Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-22 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-15/142-45
Karar Tarihi : 21.2.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER: 10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler :Tuncay SONGÖR, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin
KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: Ümit GÖRGÜLÜ, Ali Fuat KOÇ, Neşe Nur YAZGAN
C. ŞİKAYET : Jandarma Eğitim Komutanlığı
EDENLER Jandarma Genel Komutanlığı Ankara
20
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
Alarko Carrier San. Tic. A.Ş.
Gebze Organize Sanayi Bölgesi Şahabettin Bilgisu Cad.
41480 Gebze/Kocaeli
Temsilcisi: Av. Tekin AKILLIOĞLU
Beykoz Sok. 14/4 06660 Kavaklıdere Ankara
E. DOSYA KONUSU: Jandarma Eğitim Komutanlığı tarafından Alarko-30
Carrier markalı ısıtma-soğutma sistemlerinin tamir ve bakım hizmetinin
alımı amacıyla açılan ihalede rekabetin engellendiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ:
Jandarma Eğitim Komutanlığı tarafından gönderilen başvuru dilekçesinde
- Jandarma Eğitim Komutanlığı Ankara’da yerleşik İsmail Selen kışlasında
(Kışla) bulunan binaların ısı merkezleri ve klima santrallerine ilişkin
olarak periyodik bakım ve onarım hizmetlerinin temin edilmesi amacıyla 40
2005 yılından itibaren 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu gereğince ihale
düzenlendiği,
- 2005 yılında anılan ihaleye, kışlada mevcut cihaz ve ekipmanların
neredeyse tamamının üreticisi olan Alarko-Carrier San. ve Tic. A.Ş.
(Alarko-Carrier) ile yetkili satıcısı Asega Ltd. Şti’nin (Asega) katıldığı ve
(………..) YTL bakım/onarım bedeli teklif eden Alarko-Carrier’nun ihaleyi
kazandığı,
- 2006 yılında söz konusu bakım/onarım ihalesine yine sadece aynı
firmaların katıldığı ve ekonomik açıdan en avantajlı teklifi (………..) YTL
ile Alarko-Carrier’ın verdiği, ancak yıllık enflasyon rakamlarının %5-6 50
07-15/142-45
2
seviyesinde olduğu göz önüne alınarak Alarko-Carrier’ın önerdiği bir yıl
önceye göre yaklaşık % 20 zam içeren fiyatın fazla bulunduğu ve kamu
zararı doğması ihtimali nedeniyle ihalenin iptal edildiği,
- Kışlada mevcut cihazların %97’sinin Alarko-Carrier markalı olması ve bu
cihazlardan oluşan sistemin Alarko-Carrier’ın mülkiyetinde bulunan bir
program aracılığıyla yürütülüyor olması nedeniyle ihalelere Alarko-Carrier
ile yetkili servisleri dışında başka firmaların katılamadığı, Ankara ilinde
ise Asega dışındaki bayilerin ihaleye katılmaması nedeniyle rekabetin
sağlanamadığı
60
belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 6.3.2006 tarih ve 1305 sayı ile intikal
eden dilekçe üzerine hazırlanan 10.3.2006 tarih ve 2006-3-22/İİ-AFK sayılı İlk
İnceleme Raporu Kurul’da görüşülmüş ve 16.3.2006 tarih ve 06-19/234-M sayılı
karar uyarınca Alarko-Carrier hakkında 4054 sayılı Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu karar uyarınca hazırlanan 18.4.2006 tarih ve 2006-3-22/ÖA-06-ÜG
sayılı Önaraştırma Raporu 28.4.2006 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 70
06-31/374-M sayılı karar ile Alarko-Carrier hakkında 4054 sayılı Kanun'un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmıştır.
Bu karar üzerine, 4054 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca Alarko-Carrier’a
bildirimde bulunularak 30 gün içinde yazılı savunmasını göndermesi istenmiş;
anılan teşebbüsün ilk yazılı savunması 8.6.2006 tarih ve 3659 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir. Hazırlanan 19.10.2006 tarih ve SR/06-21sayılı
Soruşturma Raporu, Kanun’un 45/1. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ile ilgili
taraflara tebliğ olunmuş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince Alarko-
Carrier’dan 30 gün içinde yazılı savunmasını göndermesi istenmiştir. Söz 80
konusu teşebbüsün ikinci yazılı savunması 17.11.2006 tarih ve 7675 sayı ile,
süresi içinde Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Yazılı savunmanın
gönderilmesini takiben Kanun’un 45. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ek yazılı
görüş düzenlenmiş ve Kanun’un 45/2. maddesi uyarınca tüm Kurul üyeleri ve
taraflara tebliğ edilmiştir. Tarafların üçüncü yazılı savunmaları süresi içinde
Kurum’a intikal etmiştir. Tarafların talebi üzerine Kurul 11.1.2007 tarih ve 07-
01/8-M sayılı karar ile sözlü savunma toplantısı yapılmasına hükmetmiştir.
Sözlü savunma toplantısı 21.2.2007 tarihinde Rekabet Kurumu’nun merkez
binasında yapılmıştır.
90
Kurul 21.2.2007 tarih ve 07-15/142-45 sayı ile nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞLERİ:
İlgili raporda, Alarko-Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin;
- Münhasır yetkili satıcıları ile yaptığı ve standart olan “Münhasır Yetkili Satıcı
Sirküleri”nde yer alan fiyat tespitine ve yetkili satıcılara yönelik aktif ve pasif
satış yasağına yönelik hükümlerin,
100
07-15/142-45
3
- Yetkili servisleri ile akdettiği ve standart olan “Yetkili Servis Sözleşmeleri”nde
yer alan fiyat tespitine, yetkili servislere yönelik aktif ve pasif satış yasağına ve
belirsiz süreli rekabet etme yasağına yönelik hükümlerin ve
- Alarko-Carrier’in bakım/onarım işleri ile ilgili olarak gerek yetkili servisleri
arasındaki gerekse kendisiyle yetkili servisleri arasındaki rekabeti kısıtlayıcı
nitelikteki eylemlerinin,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal etmesi
nedeniyle Alarko-Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Kanun’un 16. maddesinin 110
ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği
kanaat ve sonucuna ulaşıldığı ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. Sektöre İlişkin Bilgiler
120
Isıtma, soğutma, havalandırma, klima sektörü, genel olarak kapalı mekanlardaki
havanın fiziksel şartlarını değiştirmek amacıyla kullanılan her çeşit cihazı
kapsamaktadır. Burada sözü edilen şartlar; ortamdaki havanın sıcaklığı, nemi,
temizliği ve hareketidir.
Soğutma, havalandırma ve klima sektöründe konut, işyerleri, fabrika, hastane,
otel, okul, lokanta, sinema, tiyatro gibi yerlerde kullanılmakta olan klima
sistemleri yer almaktadır. Klimalar temel olarak “proses klimaları” ve “konfor
klimaları” olmak üzere iki başlık altında toplanabilir. Konfor klimaları da “merkezi
sistem klimalar” ve “ev tipi klimalar” olmak üzere iki alt gruba ayrılmaktadır. 130
Merkezi sistem klima cihazları iş merkezleri, oteller, alışveriş merkezleri gibi
büyük mekanların iklimlendirilmesi için tek merkezde kurulu cihazlardır. Ev tipi
klimaların ise, “pencere tipi” (motor ve üfleyici beraber tek ünite) ve “split tipi”
şeklinde iki türü olup, son yıllarda portatif tip klimalar da piyasaya girmiştir. Split
tipi klimalar, monte edildikleri yere göre kendi içlerinde duvar, yer, tavan gibi
çeşitli modellere ayrılmaktadır.
Arçelik, Vestel, Alarko-Carrier, Viessmann, Baymak, Beretta, Demirdöküm,
Ferroli, gibi firmaların bulunduğu Türkiye klima sektöründe, yaklaşık 150 firma 140
faaliyettedir. İklimlendirme Soğutma Klima İmalatçıları Derneği'ne (İSKİD) üye
48 imalatçı teşebbüs vardır. Bu firmaların büyük çoğunluğu aynı zamanda
kombi ve kazan gibi ısıtma sanayi ürünlerinin üretim ve satışını da
gerçekleştirmektedirler. Merkezi klima üretiminde, aralarında Alarko-Carrier,
Teba, HSK, İmas, Sönmez Metal, Fita Teknik gibi firmaların yer aldığı çok
sayıda teşebbüs bulunmaktadır. Bu teşebbüslere ek olarak sektörde üretimi
bulunmayan ancak farklı marka cihazlarla merkezi klima sistemlerinin taahhüt
ve kurulumunu gerçekleştiren bir çok firma faaliyet göstermektedir. Bu
teşebbüslerin büyük çoğunluğu aynı zamanda ithalat yoluyla da farklı
markalarla sektörde faaliyet göstermektedirler. 150
07-15/142-45
4
2004 yılı itibarıyla soğutma, havalandırma, klima sektörünün toplam büyüklüğü
yaklaşık 650 milyon ABD Dolarıdır. İSKİD verilerine göre 2004 yılı için sanayi
genelinde gerçekleştirilen üretim miktarı 1,54 milyon adettir. Split klima
tüketiminde yerli üretimin payı %60, merkezi klima tüketiminde ise %90 olarak
gerçekleşmiştir.
Isıtma cihazları sektörüne ise her çeşit soba, kazan, radyatör, brülör ve kombi
gibi mekanları ısıtmada kullanılan ürünler ile, boiler ve güneş enerjisi sistemleri
gibi sıcak su sağlama amaçlı ürünler dahil edilmektedir. 160
Vaillant, ECA, Baymak, DemirDöküm, Beretta, Alarko-Carrier, Ferroli, Bosch,
Auer, Ayvaz, Ermak, İhlas, Viessmann gibi firmaların yer aldığı sektörde 2004
yılı itibarıyla kombi üretiminde 25, panel radyatör üretiminde 50, kazan
üretiminde ise 157’si TSE belgeli 560 firmanın faaliyet gösterdiği tahmin
edilmektedir. Buna ek olarak, sadece merkezi ısıtma sistemlerinde sıcak su
sağlama işlevi gören ve merkezi kazanlarla birlikte kullanılan boiler ya da
sadece yine bu sistemin parçası niteliğindeki radyatörleri üreten KOBİ
niteliğinde çok sayıda teşebbüs bulunmaktadır.
170
Gerek ısıtma ürünleri ve gerekse soğutma havalandırma klima ürünleri pazarına
girişi zorlaştıran bir engel bulunmamaktadır. Bununla birlikte, sektöre ithalatçı
olarak girmek isteyen firmaların gümrük tarife pozisyonlarına bağlı olarak TSEK
belge alım şartlarını ve belirli kriter ve sayıda servis altyapısını sağlamaları
gerekmektedir.
Yukarıda hakkında bilgi verilen ürünler genel olarak mekanların iklimlendirilmesi
için kullanılan ve ısıtma, soğutma, havalandırma (HVAC, Heat, Ventilating, Air
Condition) olarak tanımlanan sektörü oluşturmaktadırlar. Hem ısıtma alanında
hem de soğutma-klima alanında faaliyet gösteren teşebbüsler, bir ucunda 180
sadece ithalatçı diğer ucunda sadece üretici olan bir yelpazede dağılım
göstermektedirler. Bu yelpaze içinde hem üretici hem de ithalatçı konumunda
olan teşebbüsler önemli bir yer kaplamaktadır. Bu sonuç; üretici konumundaki
firmaların, bir mekanın bütün olarak ısıtılmasına ya da soğutmasına olanak
verecek her türlü cihaz ve tesisatı birlikte pazara sunmak, diğer bir deyişle, ürün
yelpazelerini alternatif ürünlerle ya da sıhhi tesisat ve alt yapı ekipmanları gibi
yan ürünlerle tamamlama isteklerinden kaynaklanmaktadır. Bununla bağlantılı
olarak, hem ısıtma alanında hem de soğutma alanında faaliyet gösteren
başlıcaları; Alarko-Carrier, Baymak, Demirdöküm, Ferroli, Viessmann, Isısan
olmak üzere 13'ün üzerinde firma olduğu görülmektedir. 190
Pompa ve basınçlı aletler sektörü ise pompa, vana, genleşme tankı gibi birçok
ürünü içermektedir. Sektörün 2004 yılı üretim hacminin 300 milyon ABD Doları
seviyesinde bulunduğu tahmin edilmektedir. Türk Pompa ve Vana Sanayicileri
Derneği (POMSAD) verilerine göre sektörde 10’u ithalat da yapmakta olan 130
üretici ile 40 ithalatçı firma bulunmaktadır.
Yukarıda değinilen tüm sektörler genel olarak değerlendirildiğinde gerek
soğutma, havalandırma, klima gerek ısıtma ürünleri gerekse pompa ve basınçlı
aletler pazarlarında çok sayıda firmanın faaliyet gösterdiği görülmektedir. Bunun 200
yanı sıra, hiçbir firmanın tek başına çok yüksek pazar paylarına sahip olmadığı
07-15/142-45
5
ve ithal ürünlerin yarattığı rekabetçi baskı dikkate alındığında her üç alanda da
yoğunlaşmanın yüksek olmadığı anlaşılmaktadır.
Isıtma soğutma cihazları alanında montaj ve servis hizmetleri, üretici ya da ana
ithalatçı firmanın bu konuda belirlediği politika doğrultusunda ya cihazların aynı
zamanda dağıtımını yapan bayiler tarafından ya da ayrıca belirlenen yetkili
servisler tarafından verilmektedir. Apartman dairesi ya da bir kaç katlı villa türü
küçük mekanların iklimlendirilmesinde ısıtma soğutma cihazları dağıtımı yapan
bayilerin çoğunluğu proje ve taahhüt hizmeti vermektedir. Diğer yandan site, 210
alışveriş merkezi, otel, apartman dairesi gibi büyük mekanların ısıtılmasına ve
soğutulmasına yönelik proje ve taahhüt hizmetleri inşaat sektörüyle bağlantılı
olarak çalışan çok sayıdaki proje bürosu tarafından verilebilmektedir. Tüm bu
ürünlerin tamir bakım ve onarımı garanti süreleri içerisinde üretici firma
tarafından tayin edilen yetkili servislerce gerçekleştirilmektedir. Buna ek olarak
yetkili servisler dışında bağımsız teşebbüsler de, garanti süresi sonrasında
gerek ısıtma gerek soğutma, havalandırma, klima gerekse pompa ve basınçlı
aletler sektöründe yer alan cihazlara tamir ve bakım/onarım hizmeti
sağlayabilmektedir.
220
I.1.2. İlgili Ürün Pazarı
Isıtma, soğutma, havalandırma ve iklimlendirme sektöründe çok sayıda ve farklı
özelliklere sahip ürünler yer almaktadır. Örneğin ısıtma cihazları grubunda,
kombi, kat kaloriferi, ısıtma kazanları, buhar kazanları, güneş enerjisi sistemleri
gibi çeşitli ürünler bulunmaktadır. Bu ürünler esasen yerleştirilecekleri binanın
ya da sistemin niteliği, kişisel ya da merkezi kullanıma yönelik olup olmamaları
yönüyle farklılaşmaktadır. Dolayısıyla ısıtma cihazları grubu içinde yer alan
belirli ürünlerin talep ikamesi yönüyle daha homojen alt gruplara ayrılabilmesi
mümkündür. Buna ek olarak, örneğin bir klimanın hem ısıtma hem de soğutma 230
amaçlı kullanımının mümkün olabilmesi ya da termosifon ve şofben gibi temelde
su ısıtma işlevi gören cihazların yerine bu sorunun merkezi kazan ve boyler
ünitesinden oluşan bir sistemle de çözümlenebilmesi farklı cihazlar arasındaki,
sınırlı da olsa, kullanım amaçları bakımından talep ikamesi olanağını gündeme
getirmektedir. Talep yönüyle, aynı su basınçlandırma ekipmanlarının hem
ısıtma sistemlerinde hem de soğutma sistemlerinde ortak kullanılabilirlikleri bu
tesisat ve ekipmanlar bakımından iç içe geçmiş bir yapı ortaya koymaktadır.
Diğer yandan ele alınan ürünler bakımından tüketici gözünde fiyatları ve
kullanım amaçları bakımından tam bir ikamenin olamayacağı açıktır.
240
Konu arz ikamesi boyutuyla ele alındığında ise gerek ısıtma cihazları gerekse
soğutma cihazları ve bunlara ilişkin yan ürünler niteliğindeki pompa ve hidrofor
gibi su basınçlandırma ekipmanları bakımından teşebbüslerin üretici olsun ya
da olmasın ithalat yoluyla ve aynı bayilik sistemini kullanarak çok fazla ek
maliyete katlanmaksızın farklı marka ürünleri pazara sunarak ürün yelpazelerini
genişletebildikleri görülmektedir. Dolayısıyla, tüm bu cihazlar arasında arz
ikamesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında, Alarko-Carrier’nun faaliyette bulunduğu ürün grupları
dikkate alınarak ilgili ürün pazarları “ısıtma cihazları”, “soğutma, havalandırma, 250
klima cihazları”, “su basınçlandırma cihazları” ile tüm bu pazarlarda yer alan
ürünlere ilişkin “tamir ve bakım/onarım hizmetleri” pazarları olarak belirlenmiştir.
07-15/142-45
6
I.1.3. İlgili Coğrafi Pazar
Mevcut soruşturmada ilgili ürün pazarında yer alan ürünler bakımından pazara
giriş, arz kaynaklarına ulaşma, üretim, dağıtım, pazarlama ve satış şartlarının
bölgesel bir farklılık göstermediği göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar “Türkiye
Cumhuriyeti sınırları” dahili olarak belirlenmiştir.
260
I.2. Taraflar
I.2.1. Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Alarko-Carrier)
1954 yılında kurulan Alarko-Carrier, ısıtma, soğutma, havalandırma ve su
basınçlandırma (pompa) konularında Türkiye çapında satış ve satış sonrası
servis alanlarında faaliyet göstermektedir. Anılan teşebbüs 1998 yılında,
yabancı bir iklimlendirme cihazları üreticisi olan Carrier ile eşit oranda ortaklığa
girmiş ve adı Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş. olarak değiştirilmiştir.
270
Alarko-Carrier ülke bazında proje ve teknik uygulama da yapabilen 392 yetkili
bayi aracılığıyla satışlarını gerçekleştirmektedir. Bu bayiler ürün bazında
uzmanlaşmış olup her bayi her bir ürünün dağıtımını yapmamaktadır. Buna ek
olarak 400’ün üzerinde yetkili servis, Alarko-Carrier ürünlerinin tamir bakım ve
onarımını gerçekleştirmektedir. Anılan servisler de, bayiler gibi ancak
yetkilendirildikleri ve hakkında eğitim aldıkları cihazların tamir ve bakımını
gerçekleştirmektedirler.
Alarko-Carrier’in hissedarlık yapısına aşağıda yer verilmektedir.
280
Tablo1: Alarko Carrier San. Tic. A.Ş. Ortaklık Yapısı
Hissedarlar Sermaye Payı (%)
Alarko Holding A.Ş. 42.03
Carrier HVACR Investments
B.V.
42.03
Diğer* 15.94
TOPLAM 100.0
* Sermaye’nin %10’undan daha azına sahip ortakların toplamını göstermektedir.
Alarko-Carrier 2005 yılında (………….) YTL net satış geliri elde etmiştir.
I.2.2. Alarko Carrier Yetkili Satıcı ve Servisleri
Alarko Carrier yetkili satıcı ve servisleri Alarko Carrier tarafından kendisine
belirli ürünlerin satış, montaj, tamir ve bakım/onarım yetkisi tanınan yurt çapında
yaygın çok sayıda teşebbüsten oluşmaktadır. Daha önce de değinildiği üzere, 290
gerek yetkili satıcılar gerekse yetkili servisler satış ve bakım/onarım faaliyetleri
bakımından belirli ürünlerle sınırlandırılmakta ve bu ürünlere yönelik eğitimler
almaktadırlar. Bununla birlikte Alarko-Carrier ürün gamı içerisinde yer alan
ürünlerin çoğunun satış ya da bakım/onarımını gerçekleştirebilecek düzeyde
sınırlı sayıda yetkili satıcı ve servis de bulunmaktadır.
I.3. Yapılan Tespitler ve Deliller
07-15/142-45
7
I.3.1. Yetkili Servis ve Yetkili Satıcı Sözleşmeleri
300
Alarko-Carrier ile münhasır yetkili satıcıları arasında akdedilen ve standart olan
“Münhasır Yetkili Satıcı Sirküleri”nin ve yine Alarko-Carrier ile yetkili servisleri
arasında akdedilen ve standart olan “Yetkili Servis Sözleşmesi”nin 4054 sayılı
Kanun kapsamında değerlendirilmesine aşağıda yer verilmektedir.
Aşağıdaki hükümlerden ve açıklamalardan görülebileceği üzere söz konusu
sözleşmeler “2003/3 sayılı Rekabet Kurulu Tebliği ile Değişik, 2002/2 sayılı
Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”nde öngörülenlerin ötesinde
rekabet kısıtlamaları içermektedirler. Dolayısıyla, söz konusu sözleşmelerin
menfi tespit belgesi alması uygun değildir. 310
I.3.1.1. Münhasır Yetkili Satıcı Sirküleri
Alarko-Carrier'in münhasır yetkili satıcıları ile yaptığı ve standart olan münhasır
yetkili satıcı sözleşmelerine bir örnek olarak münhasır yetkili satıcılarından ARTI
Müh. Ltd. Şti. ile 2006 yılı için yaptığı sözleşme incelenmiştir.
Kurul, belirli şartları sağlayan dikey anlaşmaları 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesinin yasaklamasından muaf tutan 2002/2 sayılı Tebliğ’i çıkarmıştır. Bu
nedenle, Alarko-Carrier’ın ürettiği veya ithal ettiği malların satışı için 320
yetkilendirme amaçlı “Münhasır Yetkili Satıcı Sirküleri”nin bu Tebliğ kapsamında
grup muafiyetinden yararlanıp yararlanamadığının değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Sözleşmenin 17. maddesi şu şekildedir; “Yetkili satıcılar herhangi bir bölgedeki
Alarko- Carrier yetkili satıcısına, yetkili servisine, yetkili montajcısına ilgili
şubenin bilgisi ve onayı olmadan Alarko- Carrier mallarını satamaz. Yetkili satıcı
bölgesi dışındaki herhangi bir satıcıya tekrar satış yapmak üzere Alarko- Carrier
mamullerini kesinlikle satamaz.”
330
Söz konusu hüküm ile yetkili satıcının bölgesi dışına mal satması
yasaklanmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesi kapsamında Alarko-
Carrier, yetkili satıcılarına münhasır bir bölge belirleyerek, bu bölge dışına aktif
satış yapmalarını kısıtlama olanağına sahiptir. Oysa söz konusu sözleşme
hükmü ile Alarko- Carrier, yetkili satıcılarının kendi bölgesi dışından gelen
ancak kendisinin aktif bir çabası neticesinde gerçekleşmeyen siparişleri de
(pasif satış) yasaklamaktadır. Pasif satışların yasaklanması 2002/2 sayılı
Tebliğ'de öngörülenlerin ötesinde bir rekabet kısıtlamasıdır. Ayrıca, Alarko-
Carrier tarafından bir bölgede birden çok yetkili satıcı tayin edilmesi nedeniyle,
pratikte söz konusu bölgeler münhasırlık özelliğini kaybetmektedirler. Bu 340
itibarla, yetkili satıcıların kendi bölgesi dışında tüm bölgelere yapacağı satışların
da (bölgelerin münhasır olarak tek bir satıcıya tahsis edilip edilmediği hususu
belirtilmeksizin) yasaklanması, sözleşmeyi 2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen
grup muafiyeti sınırlarının dışına taşıyacak niteliktedir.
Diğer yandan, söz konusu sözleşmenin “Fiyatlandırma” başlıklı E maddesi de
şu şekildedir; “Mamuller için tavsiye edilen yetkili satıcı satış ve yetkili satıcı alış
olmak üzere iki ayrı fiyat listesi bulunur. Yetkili satıcı alış listesindeki fiyatlarla
yetkili satıcıya fatura edilir. Yetkili satıcı tarafından tavsiye edilen satış listesi ile
07-15/142-45
8
müşteriye fatura edilir. Her mamulün ödeme şartı fiyat listesinde belirtilir. Yetkili 350
satıcı; “yetkili satıcı alış fiyatı”nın altında fiyatlarla satış yapamaz.”
Görüldüğü üzere bu madde ile Alarko- Carrier yetkili satıcılarına tavsiye ettiği
fiyatı sabit hale getirmek ve minimum satış fiyatını belirlemek suretiyle fiyat
tespiti yapmaktadır. Dolayısıyla bu durum da 2002/2 sayılı Tebliğ'de
öngörülenlerin ötesinde bir rekabet kısıtlamasıdır.
Bu itibarla, gerek fiyat tespiti yapılmasına gerek pasif satışın yasaklanmasına
dair hükümler nedeniyle söz konusu sözleşme 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında
grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. 360
I.3.1.2 Yetkili Servis Sözleşmesi
Alarko- Carrier'in yetkili servisleri ile yaptığı ve standart olan yetkili servis
sözleşmelerine bir örnek olarak yetkili servislerinden ASEGA. Ltd. Şti. ile
1.1.2002 tarihinde yaptığı sözleşme incelenmiştir.
Sözleşmenin Tanımlamalar başlığı altında; “k- Servis Ücretleri ve yedek Parça
Fiyat Listesi: Yetkili servisin tatbik etmekle yükümlü bulunduğu Alarko- Carrier
tarafından imal ve ithal edilen mamullerin bütün parçalarının stok numaralarını 370
ve birim fiyatlarını içeren liste ile işçilik ücretlerini içeren liste” hükmü yer
almaktadır. Sözleşmenin 17. maddesinde "Yetkili servisler, Alarko- Carrier
tarafından verilen Servis Ücretleri ve Yedek Parça Fiyat Listelerini işyerlerinde
bulundurmakla ve müşteri talep ettiğinde göstermekle yükümlüdürler. Bu listeler
üçüncü şahıslara verilemez.” hükmüne yer verilmekte ve 18. maddesinde;
“Yetkili servis müşterinin almış olduğu pompayı müşterinin isteği doğrultusunda,
Alarko- Carrier’ın onaylayacağı montaj fiyatları karşılığında uygun olan kuyuya
montajı yapacak veya montajına nezaret ederek işlemeye alacaktır.” ifadeleri
yer almaktadır. 29. maddede ise “… Yetkili Servisler, bakım ve/veya
onarımlarda kullandığı malzemeyi Yedek Parça Fiyat Listesinde yazılı servis 380
alış fiyatının %(…) ilavesini işçilik ücretini Servis Ücretleri Listesinde yazılı
servis ücretinin %(…) eksiği ile Alarko- Carrier’e fatura ederler” hükümleri
bulunmaktadır.
Söz konusu sözleşme hükümleri ile yetkili servislerin kullandıkları yedek parça
fiyatları ve hizmet bedelleri tespit edilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere
fiyat tespiti 2002/2 sayılı Tebliğ'de makul görülenlerin ötesinde bir rekabet
kısıtlamasıdır.
Yine aynı sözleşme, “Sözleşmenin Süresi, Geçerliliği, Feshi, Sona Erme” 390
başlıklı 38. maddesindeki; "… Sözleşmenin süresi imza tarihten itibaren 1
yıldır… Sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan biri sözleşmeyi uzatmak
istemediğini karşı tarafa bildirmezse sözleşme kendiliğinden 1 yıl daha uzamış
olur.” hükmü ile belirsiz süreli bir sözleşme niteliğini kazanmaktadır. Dolayısıyla
bu hüküm nedeniyle sözleşmenin 8. ve 9. maddesinde yer alan rekabet etmeme
yükümlülükleri belirsiz süreli bir nitelik kazanmaktadır.
2002/2 sayılı Tebliğ'in "Rekabet Etmeme Yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinin
"a" bendi uyarınca alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan
rekabet etmeme yükümlülüğü söz konusu Tebliğ ile tanınan muafiyet 400
07-15/142-45
9
kapsamında bulunmamaktadır. Bu itibarla Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri ile
akdettiği standart sözleşmelerinde yer alan belirsiz süreli rekabet etmeme
yükümlülüğü grup muafiyeti kapsamında değildir.
Ayrıca sözleşmenin 3. maddesinde yetkili servisin faaliyet bölgesinin maddede
boş bırakılan yere yazılacak olan bölge ile sınırlandığı belirtilmektedir. Söz
konusu hükümlerden yetkili servislerin kendi bölgeleri dışına hizmet
veremeyecekleri sonucu çıkarılabilecektir. Madde 35’te ise “Yetkili Servis,
bölgesinde servis hizmetini aksatmadığı sürece Alarko- Carrier bu bölgede
başka herhangi bir firmaya yetkili servis imtiyazı tanımayacaktır. Ancak bölgenin 410
hizmet yükünün ağırlaşması dolayısıyla bölge bölünmesi hali bundan
müstesnadır” hükmü yer almaktadır. Her ne kadar madde hükmünden her bölge
için tek bir münhasır servis olduğu izlenimi doğsa da, yapılan görüşmede
Alarko- Carrier yetkilileri tarafından da belirtildiği üzere uygulamada birden çok
sayıda yetkili servisin aynı bölge içinde görevlendirildiği görülmektedir.
Dolayısıyla, tek bir servise münhasır olarak tayin edilmemiş bölgelere yapılacak
olan hizmet satışlarının yasaklanması da 2002/2 sayılı Tebliğ'de öngörülenlerin
ötesinde bir rekabet kısıtlamasıdır.
Söz konusu sözleşmenin 7. maddesinde yer alan “Yetkili servisler Alarko- 420
Carrier yazışmalarını dosyalamak ve bu yazışmalara uymak ve kişiye ve
firmaya özel yazılar hariç bütün yazışmalardan personele bilgi vermek
zorundadır” hükmü ise ileriki bölümlerde de belirtileceği üzere, Alarko- Carrier’in
gerek yetkili servisleri arasındaki gerekse de kendisi ile servisleri arasında olan
rekabeti engellemesine zemin hazırlamaktadır.
I.3.2. Yerinde İncelemelerde Elde Edilen Belge ve Tespitler
Önaraştırma döneminde Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri bünyesinde yapılan
incelemelerde; Alarko- Carrier Ankara Şubesi tarafından yetkili servislere 430
gönderilen 15.6.2005 tarihli yazı örneği alınmıştır. Şube Müdürü ve İş Geliştirme
Müdürü imzalı söz konusu yazıda;
“Yıllık periyodik bakım anlaşmaları yapmak ve bu hizmetleri yürütmek üzere
Ankara şube bünyesinde İş Geliştirme Müdürlüğü oluşturulmuştur.
Periyodik bakımlar mevcut yetkili servisler içerisinde ayrı bir birim olarak
oluşturulacak bakım birimi tarafından yaptırılacaktır. Bakım birimleri, tarafımızca
hazırlanıp yayınlanacak prosedür ve standartlara uygun, sadece periyodik
bakım ile uğraşacak yapıda olacaktır. 440
Bu tarihten itibaren yetkili servislerimiz hiçbir kurum ve kişi ile yeni bakım
anlaşması yapmayıp, talep edilecek bakım ve bakım tekliflerini şubemize
ileterek şubemiz aracılığı ile yapılması sağlanacaktır. Ayrıca bu yeni yapılanma
içerisinde mükerrer teklif ve ziyaretleri engellemek amacıyla yetkili servisler
tarafından daha önce yapılmış olan bakım anlaşmaları şubemize bildirilerek,
bakım anlaşması bitiminde sözleşme yenilenmeyerek tarafımıza
yönlendirilmelidir.”
ifadeleri yer almaktadır.
450
07-15/142-45
10
Söz konusu yazı ile yetkili servislerin periyodik bakım işlerine ilişkin aktif ve
pasif hizmet satışları sınırlanmakta ve bu tür tekliflerin Alarko- Carrier’a
bildirilmesi istenmektedir. Yetkili Servis Sözleşmesinin 7. maddesi hükmü
uyarınca, Ankara’da faaliyet gösteren yetkili servisler söz konusu yazıda yer
verilen talimatlara uymak zorundadırlar.
Yukarıda değinilen Alarko- Carrier Ankara Şube tarafından gönderilen talimatın
uygulandığını destekler nitelikte, Ankara’da faaliyet gösteren bazı yetkili
servislerin yetkilileri, bakım ihaleleri öncesinde Alarko-Carrier’a haber vermeleri
gerektiğini, kendilerinin doğrudan ihalelere katılmadıklarını belirtmişlerdir. 460
Benzer şekilde İstanbul’da faaliyet gösteren Alsem Servis ve Mühendislik
Hizmetleri A.Ş. müdürü kendisi ile yapılan görüşmede şu ifadeleri iletmiştir:
“…
Bakım anlaşmalarını Alarko üzerinden yapıyoruz. Bize gelen talepleri Alarko’ya
iletiyoruz. Alarko müşteri ile muhatap oluyor ve müşteriye faturayı Alarko
kesiyor. Biz ücretimizi Alarko’dan alıyoruz. Böylece müşteriden tahsilat işiyle
uğraşmadığımızdan bize de kolaylık sağlamış oluyor bu sistem. Bunun dışında
bizim de kendi adımıza yapmış olduğumuz bakım sözleşmeleri var. 470
Bir ihaleye katılım ya da bir bakım sözleşmesi talebi olduğunda biz bunu
Alarko’ya iletiriz. Ama Alarko’nun bize ya da diğer servislere siz ihalelere
katılmayın ya da şu servis şu ihaleye katılsın gibi bir talimatı yok.”
Ayrıca, 3.11.2004 tarihli Alarko- Carrier tarafından yetkili servislere gönderilen
Şube Müdürü ve Müş. Hiz. Müdürü imzalı belgede:
“Turkcell, Telsim, Avea GSM Operatörlerinde bulunan Split Klima cihazlarına ait
Periyodik bakım organizasyonları firmamız tarafından gerçekleştirilecektir. 480
Yetkili servislerimiz,
- GSM Operatörleri split cihazları ile ilgili sürdürmekte oldukları mevcut
bakım anlaşmalarını ve sözleşmelerinin bitiş tarihlerini en geç 10 gün içinde
tarafımıza bildirecektir.
- Bu yazımız tarihinden itibaren gelecek bakım anlaşması taleplerini
tarafımıza iletecektir.
Yetkili servislerimizin bu konuya gerekli hassasiyeti göstermelerini önemle rica
ederiz.”
ifadeleri yer almaktadır. 490
Söz konusu yazı ile yetkili servislere, GSM operatörlerinin split klima cihazlarına
ait periyodik bakım organizasyonlarının Alarko- Carrier tarafından yapılacağı
bildirilmekte ve bakım anlaşması taleplerinin Alarko- Carrier’a yönlendirilmesi
istenmektedir. Dolayısıyla, söz konusu talimat ile yetkili servislerin aktif ve pasif
satışlarına sınırlama getirilmektedir.
Alarko- Carrier yetkili satıcısı ve yetkili servisi Asega tarafından 28.1.2004
tarihinde Alarko- Carrier’a Emin Özkan’ın dikkatine gönderilen Cihat Çakmak
imzalı yazıda da; 500
07-15/142-45
11
“T.C. Sağlık Bakanlığı Dr. Muhittin Ülker Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesi
(Yeni Trafik hastanesi) ile ilgili bakım sözleşmesi için fiyat araştırılmasına
çıkılmıştır. Yetkili servis listesindeki servislere teklif istem yazıları
gönderilecektir. İlgili yerin bakım sözleşmesi fiyatı (………………. TL –
…………………….. TL + KDV olacaktır.) Bilgilerinize sunulmuştur.
*Yetkili servislerimizin tekliflerinin (……………….. TL – ……………… TL + KDV)
arasında olması gerekmektedir ”
ifadeleri yer almaktadır. 510
Görüşme sırasında, firma yetkilileri ilk paragrafın Alarko- Carrier tarafından
bilgilendirme amaçlı kendilerine gönderildiğini, kendilerinin de bu fiyatın uygun
olduğu görüşünü bildirmek amacıyla geri bu yazıyı gönderdiklerini ifade etmiştir.
Söz konusu belgeden Alarko- Carrier ve Yetkili Servisleri arasında bir bakım
sözleşmesi ihalesi öncesinde teklif edilecek hizmet bedeli aralığına ilişkin bilgi
akışının olduğu görülmektedir.
Diğer taraftan; Alarko- Carrier’ın internet sitesinde de yer alan, Raportörler 520
tarafından Alarko- Carrier yetkili Servisi Teknik Elektrik bünyesinde “İntranet”e
girerek çıktısı alınan “Servislerin Çalışma Prensipleri” başlıklı yazıda:
“Yetkili servisleri Alarko Carrier’e bir sözleşme ile bağlı bağımsız kuruluşlardır…
Büyük illerde servisler ürünlere göre gruplandırılmış ve çalışma alanları
semtlere göre belirlenmiştir. Bir servis kendi alanının dışında, Alarko Carrier’in
onayı olmadan hizmet veremez.
Servislerin uygulamaları tavsiye edilen ücretleri Alarko Carrier tarafından
belirlenir. Bu ücret dört unsuru içerir: 530
• Birim ücret: Servisin size ayıracağı zaman ve yol masrafları için
belirlenen ücret. Servis cihaz üzerinde hiç bir işlem yapmasa da bu ücreti alır.
• Yol ücreti: Servis bölgenin ya da şehir dışına çıktığı zaman yapacağı
fazladan yol parasıdır. Kilometre başına brim bir yol ücreti belirlenmiştir.
• Bakım Onarım İşçilik Bedeli: Servisin cihaz üzerinde yapacağı işçilik
bedelidir. Ücret Listelerinde tek tek bütün işlemlerin bedeli belirlenmiştir.
• Yedek Parça Bedeli: Servisin kullandığı yedek parçalar için Alarko
Carrier tarafından tavsiye edilen fiatlar belirlenmiştir.
Servisler Alarko Carrier tarafından belirlenen ve tavsiye edilen ücretlerin 540
üzerinde veya dışında bir ücret alamaz. Uygulanan ücretler konusunda
gerektiğinde Alarko Carrier Müşteri Hizmetleri Müdürlüklerinden bilgi ve onay
alabilirsiniz. ….”
ifadeleri yer almaktadır.
Söz konusu belgede yetkili servislerin kendi bölgesi dışına hizmet
veremeyeceği belirtilmektedir. Ayrıca, Servislerin Alarko- Carrier tarafından
belirlenen ve tavsiye edilen ücretlerin üzerinde veya dışında bir ücret
alamayacağı ifade edilmektedir. Tavsiye edilen ücretlerin üzerinde ücret 550
alınamayacağı hükmü esas itibarıyla azami fiyat olarak yorumlanabileceğinden,
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde grup muafiyetinden faydalanabilecektir.
07-15/142-45
12
Ancak söz konusu belgede servislerin Alarko- Carrier tarafından belirlenen ve
tavsiye edilen ücretlerin dışında bir ücret alamayacağı ifadesi de yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen sözleşmelerin fiyat tespitine ilişkin hükümleri ile birlikte
değerlendirildiğinde, söz konusu ifadeyle tavsiye fiyatın sabit fiyat olarak
algılanmasına yol açıldığı, dolayısıyla tavsiye fiyat adı altında fiyat tespiti
yapıldığı bu durumun da Kanun’un 4. maddesine aykırılık teşkil ettiği
görülmüştür.
. 560
Soruşturma döneminde yapılan yerinde incelemelerde elde edilen ve Alarko-
Carrier tarafından yetkili servislere gönderilen 16.2.2006 tarihli e-postanın
önemli bölümlerine aşağıda yer verilmektedir:
“Sn Yetkili Servisimiz,
Müşterilerden gelen bölge dışı hizmet taleplerine zaman zaman bazı
servislerimizin “Merkez yönlendirirse gelebiliriz” söyleminde bulunduğu
görülmüştür.
570
Yetkili olduğunuz bölge dışından gelen bu türden taleplere “Bölgemiz dışında
hizmet veremiyoruz” yanıtı nazikçe verilerek bölge servisi rencide edilmemelidir.
…”
Bu belgeden de görüleceği üzere, Alarko-Carrier tararfından, yetkili servislerin
bölge dışından gelecek talepleri karşılamaları engellenmekte, dolayısıyla da
pasif satış niteliğindeki hizmet satışları kısıtlanmaktadır.
Alarko- Carrier yetkili servislerinden Akademi Klima’da yapılan yerinde
incelemede elde edilen ve Alarko- Carrier tarafından yetkili servislere gönderilen
15.5.2006 tarihli e-postada; 580
“Sayın Yetkili Servislerimiz,
Bilindiği gibi 2005 yılı itibarıyla firmamızın almış olduğu karar doğrultusunda tüm
bakım anlaşmaları Alarko Carrier tarafından yapılmaktadır. Bu karar bir kez
yapılacak bakımlar içinde geçerlidir.
Çeşitli defalar bu konunun dile getirilmesine rağmen bazı işlerde uygulamanın
dışına çıkıldığı görülmektedir. Bu nedenle alınan kararın bir kez daha tarafınıza
hatırlatılmasında yarar görülmüştür.” 590
ifadeleri yer almaktadır. Söz konusu belgede yetkili servislerin hangi bölgeden
kaynaklanırsa kaynaklansın kendilerine yönelen bakım taleplerini karşılamaları
engellenerek bayilerin hem aktif hem pasif satışları kısıtlanmaktadır.
I.4. Savunmalar ve Değerlendirilmesi
I.4.1. Birinci Yazılı Savunma ve Değerlendirilmesi
Savunmada yetkili satıcı sözleşmelerinin 17. maddesine ilişkin olarak; 600
“ … söz konusu hüküm ile "yetkili satıcının bölge dışına mal satması
yasaklanmaktadır" denilmektedir. Bununla birlikte 2002/2 sayılı Tebliğ 4.
07-15/142-45
13
maddesi kapsamında Alarko Carrier, "yetkili satıcılarına münhasır bir bölge
belirleyerek, bu bölge dışına aktif satış yapmalarını kısıtlama olanağına
sahiptir", denilerek bu noktada rekabet ihlâli bulunmadığı tespit edilmektedir.”
şeklinde bir değerlendirme yapılmaktadır.
Öncelikle belirtilmelidir ki; savunmada soruşturma tebligatında yer verilen tespit
ve değerlendirmeler bir bütün olarak göz önünde bulundurulmamaktadır. 610
Nitekim, tebligatta açıkça ilgili madde ile yetkili satıcının bölgesi dışına aktif ve
pasif satış yapmasının yasaklandığı tespiti yer almakta ve 2002/2 sayılı
Tebliğ’de izin verilenin ötesinde Alarko- Carrier’ın yetkili satıcılarına münhasır
bölge belirlemeksizin aktif satış yasağı getirdiği ve dolayısıyla aktif satış yasağı
hususunda da tebliğ sınırlarının dışına çıkıldığı ifade edilmektedir.
Savunmada ayrıca;
"Bölge dışına aktif satış yasağı" olarak anlaşılan nokta, gerçekte bir satış yasağı
olmayıp sadece bilgilendirme yükümüdür. Bu nokta Alarko Carrier 620
uygulamasının Özellikleri açıklandığı takdirde daha iyi anlaşılacaktır. Alarko
Carrier, "Yetkili satıcılar herhangi bir bölgedeki Alarko Carrier yetkili satıcısına,
yetkili servisine, yetkili montajcısına ilgili şubenin bilgisi ve onayı olmadan
Alarko Carrier mallarını satamaz" hükmü ile yetkili satıcıların kendi aralarında
veya bunlarla servisleri arasında "Alarko Carrier malları" satışmı yasaklamış
olmamakta, sadece satış işlemleri hakkında yetkili münhasır satıcının bilgi
sahibi olmasını amaçlamaktadır. Uygulamada satış yasağını kanıtlayan tek
örnek gösterilemez.”
ifadeleri yer almaktadır. Sözleşmedeki açık madde hükmüne göre; bilgilendirme 630
ötesinde ilgili şubenin onayı alınmadan satış yapılamayacağı açıkça
belirtilmektedir. Ayrıca maddenin devamında “Yetkili satıcı bölgesi dışındaki
herhangi bir satıcıya tekrar satış yapmak üzere Alarko Carrier mamullerini
kesinlikle satamaz” hükmü yer almaktadır. Uygulamada satış yasağının bulunup
bulunmadığı konusunda ise, yetkili satıcıların çoğunluğun satış yasağına
uyması bu yasağın uygulandığını göstermek için yeterlidir. Ayrıca söz konusu
yasağın uygulanmadığı ve yetkili satıcıların bu yasağa rağmen Alarko Carrier’ın
bilgisi ve onayı olmadan satış yaptığına dair herhangi bir bulguya
rastlanılmamış ve savunma tarafından da herhangi bir bulgu sunulmamıştır. Öte
yandan, uygulanmasa dahi sözleşmedeki açık hüküm rekabeti engelleme 640
amacının göstergesidir ve sözleşmenin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi
kapsamında değerlendirilmesi için yeterlidir.
Savunmada aktif satış yasağına ilişkin olarak;
“Bugüne kadar Alarko Carrier’ın satış yasağına aykırı davranıldığından
bahisle uyguladığı bir yaptırım, feshettiği bir bayilik sözleşmesi veya bu
nedenlerle açtığı bir dava olmamıştır. Kaldı ki aktif satış yasağının 2002/2
sayılı Tebliğ kapsamına girdiği de vurgulanmaktadır. Bununla birlikte bu
hüküm satış yasağı olarak değil sadece bilgilendirme yükümü olarak anlaşılmış 650
ve uygulanmıştır.” ifadeleri yer almaktadır.
Sözleşmedeki satış yasağı çerçevesinde herhangi bir bayilik sözleşmesinin
feshedilmemesi veya herhangi bir dava açılmamış olması sözleşme hükmünün
07-15/142-45
14
yetkili satıcılar için yeterince caydırıcı olduğunu ve kati surette bu hükme
uyulduğunu göstermektedir. Yukarıda yer verildiği gibi, savunmanın iddia
ettiğinin aksine bayiler için münhasır bölgelerin belirlenmemiş olması nedeniyle
Alarko-Carrier bayilik sistemindeki aktif satış yasağının 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında muafiyetten yararlanamayacağı sonucuna varıldığı burada bir kez
daha vurgulanmıştır. 660
Savunmada bayilerin Alarko- Carrier’a bilgi vermesinin faydalarına
değinilmektedir. Ancak sözleşmenin bilgi vermenin ötesinde kısıtlamalar içerdiği
açıktır.
Savunmada yukarıda yer verilenlere ek olarak, Alarko- Carrier’ın bayilere
getirdiği aktif satış yasağının grup muafiyetinden yararlandığı, sözleşmede pasif
satış yasağı bulunduğunun kabul edilmesinin ise çelişkiye yol açtığı ve grup
içindeki başka bayilere satışın da pasif satış sayılarak cezalandırılmasının doğru
bir yorum biçimi olmadığı ifade edilmektedir. Bu noktada, pasif satış 670
yasaklamaları yanında Alarko- Carrier’ın yetkili servislerin aktif satışlarına
getirdiği yasaklamanın da grup muafiyetinden faydalanamadığı bir kez daha
vurgulanmalıdır. Ayrıca, söz konusu sözleşme hükmü ile sadece grup içi yetkili
satıcı ve servislere yapılan aktif ve pasif satışlar değil aynı zamanda grup
dışındaki herhangi bir satıcıya yapılan satışlar da sınırlandırılmaktadır. 2002/2
sayılı Tebliğ ile yetkili satıcılar dışındaki satıcılara yapılacak satışların
kısıtlanmasına sadece Seçici Dağıtım Sisteminin söz konusu olması halinde
grup muafiyeti tanınmaktadır. Ayrıca, 2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde aktif ve
pasif satışların yasaklanmasına ilişkin olarak grup içi ve grup dışı satışlar
şeklinde herhangi bir ayrım öngörülmemektedir. 680
Savunmada “Bölge tanımının sözleşme yapılırken belirlenmemiş olması veya
yetkili satıcının bulunduğu ilin belirtilmiş olması münhasırlık özelliğinin kalktığı
anlamına gelmemektedir. Şöyle ki; belli bir idari bölgede (il veya ilçe) talep
yoğunluğuna göre oluşan bölgeler bulunmaktadır. Alarko Carrier
uygulamasında bayilerin talepleri karşılama güçlüğü görüldüğü takdirde
aynı il veya ilçede yeni bayilik verilmesi yoluna gidilmiştir. Bu durum her
bayinin kendi satış bölgesi bulunduğu gerçeğine aykırı değildir.” ifadeleri yer
almaktadır.
690
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde münhasır bölgeden bahsedebilmek için bir
bölgede sadece tek bir yetkili satıcının tayin edilmiş olması gerekmektedir.
Nitekim “2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin
Açıklanmasına Dair Kılavuz”un (Kılavuz) 24. paragrafında bu konuya ilişkin
olarak şu açıklamalar yer almaktadır:
“Alıcıların satış yaptığı bölge veya müşteri grubunun münhasır olarak
değerlendirilmesi için, o bölge veya müşteri grubuna sadece tek bir alıcının
veya sadece sağlayıcının kendisinin aktif olarak satış yapıyor olması
gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, belirli bir bölgeye veya müşteri grubuna aktif 700
olarak satış yapan teşebbüs sayısı iki veya daha fazla ise o bölge veya müşteri
grubu artık münhasır değildir. Bu tür “serbest” bölge veya müşteri grubundaki
müşterilere herhangi bir alıcı dilediği gibi aktif olarak satış yapabilmelidir. Örnek
vermek gerekirse, sağlayıcı konumundaki bir teşebbüs ürünlerini Ankara ili
sınırları dahilinde sadece iki teşebbüse verme yükümlülüğü altına girer ve
07-15/142-45
15
müşterileri bölge veya müşteri tipi olarak bu iki alıcı arasında paylaştırmaz ise,
bu tür bir anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanabilmesi için diğer
bölgelerdeki satıcıların Ankara bölgesine yapacakları aktif veya pasif satışların
engellenmemesi gerekmektedir.”
710
Ancak, Alarko- Carrier’ın Yetkili satıcı sözleşmelerinde yetkili satıcılar için açık
bir şekilde herhangi bir bölge belirlenmemekte ve uygulamada gerek il bazında
gerek il içindeki bölgeler bazında aynı bölgede birden fazla sayıda yetkili
satıcının görevlendirildiği görülmektedir. Dolayısıyla, savunmanın dile getirdiği
gibi kendiliğinden oluşan bölgeler iddiası hukuki açıdan geçersizdir.
Savunmada sözleşmenin fiyatlandırma maddesine ilişkin olarak, bu maddenin
tamamen fiyat tavsiyesi olarak yorumlanması mümkünken fiyat tespiti olarak
nitelendirilmesinin abartılı olduğu belirtilmektedir. Ancak, sözleşme
hükmünde açıkça, yetkili satıcının, yetkili satıcı alış fiyatının altında fiyatlarla 720
satış yapamayacağı ifade edilmektedir. Diğer bir ifadeyle, sözleşmede asgari
satış fiyatı belirlenmiştir.
Savunmada yetkili servis sözleşmelerine ilişkin olarak; sözleşmenin
“Tanımlar” başlığının (k) fıkrası ile 17, 18 ve 19. maddeleri hükümlerinde yer
alan oranların, fiyat belirlemeden çok tavsiye niteliğinde olduğu belirtilmekte
ayrıca yedek parça ve hizmet bedellerinin garanti içi ve işçilik usulüne tabi
olduğu ifade edilmektedir. Başka bir deyişle garanti dışındaki işlemler için fiyat
belirlenmediği iddia edilmektedir.
730
Bu noktada belirtmek gerekir ki; sözleşmede, belirlenen fiyatların tavsiye fiyatlar
olduğu yönünde bir ifade yer almamaktadır. Ayrıca, Sözleşmede garanti
kapsamı dışındaki servis ve yedek parça ücretleri için de satış fiyatı
belirlenmiştir. Örneğin, Sözleşmenin 18. maddesinde; “Yetkili servis müşterinin
almış olduğu pompayı müşterinin isteği doğrultusunda, Alarko Carrier’ın
onaylayacağı montaj fiyatları karşılığında uygun olan kuyuya montajı yapacak
veya montajına nezaret ederek işlemeye alacaktır.“ ifadesinden anlaşılacağı
üzere yetkili servisin müşteriye Alarko Carrier’ın onaylayacağı montaj fiyatlarını
uygulayacağı hükme bağlanmıştır.
740
Savunmada Alarko- Carrier’ın sözleşmelerini her sene yenilediği bu nedenle
rekabet etmeme yükümlülüğünün sınırsız süreli olmadığı ileri sürülmektedir.
2002/2 sayılı Tebliğ'in "Rekabet Etmeme Yükümlülüğü" başlıklı 5. maddesinin
"a" bendi uyarınca rekabet etmeme yükümlülüğünün beş yılı aşacak şekilde
zımnen yenilenebileceğinin kararlaştırılması halinde, rekabet etmeme
yükümlülüğü belirsiz süreli sayılır ve alıcıya getirilen belirsiz süreli rekabet
etmeme yükümlülüğü söz konusu Tebliğ ile tanınan muafiyetten
yararlanamamaktadır. Ayrıca Kılavuz’un 34. paragrafında yer alan şu ifadeler
de yeterince açıklayıcıdır:
750
“Alıcıya anlaşma geçerli olduğu sürece rekabet etmeme yükümlülüğü getiren ve
taraflardan herhangi biri belli bir süre önceden itiraz etmedikçe her yıl
yenilenmiş kabul edilen bir yıllık bir dağıtım anlaşması belirsiz süreli olarak
kabul edilecektir. Ancak, bu anlaşmanın her yıl yenilenebilmesi için tarafların
açıkça iradelerini birbirlerine bildirmeleri zorunlu ise anlaşma belirsiz süreli
sayılmayacaktır. Başka deyişle, belirli bir süre içerisinde taraflar bu anlaşmayı
07-15/142-45
16
devam ettirmek istediklerini birbirlerine açıkça bildirmedikçe anlaşmanın
uzamadığını kabul eden bir düzenlemeye dayanan rekabet etmeme
yükümlülüğü belirsiz süreli kabul edilmeyecektir.”
760
Yetkili servis sözleşmesi, “Sözleşmenin Süresi, Geçerliliği, Feshi, Sona Erme”
başlıklı 38. maddesinde yer alan "… Sözleşmenin süresi imza tarihten itibaren 1
yıldır… Sözleşmenin bitiminden 1 ay önce taraflardan biri sözleşmeyi uzatmak
istemediğini karşı tarafa bildirmezse sözleşme kendiliğinden 1 yıl daha uzamış
olur.” hükmü ile belirsiz süreli bir sözleşme niteliğini kazanmaktadır. Dolayısıyla
bu hüküm nedeniyle sözleşmenin 8. ve 9. maddesinde yer alan rekabet etmeme
yükümlülükleri belirsiz süreli bir nitelik kazanmaktadır. Bu itibarla Alarko-
Carrier’ın yetkili servisleri ile akdettiği standart sözleşmelerinde yer alan belirsiz
süreli rekabet etmeme yükümlülüğü grup muafiyeti kapsamında değildir. 2002/2
sayılı tebliğde bu tür rekabet etmeme yükümlülüklerinin süresiz kabul edileceği 770
açıkça yer almaktadır.
Savunmada sözleşmeler ile bölge dışından gelecek talepleri karşılama yasağı
konulmadığı, servise kendi bölgesinden gelecek talepleri aksatmama
yükümlülüğü getirildiği iddia edilmektedir. Ayrıca Tüketicinin Korunması
Hakkındaki Kanun uygulamasında da Sanayi Bakanlığı’nın belli yerlerde belli
sayıda servis kurulmasını zorunlu kıldığı ifade edilmektedir.
Sözleşmede savunmanın iddia ettiği gibi, servise sadece kendi bölgesinden
gelecek talepleri aksatmama yükümü getirildiği ve bölge dışından gelecek 780
talepleri karşılama yasağı konulmuş olmadığı hususları açıklıkla dile
getirilmemiştir. Sözleşme hükümlerinden iyi niyetli, objektif bir kişi tarafından
çıkarılacak sonuç; yetkili servislerin bölgeleri dışında faaliyet göstermelerinin
yani bölgeleri dışına aktif ve pasif satışta bulunmalarının yasaklandığı yönünde
olabilecektir. Bu şekilde anlaşılabilecek bir sözleşme hükmü, yetkili servislere
başka hiçbir şekilde aktif ve pasif satış yasağına ilişkin yazılı ve sözlü bilgi iletimi
olmadığı varsayımı altında dahi, yetkili servislerin temkinli davranarak aktif ve
pasif satışlarını sınırlamalarına yol açabilecektir.
Savunmada Alarko-Carrier Ankara Şubesi tarafından yetkili servislere 790
gönderilen 15.6.2005 tarihli yazı ile ilgili açıklamalara ve Alarko- Carrier servis
ağına ilişkin bilgilere yer verilmektedir. Alarko- Carrier’ın yetkili servisler
tarafından yapılan işlerin hiçbirini kendisinin ifa etmediği ve servisleri ile
rekabet eder durumda olmadığı vurgulanmaktadır. Ancak hem Alarko-
Carrier hem de başka firmaların ürünlerinin bulunduğu; geniş bir teknik
yelpazede hizmet isteyen kurumlarca talep edilen periyodik bakım
hizmetlerini zaman zaman Alarko- Carrier’ın üstlenmekte olduğu; parça ve
finansman organizasyonunu da yaparak isi yetkili servisleri kanalıyla verine
getirdiği ifade edilmektedir. 15.6.2005 tarihli yazının merkezi sistem periyodik
bakım hizmetlerinin Alarko- Carrier tarafından yapıldığının servislere 800
hatırlatılmasından ibaret olduğu, aktif ve pasif satış sınırlaması ile ilgisi
bulunmadığı dile getirilmiştir.
Ayrıca servislerin bakım konusunda Alarko-Carrier'e bilgi verme ödevinin
tamamen teknik yardım amacı ile öngörüldüğü, bilgilendirme mecburiyetinin
gerekli bilgi donanımı olmayan servislerin karmaşık bakım işlerini
07-15/142-45
17
üstlendiklerinde Alarko- Carrier'in sorumluluğunu doğuran bir hizmet kusuru söz
konusu olması nedeniyle getirildiği ifade edilmiştir.
Benzer bir şekilde, 3.11.2004 tarihli yazının da yukarıda açıklanan sebebe 810
dayandığı, bazı GSM operatörlerinde bulunan split klima cihazlarına ait periyodik
bakımların, uygulamada karşılaşılan yetersizlikler nedeniyle zaman zaman
Alarko- Carrier tarafından üstlenilmek zorunda kalındığı ifade edilmektedir
Türkiye’ye yayılmış çok sayıdaki baz istasyonundaki cihazlara 24 saatten kısa
sürede hizmet verme taahhüdü gerektiren bu hizmetlerin Alarko- Carrier’ce
yetkili servislerin bir çağrı merkezi vasıtasıyla örgütlenmesi ve işi fiilen yapmaları
ile ifa edildiği belirtilmiştir.
Ayrıca servis-müşteri anlaşmazlıklarında konunun tüketici hakları
çerçevesinde Alarko- Carrier'a intikal ettiği ve Alarko-Carrier tarafından 820
çözümlendiği veya bazı hallerde çözüm için yasal yollara gidildiği ifade
edilmiştir. Bu nedenle sözleşme ile servislere firmanın teknik ve yasal
açıklamalarını personele duyurma yükümlülüğü getirildiği belirtilmiştir.
Dolayısıyla yetkili servislerin aktif ve pasif satışlarına bir sınırlama
getirilmesinin söz konusu olmadığı iddia edilmiştir.
Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri ile aynı düzeyde rekabet halinde olmaması,
yetkili servislerine dikey kısıtlamalar getirerek kendi aralarındaki rekabeti
kısıtlamasını makul göstermek için bir gerekçe veya mazeret
oluşturmamaktadır. Yetkili servislere gönderilen yazılar ile yetkili servislerin 830
periyodik bakım işlerine ilişkin aktif ve pasif hizmet satışları sınırlanmakta ve bu
tür tekliflerin Alarko- Carrier’a bildirilmesi istenmektedir. Alarko- Carrier
tarafından yetkili servislere gönderilen ve servislerin periyodik bakım
anlaşmalarına Alarko- Carrier’dan bağımsız olarak doğrudan katılmalarını
yasaklayan ve sözleşmelerdeki ilgili hükümler nedeniyle servislerin uymakla
yükümlü olduğu yazılar, yetkili servislerin hem aktif hem de pasif satışlarını
yasaklamaktadır. Söz konusu yazılar ile yetkili servislere sadece bilgilendirme
yükümlülüğü getirilmemekte aynı zamanda Alarko- Carrier’dan habersiz bu
alanlarda hizmet vermeleri de engellenmektedir. Söz konusu yasaklamalar,
Alarko- Carrier tarafından bakım anlaşmalarının yetkili servisler arasında 840
dağıtımına veya anlaşmaların doğrudan Alarko- Carrier tarafından üstlenilerek,
sonrasında işlerin servislere belirli ücretlerle yaptırılması sonucuna yol
açmaktadır. Bu sistem, Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri üzerindeki gücünü
artırıcı ve onları bağlı kılıcı bir nitelik taşımaktadır. Alarko- Carrier ile yetkili
servisler arasında imzalanan sözleşmelerde, hangi servisin ne tür işleri
yapabileceği belirlenmiştir. Sözleşme çerçevesinde, ne tür bakım ihalelerine
girebileceğine ve bu konuda yeterli olup olmadığına ilişkin değerlendirmeleri
servislerin bağımsız olarak kendilerinin yapmaları gerekir. Servislerin yetersizliği
sonucu oluşan ve Alarko- Carrier’ın müteselsil kefaletinden kaynaklanan
yükümlülük ve maliyetler ilgili servislere Alarko- Carrier tarafından her zaman 850
rücu edilebilir. Söz konusu yükümlülükler marka içi rekabet kısıtlamalarını haklı
gösterecek özellikte değildir ve rekabet kısıtlamaları olmadan da söz konusu
maliyetlerden kaçınılması mümkündür.
Savunmada ayrıca, Alarko Carrier ile yetkili satıcı ve servis hizmeti veren
Asega arasında 28.01.2004 tarihli yazışma ve bayi ve servislerin dahil
olduğu yerel bir ağ olan “Intranet” den söz edilmektedir. Anılan yazışma
07-15/142-45
18
ile fiyat tavsiyesinde bulunulduğu, Alarko-Carrier’ın tavsiye edilen ücreti
zorunlu kılacak bir güce veya baskıya sahip olmadığı ileri sürülmüştür.
860
Ayrıca “Servislerin Çalışma Prensipleri" adlı yazıda yer alan "Servisler Alarko
Carrier tarafından belirlenen ve tavsiye edilen ücretlerin üzerinde veya dışında
bir ücret alamaz" ifadesindeki "dışında" kelimesinin tavsiye edilen ücretten
farklı olarak başka bir isimle ayrıca ücret alınmasını engellemeye yönelik
olduğu ifade edilmiştir. Bu hususun fiyat tespiti sayılmasının makul bir
yorumlama şekli olmadığı ileri sürülmüştür.
Alarko- Carrier’ın kendisine bağlı yetkili servisler üzerinde bazı yaptırımlarda
bulunabileceği, özellikle sözleşme hükümleri de göz önünde bulundurulduğunda
yetkili servisler karşısında daha güçlü durumda bulunduğu muhakkaktır. Etkin bir 870
kontrol mekanizması olan “Intranet” de göz önünde bulundurulduğunda Alarko-
Carrier’ın istediği fiyatı yetkili servis ve satıcılara uygulatma olanağı ve gücüne
sahip olduğu açıktır. Savunmanın diğer bir itirazı "tavsiye fiyat adı altında fiyat
tespiti" yapıldığı iddiasına ilişkindir. Savunma tavsiye fiyat üzerinde satış
yapılabileceğini dolayısıyla sabit fiyat tespitinin söz konusu olmadığını iddia
etmektedir. 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre “taraflardan herhangi
birinin baskısı veya teşvik etmesi sonucu sabit veya asgari satış fiyatına
dönüşmemesi koşuluyla, sağlayıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya satış
fiyatını tavsiye etmesi mümkündür.” Rekabet Hukuku açısından sabit fiyat
belirlenmesi veya belirlenen fiyatın altında satış yapılmasını engelleyen asgari 880
satış fiyatının belirlenmesi sorun oluşturmaktadır. Yani, belirlenen fiyatın
üzerinde satış yapılabiliyor olması asgari satış fiyatının tespit edildiği ve söz
konusu fiyat tespitinin rekabet ihlali olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
Savunmada Intranet’in, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da yer alan
“ayıplı maldan ve/veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı
tüketiciye karşı satıcı, bayi, acenta, imalatçı-üretici ve ithalatçı, müştereken ve
müteselsilen sorumludurlar” hükmü uyarınca, Alarko- Carrier'in ürünlerine
servis hizmeti sağlayanlar üzerinde gözetim hakkı kullanması ve tavsiyelerde
bulunması amacıyla oluşturulduğu, fiyat tespiti ya da bayi ve servislerin her tür 890
faaliyetini denetleme amacıyla kullanılmadığı ifade edilmektedir.
Yapılan incelemede söz konusu ağ tek başına rekabet ihlali olarak
değerlendirilmemiş, ancak, bu ağ vasıtasıyla gerçekleştirilen etkin kontrol
mekanizması göz önünde bulundurulduğunda Alarko- Carrier ve yetkili servis ve
bayileri arasındaki sözleşmelerde ve yazışmalarda bulunan rekabeti sınırlayıcı
hükümlerin daha önemli hale geldiği vurgulanmıştır. Söz konusu sıkı ve hızlı
gözetim imkanının rekabet ihlali oluşturan sözleşme hükümleri ve uygulamalar
ile birlikte değerlendirildiğinde bu uygulamaları kolaylaştırıcı ve güçlendirici bir
nitelik taşıdığı görülmektedir. Etkin kontrol mekanizması sayesinde Alarko- 900
Carrier, yetkili servislerin ve bayilerin belirlenen fiyatlara, bölge ve müşteri
paylaşımlarına uyup uymadığını takip edebilme imkânına sahip bulunmaktadır.
Savunmada ayrıca servislerin garanti içi ücretsiz hizmeti Alarko- Carrier
adına verdikleri ve bu hizmetin karşılığını Alarko- Carrier'dan aldıkları, bu
durumda mutabık kalınacak bir fiyat belirlenmesinin doğal olduğu ifade
edilmiştir. Buna ek olarak garanti harici işlerde de tüketiciyi korumak amacıyla
bir tavsiye fiyatı bildirildiği belirtilmektedir.
07-15/142-45
19
Ancak tavsiye fiyat yanında sabit fiyat veya asgari fiyat belirlenmesi de söz 910
konusudur. Azami satış fiyatının veya tavsiye fiyatın, sabit veya asgari fiyata
dönüşmesinin tüketiciyi korumaya yönelik bir uygulama olduğundan
bahsedilemez.
Savunmada Alarko- Carrier'in ne yetkili satıcılarla, ne de yetkili servislerle
doğrudan rekabetinin söz konusu olmadığı, büyük çaplı ve uzmanlık konusu
çeşitli olan periyodik bakım sözleşmelerinde, ihalelerin sadece Alarko-
Carrier ve yetkili servislerine açık olmadığı tüm rakiplerin de bu ihalelere
katılabileceği ifade edilmiştir. Bu tür ihalelerde işin organizasyon ve
finansmanının Alarko- Carrier tarafından yapıldığı, sorumluluğu ve riski söz 920
konusu teşebbüsün üstlendiği ve alınan işlerin yetkili servislere yaptırıldığı
belirtilmiştir. Alarko- Carrier'in son üç yılda yaptığı periyodik bakım
anlaşmalarına bakıldığında bunların içinde sadece Alarko- Carrier markalı
ürünlerin olduğu hiçbir iş bulunmadığı dolayısıyla herhangi rakip firmanın
da bu işleri kazanma şansının varolduğu dile getirilmiştir. Bu tür ihalelerin
Alarko- Carrrier'in iş hacmi içinde (……….) (%.....) oranında yer tuttuğu
dolayısıyla bu tür işlerin rekabeti ihlale ve firma itibarını riske atmaya
özendirecek bir hacimde olmadığıbelirtilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri ve yetkili satıcıları ile 930
rekabet halinde olmaması, bunlar arasındaki rekabeti sınırlayabileceği anlamına
gelmemektedir. Periyodik bakım işlerinin Alarko- Carrier’ın toplam iş hacmi içinde
küçük bir paya sahip olması bu alanda yapılacak herhangi bir rekabet
kısıtlamasını haklı göstermez. Rekabet ihlalleri ile elde edilen ciro arasında söz
konusu eylemin rekabet ihlali olması açısından doğrusal bir ilişki
bulunmamaktadır.
I.4.2.İkinci Yazılı Savunma ve Değerlendirilmesi
Savunmada bayilerin “intranet”e dahil olmadığı dolayısıyla “intranet” üzerinden 940
yapılan bilgi akışı ile bayilerin fiyat baskısı altında tutulmadığıdır. Ancak, Alarko-
Carrier Ankara Bölge Müdürlüğü’nde Müşteri Hizmetleri Müdürü’nün soruşturma
raporunda da yer verilen aşağıdaki ifadeleri, bayilerin de söz konusu sisteme
dahil olduğu yönündedir.
Ayrıca, Alarko- Carrier’ın internet sitesindeki “intranet” başlığı altındaki “yetkili
satıcı” başlıklı linkte de, bayi için şifre ile “intranet”e girebileceği bir sayfa
açılmaktadır. Bu durum, bayilerin de “intranet”e dahil olduğunu göstermektedir.
Savunmada, bayilerin münhasır bölgelerinin olduğu mütemadiyen 950
vurgulanmaktadır. Ancak bölgenin olduğuna dair getirilen açıklamaların kendisi,
zaten bölgelerin belirsiz ve her an değişebilir olduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla, sözleşmelerde de belirlenmiş bölgelerin olmadığı göz önüne
alındığında Rekabet Hukuku anlamında münhasır bölgelerin söz konusu
olmadığı açıktır.
Savunmada, sözleşmelerde yer alan aktif ve pasif satış yasağına yönelik
hükümler ile Münhasır Yetkili Satıcı Sirküleri’nin Fiyatlandırma başlıklı E
maddesinde yer alan “yetkili satıcı alış fiyatının altında fiyatlarla satış yapamaz”
07-15/142-45
20
hükmünün Alarko- Carrier ürünlerinin spot piyasaya düşmesini önleme ve 960
tüketiciyi koruma amacına yönelik olduğu belirtilmektedir. Söz konusu
açıklamalar ağır bir rekabet ihlali olan fiyat tespitini haklı göstermekten uzaktır.
I.4.3. Üçüncü Yazılı Savunma ve Değerlendirilmesi
Üçüncü yazılı savunma ekinde taslak yetkili satıcı ve yetkili servis sözleşmeleri
yer almaktadır. Yetkili satıcı sözleşmesinde satıcıya münhasır bir bölge tahsis
edildiği ve sözleşmenin 17. maddesinin aktif satış yasağı vurgusu içerecek
şekilde yeniden düzenlendiği görülmüştür. Yetkili servis sözleşmesinde ise
sözleşme süresi 1 yıl ile sınırlanarak rekabet etmememe yükümlülüğünün 970
süresi belirli hale getirilmiştir.
Üçüncü yazılı savunmada yetkili satıcı sözleşmelerinin belirsiz süreli olmadığı
vurgulanmıştır. Ancak soruşturma heyetinin bu tür bir iddası söz konusu
olmamıştır.
Savunmada dile getirilen bir başka husus soruşturma heyetinin bireysel
muafiyet incelemesinde 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sıralanan şartların
hepsini değerlendirmediği iddiasıdır. Ancak belirtilmelidir ki, 5. maddedeki
koşullardan birinin sağlanmaması muafiyet tanınmasına engel teşkil eder. 980
Alarko- Carrier uygulamasında münhasır bölge olmamasına rağmen aktif/pasif
satışların engellenmesi ve fiyat tespit edilmesi eylemleri dağıtımda etkinlik
sağlamadığı gibi tüketiciye de bir fayda getirmemektedir. Dolayısıyla 5.
maddeyle amaçlanan, anlaşma ya da kararın yarattığı faydaların, sebep olduğu
rekabet kısıtlamasından daha önemli olması durumu Alarko- Carrier uygulaması
için geçerli değildir.
Savunmada ayrıca, “Intranet”in yetkili servisler ile sadece garanti kapsamında
giren mal ve hizmetlerin Alarko-Carrier’a fatura edilmesi ve takibi için
kullanıldığı, yetkili satıcılar ile “Intranet”te karşılıklı iletişimin olmadığı 990
belirtilmektedir. Daha önce yer verildiği üzere “Intranet” sistemi kendi içinde
rekabeti sınırlayıcı olarak nitelendirilmemekte sadece bayi ve servisler
üzerindeki kontrolü arttırıcı bir unsur olarak değerlendirilmektedir.
J.GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi; belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacı
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler
arası anlaşmaları yasaklamaktadır. İlgili madde, aynı seviyede faaliyet gösteren 1000
rakip teşebbüsler arasındaki rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları (yatay anlaşmalar)
kapsadığı gibi rakip olmayan, başka bir ifadeyle ticaretin farklı seviyelerinde yer
alan teşebbüsler arasındaki anlaşmaları (dikey anlaşmalar) da kapsamaktadır.
Alarko- Carrier ile yetkili satıcıları ve yetkili servisleri arasında akdedilen
sözleşmelerde yer alan ve grup muafiyeti kapsamı dışında olduğu tespit edilen
aktif ve pasif satışların önlenmesi ve yeniden satış fiyatının tespitine ilişkin
hükümler ve Alarko- Carrier ile yetkili servisleri ve satıcıları arasındaki
yazışmalarda yer alan rekabet sınırlamaları bu bölümde değerlendirilmektedir.
1010
07-15/142-45
21
Alarko- Carrier ile yetkili satıcıları ve servisleri arasında akdedilen sözleşmelerin
içerdiği fiyat tespiti, bölge dışına pasif satışların yasaklanması, birden fazla
satıcı ve servis atanması nedeniyle münhasır olmaktan çıkan bölgelere, diğer
bölgelerden aktif satışların yasaklanması ve sınırsız süreli rekabet etmeme
yükümlülükleri yukarıda da yer verildiği üzere, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal etmekte ve söz konusu hükümler nedeniyle sözleşmeler grup
muafiyetinden faydalanamamaktadır.
Ayrıca, Alarko- Carrier tarafından yetkili servislere gönderilen ve servislerin
periyodik bakım anlaşmalarına Alarko- Carrier’dan bağımsız olarak doğrudan 1020
katılmalarını yasaklayan ve sözleşmelerdeki ilgili hükümler nedeniyle servislerin
uymakla yükümlü olduğu yazılar, yetkili servislerin hem aktif hem de pasif
satışlarını yasaklamaktadır. Söz konusu yasaklamalar, Alarko- Carrier
tarafından bakım anlaşmalarının yetkili servisler arasında dağıtımına veya
anlaşmaların doğrudan Alarko- Carrier tarafından üstlenilerek, sonrasında
işlerin servislere belirli ücretlerle yaptırılması sonucuna yol açmaktadır. Söz
konusu bu sistem, Alarko- Carrier’ın yetkili servisleri üzerindeki gücünü artırıcı
ve onları bağlı kılıcı bir nitelik taşımaktadır.
Diğer taraftan, Alarko- Carrier markalı ürünlere ait bakım işlerinde, bakım işlerini 1030
yaptıran kişi veya kuruluşların çeşitli makul nedenlerle sadece Alarko- Carrier
ve yetkili servislerinin ilgili işlere katılmalarını istemeleri veya teklif
şartnamelerinde bu sonuca yol açacak koşullar ileri sürmeleri nedeniyle, Alarko-
Carrier bu işlerde belirleyici konuma gelmektedir. Bu itibarla, zaten yatay
rekabetin kısıtlı olduğu Alarko- Carrier markalı ürünlerin bakım/onarımına
yönelik pazarda Alarko- Carrier’in yetkili servisleri sayesinde oluşan veya
oluşabilecek potansiyel marka içi rekabetin bu şekilde kısıtlanması, söz konusu
piyasadaki rekabet ortamına zarar verecektir. Dolayısıyla, bu pazar bakımından
marka içi rekabetin korunması son derece büyük bir önem arz etmektedir.
1040
Alarko- Carrier ile servisler arasında imzalanan sözleşmelerde, hangi servisin
ne tür işleri yapabileceği belirlenmiştir. Oysa ki, sözleşme çerçevesinde, ne tür
bakım ihalelerine girebileceğine ve bu konuda yeterli olup olmadığına ilişkin
değerlendirmeleri servislerin bağımsız olarak kendilerinin yapmaları gerekir.
Diğer taraftan, Alarko- Carrier ile yetkili servisleri arasındaki bir yazışmadan da
görüleceği üzere, Alarko- Carrier’in bakım/onarım işleri ile ilgili olarak söz
konusu servisler arasındaki ve servislerin kendisiyle fiyat rekabetini
engellemeye yönelik eylemlerinin yukarıda bahsedilen Ankara Şube bünyesinde
oluşturulan İş Geliştirme Müdürlüğü’nün öncesine dayandığı anlaşılmaktadır. 1050
Söz konusu belgeden anlaşıldığı üzere, Alarko- Carrier ve yetkili servisler
arasında bir bakım işine ilişkin ihale öncesinde, ihaleye sunulması gereken teklif
fiyatı hakkında görüş alış verişi olmaktadır. Söz konusu uygulama, Alarko-
Carrier tarafından yetkili servislerin fiyatını belirleme yönündeki çabaların ve
piyasadaki bakım işlerinde kendisiyle yetkili servisler arasındaki rekabeti
önleme girişimlerinin göstergesi olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla, söz konusu
Müdürlük Alarko- Carrier’in bakım/onarım piyasasındaki servisleri arası ve
servislerinin kendisiyle fiyat rekabeti yapmasını engellemesini
kolaylaştırmaktadır. Soruşturma döneminde yapılan yerinde incelemelerde elde
edilen ve yukarıda yer verilen 15.5.2006 tarihli e-posta metni de, Alarko- 1060
Carrier’ın Soruşturma Kararı’nı 10.5.2006 tarihinde tebellüğ etmesinden sonra
07-15/142-45
22
dahi bu uygulama konusunda yetkili servislerini yönlendirmeye devam ettiğini
ortaya koymaktadır.
Ayrıca, Alarko- Carrier ve yetkili satıcıları ve servisleri arasında internet
üzerinde dâhili bir ağ olarak kurulan “intranet”ten de bahsetmek gerekmektedir.
Söz konusu ağa sadece üye olan kişiler girebilmektedir. Alarko- Carrier Ankara
Bölge Müdürlüğünde Müşteri Hizmetleri Müdürü “intranet” hakkında şu bilgileri
aktarmıştır: “Bayi ve servislere yazılı olarak bildirilen ilanlar ve bilgilendirmeler
bu ağ vasıtası ile yapılmaktadır. Örneğin fiyat listeleri, işçilik ücret listeleri, 1070
ürünlere ilişkin yenilikler ve gelişmeler ve Servis Garanti Takip Programı yer
almaktadır. Garanti hizmetlerine ilişkin yapılan hizmetler, bunların faturaları bu
ağ vasıtasıyla hızlı ve etkin bir şekilde takip edilebilmektedir.”
Söz konusu ağ vasıtasıyla hızlı ve etkin bir bilgi akışı sağlandığı görülmektedir.
Tüm servis veya satıcıların, istenen tarihler arasında hangi ürün veya
hizmetlerden ne miktarda, hangi fiyattan ve kime sattığı bu ağ vasıtasıyla takip
edilebilmektedir. Dolayısıyla, söz konusu ağ vasıtasıyla gerçekleştirilen etkin
kontrol mekanizması göz önünde bulundurulduğunda Alarko- Carrier ve yetkili
servis ve bayileri arasındaki sözleşmelerde ve yazışmalarda bulunan rekabeti 1080
sınırlayıcı hükümler daha önemli hale gelmektedir. Etkin kontrol mekanizması
sayesinde Alarko- Carrier, servislerin belirlenen fiyatlara ve bölge ve müşteri
paylaşımlarına uyup uymadığını takip edebilme imkânına sahip bulunmaktadır.
Bu noktada, Alarko- Carrier’ın yetkili satıcıları ve yetkili servisleri ile akdetmiş
olduğu bahsi geçen sözleşmelere ve sözleşmelere dayanarak yapılan
yazışmalar yoluyla bakım/onarım işleri ile ilgili, gerek yetkili servisleri arasındaki
gerekse kendisiyle yetkili servisleri arasındaki rekabeti engellemeye yönelik
eylemlerine ilişkin olarak Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde bireysel muafiyet
değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir. 1090
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen iki olumlu, iki olumsuz koşulun
birlikte karşılanması halinde Kurul’un teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından
muaf tutulmasına karar verebileceği düzenlenmiştir.
Münhasır Yetkili Satıcı Sirkülerlerinde yer alan fiyat tespitine, aktif ve pasif satış
yasağına yönelik hükümler, Yetkili Servis Sözleşmelerinde yer alan fiyat
tespitine, aktif ve pasif satış yasağına ve belirsiz süreli rekabet etme yasağına
yönelik hükümler ile bakım onarım işlerinde yetkili servislere getirilen aktif ve 1100
pasif satış yasağı nitelikleri itibarıyla Alarko- Carrier tarafından pazarın daha alt
seviyesinde faaliyet gösteren yetkili satıcı ve servislere getirilen kısıtlamalardır.
Söz konusu kısıtlamaların piyasadaki var olan ve potansiyel rekabet açısından
olumsuz etkileri kaçınılmazdır. Nitekim, yetkili satıcı ve servisler ile akdedilen
sözleşmelerde bulunan fiyat tespiti, aktif ve pasif satış yasağı ile bakım onarım
işlerinde uygulanan aktif ve pasif satış yasağı rekabet hukukunda genel kabul
gören ağır ihlallerdendir. Söz konusu ağır ihlalleri oluşturan rekabet
kısıtlamalarından doğacak zararların, elde edilmesi muhtemel olan faydalardan
fazla olduğu ve muhtemel faydaların doğacak zararları telafi edemeyeceği kabul
edilmektedir. 1110
07-15/142-45
23
Bu çerçevede; 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri ve grup
muafiyetinden de faydalanamadıkları tespit edilen Alarko- Carrier’ın yetkili
satıcıları ve yetkili servisleri ile akdetmiş olduğu sözleşmelerde yer alan ve
bakım onarım işlerinin yürütülmesi amacıyla oluşturulan sistem, içerdiği ağır
rekabet ihlalleri nedeniyle Kanun’un 5. maddesinde öngörülen şartları
sağlamadığından Kanun’un 4. maddesinin uygulanmasından muaf tutulması
mümkün değildir.
Diğer taraftan, Jandarma Okullar Komutanlığı tarafından gönderilen şikâyet 1120
konusu dilekçede, bakım/onarım hizmetinin alımı amacıyla düzenlenen ihalelere
iki sene arka arkaya Alarko- Carrier ile sadece bir yetkili servisinin teklif verdiği,
diğer yetkili servislerin ihaleye katılmaması sebebiyle rekabetin sağlanamadığı
ve teklif edilen en düşük bedelin fazla bulunması nedeniyle ihalenin iptal edildiği
ifade edilmiştir.
Yukarıda değinildiği üzere Alarko- Carrier tarafından servislerine gönderilen
15.6.2005 tarihli yazıda, servislerden kendilerine gelen bakım onarım taleplerine
kendilerinin cevap vermemesi ve Alarko- Carrier’a bu talepleri iletmesi
istenmektedir. Bu yazı ile Alarko- Carrier, kendilerine yönelen bakım onarım 1130
taleplerini üstlenmelerini engelleyerek servislerine bir nevi pasif satış yasağı
getirmektedir. Jandarma Okullar Komutanlığı tarafından yapılan şikayet de
halihazırda ihalelere Alarko- Carrier dışında sadece tek bir yetkili servisin
katılması nedeniyle rekabetin tesis edilemediği yönünde olduğundan
soruşturma sürecinde elde edilen belge ve bulgularla paralellik içindedir.
Buna ek olarak, söz konusu ihaleye merkezi sistem ısıtma-soğutma cihazlarına
servis verecek yetkinlikte olan bağımsız servis sağlayıcıların neden girmediği
sorusu gündeme gelebilir. Söz konusu ihale şartnamesinde soğutma gruplarının
bakım onarımında kullanılan ve Alarko – Carrier tarafından sağlanan Service 1140
Tool isimli bilgisayar programına ve bu programa ilişkin şifreye sahip olma ya da
bu programı Alarko-Carrier’dan temin edebileceğini belgeleme şartı
aranmaktadır. Bu nevi bir şartın bağımsız teşebbüslerin ihalelere katılmasını
caydırıcı nitelikte olduğu gözlemlenmiştir. Zira söz konusu bilgisayar
programına ve gerekli şifreye sahip olmayan bağımsız servisler, Alarko-
Carrier’dan bunları talep dahi etmeden ihalelere girmekten vazgeçmektedirler.
Nitekim Alarko- Carrier yetkilileri kendilerine bu programa ilişkin üçüncü
şahıslardan herhangi bir talep gelmediğini belirtmişlerdir
Şikayet dilekçesinde dile getirilen bir diğer husus, ihaleye verilen en düşük 1150
teklifin geçen seneki bakım onarım bedeline kıyasla yüksek bulunmuş
olmasıdır. Bu noktada belirtmek gerekir ki, şikâyet konusu ihalede teklif edilen
fiyat Jandarma Okullar Komutanlığı tarafından ifade edildiği üzere, Asega
haricindeki diğer Alarko- Carrier servislerinin ve bağımsız servislerin ihaleye
katılmamış olması nedeniyle rekabetçi seviyeden daha yüksek bir noktada
gerçekleşmiş olabilir. Zaten Alarko- Carrier markalı bir ürüne ilişkin
bakım/onarım işleri ile ilgili olarak Alarko- Carrier’in servisleri arası ve
servislerinin kendisiyle fiyat rekabeti yapmasını engellemeye yönelik
eylemlerinin varlığında ve özellikle çeşitli nedenlerle bağımsız teşebbüslerin
bulunmadığı durumlardaki herhangi bir bakım/onarım işinde rekabetçi fiyatın 1160
gerçekleşmesi zordur.
07-15/142-45
24
Ayrıca, Alarko- Carrier’in ihlale konu sözleşmelerinde yer alan; fiyat tespitine,
yetkili servislere ve yetkili satıcılara yönelik aktif ve pasif satış yasağına ve
belirsiz süreli rekabet etme yasağına yönelik rekabeti kısıtlayıcı hükümleri
sözleşme metinlerinden çıkarması gerekmektedir. Bununla birlikte, pratikte
özellikle fiyat tespiti ve aktif/pasif satış yasağına ilişkin olarak çeşitli iç yazışma
veya sirküler benzeri uygulamalarla bayi veya servisler arasındaki marka içi
rekabet kısıtlanmaktadır. Bu itibarla sözleşmeler, Kanun’a uygun hale getirilse
dahi Alarko- Carrier’in sözleşme harici yollarla (iç yazışma vb.) rekabeti 1170
sınırlayıcı eylemlerde bulunmaması gerekmektedir. Ayrıca, bakım/onarım işleri
ile ilgili olarak gerek yetkili servisleri arasındaki gerekse kendisiyle yetkili
servisleri arasındaki rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki eylemlerine de son vermesi
gerekmektedir.
K. SONUÇ
28.4.2006 tarih, 06-31/374-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma
ile ilgili olarak düzenlenen Rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya
kapsamına göre; 1180
1) Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin
- yetkili satıcıları ile yaptığı ve standart olan “Münhasır Yetkili Satıcı
Sirküleri”nde yer alan fiyat tespitine ve yetkili satıcılara yönelik aktif ve
pasif satış yasağına yönelik hükümlerin,
- yetkili servisleri ile akdettiği ve standart olan “Yetkili Servis
Sözleşmesi”nde yer alan fiyat tespitine, yetkili servislere yönelik aktif ve
pasif satış yasağına ve belirsiz süreli rekabet etme yasağına yönelik 1190
hükümlerin ve
- bakım/onarım işleri ile ilgili olarak gerek yetkili servisleri arasındaki
gerekse kendisiyle yetkili servisleri arasındaki rekabeti kısıtlayıcı
nitelikteki eylemlerinin,
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlal
ettiğine, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
kapsamında grup muafiyetinden faydalanamadığına ve Kanun’un 5. maddesi
kapsamında muafiyet tanınamayacağına, 1200
2) Bu çerçevede Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle, aynı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 2005 yılı net satışlarının takdiren %
0,1’i (binde biri) nispetinde olmak üzere 225.274, 43 YTL idari para
cezası verilmesine,
3) 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, rekabetin tesisi ve ihlalden
önceki durumun korunmasını teminen,
1210
- ihlale konu sözleşmelerde yer alan; fiyat tespitine, yetkili servislere ve
yetkili satıcılara yönelik aktif ve pasif satış yasağına ve belirsiz süreli
rekabet etme yasağına yönelik rekabeti kısıtlayıcı hükümlerin sözleşme
07-15/142-45
25
metinlerinden çıkarılması, sözleşme metinlerinin 2002/2 sayılı Tebliğ
hükümlerine uygun hale getirilmesi ve bu doğrultuda gerekli
değişikliklerin 90 gün içinde yapılarak Rekabet Kurumu’na tevsik
edilmesi,
- Alarko Carrier Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile yetkili servisleri arasındaki ve
yetkili servisler arasındaki rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki eylemlere son 1220
verilmesi ve bu tür eylemlerden kaçınılması
- aksi takdirde 4054 sayılı Kanun’un 16. ve 17. maddeleri uyarınca işlem
yapılacağı
hususlarının ilgili teşebbüse bildirilmesine
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
1230
07-15/142-45
26
21.02.2007 Tarih ve 07-15/142-45 Sayılı Kurul Kararı’na
KARŞI OY GEREKÇESİ
Rekabet politikası ve hukuku, rekabetin varlığını ve güçlendirilmesini
önemsemekte, rekabet etmek için uygun ortamın oluşmasına dikkati
çekmektedir. Önemli olan rekabettir: Eğer, birtakım işbirlikleri veya anlaşmaların
yapılması, bu amaca hizmet edecekse; rekabeti güçlendirecek, rekabetçi bir
piyasanın ortaya çıkmasına yardımcı olacaksa, bu tür işbirliği ve anlaşmalar
yasaklanmamaktadır. Dolayısıyla, her ne kadar, 4054 Sayılı Kanun’un 4.
maddesinde, ”Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı
olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu
etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı
ve yasaktır.” denilse de, “İlgili piyasada rekabet üzerinde sınırlayıcı etkileri
olmasına karşın, bu piyasanın önemli bir bölümünde rekabeti tamamen ortadan
kaldırmayan anlaşmalar”a muafiyet tanınabilecektir. Bilindiği gibi, “muafiyet”, bir
bakıma rekabetten verilen bir taviz ise de, diğer yandan da, bir piyasada,
rekabetçi bir yapının oluşmasına ve rekabetçi bir işleyişe katkıda bulunacak,
teşebbüsleri bu yönde teşvik edecek için bir imkan ya da politika anlamına
gelmektedir.
Rekabetçi piyasalarda, diğer “marka”lar ya da aynı veya benzer mal ve hizmeti
üreten teşebbüsler arasında başarılı olabilmek için, yaygın şekilde kullanılan
yöntemlerden biri, farklı kademedeki teşebbüsler arasında dikey anlaşmalar
yapmaktır. Dikey anlaşmalar, teşebbüslerin tedarik, dağıtım, satış veya servis
sistemlerinin etkin şekilde işlemesini temine dönük, karşılıklı rıza ve taahhüt
esaslı sözleşmelerdir. Bu çerçevede yapılan anlaşmalar ile, mal veya hizmetin
hem sağlayıcısı hem de dağıtıcı, satıcı veya bakım ve onarım hizmetini
üstlenen teşebbüsler arasında, satışları artırmaya, pazarı genişletmeye,
müşteri memnuniyetine, kârlılık, verimlilik vb. amaçları sağlamaya dönük
karşılıklı yükümlülükler ihdas edilir.
Rekabet politikaları açısından yatay anlaşmalar, çok az istisna dışında, ihlal
kabul edilir ve yasaklanır iken, dikey anlaşmalar yolu ile sağlanan ve rekabete
katkısı olduğu düşünülen işbirliği ve koordinasyon tarzları farklı şekilde
değerlendirilir.Marka sahibi teşebbüsün, markalar arası rekabette üstün duruma
geçmesinin yolu, dikey anlaşmalarla kuracağı sistemin iyi işlemesinden
geçecektir. Bu yaklaşıma göre, çok sayıda markanın veya kıyasıya rekabetin
var olduğu pazar veya piyasalarda başarılı olabilmek için, rekabetin en önemli
unsurunu teşkil eden “marka”, ürün veya hizmetin özellikleri, fiyatı ve kalitesi
gibi faktörlere olduğu kadar, müşteri memnuniyetini sağlayacak ürün imajı,
satış, satış sonrası servis veya bakım ve tamir hizmetlerinin yeterli olması
şartlarına da bağlıdır. Dolayısıyla, “marka”nın oluşması ve rekabet açısından
üstünlük teşkil edecek bir unsura ya da güce dönüşmesi süreci, dikey zincir
içindeki farklı işletme veya teşebbüslerin hep birlikte rol aldığı veya rol alması
gereken bir tür “işbirliği” ve “koordinasyon” türü olarak kabul edilmektedir.
07-15/142-45
27
İlgili piyasalarda, hakim durumda bulunan teşebbüs veya teşebbüslerin, dikey
anlaşmalar yolu ile marka içi rekabeti engelleme veya sınırlama eğilimleri vardır.
Rekabetin zaten sınırlı olduğu bu pazarlarda, dikey anlaşmalar yolu ile
rekabetin bütünüyle ortadan kalkması tehlikesi vardır, dolayısıyla, teşebbüslerin
marka içi rekabeti engelleme veya sınırlamaya dönük davranışlarına engel
olunmalıdır. Bu tür piyasalarda, grup muafiyeti ve bireysel muafiyet kararlarının
olumsuz sonuçlar doğurmaması için “ince eleyip sık dokumalı” ya da titiz
davranılmalıdır.
Rekabetçi açıdan bakıldığında, dikey anlaşmalar yoluyla markalar arasında
sağlanacak rekabet, pazardaki mal ve hizmetlerin kalitesini artıracak, fiyatlarını
düşürecek, tüketici refahına katkıda bulunacaktır. Bu olumlu gelişmenin bedeli
ise marka içi rekabetin azalmasıdır. Diğer yandan, bilinen, başka bir eğilim de,
markalar arası rekabet arttıkça, dikey anlaşmalar yoluyla kontrol edilebilen
marka içi rekabetin azaldığıdır. Buna göre, diğer markalara karşı güçlü olmak
ya da dikey zincir içindeki teşebbüslerin davranışlarını yönlendirmek adına
dikey kısıtlamalara gidilmekte, yapılan dikey anlaşmalar ile, aynı markanın
dağıtımını yapan, satış veya servis hizmetlerini üstlenen teşebbüsler arasındaki
rekabet sınırlandırılmaktadır. Bu sakıncayı gidermek maksadıyla, marka içi
rekabeti artırmak için dikey anlaşmalara getirilecek sınırlamalar da, daha önemli
bir sakınca doğurabilmekte; alınacak kısıtlayıcı tedbirler markalar arası rekabeti
azaltmaktadır. Halbuki, rekabetçi açıdan bakıldığında, özellikle de, çok sayıda
mal veya hizmetin ya da markanın yarıştığı pazarlarda, markalar arası rekabetin
varlığı daha önemlidir.
Rekabet politikası, markalar arası rekabete mi, yoksa marka içi rekabete mi
öncelik verecektir? Kritik soru budur. Genel olarak, rekabetçi açıdan her ikisi de
önemlidir, denilse de, eğer herhangi bir muafiyet talebi var ise, ilgili pazar
şartları, ilgili teşebbüsler ve anlaşmaların özellikleri dikkate alınarak muafiyet
değerlendirmesi yapılacaktır. Sonuç olarak, bazı sektörlerde ve pazarlarda
markalar arası rekabete, bazılarında da marka içi rekabete öncelik vermek
gerekecektir. Markalar arası rekabetin yoğun ve önemli olduğu sektör ve
pazarlarda, rekabet politikasındaki ağırlık, markalar arası rekabetin
geliştirilmesine yönelik olmalı, dolayısıyla, gerekirse, marka içi rekabeti
sınırlayan anlaşma ve uygulamalara muafiyet tanınmalıdır.
“Jandarma Eğitim Komutanlığında, Alarko- Carrier markalı ısıtma-soğutma
sistemlerinin tamir ve bakım hizmetinin alımı amacıyla açılan ihalede rekabetin
engellendiği iddiası” ile ilgili açılan soruşturma sonucunda alınan Kurul
Kararı’na, bütün bu mülahazalar çerçevesinde dikkate alınması gereken
aşağıdaki sebeplerle katılamıyorum:
1. Soruşturma Raporu’nda Alarko-Carrier’in faaliyette bulunduğu ürün grupları
dikkate alınarak, ilgili ürün pazarları,” ısıtma cihazları”,” soğutma, havalandırma
klima cihazları”, “su basınçlandırma cihazları” ile tüm bu pazarlarda yer alan
ürünlere ilişkin “tamir ve bakım-onarım hizmetleri” pazarları olarak belirlenmiştir.
İlgili pazarda dikkati çeken husus, dağıtımı ve satışı yapılan ve genellikle
garanti kapsamındaki ürünlerle, bu ürünlerin bakım ve onarımına yönelik
hizmetlerin bir bütün teşkil etmesidir. Bilinmektedir ki, dikey bir zincir halinde de
olsa, bir “sistem” içinde var olan bütün teşebbüsler ya da bütün faaliyetler hem
07-15/142-45
28
birbirlerini hem de sonucu etkileyecektir. Başta sağlayıcının kendisi olmak
üzere, dikey zincir içinde yer alan tedarikçi, yetkili satıcı veya yetkili servis gibi
teşebbüslerin belirli kurallara uymaları, gösterecekleri performans ile tutum ve
davranışları, marka sahibi teşebbüsün rekabet gücünü yakından etkileyecek,
satış, kârlılık ve süreklilik amaçlarına ulaşıp ulaşmamasını büyük ölçüde
belirleyecektir. “Bir zincir (ya da sistem), en zayıf halkası kadar güçlü olacaktır!”:
Dikey zincirin veya sistemin gücü, bütün halkaların veya teşebbüslerin belirli
politika ve uygulamalar itibariyle uyumu veya performansı oranında düşük veya
yüksek olacaktır.
2. Dolayısıyla, sağlayıcı ile yetkili satıcı ve yetkili servisler arasında, marka
etkinliği bağlamında, dikey anlaşma temelli, “teknik açıdan” zorunlu bir ilişki ya
da işbirliği mevcuttur. Yapılan dikey anlaşma çerçevesinde, sağlayıcı olarak
Alarko Carrier, rekabet gücünü yükseltmek için marka oluşturma, etkin bir satış
ve servis teşkilatı kurma, sistemi kontrol edebilme, müşteri memnuniyetini
artırma vb. amaçlarla, satıcı ve servislerin birtakım davranışlarını sınırlamakta,
satıcı ve servisler arasında olabilecek rekabetçi davranışlara birtakım kısıtlar
getirmektedir. Ayrıntılara inilirse, dikey anlaşma kaynaklı, yeniden fiyat tespiti,
aktif ve pasif satış yasağı, belirsiz süreli rekabet yasağı şeklinde tanımlanan,
daha doğrusu bu şekilde yorumlanan uygulamaların, esasen, sözü edilen
amaçlara ulaşmak için yapıldığı, sistemin işlerliği açısından gerekli olduğu ve
rekabetçi açıdan ciddi bir ihlal olarak nitelendirilemeyeceği görülecektir.
3. Teşebbüs, ilgili pazarda hakim durumda değildir. Alarko Carrier’in faaliyette
bulunduğu pazarda yoğun bir rekabet ve çok sayıda teşebbüs ve marka vardır.
İlgili pazardaki herhangi bir teşebbüsün amaçlarına ulaşmasının yolu, markalar
arası rekabette önde olmaktan ve bunun için dikey bir üretim, dağıtım, satış ve
servis sistemi kurmaktan geçmektedir.
4. Soruşturma Raporunda, dikey anlaşmaya dayanan uygulamaların, bireysel
muafiyet vermek için önemli bir gerekçe olan, markalar arası rekabet açısından
değerlendirilmesi yapılmamış, ilgili pazarda rekabetin olumsuz yönde nasıl
etkilendiği ve ihlal teşkil eden davranışlardan dolayı kimler için, nasıl ve ne
kadarlık bir zararın ortaya çıktığı vb. hususlar üzerinde yeterince durulmamıştır.
5. Soruşturma konusu olayda olduğu gibi, çok sayıda teşebbüsün veya
markanın bulunduğu rekabetçi bir pazarda, önemli olanın, markalar arası
rekabet olduğu kabul edilir, ilaveten, ilgili ürünün, üretim, dağıtım, satış, bakım
ve onarım özellikleri de dikkate alınır ise, yapılacak dikey anlaşmalarla marka içi
rekabetin nispeten kısıtlanması mümkün olabilecek, bireysel muafiyet de bu
gerekçe ile verilebilecektir.
Prof.Dr.Nurettin KALDIRIMCI
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy