Hoon / Birleşik Krallık - 14832/11 - 13.11.2014 tarihli karar [IV. Bölüm]
Olaylar – Dava, eski bir bakan olan başvuranın gelecekteki iş ortağı kılığına giren bir gazeteci tarafından gizli bir yakalama operasyonuna dâhil edilmesinin ardından, meclis yetkililerinin başvuran hakkında gerçekleştirdikleri soruşturma ile ilgilidir. Yakalama operasyonu sırasında, başvuranın bakanlık ve NATO Genel Sekreterliğine özel danışmanlık yaptığı dönemde kazandığı bilgileri ve aracıları, para karşılığında kullanmaya istekli olduğunu beyan ettiği, kayıtlara geçirilmiştir. Detaylar, bir gazetede ve televizyon belgeselinde yayınlanmıştır.
Meclisin muhalefet partilerinden birinin üyesinin suç duyurusunda bulunmasının ardından, Meclis Soruşturması Komisyonu 22 Kasım 2010 tarihinde bir rapor yayımlamış ve raporda, başvuranın Meclis Üyeleri Davranış Kurallarını ihlal ettiğini tespit etmiştir. Rapor, Standartlar ve Ayrıcalıklar Komitesine yönlendirilmiş, bu komite ise Meclis Soruşturması Komisyonuyla aynı kanıya varmış ve başvuranın Avam Kamarasından özür dilemesini ve Avam kamarası giriş kartının beş yıllığına iptal edilmesini tavsiye etmiştir. Komitenin raporu, Avam Kamarası kararıyla onaylanmıştır. Konu, medyada geniş yankı uyandırmıştır.
Başvuran, Mahkeme önündeki başvurusunda, Soruşturma Komisyonu tarafından verilen ve ilgili Komite ve Avam Kamarası tarafından desteklenen kararların, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin ihlal edilmesine neden olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca, meclis önünde gerçekleşen işlemlerin ve uygulanan yaptırımların hukuka uygun olmadığına itiraz edebilmek için mahkemeye erişiminin engellendiği hususunda şikâyetçi olmuştur. Ayrıca 8. madde kapsamında, Komisyonun oldukça geniş ölçüde duyurusu yapılan kararının, özel hayatını ihlal ettiği konusunda şikâyetçi olmuştur.
Hukuki değerlendirme – Madde 6 § 1: Mahkeme içtihatları uyarınca, seçimlerde aday olma ve parlamentodaki yerini koruma hakkı, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi anlamında, “medeni” bir hak değildir. Meclisteki yerin kullanılmasına ilişkin düzenlemeler konusundaki ihtilaflar, bu hükmün dışında kalmaktadır. Bu nedenle, Meclis Üyeleri Davranış Kurallarının ihlaline yönelik soruşturmayla ilgili olarak, başvuran hakkında meclis önünde gerçekleşen işlemler, 6 § 1 maddesinin uygulanmasını gerektirmemektedir. Zira, bu hüküm amaçları dâhilinde, başvuranın “medeni” haklarına ilişkin bir ihtilaf belirlememekte veya ortaya çıkarmamaktadır.
Sonuç: kabul edilemez (konu bakımından bağdaşmaz).
Madde 8: Söz konusu soruşturma ve rapor sonucunda başvuranın itibarının zarar görmesi, özel hayatına saygı hakkına müdahale teşkil etmiştir. Müdahale, Avam Kamarasının iç kurallarında belirtilen usulün izlenmesi nedeniyle, hukuka uygun niteliktedir. Birleşik Krallıkta mevcut olan meclis dokunulmazlığı, Meclisteki ifade özgürlüğünün korunması ve yasama ve yargı arasındaki güçler ayrılığının sürdürülmesi hususundaki meşru hedefi izlemektedir. Davanın kendine özgü koşulları kapsamında, başvuranın parlamento üyesi olduğu sıradaki tutumu hakkındaki şikâyete yönelik olarak gerçekleştirilen meclis soruşturmasının sonucundan haberdar olma konusunda, meşru bir kamu yararı bulunmaktadır. Gerçekleşen işlemlerin kamuya açık olmaması ve söz konusu raporların dağıtılmaması halinde, bu meclis soruşturması, zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı. Usul, başvuranın davasını ileri sürmesine ve hem kamu görevlisi olarak hem de bir birey olarak menfaatlerini savunmasına olanak tanımıştır.
İngiliz hukuku kapsamındaki meclis dokunulmazlığı kuralından kaynaklanan itibar hakkının, yasal olarak daha az derecede korunması, Sözleşmeci devletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği içerisindeki genel kabul görmüş kurallarla tutarlı olup; bu kuralları yansıtmaktadır. Bu nedenle, ilke olarak, özel hayata saygı hakkı bakımından orantısız bir kısıtlama olarak görülemez. Müdahaleye ilişkin olaylar her şekilde, gazetede yayımlanan makale ve televizyon programının bir sonucu olarak kamuya açık hale gelmiştir. Bu nedenle başvuran, gazete veya yayımcıya karşı dava açarak olaya ilişkin iddialara itiraz edebilirdi.
Bu nedenle davalı devlet, meclis soruşturması sonucundaki bulguları kamuya duyururken ve meclis önünde gerçekleşen işlemlerle ilgili olarak ayrıcalık gösterirken, kendi takdir yetkisi sınırları içerisinde kalmıştır. Bu nedenle söz konusu müdahale orantısız değildir.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy