Jelsevar ve Diğerleri / Slovenya – 47318/07 - 11.03.2014 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar – Bir yazar, bir kadının hayatı üzerine kurulmuş olan ve başvuranların içeriğinde ölmüş olan annelerini gördükleri bir roman yayımlamıştır. Başvuranlar kitapta yer alan ve annelerinin anısına saygısızlık olarak gördükleri bazı bölümlere atıfta bulunarak, kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle yazar hakkında dava açmışlardır. Başvuranların komşuları, arkadaşları ve bazı tanıdıkları, yerel mahkemeler önünde, yazılmış olan öykü ve başvuranların ailesi arasında kolaylıkla bağlantı kurulabileceği yönünde ifade vermişlerdir. Anayasa Mahkemesi, ortalama bir okuyucunun kitapta anlatılan olayları gerçek insanlarla bağdaştırmayacağını belirterek başvuranların talebini reddetmiştir. Ayrıca başvuranların annesi hakkındaki betimlemelerin aşağılayıcı olmadığını ve yazarın suça neden olma niyeti taşımadığını ifade etmiştir.
Hukuki değerlendirme – Madde 8: Mahkeme ilk olarak, romanın 10. madde kapsamında korunan sanatsal bir ifade biçimi olduğunun ve belirli bir derece abartı içerebileceğini veya renkli veya anlatımcı imgelerden yararlanabileceğinin altını çizmiştir. Ayrıca bu tür edebi eserlerin yazarlarının faydalandığı özgürlük, Sözleşme kapsamında yüksek düzeyde korunmaktadır. Bir kitabın yayımlanmasıyla kişinin itibarının zedelendiği durumlarda, özel hayata saygı hakkı ve ifade özgürlüğü hakkı dengede tutulmalıdır. Eğer bu dengede tutma eylemi yerel düzeyde gerçekleştirilirse, Mahkeme’nin yerel mahkemelerin görüşleri yerine farklı görüşler sunabilmesi için oldukça güçlü gerekçeler bulunması gerekir. Başvuranların davasında, Slovenya Anayasa Mahkemesi, söz konusu romanın kurgu eseri olarak yazıldığı ve burada tasvir edilen olayların, ortalama bir çağdaş okur tarafından gerçek insanlarla bağdaştırılacak olaylar olarak görülemeyeceği sonucuna varmıştır. Ayrıca romanın şikâyete konu olan bölümleri aşağılayıcı olarak nitelendirilememekle birlikte; kullanılan üslup ve ifadeler hakaret edici ve küçük düşürücü değildir. Anayasa Mahkemesi tarafından ortaya konulan gerekçelerin, Mahkeme içtihadına ilişkin ilkelerle ilgili olduğu ve bunlarla bağdaştığı dikkate alındığında; yerel makamlar, başvuranların davasında ortaya çıkan ve çatışan çıkarların dengelenmesi konusunda, kendilerine bu alanda tanınmış olan takdir yetkisi sınırları dışına çıkmamıştır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun)
(Ayrıca bk. Lindon, Otchakovsky-Laurens ve July / Fransa [BD], 21279/02 ve 36448/02, 22 Ekim 2007, 101 sayılı Bilgi Notu; Karataş / Türkiye [BD], 23168/94, 8 Temmuz 1999; Von Hannover / Almanya (no. 2) [BD], 40660/08 ve 60641/08, 7 Şubat 2012, 149 sayılı Bilgi Notu; Putistin / Ukrayna, 16882/03, 21 Kasım 2013, 168 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy