edilen fiyat listesini değiştirebilir. Bunun gibi fiyat
değişiklikleri, Şirket tarafından Distribütör’e bildirilen değişikliklerin
başlama tarihinden itibaren geçerli olacaktır.”
Distribütörlerin satış fiyatlarının Has Gıda tarafından belirlenmesini sağlayan
sözkonusu anlaşma hükümleri, 4054 sayılı Kanun’un “Mal veya hizmetlerin
alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü
alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi”ni yasaklayan (a) bendi
kapsamındadır.
2.1.3. Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Dağıtım anlaşmalarında, anlaşma süresince distribütörlerin Has Gıda ile
rekabet edecek faaliyetlerde bulunamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu
konuda, anlaşmanın “Rekabet” başlıklı 11. maddesinin birinci paragrafında
aynen şu ifadelere yer verilmektedir:
“Distribütör işbu Sözleşmenin esas şartının, Sözleşme süresince,
doğrudan ya da dolaylı olarak, rakip ürünleri üretmeyeceği ya da
satmayacağı ya da herhangi başka bir şekilde ticaretini yapmayacağı
olduğunu kabul eder.”
Distribütörlerin Has Gıda dışındaki sağlayıcıların ürünleri ile ilgili faaliyette
bulunmalarını yasaklayan bu hüküm, hem sağlayıcılar arasındaki rekabeti
hem de dağıtıcılar arasındaki rekabeti engelleyici nitelikte olması nedeniyle,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamındadır.
Yukarıda yer verilen rekabet ihlalleri nedeniyle, Has Gıda ile distribütörler
arasında akdedilen dağıtım anlaşmalarına menfi tespit verilmesi mümkün
değildir.
2.2. 1997/3 Sayılı Tebliğ Açısından Değerlendirme
Has Gıda’nın Kurum’a bildirdiği anlaşmalar distribütörleri ile akdetmiş olduğu
dağıtım anlaşmalarıdır. Bilindiği üzere, Kurulumuz belirli şartları sağlayan
dağıtım anlaşmalarını Kanun’un 4. maddesinin yasaklamasından muaf tutan
1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği’ni çıkarmıştır. Bildirimde bulunulan dağıtım anlaşmalarının bu Tebliğ
kapsamında olup olmadığını değerlendirmek gerekmektedir.
(99-44/465-294)
4
Tebliğ’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde grup muafiyetinin uygulanabilmesi
için anlaşmalarda bulunması gereken unsurlar belirtilmektedir. Bunlardan
birincisi, anlaşmaya yalnızca iki teşebbüsün taraf olması zorunluluğudur. Has
Gıda, dağıtım anlaşmalarını 26 adet distribütör ile ayrı ayrı akdetmesi
nedeniyle, bu gereği yerine getirmektedir. İkinci koşul olarak, dağıtıcıya
münhasır bir bölge verilmiş olması gerekmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi,
dağıtım anlaşmalarının giriş paragrafının (A) bendinde ve “Tayin” başlıklı 2.
maddesinin birinci paragrafında, distribütörlere belirli münhasır bölgeler
verildiği ifade edilerek, Grup Muafiyeti Tebliği’nin uygulanması için aranılan
ikinci koşul da yerine getirilmektedir. Ayrıca, anlaşmaya konu olan ürünlerin
distribütörlere yeniden satış yapılması amacıyla satılması gerekmektedir.
Distribütörlerin anlaşmaya konu olan dondurma ürünlerini "Satış Yerleri"ne
satmak amacıyla Has Gıda’dan almaları nedeniyle, üçüncü koşul da yerine
getirilmiş olmaktadır.
Bildirimde bulunulan anlaşmanın 1. maddesinde, anlaşma metninde kullanılan
bazı terimlerin tanımlarına yer verilmiştir. Bu maddenin 14. paragrafında
“Bölge” tanımı yapılarak, anlaşmanın ekindeki listede ve haritada tarif edilen
coğrafi alan distribütörün bölgesi olarak ifade edilmiştir. Söz konusu maddede
yeralan tanımlar incelendiğinde, 1997/3 sayılı Tebliğ’de izin verilmeyen
herhangi bir rekabet ihlali içermediği görülmektedir.
Anlaşmanın 2. maddesinin birinci paragrafında, Has Gıda’nın, distribütörü
Bölge sınırları dahilinde ayrıcalıklı satıcı olarak tayin ettiği ifade edilmek
suretiyle, sözkonusu anlaşmanın bir tek elden dağıtım anlaşması olduğu
vurgulanmaktadır. Sözkonusu hüküm, daha önce de ifade edildiği üzere,
coğrafi pazarın distribütörler arasında paylaştırılması anlamına gelmesi
nedeniyle, Kanun’un 4. maddesi kapsamında rekabet ihlalidir. Ancak, 1997/3
sayılı Tebliğ’in uygulanabilmesi için distribütörlere tanınan bölgelerin münhasır
bölgeler olma zorunluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla, anlaşmanın 2.
maddesinin birinci paragrafı 1997/3 sayılı Tebliğ kapsamındadır.
Dağıtım anlaşmasının 2. maddesinin ikinci paragrafında, 30 gün öncesinde
distribütörleri haberdar etmek koşuluyla, Has Gıda’ya bölge sınırlarını, bölge
sınırları içerisindeki satış yerlerini ya da ürünleri değiştirebilme hakkı
verilmektedir. Has Gıda’ya bu tip bir hak verilmiş olması, distribütörlere
tanınan bölgelerin münhasır olma özelliğini kaybettirmemesi nedeniyle, bu
hüküm de 1997/3 sayılı Tebliğ kapsamındadır.
Distribütörler tarafından kullanılmak üzere düzenlenecek olan tesislere ilişkin
hükümlerin yeraldığı 4. maddede, tesislerin ürünlerin depolanmasına ve
dağıtımına uygun olduğunun distribütör tarafından garanti edildiği, sözkonusu
tesislerin bakımının distribütörün kendisi tarafından yapılacağı, Has Gıda’nın
gerekli görmesi halinde 60 gün içerisinde distribütörün ek yatırımlar yapma
zorunluluğunun bulunduğu hükme bağlanmaktadır. 4. maddede distribütörlere
yatırım yapma zorunluluğu getirilmesine rağmen, bu maddeyi rekabet ihlali
olarak değerlendirmek mümkün değildir. Esasen, distribütörlere tesislere
yatırım yapma yükümlülüğü getirilmesi rekabet ihlalinden ziyade, rekabeti
arttırıcı niteliktedir. Anlaşmaya konu olan ürünün belirli ısı derecelerinde
depolanmasının gerektiği de düşünüldüğünde, distribütörlere yatırım yapma
yükümlülüğünü getirmenin markalararası rekabeti arttırmak için bir zorunluluk
olduğu görülmektedir. Ayrıca, 1997/3 sayılı Tebliğ’in “Grup Muafiyeti
(99-44/465-294)
5
Kapsamına Giren Yükümlülükler” başlıklı 3. maddesinin rekabet ihlali olarak
nitelendirilmeyen yükümlülüklerin sayıldığı (c) bendinde, dağıtıcılara satış ağı
oluşturma ve nitelikli eleman çalıştırma gibi satış arttırma uygulamalarında
bulunma yükümlülüğünün getirilebileceği ifade edilmektedir.
Anlaşmanın, sağlayıcı konumundaki Has Gıda’nın yükümlülüklerinin belirtildiği
5. maddesinde, Has Gıda’nın "Bölge"de ürünlerin satışını teşvik etmek
amacıyla promosyon desteği vereceği, distribütörlere idari ve teknik yardım
sağlayacağı, ekipman ve malzemelerin doğru kullanımına ilişkin eğitim
vereceği, distribütörün bölgesindeki satış yerlerine verilmek üzere emanet
dondurucu ve tezgahları sağlayacağı, emanet verilen dondurucu ve
tezgahların çeşitleri ve sayılarının her yıl gözden geçirileceği hükme
bağlanmaktadır. Bu maddede yer alan yükümlülüklerin hiçbirini rekabet ihlali
olarak nitelendirmek mümkün değildir. Aksine, tek elden dağıtım
anlaşmalarından beklenen faydanın sağlanabilmesi için, sağlayıcı
konumundaki teşebbüsün promosyon yapması ve distribütörlerini ürünlerin
dağıtımı ile ilgili her konuda eğitmesi gerekmektedir. Distribütörün
bölgesindeki satış yerlerine emanet dondurucu ve tezgah verme uygulaması
ise ilgili ürün pazarı olan dondurma pazarında faaliyet gösterebilmek için bir
zorunluluktur. Zira, dondurmanın belli sıcaklıklarda korunması ve satışa
sunulması gerekmektedir. Bu zorunluluğu yerine getirmenin yollarından birisi
de, satış yerlerinde kullanılacak olan dondurucuların sağlayıcı konumundaki
Has Gıda tarafından tedarik edilmesidir.
Distribütörlerin yükümlülüklerinin yeraldığı “Taahhütler” başlıklı 6. maddede,
dağıtımı yapılan ürünü korumaya yönelik olarak, distribütörlerin (–)18
Santigrat’ın altında depolamayı garanti eden donduruculara sahip olmayan
müşterilere satış yapamayacakları hükme bağlanmaktadır. Görüldüğü üzere,
bu hüküm ile distribütörlere müşteri sınırlaması getirilmektedir. Ancak,
sözkonusu ürünün dondurma olduğu düşünüldüğünde, bu tip bir müşteri
kısıtlamasının rekabet ihlali olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Yine,
dağıtıma konu olan ürünü korumaya yönelik olarak, distribütörlere, hasarlı
veya kirlenmiş ürünleri satmama ve sattırtmama veya bu konuda Has Gıda
tarafından verilen talimatlara uyma yükümlülükleri getirilmektedir. Ürünü
korumaya yönelik olarak distribütörlere getirilmiş bu yükümlülüklerin de
rekabet ihlali olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Anlaşmanın 6. maddesinde, ayrıca, distribütörlere, kendilerine ait dondurucu
ekipmanının (soğuk hava depoları, frigorifik kamyonet gibi) bakımını yapma
ve her zaman işler halde tutma yükümlülüğü getirilmektedir. Ayrıca,
distribütörlere getirilmiş olan yükümlülükleri yerine getirip getirmediklerini
kontrol etmek amacıyla, Has Gıda’ya, distribütörleri denetleme hakkı da
tanınmıştır. Dağıtım anlaşmalarından beklenen faydanın sağlanması için
gerekli olan bu yükümlülükler rekabet ihlali olarak değerlendirilemez. Benzer
biçimde, distribütörlerin zamanında ödeme yapacaklarına ve belirli aralıklarla
piyasaya ilişkin bilgileri Has Gıda’ya ileteceklerine ilişkin sözleşme hükümleri
de rekabet ihlali olarak nitelendirilemeyecek hükümlerdir.
Anlaşmanın “Stok” başlıklı 7. maddesinde, distribütörün belirli günlerde sipariş
vereceği, belirlenecek minimum seviyede stok bulunduracağı, ürünlerin
"Bölge" içerisinde optimum biçimde dağılımını sağlayacağı, Has Gıda
tarafından öngörülen promosyon faaliyetlerine katılacağı, satış yerlerinin bu
(99-44/465-294)
6
promosyonlara katılmasını sağlayacağı hükme bağlanmaktadır. Bu maddede
yeralan yükümlülüklerinin tamamı 1997/3 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinin (c)
bendinde yeralan ve rekabet ihlali olarak nitelendirilmeyen yükümlülüklerdir.
“Fiyatlar ve Ödemeler” başlıklı 9. maddede, Has Gıda’nın distribütöre ürünleri
vadeli olarak satacağı ve ödeme koşullarını Has Gıda’nın önceden haber
vermeksizin değiştirebileceği ifade edilmektedir. Has Gıda’nın distribütörlere
satış fiyatını belirleyen bu hüküm rekabet ihlali niteliğinde değildir. Ancak, aynı
maddenin dört ve beşinci paragraflarında, distribütörlerin ürünleri Has Gıda
tarafından belirtilen fiyat listesine uygun olarak satış yerlerine satacağı ve
distribütör satış fiyatlarındaki değişikliklerin distribütörlere bildirildikleri tarihten
itibaren geçerli olduğu ifade edilmektedir. Bu hüküm açıkça, distribütörlerin
satış fiyatlarının Has Gıda tarafından belirlendiğini göstermektedir. Has Gıda
tarafından doldurulan bildirim formunun 2.1 maddesinde de açıkça,
distribütörlerin ürünleri kendi müşterilerine satarken Has Gıda’nın satış fiyatını
uyguladıkları ve distribütörlere dağıtım hizmetleri ve performans düzeylerine
karşılık olmak üzere bu fiyat üzerinden belirli iskontolar verildiği ifade
edilmektedir.
Anlaşmanın 11. maddesinde, distribütörlere, anlaşma süresince doğrudan
veya dolaylı olarak rakip ürünleri üretmeme, satmama ya da herhangi bir
şekilde ticaretini yapmama yükümlülüğü getirilmektedir. Distribütörlere
getirilen bu kısıtlama açık bir biçimde rekabet ihlalidir ve 4054 sayılı Kanun’un
4. maddesi kapsamındadır. Ancak, tek elden dağıtım anlaşmalarından
beklenen faydanın sağlanabilmesi için dağıtıcıların sadece sağlayıcının
ürünlerine yoğunlaşması, rakip ürünlerle iştigal etmemesi gerekmektedir. Bu
görüşten hareketle, 1997/3 sayılı Tebliğ’in dağıtıcılara getirilebilecek
kısıtlamaların yeraldığı 3. maddesinin (b) bendinde, dağıtıcılara anlaşma
konusu mallarla rekabet halindeki malları üretmeme veya dağıtmama
yükümlülüğünün getirilebileceği ifade edilmektedir.
“Diğer” başlıklı 14 maddede, distribütör ile Has Gıda arasındaki ilişkinin satıcı
alıcı ilişkisi olduğu, acenta, ortaklık, müşterek teşebbüs ya da herhangi başka
bir ortaklığın sözkonusu olmadığı, tescilli markaların sahibinin Has Gıda
olduğu, sözkonusu markalarla ilgili herhangi bir ihlal halinde distribütörün Has
Gıda ile işbirliği yapacağı, distribütörün kamuoyu tarafından bilinmeyen Has
Gıda’ya ait gizli bilgileri ifşa etmeyeceği hüküm altına alınmaktadır.
Distribütörler ile Has Gıda arasındaki ticari ilişkiyi tanımlayan hükmün ve
tescilli marka haklarının korunması ile ilgili hükmün rekabet ihlali niteliğinde
olduğunu ileri sürmek mümkün değildir. Benzer biçimde, Has Gıda ile ilgili gizli
bilgilerin ifşa edilmemesi yükümlülüğü, distribütörlere getirilmiş bir kısıtlama
niteliğinde olmasına rağmen, rekabeti kısıtlamayıp, arttırabilecektir.
Yukarıda yer verilen açıklamalardan da görüleceği üzere, Has Gıda'nın
distribütörleri ile akdetmiş olduğu sözleşmenin 9. maddesinin dört ve beşinci
paragraflarında, distribütörlerin satış fiyatları Has Gıda tarafından
belirlenmekte ve dolayısıyla sözkonusu sözleşmeler 1997/3 sayılı Grup
Muafiyeti Tebliğ'i kapsamı dışında kalmaktadır.
(99-44/465-294)
7
2.3. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği kapsamına girmeyen Has Gıda
distribütörlük sözleşmeleri bireysel muafiyet değerlendirmesine tabi
tutulduğunda, yeniden satış fiyatının belirlenmesini sağlayan 9. maddenin dört
ve beşinci paragrafları nedeniyle, bireysel muafiyet alamayacağı tespit
edilmiştir. Zira, 4054 sayılı Kanun'un muafiyet verilmesinin koşullarını
düzenleyen 5. maddesinde iki olumlu ve iki olumsuz koşul sayılarak, muafiyet
verilecek olan anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarının bu dört
koşulu birden sağlaması gerektiği hükme bağlanmıştır. Oysa, Has Gıda
distribütörlük sözleşmelerinin yeniden satış fiyatının belirlenmesine neden
olan 9. maddesinin dört ve beşinci paragrafları sözleşmelerin muafiyet için
gerekli koşulları taşımasını engellemektedir. Yeniden satış fiyatının
belirlenmesini sağlayan sözkonusu hükümler, Has Gıda ürünlerinin
dağıtımında iyileşmenin sağlanması için zorunlu olmadığı gibi, distribütörler
arasındaki fiyat rekabetini engelleyerek tüketicinin bundan zarar görmesine
neden olmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu hükümler nedeniyle, distribütörler
arasındaki rekabet gereğinden fazla kısıtlanmakta olduğundan, Has Gıda
distribütörlük sözleşmelerinin bireysel muafiyet alabilmesi mümkün değildir.
I- SONUÇ
Yukarıda yer verilen tespit ve değerlendirmelerin ışığında;
1) Distribütörlere belirli münhasır bölgeler verilmiş olması, sözleşme
süresince distribütörlerin sağlayıcı ile rekabet edecek şekilde rakip
ürünlerle iştigal edememesi ve distribütörlerin satış fiyatlarının Has Gıda
San. ve Tic. A.Ş. tarafından belirlenmesi nedenleriyle bildirimde bulunulan
distribütörlük sözleşmelerine menfi tespit verilemeyeceğine;
2) 1997/3 sayılı Tek Elden Dağıtım Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliğ kapsamında değerlendirme yapıldığında, distribütörlere münhasır
bölgeler verilmesinin ve anlaşma süresince rakip ürünlerle iştigal etmeme
yükümlülüğü getirilmesinin Tebliğ kapsamında olduğuna; ancak
distribütörlerin satış fiyatlarının belirlenmesinin sözleşmeleri Tebliğ
kapsamı dışına çıkartması nedeniyle sözleşmelerin 1997/3 sayılı Grup
Muafiyeti Tebliğ'inden yararlanamayacağına;
3) Has Gıda San. ve Tic. A.Ş. tarafından distribütörlerin satış fiyatları
belirlenmek suretiyle, distribütörlük sözleşmelerinden beklenen faydanın
elde edilebilmesi için zorunlu olandan daha fazla rekabetin kısıtlandığına,
dolayısıyla bildirime konu olan sözleşmelere bireysel muafiyet verilebilmesi
için gerekli olan şartların sağlanmaması nedeniyle sözleşmelere bireysel
muafiyet verilemeyeceğine;
4) Genellikle rakipler arasındaki fiyat anlaşmaları kadar rekabeti kısıtlayıcı
nitelikte olmayan dikey fiyat belirlemenin açık ihlal olarak
değerlendirilmemesine; dolayısıyla 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin
son fıkrası uyarınca para cezası uygulanmasına gerek olmadığına;
5) Distribütörlük sözleşmelerindeki yeniden satış fiyatının belirlenmesine
yönelik 9. maddenin dört ve beşinci bendlerinin sözleşmeden çıkarılması
durumunda 1997/3 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği'nden
(99-44/465-294)
8
yararlanılabileceğine; öngörülen koşulların yerine getirilmesi için kararın
tebliğ tarihinden itibaren ilgili taraflara 60 gün süre verilmesine, bu süre
içerisinde aykırılığın giderildiğinin Kurumumuza tevsik edilmesine, aksi
takdirde sözleşmenin geçersiz sayılacağının ve öngörülen düzeltmeler
yapılmadan sözleşmenin uygulanmasına devam edilmesi halinde
teşebbüs hakkında soruşturma açılacağının ve 4054 sayılı Kanun'un 16 ve
17. maddeleri uyarınca işlem yapılacağının taraflara bildirilmesine;
OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy