Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2013-4-41 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 13-46/594-263
Karar Tarihi : 18.07.2013
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Kenan TÜRK, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN
B. RAPORTÖRLER : Hale GÜNDÜZ, Gülçin DERE, İbrahim Ethem SEZER
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : HSBC Bank A.Ş.
Temsilcisi: Prof. Dr. İ. Yılmaz ASLAN
Gazi Umur Paşa Sok. Bimar Plaza 38/7-8 Balmumcu Beşiktaş/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: HSBC Bank A.Ş. ile Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş. ve Allianz
Sigorta A.Ş. arasında 24.04.2013 tarihinde imzalanan “Türkiye İçin Münhasır Acentelik
Sözleşmesi”ne bireysel muafiyet tanınması talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 13.05.2013 tarih ve 2884 sayı ile giren başvuru
üzerine düzenlenen 12.07.2013 tarih ve 2013-4-41/MM sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Ön
İnceleme raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; bildirim konusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanun’un 5.
maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet tanınmasında sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
(4) Bildirime konu “Münhasır Distribütörlük Sözleşmesi Türkiye” (Sözleşme) ile HSBC Bank A.Ş.
(HSBC), Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş (Allianz Hayat ve Emeklilik)’nin sunduğu hayat
sigortası ve bireysel emeklilik ürünleri ile Allianz Sigorta A.Ş. (Allianz Sigorta)’nin kredi kartım
güvende ürününün dağıtımı konusunda münhasır yetkili acente olarak; Allianz Hayat ve
Emeklilik ile Allianz Sigorta ise söz konusu ürünlerin, HSBC dağıtım ağı aracılığıyla satışı
konusunda münhasır tedarikçi olarak atanmıştır. Söz konusu Sözleşme 10 yıl münhasırlık
içermektedir.
G.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi Açısından Yapılan Değerlendirme
(5) 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin açıklanmasına Dair Kılavuz
(Kılavuz)’da, müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak
acenteye getirilen sınırlamaların genellikle Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları ve
prensip olarak muafiyet rejiminin de konusunu oluşturmadıkları kabul edilmektedir. Bu
çerçevede teşebbüsler arasındaki ilişkinin Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını
belirleyen faktör, acentenin müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya
mali bir risk alıp almaması olarak belirlenmiştir. Acentenin bir mali veya ticari risk taşımaması
durumunda faaliyetlerinin müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak
değerlendirileceği, aksi halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış
olduğu yatırımların geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce
belirleyebilmesi gerektiği ve bu durumda, söz konusu sözleşmenin Kanun’un 4. maddesi
kapsamına girebileceği ifade edilmektedir.
(6) Rekabet hukuku açısından acente ile bağımsız karar verebilen teşebbüs arasındaki ayırt
edici unsurun, acentenin yükümlülüklerini yerine getirirken ticari ve mali riskin ne kadarını
üstlendiği noktasında yattığı görülmektedir. Eğer acente kendi üzerine risk alıyorsa, fonksiyon
itibarıyla bağımsız teşebbüslere yaklaşmakta ve rekabet kuralları açısından bağımsız
13-46/594-263
2/7
teşebbüs olarak değerlendirilmektedir. Hangi hallerde ticari acentenin risk üstlenildiğine örnek
olarak aşağıdaki hususlar gösterilebilir:
(7) - Ticari faaliyetleri süresince bağımsız bir tacir gibi davranması,
- İşlemle ilgili ticari riskin acentenin üzerinde olması,
- Elinde sözleşme konusu mallardan minimum miktarda stok bulunması,
- Müşteriler için kendi hesabına olmak üzere ücretsiz servis hizmeti vermesi,
- Fiyatlar ve ticaret koşullarını belirleme yetkisi bulunması.
(8) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda ise sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil, satış
memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak muayyen
bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve hesabına sigorta
sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına yapmayı meslek edinen,
sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve sözleşmenin uygulanması ile
tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım
itibarıyla acentenin rekabet hukuku anlamında ticari ve mali risk üstlenmeyen bir yapı arz
ettiği görülmektedir.
(9) Taraflar arasında imzalanan bildirim konusu Sözleşme ile acente olarak atanan HSBC’nin
ticari veya mali risk üstlenip üstlenmediği konusunda aşağıdaki sözleşme maddeleri dikkate
alınmıştır.
(10) Sözleşme’nin 9.7. maddesinde, Allianz ürünlerinin banka sigortacılığı aracılığıyla satışı
sonucu Allianz Hayat ve Emeklilik ile Allianz Sigorta tarafından HSBC’ye komisyon ödemesi
yapılacağı düzenlenmiştir. Sözleşme’nin 9.9. maddesinde, komisyon miktarının acente
bankanın işbirliği yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için yapacağı masrafları da
kapsayacağı belirtilmiştir.
(11) Sözleşme’nin 13. maddesinde, sigorta sözleşmelerine ilişkin ödemelerin tespiti tahakkuku ve
yürütülmesi yükümlülüğünün bulunduğu tarafa bakıldığında söz konusu yükümlülüğün
Allianz’a ait olduğu görülmektedir.
(12) Sözleşme’nin 14. maddesinde düzenlenen yeni ürün geliştirilmesine ilişkin hüküm
kapsamında, ürünlerin fiyatlandırma ve ürün şartlarının belirlenmesinde münhasıran
Allianz’ın yetkili olduğu görülmektedir.
(13) Sözleşme ile HSBC, sözleşme konusu ürünlerin pazarlanması ve satımı için Allianz Hayat ve
Emeklilik ve Allianz Sigorta ile işbirliği yaparak müşterilere satış yapmayı ve sigorta primlerini
tahsil etmeyi üstlenmektedir. Bunun dışında, ticari ve mali riskler Allianz tarafından
üstlenilmektedir. Bu çerçevede, bildirime konu acentelik sözleşmesinin, müvekkil hesabına
aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamalar
bakımından Kanun'un 4. maddesi kapsamında olmayan bir sözleşme olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
(14) Bununla birlikte, bildirim konusu acentelik sözleşmesinde münhasırlık ve rekabet yasağı ile
ilgili çeşitli hükümler yer almaktadır.
(15) Sözleşme’nin 22.4. maddesi kapsamında, HSBC’nin banka sigortacılığı müşterilerine
yapılacak satışların münhasıran HSBC tarafından yapılacağına ilişkin düzenleme getirilmiş
ve bu düzenlemenin istisnaları1 Sözleşme’nin 22.5 maddesinde düzenlenmiştir.
(16) Bildirim konusu Sözleşme’deki bir takım hükümler ile de sözleşme konusu ürünlerle ilgili
olarak HSBC’nin rakip sigorta şirketleri ile çalışması sözleşme süresince kısıtlanmıştır. Bu
hükümlere göre, 5. madde kapsamında sözleşmenin başlangıcından feshine kadar
sözleşmenin 6.2 ve 29.3 maddesi kapsamında izin verilenler dışında HSBC’nin doğrudan ya
1 (TİCARİ SIR)
2 Münhasırlığın askıya alındığı haller sayılmıştır.
3 Mücbir sebeplere ilişkin hüküm yer almaktadır.
13-46/594-263
3/7
da dolaylı olarak bölge içerisindeki banka sigortacılığı müşterilerine dağıtım kanalları
aracılığıyla ya da sözleşmenin (b)(i) maddesinden (iv) maddesine kadar tanımlanan banka
satışı kapsamındaki yöntemlerle Allianz ürünlerinden başka ürünleri satması veya
başkalarıyla söz konusu ürünlere ilişkin faaliyet yürütmesi veya stratejik işbirliğine girmesi
kısıtlanmaktadır. Söz konusu hüküm ile birlikte HSBC’ye bu süre zarfında rekabet etmeme
yükümlülüğü getirilmiş olduğu görülmektedir.
(17) Bundan başka bildirime konu Sözleşme incelendiğinde dolaylı rekabet etmeme yükümlülüğü
doğuran düzenlemelerin olduğu görülmektedir. Buna ilişkin sözleşme hükümlerine aşağıda
yer verilmiştir.
(18) Bildirime konu Sözleşme’nin 28. maddesi kapsamında ise, 28.1.4. madde altında Allianz
veya Allianz Grubu üyesinin 12 aydan uzun bir süreyle mevduat toplama ve kredi bankacılığı
pazarında HSBC ve HSBC grubunun önemli rakibi haline gelmesi durumunda; 28.1.5
maddesinde ise, HSBC veya HSBC grubunun hayat sigortası faaliyet alanında Allianz veya
Allianz Grubunun 12 aydan uzun süreyle önemli rakibi haline gelmesi durumunda,
sözleşmenin sonlandırılacağı hükme bağlanmıştır.
(19) Bildirime konu Sözleşme’nin 12.13. maddesi fesih sonrası yükümlülüklere ilişkindir. Bu
hüküm kapsamında taraflara sürenin bitimi sonrasında beş yıl boyunca, HSBC’ye bir banka
sigortacılığı müşterisine Allianz ürünün iptali veya başka bir yolla sonlandırılması için veya
herhangi bir sigortacıya devri için çağrıda bulunmama, zorlamama ve teşvik etmeme
yükümlülüğü getirilmiştir.
(20) Kılavuz’da, “… Ancak sözleşme sonrası rekabet yasağı da dahil olmak üzere rekabet
etmeme yükümlülüğü markalar arası rekabet ile ilgilidir ve şayet sözleşme konusu mal veya
hizmetlerin satıldığı ilgili pazarda kapama etkisine yol açıyorsa rekabeti sınırlayıcı etki
doğurabilir ve sonuçta bu hüküm Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir.” açıklamasına yer
verilmiştir.4 Dolayısıyla yukarıda aktarılan sözleşme maddelerinin rekabeti kısıtlayıcı olması
nedeniyle bildirime konu anlaşmaya menfi tespit belgesi verilmesi mümkün değildir.
G.2. 2002/2 sayılı Grup Muafiyeti Tebliği Bakımından Yapılan Değerlendirme
(21) Taraflar arasındaki dikey ilişki nedeniyle bildirim konusu Sözleşme’nin öncelikle 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.
(22) Allianz Hayat ve Emeklilik, hayat sigortası ile bireysel emeklilik branşlarında; HSBC ise,
finansal hizmetler ve bankacılık sektöründe faaliyet göstermektedir. Bu çerçevede
değerlendirme hayat sigortası ve bireysel emeklilik ile bu alanların alt branşları ve banka
sigortacılığı faaliyeti dikkate alınarak yapılmıştır.
(23) Bankalar yaygın şube ağları, kredi kullanarak tüketim ya da yatırımda bulunacaklara
ulaşmadaki stratejik konumları ve çoğu durumda kredi sürecinin içerdiği bürokrasinin yarattığı
belirsizlikten yararlanarak belli bir sigorta ürününün kredi müşterisine pazarlanması
aşamasında sahip oldukları imkanlar nedeniyle, sigorta şirketlerinin ürün kanallarında yer
almaktadır. Mevcut dosya konusu bakımından, bankaların geniş bir müşteri kitlesine daha az
maliyetle ulaşma ve çapraz satış yapma imkânları dolayısıyla diğer serbest acentelerden
farklılaştıkları için banka sigortacılığı hizmetleri de benzer şekilde değerlendirilmiştir. Bu
çerçevede, dosya kapsamında HSBC’nin banka sigortacılığı hizmetlerine ilişkin payına
yönelik analizlere de yer verilmesi uygun görülmüştür.5
4 Kılavuz’da ayrıca “Yukarıda sayılan ve benzeri mali veya ticari risklere müvekkil katlansa dahi, acentelik anlaşması
rekabeti sınırlayıcı işbirliği yapılmasına yardımcı oluyorsa Kanun’un 4. maddesi kapsamına girebilir. Bu durum, özellikle,
birkaç müvekkilin aynı acenteyi kullandığı ve acente aracılığı ile önemli bilgileri birbirlerine aktardıkları zaman ortaya
çıkabilir.” denilerek, acentelik anlaşmalarının rekabeti sınırlayıcı bir işbirliğine yol açması halinde de Kanun kapsamına
gireceği belirtilmektedir.
5 Aynı yönde bkz. Kurulun 14.09.2011 tarih ve 11-47/1165-411 sayılı kararı.
13-46/594-263
4/7
(24) Bildirim Formu’nda yer verilen bilgilere göre, Allianz Hayat ve Emeklilik’in, 2012 yılı sonu
itibarıyla hayat sigortaları pazarındaki payı (…..); HSBC’nin ise banka sigortacılığı pazarında
hayat sigortası ürünlerinin satışından elde ettiği pazar payı (…..); bireysel emeklilik
sözleşmelerinden elde ettiği pazar payı ise (…..). Bu çerçevede, pazar paylarının 2002/2
sayılı Tebliğ’de öngörülen %40 eşiğinin altında olduğu anlaşılmaktadır.
(25) Öte yandan, Tebliğ’in 5. maddesine göre, alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı
aşan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile sağlanan muafiyet uygulanamamaktadır.
(26) Bildirime konu Sözleşme ile HSBC, Allianz Hayat ve Emeklilik ile Allianz Sigorta’nın sigorta
acentesi olarak atanmakta ve HSBC, şube ağı vasıtasıyla Sözleşme kapsamında belirlenmiş
olan hayat sigortası, bireysel emeklilik ve Allianz Sigorta’nın kredi kartım güvende ürünlerini
münhasıran dağıtmayı taahhüt etmektedir. Bununla birlikte Allianz Hayat ve Emeklilik ile
Allianz Sigorta sözleşme süresince ürünlerini münhasıran HSBC vasıtasıyla dağıtma
taahhüdünde bulunmamaktadır. Sözleşme’nin 22.4. maddesinde, HSBC’nin banka
sigortacılığı müşterilerine yapılacak satışların münhasıran HSBC tarafından yapılacağına
ilişkin düzenleme getirilmiş ve bu düzenlemenin istisnalarına Sözleşme’nin 22.5. maddesinde
yer verilmiştir.
(27) Bildirim konusu Sözleşme’deki bir takım hükümler ile de sözleşme konusu ürünlerle ilgili
olarak HSBC’nin rakip sigorta şirketleri ile çalışması sözleşme süresince kısıtlanmıştır.
Yukarıda yer verilen bu hükümlere göre, Sözleşme’nin 6. ve 29. maddesi kapsamında izin
verilen durumlar dışında, HSBC’nin Allianz ürünlerinden başka ürünleri satması veya
başkalarıyla söz konusu ürünlere ilişkin faaliyet yürütmesi veya stratejik işbirliğine girmesi
kısıtlanmaktadır. Sözleşme süresinin 10 yıl olduğu da dikkate alındığında, söz konusu hüküm
ile birlikte HSBC’ye bu süre zarfında rekabet etmeme yükümlülüğü getirilmiş olduğu
görülmektedir.
(28) Bildirime konu Sözleşme’nin 12.13. maddesi fesih sonrası yükümlülüklere ilişkindir. Bu
hüküm kapsamında sözleşme süresinin bitiminden itibaren beş yıl boyunca her iki tarafa da
sözleşme konusu ürünlere ilişkin olarak, HSBC’nin banka sigortacılığı müşterilerini açıkça
veya kasten bir Allianz ürününün iptali veya başka bir yolla sonlandırılması için veya herhangi
bir sigortacıya devri için çağrıda bulunmama, zorlamama ve teşvik etmeme yükümlülüğü
getirilmiştir. Bu bağlamda söz konusu yükümlülük sözleşme sonrası getirilen rekabet etmeme
yükümlülüğü olarak değerlendirilebilecektir.
(29) 4. maddesinde Sözleşme’nin süresi başlangıç tarihinden itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir.
Anılan maddenin devamında sözleşme süresinin bitmesinden 12 ay öncesinde taraflar
arasında sözleşmenin uzatılmasına ilişkin görüşmelerin yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bununla birlikte sözleşmede otomatik veya örtülü bir yenilenme mekanizmasına yer
verilmemiştir.
(30) Bu çerçevede süresinin 10 yıl olması ve sözleşme ile alıcıya rekabet etmeme yükümlülüğü
getirilmiş olduğu dikkate alındığında, bildirim konusu sözleşmenin grup muafiyet
hükümlerinden faydalanamayacağı anlaşılmaktadır.
G.3. Kanun’un 5. Maddesi Bakımından Yapılan Değerlendirme
(31) Sözleşme ile HSBC’ye getirilen 10 yıl süreli rekabet yasağı ve sözleşmenin her iki tarafına da
sözleşme bitiminden itibaren getirilen 5 yıl süreli banka müşterilerini ayartmama yükümlüğü
nedeniyle grup muafiyetinden faydalanamayan bildirim konusu acentelik sözleşmesinin,
bireysel muafiyet açısından değerlendirilmesine ihtiyaç bulunmaktadır.
(32) Sözleşme ile HSBC’nin 10 yıl boyunca başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapması
engellenmektedir. Diğer bir deyişle HSBC’nin farklı sigorta şirketlerine sunabileceği hizmetler
ilgili sözleşme ile sınırlandırılmaktadır. Öte yandan HSBC’ye getirilen rekabet yasağı sınırlı
bir yasak olup Sözleşme'nin "Münhasırlığın Geri Alınacağı Durumlar, Sözleşme Tadilleri ve
13-46/594-263
5/7
Yükümlülüklerin Askıya Alınması" başlıklı 6. maddesi ile münhasırlığın askıya alınmasına
ilişkin şartlara yer verilmiştir. Tarafların her ikisine de getirilen teşvik etmeme yükümlülüğü
ise, sözleşme süresince elde edilen müşteri bilgileri dolayısıyla, her iki tarafın da sözleşme
bitiminde birbirlerinin müşterisine yönelik yalnızca (bilinçli olarak doğrudan tarafların
müşterilerine yönelik) aktif pazarlama yapmasını engellemeyi amaçlamaktadır. Anılan hüküm
uyarınca HSBC, müşterilerine Allianz ürünlerinin iptali, vazgeçilmesi, feshi veya devri için
açıkça talepte bulunulmadığı veya başka bir şekilde bu yönde teşvik edilmediği sürece,
HSBC'nin anılan hüküm kapsamında getirilen sınırlamaya tabi olmaksızın herhangi bir ürünü
müşterilere dağıtması mümkün olacaktır. Ayrıca Allianz’ın da, banka müşterilerinin verilerinin
kullanımını içermeyen bir şekilde müşterilere yönelik pazarlama faaliyetinde bulunmasına
imkân verilmektedir.
(33) Herhangi bir rekabet kısıtlamasına bireysel muafiyet tanınması için aşağıda yer verilen iki
olumlu iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir.
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmelerin sağlanması
(34) Sigortacılık hizmetlerinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren bankalar sıklıkla dağıtım
kanalında acente olarak yer almaktadır. Banka sigortacılığı olarak adlandırılan banka ve
sigorta şirketleri arasındaki bu tür yakın ilişkiler ölçek ve kapsam ekonomisine imkan
sağladığı gibi her iki tarafın da diğerinin müşteri tabanına erişimini sağlaması, çapraz satış
olanakları, diğer tarafın üstün marka imajından fayda elde edilmesi ve dağıtım açısından
ileriye doğru dikey bütünleşme gibi kazanımlara neden olmaktadır.
(35) Bildirim Formu’nda, Sözleşme’nin 5. maddesi kapsamında tanımlanan münhasır acentelik
ilişkisi kapsamında Allianz Hayat ve Emeklilik ile Allianz Sigorta’nın anılan madde dahilinde
tanımlanan ürünlerine odaklanılarak, HSBC ile yapılması öngörülen işbirliği ile bu ürünlerin
pazarlanması ve satışına ilişkin yatırımların yapılması ve teknolojik gelişme sağlanarak,
HSBC aracılığıyla toplanılacak pazar verileri doğrultusunda banka sigortacılığı müşterilerine
verilen hizmette iyileştirme ve uzmanlaşmanın sağlanacağı ve uzun vadeli çalışma ortamının
yaratacağı istikrar sayesinde yatırımların artacağı ifade edilmiştir.
(36) Bu çerçevede bildirim konusu Sözleşme ile tek bir sigorta şirketinin ürünlerine odaklanılarak,
o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım yapılması sağlanacak, bu da nihai olarak
tüketicilere sağlanan hizmetlerin iyileştirilmesine yol açacaktır.
(37) Bu itibarla inceleme konusu işlemin, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine
uygun düştüğü değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması
(38) Taraflarca yapılan açıklamalarda, sözleşme ile planlanan uzun dönemli çalışmanın
beraberinde getireceği uzmanlaşmaya paralel olarak tüketici ihtiyaçlarına daha sağlıklı cevap
verilebileceği, Allianz’ın tecrübelerinden ve yapacağı yatırımlardan faydalanılarak müşterilere
yeni çözümler üretileceği, daha fazla teknolojik ve kurumsal yatırım sayesinde tüketicilere
verilen hizmette iyileştirmeler sağlanabileceği HSBC müşterilerinin de daha kapsamlı
sigortacılık ürünlerine kavuşabileceği ifade edilmiştir. Bu itibarla inceleme konusu işlemde,
Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan koşulun da sağlandığı
anlaşılmaktadır.
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması
(39) Bildirim Formu’nda yer verilen bilgilere göre, Allianz Hayat ve Emeklilik’in hayat sigortası
pazarındaki payı 2012 yılında (…..), 2011 yılında (…..), 2010 yılında ise (…..). Anılan
teşebbüsün bireysel emeklilik pazarındaki payı 2010 yılında (…..), 2011 yılında (…..), 2012
yılında ise (…..). HSBC’nin hayat sigortalarından elde ettiği pazar payı (…..), bireysel
emeklilik sözleşmelerinden elde ettiği pazar payı ise (…..).
13-46/594-263
6/7
(40) Sigorta sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin son 3 yıla ait pazar paylarına göre, hem
HSBC’nin hem de Allianz Hayat ve Emeklilik’in ilgili alanlardaki pazar payı oldukça sınırlıdır.
Dolayısıyla gerek HSBC’nin gerek Allianz Hayat ve Emeklilik’in ilgili alanlardaki pazar payı
(…..) altında olduğundan, Sözleşme rekabeti sınırlayıcı bir etkiye yol açmayacaktır.
(41) Bankaların tüm satış kanallarının pazar paylarına bakıldığında, hayat sigortacılığında banka
yoluyla dağıtımın öneminin büyük olduğu görülmektedir. Hayat sigortalarının yaklaşık %77’si
bankalar kanalı ile dağıtılmakta olup, bu banka sigortacılığının paralel ağlarla kapatılması
konusunu gündeme getirmektedir. Belirli türden dikey anlaşmaların oluşturduğu paralel ağlar
ilgili pazarın %50’sinden fazlasını kapsıyorsa veya anlaşmanın Kanun’un 5. maddesinde
düzenlenen koşullarla bağdaşmaz etkilere sahip olduğu tespit ediliyorsa, Kurulun çıkaracağı
bir tebliğ ile ilgili pazarda belirli sınırlamaları içeren dikey anlaşmaları grup muafiyetinin dışına
çıkarması veya belirli bir anlaşma için muafiyeti geri alabilmesi her zaman için mümkündür.
(42) Öte yandan, kredilerle ilgili sigortalarda acentelerin tüketicinin seçim özgürlüğünü
engellemesi yasaktır6. Kredi teminatlarının sigortalanması söz konusu olduğunda tüketicilerin
seçim hakkı bulunmaktadır. Bu çerçevede, tüketici dilerse HSBC’nin çalıştığı sigorta şirketi ile
dilerse diğer bir sigorta şirketi ile çalışmakta serbesttir. Ayrıca kredi piyasasında da hakim
durum olmadığı için herhangi bir bankadan kredi alamayan bir tüketicinin, diğer bir bankaya
geçmesinin önünde ciddi bir engel bulunmamaktadır.
(43) Belirtilen hususlar çerçevesinde incelemeye konu sözleşmenin pazarın kapatılmasına önemli
katkısının olmayacağı değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bildirime konu anlaşma sonucunda
ilgili pazarın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmayacağı ve muafiyetin bu
koşulunun sağlandığı değerlendirmesine ulaşılmıştır.
(44) d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
(45) Bildirim konusu anlaşmada HSBC’ye getirilen 10 yıl süreli rekabet yasağının yaratacağı
muhtemel rekabet karşıtı etkiler, pazarın rakip sigorta şirketlerine kapatılması ve/veya marka
içi rekabetin ortadan kalkmasıdır. Rekabet etmeme yükümlülüğünün süresi arttıkça daha
büyük ölçüde bir pazar kapatma etkisi doğacaktır. Dikey anlaşmalarda, hakim durumda
olmayan teşebbüsler arasında bir ila beş yıl arasında getirilen rekabet yasakları piyasadaki
rekabet düzeyinde yarattıkları olumsuz etkileri dengeleyecek olumlu etkilerin varlığı
durumunda makul kabul edilirken, beş yıldan uzun süreli rekabet etmeme yükümlülükleri ise
çoğu yatırım türü açısından iddia edilen etkinlikleri gerçekleştirmek için zorunlu veya yaratılan
pazar kapatma etkisini telafi etmeye yetecek düzeyde kabul edilmemektedir. Bununla birlikte,
sağlayıcı tarafından alıcıya özgü olarak yapılan yatırımların - sağlayıcının başka alıcılar için
kullanamayacağı teçhizata veya eğitime yatırım yapması v.b.- korunması için rekabet yasağı
getirilmesi halinde yatırımların geri dönüşünü sağlamaya yetecek kadar süre için, franchise
anlaşmalarında olduğu gibi alıcı ve sağlayıcı arasında önemli bir know-how transferinin söz
konusu olduğu durumlarda da anlaşmanın süresi boyunca rekabet yasağı getirilmesi dikey
anlaşmanın yaratacağı etkinlikler bakımından makul karşılanabilmektedir.
(46) Mevcut dosya bakımından da olası piyasa kapaması etkisinin; piyasa yapısı ve tarafların
pazar payı dikkate alındığında göz ardı edilebilecek seviyede olduğu, söz konusu pazar
payları nedeniyle, marka içi rekabetteki sınırlamaların piyasadaki rekabet seviyesi üzerinde
önemli bir etki yaratmayacağı 10 yıllık münhasırlık döneminin HSBC’nin Allianz ile olan
acentelik sözleşmesinden yeterli miktarda getiri sağlaması için gerekli olduğunu söylemek
mümkündür. Ayrıca, ilgili pazarlarda markalar arası rekabetin önemli düzeyde bulunduğu,
6 17.01.2009 tarih ve 27113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar
Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin “İyiniyet” başlıklı 10. maddesine göre, zorunlu veya ihtiyari sigortalarda, kredi kullanan
kişinin sigorta şirketini seçme hakkı sınırlandırılamaz. Sigorta sözleşmesine veya kredi sözleşmesine sigortanın belirli bir
sigorta şirketine yaptırılmasına ilişkin konan her türlü şart hükümsüzdür.
13-46/594-263
7/7
göreli yoğunlaşmanın düşük olduğu ve HSBC’nin banka sigortacılığı hizmetlerindeki pazar
payının da düşük seviyelerde olduğu dikkate alındığında, sözleşmelerde yer verilen 10 yıllık
rekabet etmeme yükümlülüğünün makul olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
(47) Öte yandan, Sözleşme’nin 12.13. maddesi ile tarafların birbiri üzerine getirmiş olduğu
sözleşmenin bitiminden itibaren beş yıl süren teşvik etmeme yükümlülüğüne ilişkin hüküm
incelendiğinde, HSBC’nin, müşterilerine Allianz ürünlerinin iptali, vazgeçilmesi, feshi veya
devri için açıkça talepte bulunulmadığı veya başka bir şekilde bu yönde teşvik edilmediği
sürece, anılan hüküm kapsamında getirilen sınırlamaya tabi olmaksızın herhangi bir ürünü
müşterilere dağıtmasının mümkün olacağı anlaşılmaktadır. Ayrıca Allianz’ın da, banka
müşteri verilerinin kullanımını içermeyen bir şekilde müşterilere yönelik pazarlama
faaliyetinde bulunmasına imkan tanınmaktadır. Bu kapsamda anılan hüküm kapsamında
getirilen kısıtlamanın da makul olduğu kanaatine varılmıştır.
H. SONUÇ
(48) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, HSBC Bank A.Ş. ile Allianz Hayat
ve Emeklilik A.Ş. ve Allianz Sigorta A.Ş. arasında 24.04.2013 tarihinde imzalanan “Türkiye
İçin Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan
koşulların tamamını karşılaması nedeniyle bireysel muafiyet tanınmasına OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy