Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2019-4-071 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 19-41/682-295
Karar Tarihi : 22.11.2019
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Arslan NARİN (İkinci Başkan)
Üyeler : Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ
B. RAPORTÖRLER : Özgür BAL, Muhammed Safa UYGUR, Elif Sıdıka SARI,
Enes YASAN
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - HDI Sigorta A.Ş.
Temsilcisi: Neyzar ÜNÜBOL
Sağlam Fikir Sok. Kelebek Çıkmazı No, 5, 34394, Esentepe,
İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: HDI Sigorta A.Ş. ile Alternatif Bank A.Ş. ve Alternatif Finansal
Kiralama A.Ş. arasında akdedilen “Hayat-Dışı Sigorta İçin Süreli Acentelik
Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 31.10.2019 tarih ve 7537 sayıyla
giren bildirim üzerine düzenlenen 14.11.2019 tarih ve 2019-4-071/MM sayılı Muafiyet
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; HDI Sigorta A.Ş. ile Alternatif Bank A.Ş. ve
Alternatif Finansal Kiralama A.Ş. arasında imzalanan “Hayat-Dışı Sigorta İçin Süreli
Acentelik Sözleşmesi”nin (SÖZLEŞME) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup
Muafiyeti Tebliği (2002/2 sayılı Tebliğ) çerçevesinde grup muafiyetinden
yararlanabileceği ifade edilmiştir.
G. İNCELEME ve DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Teşebbüsler
G.1.1. HDI Sigorta A.Ş. (HDI SİGORTA)
(4) HDI SİGORTA, nihai olarak Talanx AG tarafından kontrol edilen Almanya merkezli
global sigorta şirketler grubu içerisinde yer almaktadır. Talanx AG, sigorta ve
reasüransın farklı alanlarında yaklaşık 150 ülkede mal/zarar ve hayat sigortacılığı
alanında faaliyet göstermektedir. Öte yandan, Talanx AG grup şirketlerinden olan ve
HDI SİGORTA’nın tek pay sahibi HDI International AG, Türkiye’nin de aralarında
bulunduğu 13 ülkede sigortacılık hizmetleri sağlayan uluslararası perakende iş kolunu
yönetmektedir.
(5) HDI SİGORTA, hayat dışı sigortacılık sektöründe ağırlıklı olarak yangın, nakliyat, araç
kazaları, araç dışı kazalar, bireysel kaza, mühendislik ve tarım sigortası branşlarında
faaliyet göstermektedir. HDI SİGORTA, sigortacılık faaliyetlerini Türkiye genelinde
dokuz bölge müdürlüğü ve iki bine yakın acentesi vasıtasıyla yürütmektedir. Teşebbüs,
yakın zamanda Ergo Sigorta A.Ş.’nin paylarının tamamını satın alarak tek pay sahibi
19-41/682-295
2/6
haline gelmiştir1.
G.1.2. Alternatif Bank A.Ş. (ALTERNATİF BANK) ve Alternatif Finansal Kiralama
A.Ş. (ALTERNATİF LEASİNG)
(6) ALTERNATİF BANK, kurumsal bankacılık alanında ticari finansman, nakit yönetimi,
kurumsal finansman ve türev ürünler; ticari ve KOBİ bankacılığı alanlarında sigorta ve
dış ticaret finansmanı, hazine/türev işlemleri, tedarikçi finansmanı ile nakit yönetimi ve
türev ürünler; bireysel bankacılık alanında ise vadeli mevduat, fonlama, kredi kartı
hizmetleri, bireysel kredi, vadesiz hesap başta olmak üzere çeşitli ürünler içeren
hizmetler sunmaktadır.
(7) ALTERNATİF LEASİNG ise esas itibarıyla müşterileri ile akdettiği finansal kiralama
anlaşmaları doğrultusunda, müşterilerinin ihtiyaç duyduğu makine, ekipman, yatırım
malı vb. diğer malları satın alarak söz konusu malların müşteriye teslimini
sağlamaktadır.
(8) ALTERNATİF BANK ve ALTERNATİF LEASİNG’in (ikisi birlikte “ALTERNATİF”)
hisselerinin tamamı Katar merkezli The Commercial Bank’a (TCB) aittir. Dosyadaki
bilgilere göre TCB, kurumsal, ticari ve yatırım bankacılığı ile bireysel bankacılık alanında
faaliyette bulunmaktadır.
G.2. İlgili Pazar
(9) Sigortacılık pazarı genel olarak hayat sigortaları ve hayat dışı sigortalar şeklinde iki
kategoride değerlendirilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1487. maddesine
göre hayat sigortası, sigortalının ölümü veya hayatta kalması halinde, sigorta bedelinin
sigorta ettirene veya onun belirlediği bir kişiye ödenmesinin üstlenildiği sigorta türüdür.
Hayat dışı sigorta ise; kaza, hastalık/sağlık, kara araçları, hava araçları, su araçları,
nakliyat ve ulaşım, yangın ve doğal afetler, genel zararlar, trafik sigortası, hukuksal
koruma, kara taşıma sorumluluk, hava araçları sorumluluk, genel sorumluluk, raylı
araçlar, su araçları sorumluluk, kredi, emniyeti suistimal, finansal zararlar ve destek gibi
diğer tüm sigorta çeşitlerini kapsamaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 5.
maddesine göre sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından sadece
birinde faaliyet gösterebilmektedir.
(10) Sigorta şirketleri sigorta ürünlerinin dağıtımını merkezlerinden yapabildikleri gibi,
acenteler, brokerlar veya bankalar gibi kanallardan da yapabilmektedir. Türkiye Sigorta
Birliği (TSB) verilerine göre satış kanalı bazında sigorta pazar payı dağılımı aşağıdaki
gibidir:
Tablo 1: 2018 Yılı Satış Kanalı Bazında Sigorta Pazar Payı Dağılımı (%)
Dağıtım Kanalı Hayat Dışı Toplam Hayat Toplam Genel Toplam
Merkez 7,3 8,2 7,4
Acente 61,5 9,1 54,8
Banka 14,4 77,6 22,4
Broker 12,8 5,1 11,8
Diğer 4,0 0 3,5
Toplam 100 100 100
Kaynak: TSB İstatistikleri.
(11) Tabloda yer verilen bilgiler çerçevesinde, bildirime konu SÖZLEŞME’nin ilgili olduğu
hayat dışı sigortacılık pazarında banka kanalının toplam payı %14 oranındadır. Nitekim,
bu alanda acente ve brokerlar tarafından yapılan satışların oldukça önemli seviyelerde
1 Rekabet Kurulunun 30.05.2019 tarihli ve 19-20/289-124 sayılı kararı.
19-41/682-295
3/6
olduğu görülmektedir. Bu kapsamda, işbu dosya özelinde bankacılık kanalının düşük
payı dikkate alınarak ilgili pazarın satış ve dağıtım kanallarına göre ayrı ayrı
değerlendirilmesinin gerekli olmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, hayat dışı sigortacılık alt
kırılımları bazında değerlendirildiğinde de tabloda önemli bir değişiklik meydana
gelmediği görülmektedir. Bu nedenle, yine dosya özelinde ilgili pazarın hayat dışı
sigortacılık ürünlerinin alt kırılımlarına göre ayrı ayrı değerlendirilmesinin de gerekli
olmadığı kanaatine varılmıştır.
(12) Bu kapsamda, bildirime konu SÖZLEŞME bakımından ilgili ürün pazarının “hayat dışı
sigorta ürünleri pazarı”, “hayat dışı sigorta ürünlerinde acentelik hizmetleri pazarı”; ilgili
coğrafi pazarın ise “Türkiye” olarak ele alınması mümkün olmakla birlikte, alternatif
pazar tanımları yapılacak olan değerlendirmeyi değiştirmeyeceğinden İlgili Pazarın
Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz’un 20. paragrafında yer alan açıklama göz önüne
alınarak ilgili ürün pazarı ve coğrafi pazar tanımlanmamıştır.
G.3. Bildirime Konu Sözleşme
(13) HDI SİGORTA ile ALTERNATİF arasında 01.10.2019 tarihinde imzalanan SÖZLEŞME
genel olarak, HDI SİGORTA tarafından sağlanacak hayat dışı sigorta ürünlerinin
pazarlanması, tanıtımı, dağıtımı ve satışı konusunda ALTERNATİF’in acente olarak
tayin edilmesini kapsamaktadır. (…..). SÖZLEŞME’nin süresi beş yıl olarak
belirlenmiştir. (…..). Bildirim Formunda sunulan bilgilere göre, SÖZLEŞME’de otomatik
veya örtülü bir yenilenme mekanizması bulunmamakta, SÖZLEŞME’nin yenilenmesi
tarafların karşılıklı rızasını gerektirmektedir.
(14)
(…..TİCARİ SIR…..).
(15)
(…..TİCARİ SIR…..).
(16)
(…..)2 (…..TİCARİ SIR…..).
(17)
(…..TİCARİ SIR…..).
(18)
(…..TİCARİ SIR…..).
G.4. Değerlendirme
(19) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 4.
maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
2 Temelde ALTERNATİF’in risklerini konu alan halleri kapsamaktadır.
19-41/682-295
4/6
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar” yasaklanmış; aynı
maddenin ikinci fıkrasında ise tahdidi olmamak üzere yasaklanan hallere ilişkin
örneklere yer verilmiştir.
(20) Öte yandan, Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) müvekkil hesabına aracılık
ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların
genellikle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları ve prensip olarak
muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları kabul edilmiştir. Dolayısıyla
teşebbüsler arasındaki ilişkinin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup
olmadığını belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili
olarak ticari veya mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir. Acentenin mali veya
ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir
parçası olarak değerlendirilebileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi
durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için
pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi gerektiği, bu durumda acentelik
anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebileceği ifade edilmiştir.
(21) Acentenin hangi hallerde ticari veya mali risk üstlendiğine örnek olarak Kılavuz’da
aşağıdaki haller sayılmaktadır:
- Taşıma masrafları da dahil olmak üzere mal veya hizmetlerin alım veya satımına
ilişkin masraflara acentenin katkıda bulunması,
- Acentenin satış arttırma faaliyetlerine doğrudan veya dolaylı olarak katkıda
bulunmaya zorunlu tutulması,
- Stokta tutulan sözleşme konusu malların finansmanı ya da kayıp malların
maliyeti gibi riskleri acentenin taşıması ve satılmayan ürünleri acentenin
müvekkile iade edememesi,
- Acentenin satış sonrası hizmet, tamir veya garanti hizmeti vermekle yükümlü
tutulması,
- Acentenin, söz konusu pazarda faaliyet gösterebilmek bakımından gerekli
olabilecek ve sadece bu pazarda kullanılabilecek yatırımlar yapmak zorunda
bırakılması,
- Satılan ürünün sebep olduğu zararlardan dolayı üçüncü kişilere karşı acentenin
sorumlu olması,
- Müşterilerin sözleşmenin şartlarını yerine getirmemesinden dolayı, acentenin,
komisyonunu alamamasının dışında başka bir sorumluluk taşıması.
(22) Konuya ilişkin SÖZLEŞME hükümleri incelendiğinde, “Tanımlar” başlıklı bölümde
acentelik ilişkisinin,
“Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı
olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen bir yer veya bölge içinde daimi
bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sözleşmelerine aracılık edilmesi
veya sigorta şirketleri adına sözleşme yapmanın meslek edinilmesi, sözleşmenin
akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürütülmesi ve sözleşmenin uygulanması ile
tazminatın ödenmesinde yardımcı olunması faaliyeti”
olarak tanımlandığı görülmektedir. Bu kapsamda, SÖZLEŞME’nin kapsamının
ALTERNATİF tarafından HDI SİGORTA nam ve hesabına işlemlerde aracılık edilmesi
esasına dayandığı değerlendirilmektedir.
19-41/682-295
5/6
(23)
(…..TİCARİ SIR…..).
(24)
(…..TİCARİ SIR…..).
(25) Sözü edilen hükümler bir arada değerlendirildiğinde ALTERNATİF’in bildirime konu
SÖZLEŞME çerçevesinde herhangi bir ticari veya mali risk üstlenmediği, bu nedenle
SÖZLEŞME’nin Kılavuz’da açıklanan acentelik ilişkisi kapsamında olduğu
değerlendirilmektedir. Öte yandan, Kılavuz’un 14. paragrafı çerçevesinde,
SÖZLEŞME’de yer verilen münhasırlık (rekabet etmeme yükümlülüğü) hükümlerinin
ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
(26) Rekabet etmeme yükümlülüğü 2002/2 sayılı Tebliğ’de aşağıdaki şekilde
tanımlanmaktadır:
“Alıcının anlaşma konusu mal veya hizmetlerle rekabet eden mal veya hizmetleri
üretmesini, satın almasını, satmasını ya da yeniden satmasını engelleyen
doğrudan veya dolaylı her türlü yükümlülüktür. Ayrıca alıcının bir önceki takvim
yılındaki alımları esas alınarak, ilgili pazardaki anlaşma konusu mal veya
hizmetlerin ya da onları ikame eden mal veya hizmetlerin %80’inden fazlasının
sağlayıcıdan veya sağlayıcının göstereceği başka bir teşebbüsten satın
alınmasına yönelik olarak alıcıya doğrudan veya dolaylı biçimde getirilen
herhangi bir yükümlülük de rekabet etmeme yükümlülüğü olarak kabul edilir.”
(27) Bilindiği üzere Kılavuz’un 14. paragrafında, "sözleşme sonrası rekabet yasağı da dâhil
olmak üzere rekabet etmeme yükümlülüğü markalar arası rekabet ile ilgilidir ve şayet
sözleşme konusu mal veya hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda kapama etkisine yol
açıyorsa rekabeti sınırlayıcı etki doğurabilir ve sonuçta bu hüküm Kanun'un 4. maddesi
kapsamına girebilir." ifadelerine yer verilmektedir.
(28) Bu çerçevede, münhasırlığa ve rekabet etmeme yükümlülüğüne dair düzenlemeler
içermesi nedeniyle anılan SÖZLEŞME 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
bulunmaktadır. Dolayısıyla SÖZLEŞME’nin 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde grup
muafiyetinden yararlanıp yararlanmadığına bakılması gerekmektedir.
(29) 2002/2 sayılı Tebliğ’in “Kapsam” başlığını taşıyan 2. maddesi çerçevesinde dikey
anlaşmalara sağlanan muafiyet sağlayıcının dikey anlaşma konusu mal veya hizmetleri
sağladığı ilgili pazardaki payının %40’ı aşmaması durumunda uygulanabilmektedir. Bu
çerçevede HDI SİGORTA’nın hayat dışı sigortalar pazarındaki poliçe değerine göre
paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir.
Tablo 2: HDI SİGORTA’nın Hayat Dışı Sigortacılık Pazarında Yıllara Göre Payları (%)
2015 2016 2017 2018 2019
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak:TSB verileri.
(30) Tablo 2’de yer alan bilgilerden, HDI SİGORTA’nın hayat dışı sigorta pazarındaki
paylarının Tebliğ’de yer verilen sınırın oldukça altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu
çerçevede, ilgili SÖZLEŞME hükümlerinin Tebliğ’de yer verilen diğer koşullara uygun
olup olmadığının değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
19-41/682-295
6/6
(31) 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne dair
düzenleme kapsamında rekabet etmeme yükümlülüklerinin grup muafiyetinden
yararlanabilmesi için alıcıya getirilen söz konusu yükümlülüklerin beş yılı aşmaması
gerekmektedir. SÖZLEŞME’nin beş yıl süreli olması ve bu sürenin sonunda sona
ermesi hususları dikkate alınarak söz konusu rekabet etmeme yükümlülüğünün Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlandığı kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(32) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- HDI Sigorta A.Ş. ile Alternatif Bank A.Ş. ve Alternatif Finansal Kiralama A.Ş.
arasında akdedilen “Hayat-Dışı Sigorta İçin Süreli Acentelik Sözleşmesi”nin 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
- Söz konusu Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti
Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına,
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy