Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2011-4-218 (Ortak Girişim)
Karar Sayısı : 11-62/1632-569
Karar Tarihi : 21.12.2011
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI
Üyeler : Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE,
Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Dr. Murat ÇETİNKAYA, 10
Reşit GÜRPINAR, Prof. Dr. Metin TOPRAK
B. RAPORTÖR : Mehmet YANIK, Seda Nurtaç BAYRAMOĞLU
C. BİLDİRİMDE BULUNAN
TARAF : Jantsa Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Özlem KURT
Ömer Avni Mah. İnönü Cad. Gümüşsu Palas Gümüşsuyu Beyoğlu/
İstanbul
D. DOSYA KONUSU: Jantsa Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Jantsa)’nin MW Italia SpA (MW
Italia) ile kuracağı ortak girişime izin verilmesi talebi.
E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 12.12.2011 tarih ve 8413 sayı ile giren bildirim 20
üzerine, 4054 sayılı “Rekabetin Korunması Hakkında Kanun”un 7. maddesi ile 2010/4 sayılı
“Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ”in ilgili
hükümleri uyarınca düzenlenen 13.12.2011 tarih ve 2011-4-218/Öİ-11-140.MY sayılı Ortak
Girişim Ön İnceleme Raporu 20.12.2011 tarih ve REK.0.18.00.00-120.01.05/626 sayılı
Başkanlık Önergesi ile 11-62 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
F. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda,
- MW Italia ile Jantsa arasında kurulması öngörülen ortak girişime ilişkin işlemin, 2010/4 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesi bakımından birleşme/devralma sayılan hallerden birini oluşturduğu ve
aynı Tebliğ’in 7. maddesinde belirlenen ciro eşiklerinin aşılması sebebiyle izne tabi olduğu,
- İşlem sonucunda, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesinde ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in 13. 30
maddesinde belirtilen nitelikte hâkim durum oluşturulması ve böylece rekabetinin önemli
ölçüde azaltılmasının söz konusu olmayacağı,
- Bununla birlikte, Ortak Girişim Sözleşmesi’nde ana şirketler arasında öngörülen, sözleşme
süresince ve sözleşme bitiminden itibaren iki yıl boyunca tüm dünya genelinde geçerli olacak
rekabet yasaklarının, mevcut haliyle yan sınırlama olarak kabul edilemeyeceği ve 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet de tanınamayacağı,
- Ortak Girişim Sözleşmesi’nin ilgili hükümlerinin tadil edilerek, ana şirketler arasında
öngörülen rekabet yasağı ile sözleşme bitiminden itibaren Jantsa’ya getirilen iki yıllık rekabet
yasağının kaldırılması şartıyla işleme izin verilmesinin mümkün olduğu
görüşü ifade edilmiştir. 40
11-62/1632-569
2
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Pazar
Dosyada yer alan bilgiler çerçevesinde, ilgili ürün pazarı “binek otomobil jantları” ile “ağır ve
ticari vasıta jantları”; ilgili coğrafi pazar ise “Türkiye” olarak belirlenmiştir.
G.2. Bildirim Konusu İşlem
Bildirimin konusu, tarafların, Türkiye’de binek oto ve kamyonların çelik jantlarının üretimi ve
satışı için %50-50 hisseli ortak girişim şirketi kurmaları işlemine izin verilmesi talebinden
ibarettir. 50
Dosya mevcudu bilgilerden, taraflarca kurulacak ortak girişim şirketi JMW’nin, 2010/4 sayılı
Tebliğ’in 5. maddesindeki esaslar çerçevesinde, bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini
kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişim olacağı kanaatine varılmıştır.
G.3. Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
G.3.1. 4054 sayılı Kanun’un 7. Maddesi ve 2010/4 sayılı Tebliğ Çerçevesinde
Değerlendirme
Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre, bildirime konu işlem 2010/4 sayılı Tebliğ
kapsamında izne tabi bir ortak girişimdir. Öte yandan, MW Italia’nın faaliyet göstermediği ağır
ve ticari vasıta jantları pazarında Jantsa’nın pazar payı %... olup (Jantsa işlem sonrasında
daha küçük hacimli, pazarı daha özel nitelikli jant üretimi yapacaktır.), aynı pazarda Hayes 60
Lemmerz Jantaş Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin payı yaklaşık %70’tir. Binek oto jantları
pazarında ise MW Italia’nin pazar payı yaklaşık %20 olup (MW Italia pazardan çekilecektir.),
Jantsa’nın, binek oto jantları pazarında faaliyeti bulunmamaktadır. Anılan pazarda, Hayes
Lemmerz İnci Jant Sanayi A.Ş. yaklaşık %..., Tekersan Jant Sanayi A.Ş. yaklaşık %... paya
sahiptir. Bu bilgiler çerçevesinde, söz konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi
çerçevesinde, hâkim durum yaratılması veya mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğurmayacağı, bu çerçevede işleme
izin verilmesinde bir sakınca bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
G.3.2. Ortak Girişim Sözleşmesi’nde Düzenlenen Rekabet Sınırlamalarının
Değerlendirilmesi 70
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesine tabi ortak girişimlerde ana teşebbüsler ile ortak girişim
arasında ana işlemin bir parçası olarak düzenlenen birtakım rekabet sınırlamaları özellikle
rekabet etmeme yükümlülükleri, dağıtım anlaşmaları veya lisans anlaşmaları gibi
düzenlemeler, işlemle doğrudan ilgili ve zorunlu olduğu sürece yan sınırlama olarak
değerlendirilmekte ve izin verilmektedir. Yan sınırlama kabul edilmeyen sınırlamalar ise 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilebilmektedir. Birleşme/devralma
işlemine ilişkin bir rekabet yasağının yan sınırlama olarak kabul edilmesi ve bu çerçevede
işlemle birlikte değerlendirilmesi için söz konusu yasağın “yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve
gerekli olma”, “sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olma” ve “orantılılık” kriterlerini sağlaması
gerekmektedir. 80
Bildirime konu Sözleşme’nin 26. maddesinde, “Rekabet Etmeme Yükümlülüğü” başlığı
altında, binek oto jantları ve kamyon jantları pazarları ayrı ayrı ele alınarak, taraflar arasında
ve taraflarla ortak girişim JMW arasında rekabet etmeme yükümlülüğü düzenlenmiştir.
Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 26. maddesine göre Jantsa, JMW’de hissedar olduğu müddetçe
ve bu ilişkinin bitmesinden itibaren iki yıl süre ile Dünya’nın hiçbir yerinde, gerek özgün
11-62/1632-569
3
donanım üreticilerine gerekse satış sonrasına ilişkin kamyon ve binek otomobil pazarlarına
yönelik çelik jantların geliştirilmesi, imalatı ve satışı işinde doğrudan ya da dolaylı olarak MW,
ekonomik birlik içinde bulunduğu Gianetti ya da Ortak Girişim ile rekabette bulunmamayı
taahhüt etmektedir.
Sözleşme kapsamında, MW ise Ortak Girişim’de hisseleri bulunduğu sürece, sadece 90
Türkiye’de kamyonlar ve binek arabaları için çelik tekerlek jantı imalatı işinde Ortak Girişim ile
rekabet içinde olmamayı taahhüt etmektedir. Jantsa’ya kamyon ve binek oto jantlarında
getirilmiş olan sözleşme bitiminden sonraki iki yıllık süre ve dünya genelinde rekabet etmeme
yükümlülüğü ise MW’ye getirilmemiştir.
Bu bilgilerden, tarafların her ikisinin de (MW ve Jantsa) Ortak Girişim devam ettiği sürece
Türkiye’de kamyon ve binek otomobil pazarlarında faaliyet gösteremeyeceği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Jantsa’nın yasağı tüm Dünya’da geçerli olup, Ortak Girişim’deki hissedarlık
ilişkisinin bitmesinden itibaren iki yıl süre ile daha devam edecektir.
Esasen, Sözleşme’nin 26. maddesinde ana şirketlere getirilen rekabet yasaklarının birbirinden
farklı olduğu anlaşılmaktadır. Ana şirketlerden MW, Türkiye’de dâhil çok sayıda ülkede gerek 100
kamyon gerekse binek otomobil jantları üretip satmaktadır. Ortak girişimin diğer tarafı olan
Jantsa da Türkiye’de kamyon ve diğer ağır vasıta, iş makineleri, zirai aletler jantları üretip çok
sayıda ülkeye satmaktadır. Raportörlerin şirket yetkilileri ile yaptığı görüşmede, Jantsa’nın
üretiminin %...’inin ihraç edildiği bilgisi alınmıştır. Taraflar arasında ortak girişim kurulmasıyla
birlikte, bir kısım iş birimi bu şirkete aktarılacaktır.
Ortak girişim anlaşmasında düzenlenen rekabet etmeme hükmünün yan kısıtlama olarak
değerlendirilebilmesi için; sadece taraflar açısından kısıtlayıcı olması, sınırlamanın
yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve yoğunlaşmanın yürütülmesi için zorunlu olması ve aynı
amaçlara daha az bir kısıtlama ile ulaşılamayacak olması gerekmektedir.
Sözleşme’nin 26. maddesinde getirilen rekabet yasakları sözü edilen kriterlere uymamaktadır. 110
Öncelikle, rekabet yasaklarının, sadece yeni kurulacak ortak girişim şirketini belirli bir
süreliğine koruması temel felsefe iken, başvuru konusu işlemde ana şirketler de birbirinin
rekabetine karşı korunmaktadır. Esasen, ana şirketlerin ortak girişim dışında kalan faaliyetleri
için korunmaya muhtaç olmadıkları düşünülmekte; bilakis bu alanlarda rekabet etmeleri
beklenmektedir. Aksi halde, rekabet otoritelerinin yasalara aykırı saydığı kartel oluşumlarının,
aralarında ortak girişim kurarak, tüm faaliyetlerinde rekabetten kaçınmaları mümkün olacaktır
ki; bu durum rekabet kanunlarının korumaya çalıştığı ekonomik amaçlara ve toplumsal
menfaatlere ters düşmektedir. Dolayısıyla JMW’nin kurulması işleminde ana şirketlerle ortak
girişim arasındaki rekabetin yasaklanması, taraflar bakımından yan sınırlama olabilecekken
ana şirketlerin kendi aralarındaki rekabeti kısıtlamalarının yan sınırlama olarak kabul 120
edilemeyeceği değerlendirilmektedir.
Rekabet yasağının yan kısıtlama olarak değerlendirilebilmesi için gerekli diğer unsur,
sınırlamanın yoğunlaşma ile doğrudan ilgili ve yoğunlaşmanın yürütülmesi için gerekli olması
kriteridir. Buna göre, öncelikle rekabet yasağı sözleşme karşısında ikincil bir konumda olmalı
ve ortak girişim sözleşmesinin yürütülmesini ve amacına ulaşmasını sağlamalıdır. Bir
kısıtlamanın gerekli olması ise bu kısıtlamanın bulunmaması durumunda ilgili işlemin
uygulanmasının riskli olması, gerçekleştirilmesinin belirsiz koşullara bağlı olması ve pazarda
tutunabilme için daha büyük maliyetlere katlanılması anlamını taşır.
Başvuru konusu olan ve Ortak Girişim Sözleşmesi’nin 26. maddesinde düzenlenen rekabet
etmeme hükmünün bulunmaması halinde taraflar, fiili ya da potansiyel rakip olarak ortak 130
11-62/1632-569
4
girişimle aynı pazarda bulunacaklardır. Bu durum, taraflarca kurulması öngörülen ve kâr elde
etmesi bir nihai bir gaye olan Ortak Girişim’in, pazarda tutunmasını ve amacına ulaşmasını
zora sokabilecektir. Bu sebepten dolayı, taraflara getirilen rekabet etmeme yükümlülüğüne
ilişkin mevcut düzenlemelerin, bu haliyle olmasa bile ortak girişimin yürütülmesi için gerekli ve
doğrudan bağlantılı aynı zamanda Ortak Girişim Sözleşmesi’nde tali bir nitelik arz ettiği
değerlendirilmiş ve bu hususta herhangi bir sorun görülmemiştir.
Rekabet kısıtlamasının, yan kısıtlama olması için değerlendirilmesi gereken üçüncü husus
ise, öngörülen amaçların daha az rekabet kısıtı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğidir.
Sözleşme’nin 26. maddesi ile getirilen rekabet yasağı, Ortak Girişim’in faaliyetleri dışındaki
faaliyetler için de getirilmektedir; ayrıca Jantsa için getirilen rekabet yasağı hissedarlık ilişkisi 140
sona erdikten iki yıl sonrasına kadar tüm Dünya için getirilmiştir. Dolayısıyla taraflarca taahhüt
edilen rekabet yasaklarının, bu haliyle yan sınırlama olarak kabul edilemeyeceği anlaşılmıştır.
2010/4 sayılı Tebliğin “Birleşme Devralmaların Değerlendirilmesi” başlıklı 13. maddesinin
ikinci fıkrasında; “Teşebbüsler arasında rekabeti sınırlayıcı amacı veya etkisi olan ve
bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin
oluşturulması, Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddeleri çerçevesinde de değerlendirilir.”
denilmektedir. Söz konusu madde hükmü, esasen yan sınırlamalardan bağımsız olarak ele
alınması gereken bir düzenlemedir. Ana şirketlerin birbirine fiili ya da potansiyel rakip
olmalarının bizatihi kendisi, pazarın rekabet durumuna bağlı olarak, ortak girişim işlemlerinde
sorun doğurabilecek bir durumdur. Bu tür durumlarda, kurulacak ortak girişimlere yönelik 150
olarak, ayrıca rekabet yasağı düzenlemesinin bulunması önemli ya da gerekli değildir. Konu
her halükârda önem arz etmektedir ve ayrıca değerlendirilmesinde fayda vardır.
Başvuru konusu işleme bakılacak olursa; ortak girişim işlemindeki yan sınırlama boyutlarını
aştığı için, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırılık taşıdığı anlaşılan rekabet yasakları, 5.
madde kapsamında muafiyet incelemesine tabi tutulabilir. Esasen, inceleme konusu işlemde,
taraflardan Jantsa’ya getirilen, tüm Dünya’daki jant ticaretine yönelik, Ortak Girişim’deki
hissedarlık bittikten sonra iki yıl daha sürecek rekabet yasaklarının tüketiciye bir faydası
bulunmamakta; bilakis pazarın Türkiye’deki triopol yapısı göz önüne alınırsa önemli zararlar
doğurması muhtemel gözükmektedir. Ayrıca, Ortak Girişim’in sağlayacağı gelişmelere
nazaran, öngörülen rekabet kısıtlamalarının orantılı olmadığı değerlendirilmektedir. 160
Öte yandan, dosya mevcudu bilgilere göre, raportörlerin, taraflara yönelttiği konuya ilişkin
sorulara, “getirilen rekabet yasakları tamamen tarafların ortak girişim bünyesinde ortaya
koydukları know-how, müşteri potansiyeli ve pazar bilgilerinin koruma amacıyla konmuştur.”
cevabı alınmıştır. Ancak ileri sürülen kaygılar ana şirketler ile ortak girişim arasındaki rekabet
yasaklarıyla giderilebilmektedir.
H. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1- Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak
çıkarılan 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ” kapsamında izne tabi olduğuna, işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde 170
belirtilen nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin
ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmadığına,
2- Bununla birlikte, Ortak Girişim Sözleşmesinde öngörülen, ana şirketler için sözleşme
süresince ve Jantsa Jant Sanayi ve Ticaret A.Ş. için sözleşme bitiminden itibaren iki yıl
boyunca tüm dünya genelinde geçerli olacak rekabet yasaklarının, mevcut haliyle yan
11-62/1632-569
5
sınırlama olarak kabul edilemeyeceğine ve söz konusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanun'un 5.
maddesi çerçevesinde muafiyet tanınamayacağına,
3- Ortak Girişim Sözleşmesinin ilgili hükümlerinin tadil edilerek ana şirketler arasında
öngörülen rekabet yasağı ile sözleşme bitiminden itibaren Jantsa Jant San. ve Tic. A.Ş.’ye
getirilen iki yıllık rekabet yasağının kaldırılması şartıyla işleme izin verilmesine 180
OYÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
(21.12.2011 tarih ve 11-62/1632-569 sayılı Kurul Kararı)
KARŞI OY GEREKÇESİ
Jantsa (Jant Sanayi ve Ticaret AŞ) ve MW ( MW Italia Spa), JMW unvanıyla bir ortak girişim
kurma başvurusunda bulunmuştur. Kurul, bu işlemin izne tabi olduğuna ve hâkim durum
yaratılmasının veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli
ölçüde azaltılmasının sözkonusu olmadığına oy birliğiyle karar vermiş, ancak; ortak girişimin
sona ermesi halinde bağıtlanan iki yıl boyunca rekabet etme yasağını oy çokluğuyla kabul
etmemiştir.
Kurul, ortak girişim sözleşmesinde öngörülen, ana şirketler için sözleşme süresince ve Jantsa
Jant Sanayi ve Ticaret AŞ için sözleşme bitiminden itibaren iki yıl boyunca tüm dünya
genelinde geçerli olacak rekabet yasaklarının, mevcut haliyle yan sınırlama olarak kabul
edilemeyeceğine ve sözkonusu sözleşmeye 4054 sayılı Kanunun 5 inci maddesi
çerçevesinden muafiyet tanınamayacağına; ortak girişim sözleşmesinin ilgili hükümlerinin tadil
edilerek ana şirketler arasında öngörülen rekabet yasağı ile sözleşme bitiminden itibaren
Jantsa Jant San. ve Tic. AŞ’ye getirilen iki yıllık rekabet yasağının kaldırılması şartıyla işleme
izin verilmesine oy çokluğuyla karar vermiştir.
Ekonomi hukukunun ilkelerini ve genel hükümlerini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu ve
Borçlar Kanunu çerçevesinde çoğunluk Kurul görüşünün isabetli olmadığı, hukukun genel
hükümlerinin belirlediği çerçeveyi gerekçelendirilmiş bir kamu yararı gözetmeksizin
sınırlandırdığı; ayrıca yine genel hükümlerin işadamına/tüccara yüklediği basiretli olma
sorumluluğunu göz ardı ederek ve işadamının/tüccarın yerine geçerek gereksiz olduğunu
kabul ettiği bir bir sınırlamayı kaldırma ameliyesine giriştiği düşünülmektedir. Kişilerin,
istedikleri biçimde hukuki ilişkiler kurmak, değiştirmek ve ortadan kaldırmak hakkı “irade
özerkliği” olarak nitelenmektedir. Nitekim Anayasa da herkesin dilediği alanda çalışma ve
sözleşme özgürlüğüne sahip olduğu hükmünü havidir. Bu hürriyetlerin sınırlanması ancak,
gerekçelendirilmiş kamu yararı savıyla mümkün olabilmektedir.
Sözleşme serbestisi, bir sözleşmenin yapılıp yapılmaması ile bu sözleşmenin içeriğinin
belirlenmesine ilişkindir. Buna paralel olarak, sözleşmeyi sona erdirme ve belirli şartları ihtiva
etme de yine sözleşme serbestisi bağlamındadır. Hukuka aykırılık, ahlaka aykırılık ve
imkânsızlık gibi sınırlar dışında genel olarak sözleşme serbestisine sınırlama getirilmesi
uygun değildir. Burada ise rekabet yasağının tüketici zararına olacağı ve piyasayı arz
bakımından daraltacağı faraziyesi üzerinde durulmaktadır. Burada taraflar arasında bir
asimetri olduğunu varsayarak Kurulun, Jantsa’nın yerine geçmeyi murat etmesi sözkonusu
olmayacağına göre, iki yıllık rekabet yasağını gereksiz bir sınırlama olarak yorumlaması
05-88/1226-356
6
piyasada olası oyuncu sayısının azalmasına bina etmesi gerekir. Ne var ki, günümüz rekabet
koşullarında Kurulun bir yandan bugünkü oyuncu sayısının sabit olacağını varsayması, diğer
yandan ortak girişimin sonlanacağı yönünde, devam etmesine göre daha büyük bir beklenti
içinde olması kabul edilebilecek beklentiler değildir. Kuşkusuz, bu iki opsiyonu da hiç
kuşkusuz Jantsa ve MW’nin, çok daha derin analiz ve değerlendirmelerle yaptıkları
varsayılmalıdır.
MW’nun Jantsa ile ortak girişim kurmasında bir icbar sözkonusu olmadığına göre, ortak
girişim sözleşmesinin her iki tarafın da rızasına muvafık olduğunu peşinen kabul etmek
gerekir. Bu defa ortak girişimin sonlanması ihtimaline karşı getirilen rekabet yasağının da
MW’nun basiretli işadamı/tüccar olarak aldığı tedbirler manzumesinden sayılması gerekir.
Rekabet yasağının “know how, müşteri potansiyeli ve pazar bilgilerinin korunması” amacıyla
getirildiği iki tarafça da beyan edildiğine göre, Kurulun taraflardan birinin yerine geçerek akıl
yürütmesinde bir isabetlilik veya yerindelik görülmemektedir. Ortak girişimin 10 yıl, 20 yıl veya
2 yıl sonra son bulması ihtimaline ve oyuncu sayısının azalması kaygısına bina edilen bir
piyasada rekabet yasağının yan sınırlama olarak kabul edilmemesi, bugünün rekabetçi
dünyasında makul karşılanabilecek bir yaklaşım değildir.
Kurul kararına mesnet teşkil eden raportör görüşünde, ortak girişimin kurulmasının rekabeti
artıracağı önermesi kabul edilmekte ve buna ilaveten, ortak girişimin ortadan kalkması
durumunda, getirilen Jantsa’ya yönelik iki yıllık rekabet yasağının rekabeti azaltma
ihtimalinden bahsedilmektedir. Bu durumda, bu rekabet yasağının reddedilmesi durumunda
ortak girişimin vücut bulmaması, açıktır ki, ilgili piyasada rekabeti artırmayacaktır. Yani, yakın
gelecekte olması kesin olan, belli ve açık bir rekabet artışı; vuku bulması zayıf bir ihtimal olan
(aksi halde ortak girişim kurulmazdı), belirsiz ve hayli kuşkulu olan bir rekabet azalmasına
kurban edilmektedir. Piyasa aktörlerinin yerine geçerek, sözümona onların menfaatlerini
gözetme izlenimi veren, bunu da piyasa rekabet düzeyini artırma veya koruma adına yaptığını
ileri süren çoğunluk Kurul görüşünün, tarafımızca yerinde olmadığı, ekonominin ve hukukun
genel ilkeleriyle çeliştiği değerlendirilmektedir.
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI Prof. Dr. Metin TOPRAK
Başkan Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy